# Kayseri Şeker halka arzla Türkiye’de bir ilki hedefliyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kayseri-seker-halka-arzla-turkiyede-bir-ilki-hedefliyor-64524h/
- Yayımlanma: 2021-05-28T13:31:49+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Halka arzda son aşamaya gelen Kayseri Şeker, Türkiye’de bir ilke imza atacak. Kayseri
Şeker’in büyük ortağı konumundaki Kayseri Pancar Kooperatifi’nin Yönetim Kurulu 
Başkanı Hüseyin Akay, ilk kez bir kooperatifin halka arz edildiğinin altını çizerek
küresel bir şirket olmayı hedeflediklerin söyledi.

Hakan Güldağ ve Kenan Sözbir ile GONG programına katılan Akay, Kayseri Şeker’in 
halka arz hikayesi, şirketin hedefleri ve sektördeki son durum ile ilgili halka 
arz öncesi önemli açıklamalarda bulundu.

**“İLK DEFA BİR KOOPERATİF HALKA ARZ OLUYOR”**

_**Hakan Güldağ: Kayseri Şeker’in halka arzına nasıl karar verdiniz?**_

**Hüseyin Akay:** Kayseri Pancar Kooperatifi, Kayseri Şeker fabrikasının yüzde 58.6’
lık hissesine sahip bir kuruluş. Kayseri Şeker Fabrikası 30 tane kurumsal ortağı
olan üç tane şeker fabrikasıyla faaliyet yürüten Türkiye’deki şeker sektörü içerisinde
yüzde 17’lik paya sahip olan bir kuruluş. Bizim kurumsal ortaklarımız arasında Türkiye
Varlık Fonu (yüzde 11.07), Panko Birlik, Konya Şeker ve Amasya Şeker şirketleri 
var.

Bizim 10 yıllık görev süremiz içinde Kayseri Şeker adeta küllerinden yeniden doğdu,
önemli bir üretim başarısı ortaya koydu. Çiftçisine en yüksek seviyede gelir sağlarken,
şirket de gelir sağlamaya kar sağlamaya başladı. 1955’te kurulan şirket tarihinde
ilk defa ortaklarına üç sene üst üste kar payı dağıttı. Bunun üzerine çiftçilerimiz“
biz neden bu kar payından gelir sağlamıyoruz” diye sorular. Biz de Kayseri Şeker’e
ortak olmadıklarını belirterek bu kardan faydalanamayacaklarını söyledik. Kayseri
Şeker’e hissedar olursanız o zaman bu paydan faydalanabilirsiniz dedik.

Dünyada kooperatif kuruluşları nerdeyse üçüncü sektör olarak büyük bir performans
ortaya koyuyor. Türkiye’de kooperatif kuruluşlarında maalesef yeterli bir gelişme
sağlanamadı. Tarımsal amaçlı kooperatifler yeterince denetime tabii değil ve maalesef
profesyonelce yönetilemiyor. O nedenle de sorunlarını çözemiyor. Keyfi yönetim sonucunda
da hepsi adeta yardıma muhtaç durumunda kalıyor.

Bu sorunların çözülmesi güçlü bir denetim mekanizmasının oluşarak profesyonelce 
yönetimle olabiliyor . Biz bu sorunları gerekli makamlara aktardık ve bu adımımız
sonucu yasal bir düzenleme yoluna gidildi. Kooperatifler halka açık şirket statüsüne
kavuştu. Bu kanunla birlikte SPK da mevzuat düzenlemesi gerçekleştirdi. 2019 yılından
itibaren halka açık şirketlerin uyması gereken hususlara biz de uymaya başladık 
ve bununla ilgili düzenlemeler yaptık.

Şirketi nasıl daha gerçek anlamda halka açarız diye çalışmalar yaptık ve sonuçları
ortaklarımızla paylaştık. Ortakların rüçhan hakkı kısıtlanarak yapılacak bir sermaye
artışı ve artış tutarının borsada işlem görmesi için gerekli işlemlerin yapılmasına
karar verdik. Ortaklarımız da bunu kabul ettiler. Bunun üzerine Kayseri Şeker’in
kayıtlı sermayesi 600 milyon TL’den 750 milyon TL’ye çıkarıldı ve kayıtlı sermaye
sistemine geçildi. Bu artırılan 150 milyon liralık sermayenin 106 milyon lirası 
ödendi. Bütün hazırlıklarımızı tamamladık ve Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) sunum
yaptık. Şimdi SPK tarafından Kayseri Şeker’in halka arzının onaylanmasını bekliyoruz.
İlk defa Türkiye’de şeker sektöründe faaliyet yürüten bir kooperatif kuruluşu böyle
bir teşebbüsü gerçekleştirme noktasına geldi. Türkiye’deki şeker sektöründe faaliyet
gösteren diğer şirketlere ve kooperatif kuruluşlarına örnek olacağımıza inanıyoruz.
Biz küresel bir şirket olma iddiasındayız bunun zeminini hazırlıyoruz.

_**Hakan Güldağ: Halka arzla elde edilecek gelir nasıl kullanılacak?**_

**Hüseyin Akay**: Elde edeceğimiz gelir en başta şirkete finansal bir katkı sağlayacak.
Şirketin öz kaynak yapısını güçlendirecek. Bu finansal giriş, şirketin bundan sonra
geleceği ile ilgili önemli uygulamalara vesile olacaktır. Kayseri Şeker, kendisini
sürekli geliştiren ve büyütmeye çalışan bir şirket. Bu sektörde büyüyebilmek için
kota sahibi olmak lazım. Türkiye’de kota sahibi olmanın yolu fabrika almaktan geçiyor,
Kayseri Şeker de üç sene önce bu başarıyı ortaya koydu. Sektörde güçlü kuruluşlara,
Türk Şeker’in fonksiyonunu üstlenecek ve sektörü ayakta tutacak kuruluşlara ihtiyaç
var. Bunun için de kooperatif kuruluşları bu işe aday. Biz de halka arzdan elde 
edilecek gelir ile ilgili yatırımları önceliklendireceğiz. Ayrıca finansal maliyetlerimiz
azalacağı için şirket bundan da pozitif olarak etkilenecek. Bu şekilde hissedarımız
kardan pay alma noktasında önemli bir avantaj elde edecektir. Bunun dışında organik
gübre konusunda, tarımın sürdürülebilirliğine katkı amacıyla, adımlar atmak istiyoruz.

_**Hakan Güldağ: Gelir tahminlerinde artış ön görüyor musunuz?**_

Hüseyin Akay: Türkiye’de şeker sektörü 2001 yılında çıkarılan kanun çerçevesinde
düzenleniyor. 2011 yılı öncesinde Türkiye’deki şeker fiyatları yurtdışındaki şeker
fiyatlarının dolar bazında üç katı seviyesindeydi. 2009 yılında dünyadaki şeker 
fiyatları dört yüz doların altındayken Türkiye’deki şeker fiyatları bin üç yüz dolar
seviyesindeydi. Bu 2018 özelleştirme işlemlerinden sonra bu durum dengelendi. Bu
sene itibariyle Türkiye ve Avrupa’daki şeker fiyatları neredeyse eşit. Verimlilik
düşük olunca çiftçinin korunabilmesi için şeker fiyatının mutlaka yükselmesi gerekiyor.
Pancar fiyatının tekrar yükselmesi şeker fiyatlarının yükselmesiyle mümkün. Şeker
sektörünün fiyat politikasının yeniden ele alınacağı bir zamandayız. Bu fiyat politikası
sonucunda şeker fiyatlarının normal bir seviyeye yaklaşacağı kanaatindeyim. Bu da
bizim gelirimizi normalleştirecek ve artıracak. Onun için yatırımcılarımızın mağdur
olmayacağını söylüyoruz. Önümüzdeki düzenlemeler şeker sektöründe yeniden bir büyümeyi
ortaya koyacak. Bundan da çiftçilerimiz, fabrikalarımız ve yatırımcılarımız faydalanacaktır.

_**Kenan Sözbir: Halka arz nasıl bir yöntemle gerçekleştirilecek, bu belli oldu 
mu? Özellikle nasıl bir tahsis yöntemi belirleyeceksiniz? Halka arzının sonucuyla
ilgili tahmininiz nedir?**_

**Hüseyin Akay:** Son dönemde halka arz sayısında ciddi artış var. Kayseri Şeker
bir seneyi aşkın bir zamandır halka arz ile ilgili çalışmalarına devam ediyor. Kayseri
Şeker, borsada örneği olan bir kuruluş değil. Şeker sektöründen ilk defa bir halka
arz gerçekleşecek. Kooperatif kuruluşu olması açısından da farklı bir durum arz 
ediyor Kayseri Şeker. Bu özellikleriyle nedeniyle arzın ilgiyle karşılanacağını 
düşünüyorum.

Halka arzlardaki yoğunlaşmanın bizim halka arzımızı olumsuz etkileyeceğini düşünmüyorum.
Kayseri Şeker’in hesap dönemi de farklı, 31 Aralık değil 1 Mayıs – 30 Nisan arasında
bir hesap dönemimiz var. Bu hesap döneminin farklılığı borsanın durağanlaştığı dönemde
borsaya ivme kazandıracak bir özellik olabilir. Biz yöntem olarak mevcut ortakların
kazanmasından ziyade şirketin öz kaynağının güçlenmesini önemsedik. Bu nedenle ortak
satışı yöntemini değil sermaye artırımı ve ortakların rüçhan hakkının kısıtlanması
ile halka arz yöntemini benimsedik. Şirketin güçlenmesi ve bu sayede değerinin artması
ortakların elinde kalan hisselerinin de değerinin artmasına katkı sağlayacak. Yani
ortaklarımız da tabiki bir avantaj kazanmış olacak.

_**Kenan Sözbir: Tahsis yöntemiyle ilgili bir netlik var mı, orantısal mı eşit mi
dağıtacaksınız? Yabancı kurumsal ve bireysel yatırımcılara yönelik çalışmalarınız
var mı?**_

Hüseyin Akay: Eşit dağıtım sistemine göre dağıtılacak. Yabancılarla ilgili çok büyük
bir çalışma ortaya koymadık işin doğrusu. İlerleyen zaman içerisinde yabancıların
hisselerimize ilgi duyacağına inanıyoruz. Birlikte çalıştığımız kurumlar içerisinde
uluslararası kuruluşlar da var. Bu kuruluşlar Kayseri Şeker’i kendi firmaları nezdinde
bulundukları ülkede duyuruyorlar. Kayseri Şeker’in ismini her platformda olumlu 
bir şekilde anıldığını biliyoruz. İlerleyen zaman içerisinde yüzde 15’lik pay içerisinden
yabancıların da alım yapabileceğini düşünüyorum. Biz tahsis konusunu eşit bir şekilde
yapılması konusunda değerlendirme yaptık.

**“KAMUNUN MENFAATİ, ŞİRKETİN TOPLAM MENFAATİYLE MÜMKÜN OLABİLİR”**

_**Kenan Sözbir: Kamu da sizin şirketinizde pay sahibi. Alınacak kararlarda “kamusal
fayda” tercihi, şirketin karlılığı üzerinde baskı yaratacak bir faktör müdür?**_

**Hüseyin Akay:** Kayseri Şeker bir çiftçi kuruluşu. Bir çiftçi kuruluşu olarak 
bütün kararlarını alıyor ve uyguluyor. Çiftçilerin aleyhine bir durum söz konusu
değil. Şeker fiyatını, pancar fiyatının önüne geçirecek bir anlayış içerisinde değiliz.
Bu iş, çiftçiler olmadan yapılacak bir iş değil. Çiftçi odaklı çözümler üretilmesi
lazım. Çiftçi üretimden uzaklaşırsa bir daha kimse çiftçiyi üretime döndüremez. 
Biz bunu korumak durumundayız. Kamu ortaklığımızın olması bizim aslında iyi özelliklerimizden
bir tanesi. Buranın ne kadar geniş bir yelpazede ortaklığının olduğunun bir ifadesi.
Farklı farklı noktalardan denetime tabi oluyoruz bu da keyfi bir uygulamanın önüne
geçiyor. Kamunun menfaati şirketin toplam menfaati ile ancak mümkün olabilir. Kamu
endeksli bir politika uygulanması söz konusu değil. Aksine kamuyu bilgilendirerek
doğru politikaların uygulanması konusunda katkı sağlamaya çalışıyoruz.

_**Kenan Sözbir: Satın almada politikalarında yaptığınız değişiklikle şirket artık
daha likit durumda. Alacakların vadesi düşürülürken borçların vadesi uzamış durumda.
Bu da karlılığınızı artırıyor. Bu politika içinde bulunduğumuz döneme mi özgü bir
durum mudur?**_

**Hüseyin Akay:** Kayseri Şeker yerine göre daha sıcak bir satış politikası izleyebilen
bir şirket. Geçtiğimiz kampanya döneminde önemli bir uygulama gerçekleştirdik. Kampanya
döneminde satılan örnek vermek gerekirse iki ton şekerden bir tonunu Kayseri Şeker
satma başarısını gösterdi. Bu sıcak satış politikası sayesinde oldu. Uyguladığımız
standart politikaları sebebiyle şirketler bizden şeker almak istiyor. Bunlar, zamanın
şartlarına göre esnek davranma kabiliyetimizden kaynaklanan uygulamalar. Faizlerin
yükseldiği ortamda sıcak satışlarla finans girişini sağlayıp o faiz yükünden kurtarmaya
çalışıyoruz şirketi. İskontoların yüksek olduğu dönemde satışta frene basarak olumsuz
etkiyi en aza indirgemeye çalışıyoruz. Bunlar önümüzdeki dönem içerisinde de sağlıklı
bir şekilde devam edecek. Zamanın şartları neyi gerektiriyorsa ona uyum sağlamaya
çalışıyoruz. Kamunun bir etkisi olsaydı belki bu kadar hızlı hareket etme imkanımız
olmazdı. Kamudan olumsuz hiçbir etkilenmemiz söz konusu değil. Özel sektör anlayışıyla
daha pratik çözümler üreten uygulamalar gerçekleştiriyoruz.

**“TEMEL HEDEFİMİZ YERLİ VE MİLLİ PANCAR TOHUMU ÜRETMEK**

_**Hakan Güldağ: Siz “sürdürülebilirlik ve akıllı tarım”a vurgu yapan şirketsiniz.
Artık dijitalleşmeyle birlikte tarım da akıllı tarım tarafına yöneliyor. Halka arzdan
elde edeceğiniz gelirin bir kısmını bu yönde Ar-Ge çalışmalarına aktaracak mısınız?**_

**Hüseyin Akay:** Kayseri Şeker sürdürülebilir ve modern tarım konusunda uygulamalar
yapan bir şirket. Sektörde ilk Ar-Ge merkezi kuran şirket Kayseri Şeker’dir. Bu 
merkezi kurmamızdaki temel hedefimiz Türkiye için yerli ve milli pancar tohumunu
geliştirmekti. Bu Türkiye açısından önemli bir ihtiyaç. Biz Avrupa’dan şeker oranı
itibariyle pancarda yüzde on iki buçuk gerideyiz. Aynı tohumu ektiğimizde ton farkı
da oluşuyor. Pancar maliyetleri sulama maliyetleri de artıyor. Bizim dünyayla aynı
düzeyde rekabet edebilmemiz için kendi tohumumuzu üretmemiz gerekiyor. Önümüzdeki
dört beş sene içerisinde bunu inşallah gerçekleştireceğiz. Bu şekilde sektör için
devrim niteliğinde bir adım atmış olacağız. Bu çalışmalarımızı zaten sürdürdüğümüz
için halka arzdan elde edeceğimiz kaynağın bir kısmı elbette Ar-Ge’ye ayrılabilir.
Şirketin geleceği ve karlılığı açısından bu en önemli unsurlardan bir tanesidir.
