# KDV’de yeni dönem kapıda

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kdvde-yeni-donem-kapida-21952h/
- Yayımlanma: 2017-04-14T12:01:42+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Ağbal, AA muhabirine, KDV Kanunu’nda yapacakları düzenlemeler hakkında değerlendirmelerde
bulundu.      
         Katıldığı birçok toplantıda kendisine en çok şikayet edilen
kanunun KDV olduğunu anlatan Ağbal, KDV iade mekanizmasının yavaş işlediği noktasında
aldıkları şikayetler üzerine süreçleri kolaylaştırdıklarını, vatandaş lehine düzenlemeler
yaptıklarını söyledi.              Ağbal, söz konusu çalışmalar sonrasında KDV iade
tutarlarının da hızla arttığına işaret ederek, bu yılın ocak ve şubat ayında vergi
gelirleri tahsilat oranındaki artışın bütçe hedeflerinin üzerinde olduğunu kaydetti.
Ağbal, “Hem vergi indirimleri yaptık hem de KDV iadelerinde kolaylıklar getirdik,
ilk iki aylık vergi gelirleri performansı yüzde 12 artış kaydetti. Halbuki bütçede
yılbaşında koyduğumuz hedef yüzde 11,3’tü.” diye konuştu.               KDV Kanunu
ile ilgili oranlardan çok şikayet aldıklarını anlatan Ağbal, şöyle devam etti:  “
Oranlardan çok şikayet alıyoruz. Sistem özellikle yatırım ve üretim tarafından ciddi
finansman maliyetleri üretiyor. KDV Kanunu 1985 yılında devreye konulmuş, 2017 yılındayız.
KDV konusunda dünyada çok farklı sistemler var. Benim şahsi kanaatim KDV aslında
bir tüketim vergisidir. Bu anlamda tüketimi vergilendiren bir vergi olmalıdır, yatırımı
üretimi, ihracatı vergilendiren bir vergi olmamalıdır. Bütün bu gelen talepleri 
şikayetleri masaya yatırdık, kendimize 3 aylık süre verdik, bütün paydaşlara da 
çağrıda bulunduk. ‘KDV kanunuyla ilgili gördüğünüz aksaklıkları, önerilerinizi bize
bildirin, beraber çalışalım, 3 ay sonra KDV kanunda bir reform yapalım.’ dedik.”
Ağbal, bu kapsamda birinci önceliklerinin özellikle yatırım, üretim ve ihracat üzerinde
yük oluşturan KDV uygulamalarını kaldırmak ve KDV’yi olabildiğince tüketimi vergileyen
bir hale dönüştürmek olduğunu vurguladı. Ağbal, söz konusu çalışmaları yaz aylarında
belirli bir noktaya getireceklerini belirterek, “Daha basit, sade, büyük ölçüde 
tüketimi vergileyen, vatandaşın üzerinde ilave finansman yükü getirmeyen bir KDV
sistemini Türkiye’ye kazandıracağız.” ifadelerini kullandı.               **“Kamu
yönetiminde çok daha hızlı karar alınacak”**               Cumhurbaşkanlığı hükümet
sisteminin 16 Nisan’da kabul edilmesinden sonra kamu yönetimiyle ilgili önemli yapısal
değişiklikler yapacaklarına dikkati çeken Ağbal, şunları kaydetti:      

“Vatandaş ‘bir işimiz olduğunda bizi ne olur bakanlıklar arasında dolaştırmayın,
bir mesele varsa bir bakanlığa gidelim ve orada o mesele çözülsün. 3-5 bakanlığa
bizi yollamayın’ diyor. Çok doğru bir talep. İş adamlarımızdan bu yönde talepler
geliyor. Vatandaş diyelim ki Bayburt’ta bir yatırım yapacak, taşınmaz orada. Onun
yazışmaları aylarca sürüyor, taşradan merkeze geliyor, merkezden diğer bakanlıklara
soruluyor. Böyle bir noktada yatırımcı aylarca o taşınmazı alabilmek için bekliyor.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi devreye girdikten sonra artık vatandaşın orada 
ihtiyaç duyduğu taşınmazı doğrudan doğruya verecek bir bürokratik mekanizmayı kuracağız.”

Ağbal, mevcut sistemin, bütün meseleleri çok karmaşık, çetrefilli ve farklı mekanizmaları
devreye sokarak çözmeye çalıştığını vurgulayarak, bu durumda bazı konuların çözümsüz
kaldığını söyledi. Ağbal, “Kamu taşınmazlarının yönetiminde ne kadar zorluklar çektiğimizi
hep beraber yaşadık ve gördük. Bunun için kamu yönetimi reformunu son derece önemli
ve değerli görüyoruz.” dedi.      

“Uluslararası yatırımlar açısından olumlu beklenti var”      

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişiminin makroekonomik göstergelere 
etkisini de değerlendiren Ağbal, bu girişimin Türkiye ekonomisi üzerinde önemli 
ölçüde olumsuz etkiler yarattığını söyledi. Ağbal, “Darbe girişimi olmasaydı ekonomi
2016’da yüzde 2,9 değil yüzde 5’e yakın büyüyecek, milli gelir 10 bin 700 dolar 
değil 12 bin dolarlar seviyesinde olacaktı. İşsizlik de yüzde 9’lar düzeyine inecekti.
16 Nisan sonrası dönemde büyüme oranları inşallah tekrar eski patikasına dönecek,
kurlarda stabilite ve aşağı yönlü bir trendin olması bekleniyor. 16 Nisan sonrası
dönemde Türkiye olumlu hikayeleri, geleceğe yönelik pozitif beklentileri olan ve
gelişmekte olan ülkeler içinde olumlu yönde ayrışacak bir ülke olacak.” değerlendirmesinde
bulundu.      

Ağbal, kredi derecelendirme kuruluşlarının da son dönemde çok kötü bir sınav verdiğini
anlatarak, Türkiye ekonomisine ilişkin ortaya konulan karamsar raporların mesnetsiz
olduğunun ortaya çıkmaya başladığını söyledi.      
Geçen yılın son çeyreğinde ortaya
çıkan büyüme oranlarının bu kuruluşlar için sürpriz olduğunu dile getiren Ağbal,
yavaş yavaş Türkiye’yle ilgili büyüme oranları beklentilerinin yukarıya çekilmeye
başlandığını kaydetti. Uluslararası reel yatırımcının fırsatlara, imkanlara ve o
ülkenin kabiliyetlerine baktığını belirten Ağbal, Türkiye ile ilgili özellikle uluslararası
doğrudan yatırımlar bakımında da olumlu bir performans ve beklenti olduğunu bildirdi.

Ağbal, halk oylamasının ardından, yapısal reformları hızlı şekilde devreye koyacaklarını
sözlerine ekledi.   
