# Kasımda üretici-market fiyat farkı 9 kata yaklaştı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kasimda-uretici-market-fiyat-farki-9-kata-yaklasti-75995h/
- Yayımlanma: 2021-12-01T09:03:54+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Kasım ayında
üretici ve market arasındaki fiyat değişimlerini, artan girdi maliyetlerini ve ihracatta
yaşanan sorunları değerlendirdi. Bayraktar, Kasım ayında üretici ile market arasındaki
farkın 9 kata yaklaştığını açıkladı.

Kasım ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 790,44 ile
limonda yaşandığında dikkati çeken Bayraktar, bunu yüzde 309,42 ile kuru soğan, 
yüzde 246,94 ile mandalina, yüzde 233,42 ile ıspanak, yüzde 224,72 ile havuç, yüzde
220,96 ile portakal, yüzde 220,82 ile elma, yüzde 217,67 ile kabak, yüzde 210, 69
ile de marulun izlediğini belirtti. Bayraktar açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Kasım ayında limon 8,9 kat, kuru soğan 4,1 kat, mandalina 3,5 kat, ıspanak 3,3 
kat, havuç, portakal, elma ve kabak 3,2 kat, marul ise 3,1 kat daha fazlaya tüketiciye
satıldı.

Üreticide 50 kuruş olan limon 4 lira 45 kuruşa, 59 kuruş olan kuru soğan 2 lira 
42 kuruşa, 1 lira 82 kuruş olan mandalina 6 lira 30 kuruşa, 1 lira 89 kuruş olan
ıspanak 6 lira 31 kuruşa, 2 lira olan havuç 6 lira 49 kuruşa satılmaktadır.

Kasım ayında markette 28, üreticide 19 üründe fiyat artışı; markette 10, üreticide
7 üründe fiyat düşüşü oldu. Markette fiyatı değişmeyen ürün olmazken, üreticide 
ise 4 üründe fiyat değişmedi.

Kasım ayında fiyatı en fazla artan ürünün markette ve üreticide patlıcan; fiyatı
en fazla düşen ürün ise markette ve üreticide limon oldu.

### “Markette en fazla fiyat artışı patlıcan, en fazla fiyat düşüşü ise limonda görüldü”

Kasım ayında markette fiyatı değişmeyen ürün olmazken, markette fiyat artışının 
en fazla yüzde 34,56 ile patlıcanda görüldüğünü bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 29,09 ile kuru kayısı, yüzde 25,86 ile sivri 
biber, yüzde 23,36 ile mısırözü yağı, yüzde 19,74 ile havuç, 18,97 ile yumurta, 
yüzde 17,89 ile toz şeker, yüzde 17,06 ile fındık (iç), yüzde 16,78 ile tavuk eti,
yüzde 14,57 ile kabak, yüzde 14,36 ile nohut, yüzde 12,44 ile ayçiçek yağı, yüzde
11,66 ile patates, yüzde 7,21 ile elma, yüzde 7,01 ile salatalık takip etti.

Markette fiyatı en fazla düşen ürün yüzde 18,05 ile limon oldu. Limondaki fiyat 
düşüşünü yüzde 12,97 ile ıspanak, yüzde 9,92 ile marul, yüzde 6,30 ile yeşil mercimek,
yüzde 5,76 ile yeşil soğan, yüzde 3,97 ile kuru soğan, yüzde 3,45 ile kuru fasulye,
yüzde 2,70 ile zeytinyağı, yüzde 0,8 ise kırmızı mercimek ve yüzde 0,39 ile yeşil
fasulye izledi.”

### “Üreticide en fazla fiyat düşüşü limonda, en fazla fiyat artışı ise patlıcan oldu”

Kasım ayında üreticide kırmızı mercimek, kuru kayısı, kuru incir ve süt fiyatında
bir değişim meydana gelmezken, yüzde 60 azalmayla fiyatı en fazla düşen ürünün limon
olduğunu söyleyen Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Limondaki fiyat düşüşünü yüzde 18,18 ile ıspanak, yüzde 14,41 ile domates, yüzde
9,61 ile yeşil mercimek, yüzde 9,09 ile havuç, yüzde 6,02 ile kabak, yüzde 2,13 
ile marul izledi.

Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 63,81 ile patlıcanda görüldü. Patlıcandaki
fiyat artışını yüzde 51,48 ile patates, yüzde 32,29 ile yeşil fasulye, yüzde 24,57
ile elma, yüzde 21,33 ile zeytinyağı, yüzde 21,24 ile salatalık, yüzde 21,19 ile
sivri biber, yüzde 20 ile maydanoz, yüzde18,52 ile pirinç, yüzde 9,34 ile kuru fasulye,
yüzde 8 ile fındık (iç), yüzde 7,69 ile yumurta, yüzde 5,83 ile kuru üzüm, yüzde
5,78 ile nohut, yüzde 5,09 ile dana eti, yüzde 3,51 ile kuru soğan, yüzde 2,01 ile
kuzu eti takip etti.”

### “Kasım ayında fiyatı en fazla düşen ürün limon oldu”

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, fiyat değişimlerinin nedenlerine ilişkin şu bilgileri
paylaştı:
“Kasım ayında fiyatı en fazla düşen ürün limon oldu. Limon üreticileri
piyasada tüccarın yeterli alım yapmaması nedeniyle pazarlama sıkıntıları yaşadı.

2020 yılında limon ihracatına kısıtlama getirilmesine yönelik alınan karar, önemli
dış pazarların kaybedilmesine sebep oldu. Bu da günümüz ihracatını etkiledi. Şu 
anda erkenci çeşit olarak bilinen mayer çeşidi limonda, bazı illerimizde fiyat oluşmadı
ve ürün dalında kaldı. İhracata dayanıklı olan enterdonat limon çeşidinin kilosu
ise ortalama 1 lira 75 kuruş, 14 Aralık’a kadar kesimi yapılarak depolanan dikenli
limon çeşidinin kilosu ise 2 liraya düştü.

Limonun alıcısının bulunmaması sebebiyle limonlar dalında bekliyor, bazı bölgelerde
ise limon ağaçları sökülüyor. Limonda yaşanan sorunlar diğer narenciye grubu olan
portakal ve mandalinada da yaşanıyor.

2020 yılı Kasım ayında üretici portakalın kilosunu 3 liraya satarken bu yıl 2 lira
25 kuruşa alıcıyı zor buluyor. Eğer önlem alınmazsa limondaki sıkıntının diğer narenciye
grubu ürünlerde de yaşanacağı aşikârdır. Adana bölgesinde çiftçilerimiz narenciyeyi
toplayacak tarım işçisi bile bulamıyor.”

### “Girdi maliyetine üreticinin dayanacak gücü kalmadı!”

Buğday, arpa ve mercimek başta olmak üzere kışlık ekimlerin yapıldığı bu aylarda
gübre kullanımı yoğunlaştığına dikkat çeken Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu dönemde artan talep dolayısıyla gübre fiyatlarında yaşanan artışın yanı sıra,
yurtdışı fiyat ve kur artışından dolayı oluşan yükseliş, üreticilerimizin gübre 
kullanmadan ekim yapmalarına neden oluyor. Bu durumun yarattığı verim düşüklüğü 
ve bitkisel üretimin azalmasına bağlı olarak tarım ve gıda ürünlerinde yaşanacak
fiyat artışlarından tüketicilerimiz de etkileniyor.

Bu sene kuraklığın etkisiyle küçülen tarım sektöründe, önümüzdeki yıl kuraklığın
yanında yetersiz gübre kullanımı da büyük bir risk olarak görülmektedir.

Son bir yılda, amonyum sülfat gübresi yüzde 441, üre gübresi yüzde 394, amonyum 
nitrat gübresi yüzde 373, DAP gübresi yüzde 259 ve 20.20.0 kompoze gübresinde yüzde
236’lık bir artış yaşandı. Bu dönemde mazot fiyatı yüzde 38, besi yemi yüzde 51,4,
süt yemi yüzde 60, elektrik fiyatları ise yüzde 56 oranında arttı.

Tarımsal sulamada kullanılan elektrikte fonların kaldırılması yerinde bir karar 
olurken vergilerin de en kısa zamanda kaldırılması gerekmektedir.

Gübre fiyatlarının anormal artışı karşısında destekler artırılmalı mazotta olduğu
gibi gübre fiyatının yüzde 50’si destek olarak verilmeli, destek verilmeyen karma
yem ve bitki koruma ürünlerine de destek getirilmelidir.
Ülkemizde ithal enflasyonun
ve stokçuluğun panzehiri üretimdir. Üretimi artırmaktan başka çaremiz yoktur.”

### “Gübrede yaşanan fiyat artışının buğday çiftçisine yansıması”

“Ülkemizde tarımsal üretimin temelini oluşturan tahıllar, insan ve hayvan beslenmesinin
yanı sıra ham madde olarak endüstride kullanımları nedeniyle ülke tarımında ön plandadır”
açıklaması yapan Bayraktar, tahıllar içerisinde de buğdayın gerek ekiliş alanı gerekse
üretim yönünden ilk sırada yer aldığını belirtti. Bayraktar sözlerine şöyle devam
etti:

“Bu yıl buğday üretiminde yüzde 20’lik bir düşüş beklenmektedir. Bu düşme önümüzdeki
yıl buğday üretimini daha önemli hale getirmiştir. Ülkemizde bitkisel üretimdeki
verim ve üretim miktarlarımızdaki düşüklüğün en önemli sebeplerinden biri üretim
maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle çiftçilerin yeterli miktarda gübre kullanamamasıdır.

26 Kasım 2021 tarihi itibariyle DAP gübresinin ton fiyatı 11 bin 400 lira, ÜRE gübresinin
ton fiyatı ise 12 bin 450 liradır.”

### “Domates, biber ve bazı meyvelerin ihracatında yaşanan sorunlar”

Bayraktar, ülkemizin yaş sebze ve meyve ihracatında en büyük pazarı olan Rusya’nın
çeşitli tarım ürünlerimize kısıtlama getirmesine ilişkin ise şöyle konuştu:

“Rusya’nın domateste uyguladığı kotadan sonra geçmişte yaptığı gibi çeşitli tarım
ürünlerimizin girişini ‘kalıntı’ sebebiyle yasakladı. Son olarak üzüm, biber, erik,
nar ve kabak gibi ürünlere girişte analiz şartı getirildi.

Antalya’daki oda başkanlarımızdan aldığımız bilgilere göre; Rusya’nın çıkardığı 
bu yapay gerekçelere dayanan sorunlar nedeniyle analiz haftalarca sürdüğü için, 
ürünler maalesef sınır kapısında çürüyor. Bu durum ihracatımızı azaltıyor, dolayısıyla
ihracatçı ve üreticilerimiz mağdur oluyor. Üreticilerimiz de ürünün elde kalmaması
için fiyatları düşürmek zorunda kalıyor.

En son 16 Kasım 2021 itibariyle de biber ve nar ürünlerinde yasaklamaya gidildi.
Üreticilerimiz bu konuda tedbirli davrandıklarını ve kalıntı olmaması konusunda 
teknik prosedürlere uyarak, gereken önlemleri aldıklarını belirterek, buna rağmen
mağdur olduklarını söylüyor.

Geçtiğimiz günlerde görüştüğümüz Bakanlığımız temsilcileri tarafından bize aktarılan
bilgide; nar ve biberde kalıntı ve virüs var gerekçesiyle Rusya’nın ürünlerimizi
almadığı belirtilmiştir. Oysa gönderilen bu ürünlerin biyolojik mücadele kapsamında
yetiştirildiği, kimyasal kullanılmayan arı kullanılan ürünler olduğu, Rusya’nın 
aldığı kararın teknik gerekçelere dayanmadığı, politik bir karar olduğu da ortadadır.

Hükümetimizin tarım ve gıda ihracatımızın arttığı bu dönemde, yasakların ve analiz
şartının kaldırılması hususunda gerekli tedbirleri alması da üreticilerimizin en
önemli beklentisidir. Rusya’nın bu analiz şartıyla bu ülkeye olan ihracatın azalması
sonucu domates ve Kaliforniya cinsi biber başta olmak üzere, artan girdi maliyetleriyle
boğuşan üreticilerimiz, maliyetin altında satış yapmak zorunda kalıyor ve mağdur
oluyor. Rusya’ya alternatif olacak pazar ülkeleri bulmak kolay olmamakla birlikte,
bu konuda şartlar sonuna kadar zorlanmalı ve yaşanmakta olan sıkıntılı günlerde 
çiftçilerimizin daha fazla sıkıntıyla karşılaşmaması için ihracatımız kesinlikle
sekteye uğratılmamalıdır.
Diğer taraftan, bölgedeki oda başkanlarınca domateste 
Rusya’nın 50 bin ton kotası olduğu, bu kota dolunca alım yapmadığı ve kotanın arttırılması
için Dışişleri Bakanı’na bilgi verildiği de ifade edilmiştir. Ayrıca bir grup bölge
milletvekilimizin de sorunları aşmak amacıyla Rus yetkililerle görüşmeler yaptıkları
da tarafımıza bildirilmiştir.”
