# “KOBİ’lere verilen destek piyasaları rahatlatacak”

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kobilere-verilen-destek-piyasalari-rahatlatacak-21708h/
- Yayımlanma: 2017-04-07T12:01:53+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Bakan Faruk Özlü, KOSGEB’in KOBİ’lere sağladığı kredi konusunda, “Toplam 152 bin
500 KOBİ desteğini aldı. Bunun toplam maliyeti, piyasaya giren para 3 milyar 750
milyon oldu. Küçük işletmelere, mikro KOBİ’lere 3 milyar 750 milyon nakit girişi
oldu.” dedi.

Özlü, yaptığı açıklamada, 15 Temmuz öncesinde bakanlık bünyesinde yapılanan FETÖ
mensuplarının verdiği kredilerin incelenmesinden yola çıkarak görevden almalar gerçekleştirdiklerini
anlattı.      

Bu kapsamda, T.C. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi
Başkanlığında (KOSGEB) daire başkanı ve müdür seviyesindeki kişilerin görevden alındığını
aktaran Özlü, 15 Temmuz öncesinde kime ne kadar destek verildiğini, nasıl destek
verildiğini ve usule uygunluklarının incelendiğini, hazırlanacak raporun gereğini
yapacaklarını kaydetti.    
 3 milyar 750 milyon liralık destek sağlandı     KOSGEB’in
kurulduğu günden bugüne kadar verdiği tüm desteklerin toplamından daha büyük desteği
şu anda verdiklerini anlatan Özlü, şunları söyledi:     “11 milyar liraya yakın 
bir desteği veriyoruz. Toplam 152 bin 500 KOBİ desteğini aldı. Bunun da toplam maliyeti,
piyasaya giren para 3 milyar 750 milyon oldu. 10 Mart’tan 6 Nisan’a kadar küçük 
işletmelere, mikro KOBİ’lere 3 milyar 750 milyon nakit girişi oldu. Buradaki hedefimiz
11 milyar liradır. Halen işlem başlatmayan 40 bine yakın KOBİ var, demek ki ihtiyaçları
yok. Kendilerine mesaj gitmiş olmasına rağmen işlem başlatmadılar. Bir ara bankalardan
şikayetler vardı, bunları aştık. Türkiye’deki bütün KOSGEB müdürleri, bankalar teyakkuz
halindeler. Adeta bir kredi seferberliği ilan ettik. Bugünkü rakam 3 milyar 750 
milyon. Bu rakam yarın 4 milyarı geçer. Tahmin ediyorum 10 Nisan’a kadar, 11 milyarın
yarısından çoğunu KOBİ’lerle buluşturmuş olacağız. Piyasalarda bu sebeple bir rahatlama,
sirkülasyon olacağını söylemem gerekir.”      

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) yapılanmasının en bariz şekilde gerçekleştiği kurumlardan
birinin de bakanlığı ile ilgili kurumlar olduğunu belirtti.      

Bu kurumların başında TÜBİTAK’ın geldiğini belirten Özlü, “2011 ile 2013 yılları
arasında TÜBİTAK’a bin 706 kişi alınmış. TÜBİTAK’ın o tarihteki toplam personel 
sayısının 4 bin 500 civarında olduğunu düşünürseniz, yarı yarıya bir rakam demektir.
Bu aslında hesapsız kitapsız, sorumsuz bir işe alım politikası, daha doğrusu bir
personel yapılanması söz konusu. Bunların tamamını inceledik, tamamına yakınının
işine son verdik. Halen içerisinde kendisini gizlemiş, tespit edemediğimiz kişiler
var mıdır? Olabilir. Takip ettiklerimiz var.” diye konuştu.      

**“Önemli bir ayıklanma gerçekleştirdik”**
     TÜBİTAK’taki yapılanmaya benzer 
şekilde KOSGEB’te de bir yapılanma oluşturulduğunun tespit edildiğini aktaran Özlü,
şöyle konuştu:      

“Bu iki kurum da hem insan kaynağı bakımından hem de araştırma geliştirme faaliyetlerinin
desteklenmesi, KOBİ’lerin desteklenmesi babında önemli finansal kaynaklar sağlayan
kurumlar. Bu yapılanma finansal kaynakları kontrol etme gibi bir faaliyet yürütmüş.
FETÖ yapılanması, bakanlığımızda ve ilgili kurumlarında adeta bu kurumları ele geçirme,
bunların finansal kaynaklarını yönetme, belli amaçlarla belli yönlere sevk etme 
gibi bir gayret içerisinde olmuşlar. Her iki kurumda da ciddi görevden almalar, 
işten çıkarmalar yaptık. Bugün geldiğimiz noktada her iki kurumda da önemli bir 
ayıklanma gerçekleştirdik. Burada hem insan kaynağı bakımından bir yapılanma gayreti
içerisinde olmuşlar, hem de finansal kaynakların belli bütçeleri fonları yönetme,
yönlendirme noktasında bir gayret sarf ettikleri görülüyor.”      

16 Nisan’da gerçekleştirilecek halk oylamasının ardından arzu ettikleri anayasa 
değişikliği gerçekleştiğinde devletin yapılandırılmasının daha kolay olacağını vurgulayan
Özlü, “Bakanlıkların, idari teşkilatların yapılandırılması daha kolay olacak, hem
de görevlendirmeler daha kolay olacak. Dolayısıyla 16 Nisan’dan sonraki süreçte 
yeni Türkiye’nin yeni devlet teşkilatında bu tip yapılanmalar asla olmayacak. Bu
tip yapıların sızması, etkinleştirilmesi mümkün olmayacağı bir sisteme geçeceğiz
inşallah.” değerlendirmesini yaptı.      

FETÖ’nün bakanlık ve ilgili kurumlarındaki faaliyet planlarını anlatan Özlü, sözlerini
şöyle tamamladı:      

“Birinci öncelik olarak kendi menfaatleri çerçevesinde devletin kurumlarını ele 
geçirme politikası izledikleri görülüyor. Finansal kaynakları kendilerine yönlendirme,
kendi yakınlarını, yandaşlarını, mensuplarını görevlere getirme gibi bir amaç taşıdıkları
görülüyor. Bu amaçlar doğrultusunda çalıştığınız zaman ülkenin bilimsel teknolojik
kalkınmasının da doğal olarak engellendiği ortaya çıkıyor çünkü amacınız bilgi üretmek,
teknoloji üretmek değil, kendi yakınlarınıza mensuplarınıza imkan sağlamak, iş sağlamak,
kaynak aktarmak oluyor.”      
