# Kılıçdaroğlu: Türkiye’nin bölünmesi söz konusu olabilir

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kilicdaroglu-turkiyenin-bolunmesi-soz-konusu-olabilir-16232h/
- Yayımlanma: 2016-10-28T14:51:38+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendilerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la
sorunu olmadıklarını vurgulayarak başkanlık sistemi konusunda eleştirilerini dile
getirdi. Kılıçdaroğlu, “Türkiye’yi ateşe atmak istiyorlarsa, siyaseten de bölünme
noktasına taşımak istiyorlarsa ‘evet’ oyu verebilirler. Türkiye’nin bölünmesi söz
konusu olabilir. Siyasal yapı tamamen değişecek. Sorun Türkiye’nin bekaası sorunudur”
dedi.

Siyasilerin ByLock kullandığı üzerine iddialar ortaya atan CHP lideri, “Bunlar uçaklarla
Pensilvanya’ya hacca gider gibi gitmiyor muydu? Onlar konuşuyordu. Bylock kullananların
çözülen isimleri seçilerek söyleniyor. Kontrollü. Savcılığa bu kişilerin isimleri
bildirilmiyor. Programı bağımsız bir kuruluş incelesin. CHP içinde 1 kişi için söylendi,
araştırıldı çıkmadı” diye konuştu. Kılıçdaroğlu, FETÖ’nün ‘Hava Kuvvetleri imamı’
olduğu ileri sürülen Adil Öksüz hakkında ciddi iddialar ortaya attı. CHP lideri,“
Adil Öksüz sıradan bir insan değil. Öksüz’ün gözaltı sırasında kelepçelenmediğini
öğrendim. Öksüz yakalandığında Akıncılar Üssü’ndeymiş. Bir pilotun açıklaması, ‘
Biz talimatı Adil Öksüz’den alıyoruz’ diyor. ‘Arsa almaya geldik’ diyen iki kişi
tutuklanıyor. Ama Adil Öksüz’ün dosyaları boşaltılıyor ve serbest bırakılıyor. MİT‘
Bizim elemanımız değil’ diye açıklama yapıyor zaten açıklamaz. Adil Öksüz giderken
GPS cihazının götürmesin izin verildi. Bu cihazı Türkiye’ye kim ithal etmiştir? 
Oradaki herkesi tutukluyorsun ama Adil Öksüz’ü serbest bırakıyorsun” ifadelerini
kullandı. HaberTürk TV’de Ali Can Türkoğlu’nun sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu’nun
açıklamalarının satırbaşları şöyle:

**‘GÜÇLERİN BİRLEŞMESİNE KARŞIYIZ’**

Bir ülkenin sistemini o ülkenin kültürü, tarihi belirler. Türkiye’de gerçek anlamda
sağlıklı işleyen bir demokrasi istiyorsak, o zaman sorun kalmaz. ABD’nin yaşadığı
tarihsel koşulları içerisinde başkanlık sistemi var. Başkan en zayıf halkadır. Almanya’da
da eyaletler var. Parlamenter sistem içinde gayet güzel gidiyor. Diğer ülkelerde
de tek adam rejimine dayalı sistemler. Biz parlamenter sistemi kurduk, ne şikayetimiz
var? ‘Bununla istediğimiz tarzda yasaları çıkaramıyoruz.’ ‘Yasama, yargı benim için
ayakbağıdır diyor’ Cumhurbaşkanı. Yani güçlerin ayrılığı değil, güçlerin birleşmesi.
Sağlıklı işleyen demokrasilerde güçler ayrılığı vardır. Bütün yetkiler bende olsun
dersen, biz buna karşıyız. Binali Yıldırım neden başkanlık istediğini bir anlatsın.‘
SEÇİM BARAJI YÜZDE 1’E DÜŞÜRÜLMELİ’ 12 Eylül döneminde çıkan yasaları tam demokrasi
bağlamında ele alıp düzenlememiz gerekiyor. Yüzde 10 seçim barajı var, dünyada örneği
yok. Asker yüzde 10 seçim barajını HDP Meclis’e girmesin diye yaptı. Şimdi HDP giriyor.
Ama diğer partiler giremiyor. Milli irade diyorsanız, buna izin vermeniz gerekiyor.
Yüzde 1 oy alan partinin genel başkanı parlamentoya gelsin. Parlamenter sisteme 
darbe vuran birinci nokta budur. İkincisi darbe döneminde çıkan yasalar. Sayın Davutoğlu
beni ziyaret ettiğinde şu örneği verdim: ‘Basın hürdür.’ Basın şimdi hür mü? Anayasa
böyle diyor da basın üzerindeki baskı nereden kaynaklanıyor, 12 Eylül döneminde 
çıkan yasalardan kaynaklanıyor.

**‘MİLLETVEKİLİ SEÇİMİNDE ÖNSEÇİM ŞARTI GETİRİLMELİ’**

TBMM Başkanı’na bir mektup yazdık. Biz kendi görüşlerimizi aktardım. Anayasa değişikliği
evet ve Türkiye’nin tam demokrasiye ihtiyacı vardır, diye. Lider sultasının kalkmadığı
bir yerde parlamento, milletvekilleri özgür iradelerini kullanamıyorlar. Milletvekillerinin
özgür iradelerini yerine getirmesi için önseçim getirilmeli. Türkiye’deki bütün 
STK’ları davet ettik, Ankara’da güçlü bir parlamenter sistem için neler yapılmalıdır
diye 16 maddede anlattık. Bizim kadar açık ve net bu konuya yaklaşan ikinci bir 
parti yok.

**‘FİİLİ DURUM HANGİ SORUNU ÇÖZDÜ?’**

Sayın (MHP lideri Devlet) Bahçeli, güçlü bir parlamenter sistem için ne öngörüyor?
Bugün yapılan hükümet açıklaması var, parlamentoya gelecek maddeler 60 ila 100 arasında
olacakmış. Nedir bunlar? Bu siyasi irade ve halkı kandırmaya yönelik adımdır. Bunları
hükümet hazırlamıyor, Saray’da hazırlanıyor. Bir hükümetin iradesi olmazsa olmaz.
Sayın Bahçeli ‘Fiili bir durum var’ diyor. Fiili durum nedir, şu an başkanlık sistemini
yaşıyoruz demektir. Bu durum hangi sorunu çözdü? Tam tersine Türkiye sorunlar yumağının
içine itildi. Sorumsuzluğu anayasa ile güvence altına alınmış bir kişi, başbakanın
görevlerini kullanıyorsa, o başbakan nasıl oturabiliyor o koltukta? Demokrasiyi 
sindiremeyenler kendilerine özel rejim istiyorlar.

**‘ERDOĞAN TARAFSIZLIĞINI BOZMADIĞI DÖNEMDE ELEŞTİRMEDİK’**

Bizim Erdoğan’la bir sorunumuz yok. Halkın oylarıyla seçilmiştir, tarafsızlığını
bozmadığı sürece eleştiri almamıştır. Tarafsızlığını bozunca eleştirdik. Sen Anayasa’da
yemin ettin. Ettiği yemine sadık kalmaması son derece tehlikeli bir durumdur. Hukuka
örnek olması gereken Sayın Cumhurbaşkanı’dır. Bizim muhatabımız Sayın Başbakan. 
Bizim muhatabımız Başbakan’dır. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanı’nın sorumsuzluğu esastır.
O makam sadece bir partiyi temsil etmiyor.

**‘BAHÇELİ’NİN NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜ ANLAYAMADIK’**

Türkiye’nin bu kadar sorunu varken, başkanlık sistemi tartışmaları ötelenmişken,
bunun tekrar getirilmesini anlamış değilim. Önümüzdeki süreç için de Sayın Bahçeli
daha ayrıntılı bilgi verebilir. Sayın Bahçeli’nin ne düşündüğünü bilmiyoruz. Şu 
aşamada Bahçeli ile görüşmemiz olmayacak. 

**‘SORUN TÜRKİYE’NİN BEKAA SORUNUDUR’**

 Türkiye’yi ateşe atmak istiyorlarsa, siyaseten de bölünme noktasına taşımak istiyorlarsa‘
evet’ oyu verebilirler. Türkiye’nin bölünmesi söz konusu olabilir. Siyasal yapı 
tamamen değişecek. Sorun Türkiye’nin bekaası sorunudur. Sayın Bahçeli de Türkiye’nin
bekaasını benim kadar savunuyordur. Yarın bir kişi başkan olup, ‘Bu bölgeyi size
veriyorum’ dese ne olacak? Biz Türkiye’nin birliğini ve bütünlüğünü düşünüyoruz.
Bizim rejim sorunumuz yok.

(Referanduma gidilirse…) Halk bu ülkenin birliğini, bütünlüğünü, geleceğini düşünmez
mi? Türkiye’nin geleceğini önemseyen herkes oturup düşünmeli. Halk iç savaştan mı
yoksa barıştan mı yana? Şimdi başkanlık sistemi, niçin, muhalefet olmasın. Dünyada
böyle bir sistem yoktur.

**‘ERKEN SEÇİME HAZIRIZ’**

(Erken seçim) Biz her koşulda seçime hazırız. Tek başına iktidarken niçin seçime
gidiyorsun? İçlerindeki Bylockçuları elemek için. Haziran’dan sonra bir koalisyon
ortamı çıkmıştı, o dönemi anlarım. Şimdi, tek başına iktidarlar ve ‘Biz Türkiye’yi
yönetemiyoruz’ diyorlar. 550 milletvekili çıkarsalar bile Türkiye’yi yönetemezler.
Çünkü yönetme erkini kaybetmişlerdir. Kendi içlerinde de ciddi sorunlar var. FETÖ’cü
olan, olmayan var. Bir Cumhurbaşkanı milletin yarısına nasıl hain der. Bir Cumhurbaşkanı
konuşurken kelimeleri dikkatle seçer.

**‘MAĞDUR SAYISI 1 MİLYONU AŞKIN’**

(FETÖ mağduriyeti) Darbe ile doğrudan ilişkisi olmayan kişilere yönelik yaptırımları
mağduriyet kabul ederiz. Mağdur sayısı 1 milyonu aşkın. Bir KHK çıkarıyorsunuz, 
10 binlerce kamu görevlisinin işine son veriyorsunuz. Şüphe üzerine hukuk oluşturulmaz.
İdare suçluyu belirlemez, hukuk karar verir. Bu süreçte kolektif suç yaratıldı. 
Bir kişi suçluysa, bütün aileyi suçluyorsunuz. Suratli bir şekilde bu Meclis’i kim
bombaladıysa, Akıncı Üssü’nde kim talimat verdiyse yakalayın, yargılayın ve bu işi
bitirin. Er ve erbaşlar ne yaptı, emre uydular. Öğrenciyi, eri, erbaşı hapse atıyorsunuz.
Hapse atacağın adam o talimatı veren adam. Bu ayrımı bilmiyorsanız siz devleti kinle,
öfkeyle yönetiyorsunuz demektir. Şimdi bana mağdur edebiyatı yapma. Ben zalimi mi
savunacağım, mazlumu mu?

17-25 Aralık’ta FETÖ’nün elinde silah mı vardı? Niye 17-25? (ABD’de tutuklu bulunan)
Rıza Sarraf, ayakkabı kutularında paralar, bakan çocuklarının evlerinde para kasaları,
700 bin liralık kol saati vardı. Kendi yolsuzluklarını örtme çabası içindeler. Hilmi
Özkök açıklama yaptı, ‘Biz hükümeti uyardık’ diye. Devlet uyarıyor, raporları var,‘
Yapmayın’ diyor. Hiçbir önlem alınmıyor, tam tersi yapılıyor. Fatura ere, erbaşa,
hakime, savcıya, akademisyene çıkıyor. Barış bildirisini imzalayanlar niye üniversiteden
atıldı bunların FETÖ ile ne ilgisi var? Merkez Bankası’nın bastığı paranın üstüne
Türkçe Olimpiyatları’nı çıkaran da sizsiniz. Paralel sözcüğü doğrudur. Biri Fethullah
Gülen, diğeri Erdoğan.

(ByLock kullanan vekiller) Kesinlikle var. Bunlar uçaklarla Pensilvanya’ya hacca
gider gibi gitmiyor muydu? Onlar konuşuyordu. ByLock kullananların çözülen isimleri
seçilerek söyleniyor. Kontrollü. Savcılığa bu kişilerin isimleri bildirilmiyor. 
Programı bağımsız bir kuruluş incelesin. CHP içinde 1 kişi için söylendi, araştırıldı
çıkmadı.

**‘ÖKSÜZ SIRADAN BİR İNSAN DEĞİL’**

(FETÖ’nün ‘Hava Kuvvetleri imamı’) Adil Öksüz sıradan bir insan değil. Öksüz’ün 
gözaltı sırasında kelepçelenmediğini öğrendim. Öksüz yakalandığında Akıncılar Üssü’ndeymiş.
Bir pilotun açıklaması, ‘Biz talimatı Adil Öksüz’den alıyoruz’ diyor. ‘Arsa almaya
geldik’ diyen iki kişi tutuklanıyor. Ama Adil Öksüz’ün dosyaları boşaltılıyor ve
serbest bırakılıyor. MİT ‘Bizim elemanımız değil’ diye açıklama yapıyor zaten açıklamaz.
Adil Öksüz giderken GPS cihazının götürmesin izin verildi. Bu cihazı Türkiye’ye 
kim ithal etmiştir? Oradaki herkesi tutukluyorsun ama Adil Öksüz’ü serbest bırakıyorsun.

Türkiye bilinerek ve bilinçli bir şekilde darbe ortamına hazırlanmıştır. Mehmet 
Dişli TSK’da görevini tamamlamadan Genelkurmay Merkez’e getirilmiştir, siyasi iradeyle.
Sonra terfi eder ve kıtaya gitmesi lazım, sırf karargahta kalsın diye o dairede 
tutulur. Mehmet Dişli’yi Genelkurmay karargahında tutan irade, darbeye ortam hazırlayan
siyasi iradedir. Darbe yargılamalarının televizyondan canlı verilmesi lazım. Mağdurlar
var, mağdurları sonuna kadar savunacağım.

**‘GÜLEN İADE EDİLMELİ’**

(Fethullah Gülen’in iadesi) İade edilmesi lazım. 180’e yakın dosya gönderilmiş. 
Bu kadar dosya göndermek ‘İade etmeyin’ anlamına gelir. Darbe ile ilgili dosyalarını
alır iadesini istersin. Çünkü o kadar dosyanın önce tercüme edilmesi lazım vs. uzun
bir süreç. ABD bir de hukuk devleti. Türkiye’de bir hakime telefon açarsanız karar
verir. Türkiye’de yargı bağımsızlığı yok. Gülen bir defa kendi iradesiyle Türkiye’ye
gelmesi lazım. Suçsuz olduğuna inanıyorsa ‘Gelin beni yargılayın’ der.

Dış politikada Türkiye Cumhuriyeti tarihin en ağır yenilgisini almış bir ülkedir.
Türkiye kendi güvenliğini sağlamak mecburiyetindedir. Biz oraya girerken halkı nedenlerle
giriyoruz. Niye Kandil’i yok edemiyorsunuz? Terörse terör, tehditse tehdit. Kandil’i
yok etmek için parlamenter sistem mi engeldi? 1 Mart tezkeresine döneceksek tartışılacak
çok şey var. Mardin’e kadar giden askerler TBMM’den karar çıkmadan gitti. Kim izin
verdi buna? Tezkere parlamentonun özgür iradesiyle aldığı karardır.

**‘SEÇİMLE GELEN SEÇİMLE GİTMELİ’**

(Diyarbakır Belediyesi eş başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına 
alınması)  Bir seçimle gelenin seçimle gitmesi demokasi kuralıdır. Seçimle gelenler
hukukle verilen görevi yapmaları gerekir.

(29 Ekim kutlamaları) Atatürkçü Düşünce Derneği’nin düzenlediği resepsiyona katılacağım.

(Tüzük kurultayı) Bu bizim iç işimiz, seyircisiz yapacağız. Delegeler seçimli olsun
derlerse seçimli de yaparız. Tarih belirlemedik.

 
