# Kılıçdaroğlu’nun Mevlüt Çavuşoğlu iddialarının ayrıntısında ne var

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kilicdaroglunun-mevlut-cavusoglu-iddialarinin-ayrintisinda-ne-var-48348h/
- Yayımlanma: 2019-11-06T07:01:40+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

ABD Başkanı Donald Trump’ın eski seçim kampanyası yöneticisi Paul Manafort’un Ukrayna
adına yürüttüğü lobi faaliyetinde Türkiye bağlantısı olduğu iddia edildi. Sızdırılan
e-mail yazışmalarına göre, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Avrupa Konseyi 
Parlamenter Meclisi’nde (AKPM) Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde Ukrayna
hükümeti adına para karşılığında lobi faaliyetinde bulunduğu öne sürüldü.

amerikanınsesi internet sitesinin haberine göre, iddiayı dünya çapında araştırmacı
gazetecilerden oluşan Organize Suç ve Yolsuzlukların Haberleştirilmesi Projesi (
OCCRP) adlı uluslararası girişim haberleştirdi. Sızdırılan e-mail yazışmalarına 
dayandırılan haberin odağında, Ukrayna’nın Rusya yanlısı eski Cumhurbaşkanı Viktor
Yanukoviç lehine lobi faaliyetinde bulunan ABD Başkanı Donald Trump’ın eski kampanya
yöneticisi Paul Manafort’un bu lobicilik kapsamında Avrupalı liderlere para ödediği
iddiası yer alıyor.

**“Lobi faaliyetinin kasası Ukraynalı milletvekili”**

Habere göre Paul Manafort, Ukrayna’da muhalefet lideri Yulia Timoşenko’nun hapsedilmesinin
ülkenin Avrupa Birliği ile ortaklık anlaşması imzalamasına engel olmaması gerektiği
konusunda diplomatları ve siyasetçileri ikna etmek için lobi yaptı. Bu lobi faaliyetinin
arkasındaki para kaynağı ise bugün Ukrayna parlamentosundaki en büyük muhalefet 
partisine mensup bir milletvekili olan Serhiy Lovoçkin.

2010-2013 yılları arasında dönemin Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’in genel
sekreteri olan ve daha sonra Ukrayna’daki devrim sırasında Rusya’ya kaçan Lovoçkin,
2016 yılında ABD Başkanı Trump’ın başkanlık seçimi kampanyasını yönetecek olan Paul
Manafort ile birlikte o dönem Yanukoviç’in seçim kampanyasını yürütmüştü.

2011 yılı Ekim ayında Ukrayna muhalefet lideri Yulia Timoşenko başbakan olduğu dönemde
Rusya ile yapılan doğalgaz müzakerelerinde Ukrayna’nın ulusal çıkarlarına zarar 
verdiği gerekçesiyle suçlu bulunmuş, Avrupalı liderler davanın siyasi olduğunu savunarak
kararı kınamıştı. Timoşenko’nun hapis cezasına mahkum edilmesi Ukrayna ve AB arasında
Yanukoviç yönetiminin 2013 yılında imzalamayı umduğu serbest ticaret ve ortaklık
anlaşmasını tehlikeye atmıştı.

Araştırmacı gazetecilerden oluşan OCCRP’nin eline ulaşan ve Manafort, Lovoçkin ve
diğer isimler arasında on yıllık bir dönemi kapsayan binlerce e-mail yazışmasına
göre, Manafort’un stratejisinin bir parçası Timoşenko’nun hapse atılmasına rağmen
AB ile ortaklık anlaşmasının imzalanması gerektiği görüşünü teşvik etmek üzere Türk
bir siyasetçi ve eski Avrupalı liderden oluşan üçlü bir grupla çalışmaktı.

Mueller soruşturmasının bir uzantısı olarak açılan dava kapsamında yargılanan Paul
Manafort şu anda vergi dolandırıcılığı suçundan ve Ukrayna adına lobi faaliyetinde
bulunduğunu ilgili makamlara bildirmediği gerekçesiyle hapiste. Trump’ın seçim kampanyası
ekibinin Rusya bağlantılarını ve Rusya’nın ABD’de 2016 başkanlık seçimine müdahale
ettiği iddialarını soruşturan özel yetkili savcı Robert Mueller’ın hazırladığı iddianameye
göre Manafort “Hapsburg Grubu” adlı bir grupla çalışmış ve lobicilerden oluşan bu
gruba iki milyon Euro’dan fazla para ödemişti. Söz konusu iddianamede Ukraynalı 
siyasetçi Lovoçkin’in adı geçmiyordu. Ancak sızdırılan email yazışmaları, bu lobicilere
ödenen paranın kaynağının Ukraynalı milletvekili Lovoçkin olduğunu ortaya çıkardı.

Habere göre, bu lobiciler arasında şu anda Türkiye’nin Dışişleri Bakanı olan ve 
o dönem Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) başkanı olan Mevlüt Çavuşoğlu 
da vardı. Manafort ile çalışan “Hapsburg Grubu”nun üyeleri de eski Polonya Cumhurbaşkanı
Aleksander Kwasniewski, eski Avusturya Başbakanı Alfred Gusenbauer ve eski İtalya
Başbakanı Romano Prodi’ydi.

E-mail yazışmalarına göre, Hapsburg Grubu’nun üç üyesi ve Mevlüt Çavuşoğlu Lovoçkin’inden
para alıyordu. 2013 ortalarına gelindiğinde ödemelerde gecikmeler yaşanıyordu. Hapsburg
Grubu’na 2013 yılının ikinci yarısı için 700 bin Euro borçlanılmıştı. Lovoçkin’e
gönderilen bir e-mailde de Çavuşoğlu’na 230 bin Euro’luk bir ödemenin yapılması 
gerektiği belirtiliyordu.

**“Çıkar çatışmaları”**

Haberde Mevlüt Çavuşoğlu’nun Ukrayna’da 2012 yılındaki seçimleri gözlemleyen AKPM
heyeti üyesiyken aynı zamanda gizli bir şekilde lobi faaliyetinde bulunduğu belirtildi.
Çavuşoğlu kamuoyu önünde Ukrayna ve AB arasında ortaklık anlaşması imzalanmasını
destekliyor, siyasetçileri de Ukrayna hükümetini Timoşenko davası sebebiyle eleştirilmemeleri
yönünde teşvik ediyordu.

Habere göre Çavuşoğlu Ukrayna seçimleriyle ilgili olarak, seçimlerde ciddi düzeyde
usulsüzlük tespit eden uluslararası seçim gözlem heyetlerinin aksine, medyaya olumlu
görüş beyan ediyordu. Örneğin Avrupa Parlamentosu 13 Aralık 2012 yılında AGİT, AKPM,
NATO Parlamenterler Meclisi ve Avrupa Parlamentosu gözlemcilerine göre, seçim kampanyası,
seçim süreci ve seçim sonrası sürecin uluslararası standartları karşılamadığından
üzüntü duyduklarını ifade eden bir karar tasarısı kabul etmişti.

AKPM’nin Ukrayna’daki seçimleri gözlemleyen heyetine başkanlık eden Andreas Gross
da seçim sürecini eleştiriyor ve Timoşenko’nun yolsuzluk yaptığına ilişkin yeterli
delil olmaksızın siyasi sebeplerle cezaevine konulduğunu dile getiriyordu. Habere
göre Çavuşoğlu, bu yorumları kınadı, Ukrayna Interfax’a yaptığı açıklamada Gross’un
adil ve nesnel olmadığını savundu.

OCCRP’ye konuşan Andreas Gross, Çavuşoğlu’nun seçimlerle ilgili sıklıkla tartışmalı
değerlendirmelerde bulunduğunu ancak Çavuşoğlu’nun Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın lobicileriyle
ilişkisinin bulunduğunu bilmediğini söyledi. Gross yaptığı değerlendirmede, “Doğrudan
ya da dolaylı olarak hükümet veya danışmanları tarafından size para ödeniyorsa, 
aynı ülkede asla seçim gözlem misyonuna katılamazsınız. Mevlüt’ün çıkar çatışması
olduğu aşikar” ifadelerin kullandı.

Haberde Çavuşoğlu ve Kwasniewski’nin bu faaliyetleri etik olmasa da iki siyasetçinin
AKPM ve Avrupa Parlamentosu’ndaki görevlerini yerine getirirken aynı zamanda lobicilik
faaliyetinde bulunarak yasaları çiğnemedikleri belirtildi. Habere göre ne Çavuşoğlu
ne de eski İtalya Başbakanı Romano Prodi iddialarla ilgili yorumda bulundu.

Lovoçkin ve Manafort’un yürüttüğü lobi faaliyetleri sonucunda Yanukoviç önemli bir
siyasi kazanımı hanesine yazdırdı. AB muhalefet lideri Timoşenko tutuklu olmasına
rağmen Ukrayna’ya ortaklık anlaşması teklif etti ancak Yanukoviç anlaşmayı imzalamayı
reddetti. Rusya’dan AB ile ortaklık anlaşmasının durdurulması yönünde baskı ve ikili
ticaretin bozulacağına ilişkin tehditler gelmişti. Yanukoviç’in AB’ye karşı Rusya’yı
tercih etmesinin ardından kitlesel protesto gösterileri patlak vermiş, Yanukoviç
hükümeti devrilmişti. Yolsuzluk ve hak ihlalleriyle suçlanan Yanukoviç 2014 yılında
Rusya’ya kaçtı, parlamento da Timoşenko’yu serbest bıraktı. Ukrayna da AB ile ortaklık
anlaşmasını 27 Haziran 2014 yılında imzaladı.
