# Katil fay Maramara Bölgesi’ni yıkacak

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/katil-fay-maramara-bolgesini-yikacak-57821h/
- Yayımlanma: 2020-11-13T11:56:35+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

İzmir’i vuran depremin ardından Marmara Bölgesi’ndeki aktif fay hatlarını işaret
eden Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Engin Er, “İnsanlara 
etkisi bakımından ‘katil fay’ olarak isimlendirilen Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde
oluşabilecek bir depremin Marmara’yı ve Güney Marmara’yı etkilemesi beklenmektedir.
Burada oluşacak olan deprem aynı zamanda tsunami etkisi de gösterebilecek bir depremdir”
dedi.

İzmir’in Seferihisar ilçesi yakınlarında 30 Ekim’de meydana gelen, 115 kişinin öldüğü
1034 kişinin yaralandığı 6.6 büyüklüğündeki yıkıcı depremin ardından Jeoloji Mühendisleri
Odası Güney Marmara Şube Başkanı Jeoloji Yüksek Mühendisi Engin Er, Marmara Bölgesi’ndeki
aktif fay hatlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Marmara Denizi içinden ve Güney
Marmara üzerinden geçen 3 büyük ve aktif fay hattının bulunduğunu belirten Engin
Er, bu faylar üzerinde 7-7.5 arasında deprem beklendiğini dile getirdi. Marmara 
Denizi içerisinde bulunan Kuzey Anadolu fay hattının kırılması durumunda meydana
gelecek olan depremin tsunami etkisi yaratacağını belirten Er, Kuzey Anadolu fayı
içerisinde bulunan 3 ayrı fay kolunu ise ‘Katil fay’ olarak değerlendirdi.

**“Marmara’nın tamamı etkilenecek”**

Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde oluşması beklenen depremin Marmara Bölgesi’nin 
tamamını etkileyebileceğini söyleyen Er, şöyle konuştu:

“Güney Marmara’yı etkileyecek olan depremlerden biri de bütün Marmara Bölgesi’ni
etkileyecek olan depremlerden bir tanesidir. O da Kuzey Anadolu fay hattının kuzey
kolu olarak adlandırılan ve zaman zaman İstanbul depremi olarak yanlış isimlendirilen
fay hattı üzerinde oluşabilecek bir depremdir. Yaklaşık 7-7.5 arasında olabilecek
bir deprem. 7’nin üzerinde olacağı ve 7.5’e kadar çıkacağı değerlendiriliyor. Tarihsel
dönemlere baktığımızda Marmara Denizi içinden geçen faylarda 1766-1509’da 7 ve 7.5
büyüklüğünde depremle olmuş ve oluşan depremler sadece Marmara Denizi etrafında 
değil Avusturya, İtalya gibi ülkelerde hissedilmiş depremlerdir. Bu depremlerin 
tekrarlama periyoduna baktığımız zaman 1999 depreminden sonra sismik boşluk olarak
adlandırılan yerde oluşabilecek depremin büyüklüğü de yine 7.5 büyüklüğüne kadar
varabileceği söylenebilir. Burada oluşacak olan bir depremin bütün Marmara Denizi’ne
kıyısı olan il ve ilçelerde hissedilmesi beklenmektedir. Burada oluşacak olan deprem
aynı zamanda tsunami etkisi de gösterebilecek bir depremdir. İzmir’de oluşan deprem
aslında normal atımlı, normal fay olarak adlandırdığımız bir fay çeşididir. Marmara
Denizi’ndeki fay, doğrultu atımlı fay olmasına rağmen, doğrultu atımlı faylarda 
heyelan beklenmez ama Marmara Denizi içerisinde bulunan gevşek zeminlerin bu depremle
beraber hareket etmesi beklendiğinden ve bu kütle hareketi içerisinde oluşabilecek
tsunaminin Bursa’nın Gemlik, Mudanya, Balıkesir’in kenar ilçelerini, Marmara Denizi’ne
kıyısı bulunan bütün illerin kenarlarında etkisini göstermesi beklenen bir tsunami
etkisi olacaktır. Dolayısıyla burada oluşabilecek bir deprem Güney Marmara’yı etkileyecek.”

**“7 üzeri deprem üretme potansiyeli var”**

Deprem anında çıkan enerjinin büyüklüğü, deprem olan noktaya bulunan uzaklık, zeminin
özellikleri gibi faktörler binaların yıkılmasındaki belli başlı sebeplerden bir 
kaç tanesi olduğunu hatırlatarak, aktif fay hatları üzerine bina inşa edilmesinin
yanlış olduğunu belirten Engin Er, “Kuzey Anadolu fay hattının orta kolları olarak
adlandırdığımız İznik Gölü’nün güneyinden başlayıp Gemlik’te bir kaç kola ayrılan,
Orhangazi fayı olarak devam eden, Mudanya’nın denizle birleştiği noktanın kenarından
geçip Karacabey’e doğru devam eden Kuzey Anadolu fay hattının orta kolu üzerinde
oluşabilecek 7 büyüklüğünde bir deprem beklenmekte. Burada oluşabilecek bir depremin
yine Güney Marmara’yı etkileyeceği bekleniyor. Üçüncü bir deprem kolu olarak da 
Kuzey Anadolu fay hattının güney kolu olarak adlandırdığımız İnegöl’den başlayıp
Yıldırım, Osmangazi, Nilüfer’den gelip Uluabat’a doğru devam eden fay hattıdır. 
Burada da, tarihsel dönemlerde oluşan depremlere baktığımız zamanda 7-7.2 büyüklüğünde
bir deprem üretme potansiyeli var. Burada oluşabilecek deprem de aslında Güney Marmara’nın
tamamını etkileyecek özellikte bir deprem. Binaların yıkılmasına sebep olan faktör
sadece deprem değildir. Çıkan enerjinin büyüklüğü, deprem olan noktaya bulunduğumuz
yerin uzaklığı, bulunduğumuz zeminin özellikleri gibi faktörler binaların yıkılmasındaki
belli başlı sebeplerden bir kaç tanesi” diye konuştu.

**“Doğal olay doğal afete dönüşüyor”**

Depreme karşı önlem alınmadığı takdirde doğal olayın doğal afete dönüştüğünü belirten
Engin Er, şunları söyledi;

“İzmir depremine 30 kilometre mesafede olan Seferihisar’da yıkım olmadı. Deniz kenarında
olduğu için küçük çaplı tsunami yaşandı. Bayraklı ilçesi ise, depremin merkez üssüne
70 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen burada yıkım ve can kaybı oldu. Aynı şekilde
Bursa’ya ve Güney Marmara’ya baktığımız zaman, bazı zeminlerin depremi büyütme özelliği
olduğunu görüyoruz. Tıpkı Bayraklı’da olduğu gibi. Bursa’nın Osmangazi, Yıldırım
gibi ilçelerinde, buradan devam ettiğimizde Çanakkale’ye kadar sıvılaşma özelliğini
gösteren zeminler var. Dolayısıyla depremin oluş yeri, depremden çıkan enerjinin
büyüklüğü,  bulunduğumuz yerin depremin odak merkezine uzaklığı, bulunduğumuz zeminin
sıvılaşma özelliği gösterip göstermemesi gibi faktörler bir arada değerlendirildiğinde,
bunların olumsuz olarak değerlendirdiğimiz zaman, doğal olayların doğal afetlere
dönüşmesi beklenen bir olay haline gelmektedir. Özellikle Güney Marmara’yı ve Marmara
Bölgesi’nin tamamını etkilemesi beklenen, devletin resmi kurumlarının açıkladığı,
aktif, diri, canlı fay olarak adlandırdıkları, insanlara etkisi bakımından da katil
fay olarak isimlendirilen bu üç fay hattı üzerinde oluşabilecek bir depremin Marmara’yı
ve Güney Marmara’yı etkilemesi beklenmektedir.”
