# Korozyon depremden daha tehlikeli

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/korozyon-depremden-daha-tehlikeli-159h/
- Yayımlanma: 2013-10-24T13:58:00+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Üzerinden yaklaşık 2 yıl geçen Van depreminde en çok hasarın yaşandığı Erciş’teki
binaların 3’te birinin depremden ağır hasarlı çıkması bile felaketin doğal değil
insan kaynaklı olduğunun bir göstergesi. Bitümlü Su Yalıtımı Üreticileri Derneği(
BİTÜDER); benzer sonuçların yaşanmaması için kentsel dönüşümün bir fırsat olduğu;
ancak bu sürecin fırsatçılığa yol açmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Bunun için
de su yalıtımı yapılmış sağlam binalar inşa edilmesi gerekiyor.

Türkiye, jeolojik konumu nedeniyle dünyada deprem tehlikesi en yüksek olan ülkelerden
biri. Ülkemizin yüzölçümü olarak yüzde 92’si, nüfus yoğunluğu olarak yüzde 95’i 
deprem kuşağında bulunuyor. Buna bağlı olarak sık sık meydana gelen depremlerde 
çok sayıda can ve mal kaybı yaşanıyor. Türkiye’nin yakın tarihli en büyük depremlerinden
olan Van depremi, bir kez daha insanları öldürenin deprem değil, çürüyen binalar
olduğunu gözler önüne serdi. Araştırmalar, depremlerde yaşanan sakatlanma ve ölümlerin
çok büyük bir kısmının insanların yıkılan binaların altında kalmasından kaynaklandığını
gösteriyor.

Depremlerde yıkılmayarak ayakta kalacak, korozyondan etkilenmemiş binalara sahip
olabilmenin en etkili yolunun su yalıtımı yaptırmak olduğunu belirten BİTÜDER Yönetim
Kurulu Başkanı Burhan Karahan; “7,2’lik Van Depremi sonrasında gündeme gelen ve 
Kentsel Dönüşüm diye bilinen ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki
Kanun Tasarısı’  ile birlikte ülkemiz depremlerde zarar görmeyecek güçlü binalar
inşa etme fırsatı yakaladı. Türkiye genelinde önümüzdeki 20 yılda 14 milyon konutun
elden geçirilmesi planlanıyor. Büyük depremler sonucunda yaşanan acı kayıplar bunun
nedenlerinin sorgulanmasına yol açtı. Toplum genelinde depremlerin yol açtığı büyük
yıkımların nedeni çok bilinmese de en önemli neden korozyon; yani betonarme binaların
taşıyıcı sistemleri içindeki demirlerin paslanarak ve çürüyerek taşıyıcılığını kaybetmesi.
Su yalıtımı olmayan binaların taşıyıcı sistemlerindeki demirler yıllar içinde korozyona
uğrayarak çürüyor. Su yalıtımı olmayan bir bina 10 yıl içinde taşıma kapasitesinin
yüzde 66’sını kaybediyor. Taşıyıcı kapasitesi zayıf düşmüş su yalıtımsız binalar
şiddetli depremlerde yıkılıyor.” dedi.

BİTÜDER Başkanı Burhan Karahan, ülkemizde yaşanan en acı depremlerden olan 17 Ağustos
Depremi’nin ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından
55 bin 651 konut ve işyerinde yapılan araştırmaya göre binaların yüzde 79’unun hasarlı
bulunduğunu belirtti. İncelenen bu binaların yüzde 64’ünde su yalıtımı olmadığı 
için taşıyıcı sistemlerin korozyon nedeniyle paslandığı yani çürüdüğünün belirlendiğine
dikkat çeken Karahan, “Benzer bir araştırma Van depremi için de yapılsaydı benzer
sonuçlarla karşılaşılacağını düşünüyorum. Bundan sonra depremlerden korunmak için
gerekli önlemleri almalıyız. Tüm yapı malzemelerinde olması gerektiği gibi binalarımızda
su yalıtımı amacı ile kullanacağımız ürünlerde de mutlaka ulusal ve uluslararası
standartlara uygun CE belgeli malzemeleri seçmeliyiz. Kentsel dönüşüm sağlam ve 
nitelikli binalar inşa etmek için önemli bir fırsat. Bu süreçte ucuz ve kalitesiz
malzemelerin kullanıldığı konutlar üreterek yeni yapılaşma atağının fırsatçılığa
dönüşmesinin önlemi alınmalı ve standartlara uygun, nitelikli, dayanıklı konutlar
inşa edilmeli. Konut satın alanlar da su yalıtımı olup olmadığını mutlaka sorgulamalı”
diye konuştu. 
