# Kılıçdaroğlu yüksek yargıya sert çıktı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kilicdaroglu-yuksek-yargiya-sert-cikti-11990h/
- Yayımlanma: 2016-05-31T17:02:24+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın iki günlük
Rize ziyaretine Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay başkanlarının da katılıp beraber 
çay toplamasını eleştirdi. Kılıçdaroğlu, “Bağımsız yargıya güveniriz. Birilerinin
çömezi olan yargıya güvenmeyiz. Bu tür insanlar yargıda olmamalı. Gitsinler kaçak
sarayda her gün el pençe divan dursunlar. Cübbelerini çıkarıp AKP’ye kayıtlarını
yaptırsınlar” dedi. 

Partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satır başları
şöyle: 

Bugün gazetelerde fotoğraf var. Yüksekova’ya giden araçları gösteriyor.

Teröre karşı çıktık. Terörün dini imanı yok dedik. Kimden gelirse gelsin karşı çıkacağız
dedik. Hakkari, Nusaybin… Ayrım yapmadık.

Aynı memlekette yaşıyorsak insan önemli. Çocuklara sahip çıktık. Yardım dediler 
yardım gönderdik. Herkesin gerçeği görmesi lazım. teröre karşı hep birlikte duracağız.
kimseyi inancından kimliğinden kaynaklı ayrımyacağız. Söz mü söz bütün Türkiye’yi
kucaklayacağız.

Anayasa dediler değiştirdiler. Terör biterse huzur gelir. Ama hiç kimsenin şunu 
unutmaması lazım. 2002’de sıfır terörle devraldılar. Şimdi kan gölü. Kim yaptı bunu?
Kim Sur’un içine silah yığdırdı. Kim göz yumdu? Kim valilere talimat verdi? Bunun
hesabını sormak zorundayız. Her şehidin kanı onların yakalarındadır. Yardım ve yataklık
için suç duyurusunda bulunduk. Ahlaklı bir savcı bekliyoruz.

Dün açıklama yapıyor, FETÖ terör örgütü diyor. Ya arkadaş, bu karar tamam, gönderdin
hükümete. Hâkim ve savcı, eğer bu dosya önünüze gelirse, doğrudan doğruya Recep 
Tayyip Erdoğan’ı davet edeceksiniz. Gel buraya, ne dedin sen. “Ne istediler de vermedik.”
Neyi verdin, neyi istediler. Bundan iyi yardım ve yataklık mı olur? Her şeyi verdik
biz size diyor. 

**“Fetih kutlamaları yapıyorlar, Fatih Sultan Mehmed’in hiçbir görüntüsü yok”**

Şimdi bunlar kalkmış fetih kutlaması yapıyorlar. Neredeyse Fatih Sultan Mehmed’in
hiçbir görüntüsü yok. Entelektüeldi, aydındı. Bunlar şimdi İstanbul’u talan ettiler.
Fatih çağ açıp, çağ kapattı. Fatih onu yaptı da İstanbul’u düşmanlara kim teslim
etti? Mustafa Kemal Atatürk kime bakıp diyordu, ‘Geldikleri gibi gidecekler’ diye.
Onun adını bile anmıyorlar. Sahtekarlar Mustafa Kemal’in adını anamazlar. Gemileri
karadan yürütenlerle, yürüttükleri gemilerle dünya malı edinenler aynı insan değillerdir.

Ocak ayından bu yana çalışıyorlar, paraları ödenmiyor. Vali hiç takmadı. İş merkezi
çatısında eylem yaptılar. Emek en yüce değerdir. Alınteri en yüce değerdir. Bu değere
CHP dışında hiçbir parti sahip çıkmaz. Arkadaşları gönderdik, işçilerle görüştürmüyorlar.
Telefonla bile konuşturmuyorlar. 17 işçinin parasını verdiler, diğerlerine sadaka
gibi para dağıttılar. Onlar tazminatlarını, aylıklarını istiyorlar. Senin sorunlarına
sahip çıkan bir parti var o da CHP’dir. Kendin için yeni bir gelecek ara. 

Elektriğin kilovatt saati 21 kuruş ama faturada 41 kuruşa geliyor. Bir vatandaşa
52 liralık elektrik tüketimi için gelen fatura 105 liradır. Namuslu vatandaş elektriğini
ödüyor, bir başkası kaçak elektrik kullanıyor. Devlet onun değil, namuslu adamın
peşinde. AKP için uygundur bu, felsefesi bu zaten. Bizim felsefemize aykırı. Olay
Yargıtay’a kadar gitti, kararını verdi. Şimdi kanun getiriyorlar, kanunla alacaklar.
33 milyar lira alacaklar. Her evden küçük küçük bu paraları alacaklar. Bütün vatandaşlarıma
sesleniyorum, kaçak elektrik kullananların bedelini namuslu insanlardan almak doğru
mudur, değil midir? Şimdi Meclis’e getiriyorlar. Aynı sertlikte Genel Kurul’da muhalefet
edeceksiniz. Antik çağlara döndük. Spartalılar döneminde hırsızlık övünülecek bir
olaydı. O döneme döndük. 

**“Davutoğlu neden görevden alındı?”**

Davutoğlu niye gitti? Davutoğlu’nun gidiş şifrelerini bulduk. Birincisi, Davutoğlu‘
Türkiye’ye şeffaflık, siyasi ahlak yasası getireceğiz’ dedi. Yıllardır biz bunu 
savunuyoruz. Ama Saray’da oturan zat itiraz etti. Kamu ihale yasasını değiştireceğim
dedi. Bu başlı başına sorgulanması gereken alan. İkincisi, 1 Kasım seçimlerinde 
sen misin başkanlık sistemini getirmeyen, var olan sistemi çalıştırmaya çalışan…
Üçüncüsü düşünce özgürlüğü. Akademisyenlerin bildirisinden sonra düşünce özgürlüğünü
söyledi. Abisi itiraz etti. Dördüncüsü, Davutoğlu hediyeleri devletin arşivine kaydettirdi.
Ahlaki ve doğru bir tutumdur. Beşinci şifre örtülü ödenek. Davutoğlu örtülü ödeneğin
başındaki kişiyi götürdü, kendi öğrencisini getirdi. Ve görevden alındı.

**Gitsinler kaçak sarayda otursunlar **

Kırşehir’deki toplantıda terini siliyor. Kendisi dışında terini silen yok. Bizi 
eleştirenleri mahkemeye vereceğim diyor. Vermezsen namertsin.

Bağımsız yargıya güveniriz. Birilerinin çömezi olan yargıya güvenmeyiz. Bu tür insanlar
yargıda olmamalı. Gitsinler kaçak sarayda her gün el pençe divan dursunlar. Cübbelerini
çıkarıp AKP’ye kayıtlarını yaptırsınlar.
