# Koç, Türkiye ekonomisi için not verdi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/koc-turkiye-ekonomisi-icin-not-verdi-9934h/
- Yayımlanma: 2016-02-18T15:21:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, son 10 yılda yatırımların çoğunun taşa toprağa
ve çimentoya yapıldığını, Türkiye’ye ihracat getirecek, rekabeti kuvvetlendirecek,‘
greenfield’ denilen yeni yatırımlar, yeni fabrikalar, yeni işler açılmadığını söyledi.
Türkiye’nin son 7-8 yıldır uluslararası rekabette ancak yerini muhafaza edebildiğini,
yükseklere tırmanacak hamleleri yapamadığını belirten Koç, Türkiye ekonomisinin 
karnesini çıkarırken 10 üzerinden 7 verdi.

Türkiye’nin imkânlarını ‘bitmez, tükenmez’ şeklinde yorumlayan Koç, ülkeye hamle
yaptıracak 3 noktayı “Yurtdışında yatırım yapmak, ihracatı kuvvetlendirmek ve rekabet
gücümüzü artırmak” olarak sıraladı. Rahmi Koç, özel sektörün dinamik, girişimci 
ve krizlere direnişçi karakterini de ayrıca vurguladı. Koç Holding Şeref Başkanı
Rahmi Koç, son 10 yılda yatırımların çoğunun taşa toprağa ve çimentoya yapıldığını,
Türkiye’ye ihracat getirecek, rekabeti kuvvetlendirecek, ‘greenfield’ denilen yeni
yatırımlar, yeni fabrikalar, yeni işler açılmadığını söyledi. Koç, ülkenin son 7-
8 yıldır uluslararası rekabette ancak yerini muhafaza edebildiğini, yükseklere tırmanacak
hamleleri yapamadığını kaydetti.

Oğlu, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç’un vefatı öncesinde Asomedya’ya
konuşan Rahmi Koç, Türkiye ekonomisinin karnesini çıkarırken 10 üzerinde 7 verdi.
Koç, özel sektörün dinamik, girişimci ve krizlere direnişçi karakterini ekonominin
en büyük artısı olarak görürken, eğitim, ekonomi ve sanayileşme politikalarındaki
istikrarsızlığın da karnenin en zayıf tarafı olduğunu aktardı. Türkiye’nin imkanlarını‘
bitmez, tükenmez’ şeklinde yorumlayan Koç, ülkeye hamle yaptıracak 3 noktayı ise
şöyle sıraladı: “Yurt dışında yatırım yapmak, ihracatı kuvvetlendirmek ve rekabet
gücümüzü artırmak…”

Türk sanayisinin gelişim evrelerini, “Toplu iğnenin dahi ithal edildiği dönem, bunu
takiben bir miktar ithal montaj günleri, ardından yarı montaj ve yarı imalat yılları,
tam imalat devresi, ihracata dönük imalat seneleri ve bugün geldiğimiz dönemde de
araştırma-geliştirmeye dayanan, kendi markamızı yurt dışında yaratan, rekabet gücü
olan, ihracata dönük sanayi günleri” şeklinde özetleyen Rahmi Koç, Türkiye’de sanayileşmenin‘
gecikmeli’ başladığını, istikrarsızlık yüzünden hızının ‘inişli çıkışlı’ olduğunu
söyledi. Koç, “Bulunduğumuz coğrafyanın lehte ve aleyhte etkileri göz önünde tutulduğunda
gene de ulaşmış olduğumuz sanayileşme fena sayılmaz. Ancak bizimle aynı yıllarda
sanayileşme hamlesine girişen benzerlerimizle kıyaslandığımızda maalesef çok gerilerde
kaldığımız görülüyor. Bunların en çarpıcı örneği de Güney Kore’dir. Bütün bunları
üst üste koyduğumuzda sanayileşme karnemize 10 üzerinden 7 notunu vermenin makul
olacağını düşünüyorum” dedi.

**‘Kazanılmamış paralardan ağır vergi, kaynak yaratmayı önledi’**

Rahmi Koç, 7 notunun gerekçesini ise şu sözlerle açıkladı: “Notun zayıf kalmasına
neden olan etkenlerin başında eğitim sisteminin yıllardır istikrarlı bir düzene 
kavuşmaması ve de bilhassa teknik eğitimin yeterince önemsenmemesi, ekonomi ve sanayileşme
politikalarının uzun süreli ve kesintisiz istikrar göstermemesi, katma değerli ve
ileri teknoloji ürünlerine göreceli olarak ve de rakip ülkelere benzer teşviklerin
verilememesi geliyor. Aynı zamanda bu tür ürünlerin yatırım ve ihracat finansmanına
daha uygun koşullar sağlanamaması, tarım politikalarında olduğu gibi bireysel küçük
işletmelerin birleşerek finansal yapı, üretim kapasitesi, ihracat gücü ve teknolojik
performans bakımından daha güçlü ve rekabetçi konuma getirilememesi de sanayimizin
notunu kırıyor. Uzun seneler yüksek enflasyonla boğuşan ülkemizde, hükümetlerin 
enflasyon muhasebesi tutulmasını kabul etmemeleri yüzünden kazanılmamış paralardan
ağır vergilerin ödenmesi kaynak yaratmayı önledi. Memleketteki tasarruf ve birikim
eksikliğinden dolayı ihtiyaç duyulan doğrudan yabancı sermayeden Türkiye’nin hak
ettiği payı alamaması bu nedenle önemli bir sıkıntı kaynağı oluşturdu.”

**‘Uluslararası rekabette 7-8 yıl yerimizde saydık, ilerlemedik’**

Rahmi Koç, “Hükümetin 2016’da en çok üzerinde durması gereken icraatları neler olmalı?”
sorusunu şöyle cevapladı: “Ne yazık ki, son 10 senede yapılan yatırımların çoğu 
taşa toprağa ve çimentoya gitti. Oysa memlekete ihracat getirecek, rekabeti kuvvetlendirecek,‘
greenfield’ dediğimiz yeni yatırımlar, yeni fabrikalar, yeni işler açılması lazımdı.
Esas bu konuda hükümetimizin alacağı aksiyonları bekliyoruz. Türkiye ekonomisi 2012’
den itibaren ne yazık ki arzu edilen hızda büyüyemedi. 2015 de dahil olmak üzere
son dört yıldır büyüme, yıllık ortalama yüzde 3 civarında kaldı. Buna paralel ister
yerli olsun ister yabancı, özel sektörün yatırımlarında da yavaşlama görüyoruz. 
Dünya ekonomisinin de zayıf bir performans gösterdiğini düşünürsek, büyümeye ihracat
tarafından da gerekli desteği alamıyoruz. Tüm bunların neticesinde, kişi başı milli
gelirimiz, 10 bin dolar civarında takılıp kaldı. Aslında dünya genelinde birçok 
ülkenin, düşük gelir seviyesinden orta gelir seviyesine hızla yükselip, bir sonraki
sıçramayı yapamadıkları bir vaka. Ekonomistler buna orta gelir tuzağı diyorlar. 
İşte bence 2016’da yeni hükümetin yapması gereken ilk iş, orta gelir tuzağını aşmamızı
sağlayacak ve 2023 hedeflerine bizi yaklaştıracak yol haritasını hazırlamak, bunu
iş dünyası ve kamuoyuyla paylaşmak ve hızla uygulamaya koymak olmalı. Türkiye son
7-8 yıldır uluslararası rekabette ancak yerini muhafaza edebilirken, daha yükseklere
tırmanacak hamleleri yapamıyor. Öncelikli dönüşüm programlarına da en çok bu nedenle
ihtiyaç duyuyoruz.”

**‘Michelin şeflerinin bulaşıkçıları memlekette el üstünde tutuluyor’**

Asomedya dergisine verdiği röportajda, Türkiye’deki imkanları bitmez, tükenmez olarak
nitelendiren Rahmi Koç, “Türk insanı, bütün Akdeniz insanları gibi sıcak, cana yakın
ve misafirperverdir. Yabancı lisan öğrenmeye yatkındır. İnişli, çıkışlı ekonomilerde,
Türk işadamları kaygan zeminlerde işlerini başarıyla sürdürmektedir. Bu nedenle 
Türklerin daha fazla yurt dışına taşmaları, daha çok şirkete ortak olmaları yahut
yatırım yapmalarının vaktinin geldiğini düşünüyorum” dedi. Koç, “Mutfakla aranız
nasıl?” şeklinde soruyu da şu sözlerle cevapladı: “Mutfağa girmedim, sadece yurt
dışında okurken gıda alışverişimi yapardım. Lezzetsiz yemek, zevksiz prezantasyon,
bilgisiz servis hemen nazarı dikkatimi celp eder. Ev yemeklerine bayılırım. Oysa
şimdi Michelin’in kapısından geçen yahut Michelin şeflerinin yanında bulaşıkçılık
yapanlar bile bizim memlekette el üstünde tutuluyor. Orijinal yapıyoruz diye ne 
olduğu belirsiz kuş yemi gibi yemekler çıkarıyorlar. Dünyanın da ücretini ödüyorsunuz.
Bunu hiç sevmiyorum.”

**‘Eğitimli kadının evde oturması hazin ve vatan için büyük kayıptır’**

Bir ülkenin gelişiminin insan kaynağına verdiği önemden geçtiğini dile getiren Rahmi
Koç, “Ülkemizin orta gelir tuzağı ile karşı karşıya olduğu bu dönemde, barındırdığımız
yetenekleri ekonomiye katmamak gibi bir lüksümüz olmadığına inanıyorum. İstatistiklere
göre çalışabilecek kadın nüfusunun yüzde 68’i iş gücüne katılmıyor” dedi. Bu yetenekleri
iş hayatına kazandırmaya yönelik yapılan her çalışmanın ülke ekonomisine getirisinin
büyük olacağını anlatan Rahmi Koç, “Bu minvalde, biz de faaliyet gösterdiğimiz sektörlerin
getirdiği tüm zorluklara rağmen, kadın istihdamımızı azami seviyede tutmaya öncelik
veriyoruz. Bunu başarımızın önemli bir bileşeni olarak görüyoruz. Düşünün, bir kadının,
fevkalade eğitim gördükten sonra bu tecrübe ve bilgisini, ekonomiye aktaramaması,
evde oturmaya mahkum edilmesi ne hazindir ve vatan için ne büyük bir kayıptır” diye
konuştu.

 
