# Kişi başı gıda tüketimi iklim kriziyle birlikte azalacak

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kisi-basi-gida-tuketimi-iklim-kriziyle-birlikte-azalacak-71292h/
- Yayımlanma: 2021-09-24T11:54:17+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’ndan (TSKB) yapılan açıklamada, TSKB Ekonomik Araştırmalar
Departmanı’ndan Can Yücel tarafından hazırlanan “Gıda Güvencesi: Soframızın Bugünü
ve Yarını” başlıklı raporun sonuçları paylaşıldı.

Rapora göre, Türkiye’nin gıda güvencesinde OECD ortalamasının gerisinde bir performans
sergilediğine dikkat çeken rapor, gıda güvencesinin sürdürülebilirliği esas alan
politika adımlarıyla sağlanabileceğine işaret ederek, kalkınma finansmanı kuruluşlarının
gıda güvencesini sağlamaya destek verme konusunda önemli rol oynadığını belirtiyor.

Türkiye’de gıda güvencesinin sağlanmasıyla birlikte, bağlantılı Sürdürülebilir Kalkınma
Amaçlarında da gelişme kaydedilebileceğine vurgu yapan rapor, gıda güvencesinin 
kalkınma gündeminde, iklim krizi, su varlığı, toprak ve toplumsal cinsiyet eşitliği
gibi diğer önemli kalkınma konularıyla kesiştiği noktaları da analiz ediyor.

Gıda güvencesinin, sürdürülebilirliği esas alan politika adımlarıyla sağlanmasının
yalnızca açlıkla savaş konusunda değil, iklim krizinin etkileriyle mücadele, toplumsal
cinsiyet eşitliğinin sağlanması, su kaynaklarının verimli kullanılması ve toprak
bozulmasının önlenmesine ilişkin pek çok kalkınma temasıyla ortak noktası bulunuyor.

**Dünyada yeterli beslenemeyen kişilerin oranı 2030’da yüzde 9,8’e yükselebilir**

İklim krizinin yıkıcı etkileri, temel tarım ürünlerinin rekoltelerindeki gerilemeyi
tetiklemesi açısından tehlike oluşturuyor.

Dünyada kişi başı yıllık gıda tüketimi 2050’de 573 kilograma ulaşabilecek. Diğer
yandan, bu rakamın iklim krizi etkileri dikkate alındığında 547 kilograma kadar 
gerileyebileceği belirtiliyor. Bir başka deyişle, tahminler dünyada kişi başı gıda
tüketiminin iklim krizi etkisiyle yüzde 4,6 gerileyebileceğini gösteriyor.

Artan nüfus gelecek dönemde tarımsal ürünlere talebi artıracak ve yükselen talebe
karşılık gittikçe azalan su kaynakları, gıda güvencesinin sağlanabilmesine karşı
büyük bir risk faktörü oluşturuyor.

Türkiye, toplam çekilen suyun yüzde 84,9’unu, yer altı suyunun yüzde 67’sini tarımsal
sulamaya ayırıyor. Bu durum içme ve kullanma suyunun yeterli olmadığı durumlarda
kullanılmak için bir rezerv işlevi gören yer altı su varlığı için bir tehlike oluşturuyor.

Türkiye, OECD ülkeleri arasında toplam çekilen sudan en yüksek payı tarımsal sulamaya
ayıran ülke olarak konumlanıyor. Toplam su tüketimi için çekilen suyun yüzde 84,9’
u tarımsal sulama için kullanılıyor. Bu oran, AB üye ülkeleri genelinde kaydedilen
yüzde 30,9 seviyesinin oldukça üzerinde yer alıyor.

Dünyada yeterli beslenemeyen kişi sayısının toplam nüfusa oranının 2030’da yüzde
9,8’e yükseleceği öngörülüyor.

Artan nüfusun gıda ihtiyacını karşılayabilmek için 2050’ye kadar dünya gıda üretiminin
yüzde 60, kullanılabilir su miktarının ise yüzde 15 artırılması gerekiyor.
