# Kovid-19 salgını elektrikli otomobillere yarayacak

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kovid-19-salgini-elektrikli-otomobillere-yarayacak-62736h/
- Yayımlanma: 2021-04-24T11:08:51+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Çin’de ortaya çıkan ve hızla dünyaya yayılan Kovid-19 salgını, milyonlarca insanın
hayatını kaybetmesine neden olurken, salgın gündelik hayatın ve ekonomilerin yanı
sıra iklim değişikliğiyle mücadele gündemini şekillendiriyor.

Kovid-19 krizi karşısında hükümetlerin ve önde gelen otomobil üreticilerinin desteğiyle
elektrikli otomobillerin, SUV’ların ve hafif araçların 2019’da yüzde 8 olan küresel
pazar payı 2020’de yüzde 12’ye yükselirken, bu değişimin gelecek yıllarda ivme kazanması
öngörülüyor.

Yönetim danışmanlığı firması The Boston Consulting Group’un (BCG) son çalışmasına
göre, 2026’ya kadar elektrikli araçların küresel olarak satılan hafif araçların 
yarısından fazlasını oluşturacağı tahmin ediliyor.

Daha önce bu tahmin 2030 yılına kadar idi.

**Batarya maliyetleri düşüyor**

Kovid-19 krizinde dünyanın geleceğine dair artan endişelerin yanı sıra güçlü kamu
teşvikleri ve bataryaların düşen maliyetleri de elektrikli otomobil satışlarını 
destekliyor.

Batarya, toplam maliyetin yüzde 20 ile yüzde 30’unu oluşturarak elektrikli araçların
en pahalı bileşenini oluştururken, Nikel açısından zengin bir pil paketinin ortalama
maliyetinin 2020’de önde gelen oyuncular için kilovat saat (kWh) başına 150 doların
altına düştüğü biliniyor. Bunun 2030’da ise 75 dolara düşmesi bekleniyor.

2025 yılında küresel olarak satılan tüm hafif araçların yüzde 47’sinin tamamen elektrikli
veya hibrit olması bekleniyor.

Tamamen elektrikli araçlara AB ve Çin’de diğer büyük pazarlara göre daha hızlı geçilirken,
bu geçiş Brezilya ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerde nispeten yavaş gerçekleşiyor.

Fakat bu pazarlarda, hızla düşen batarya maliyetleri, daha sıkı düzenlemeler ve 
yeni elektrikli otomobil modellerinin piyasaya sürülmesi değişimin ana itici güçleri
olması bekleniyor.

**Fosil yakıtla çalışan araçlara yönelik yasaklar için zaman çizelgesinin öne alınması
bekleniyor**

Otomobilde dönüşüm için, dünyanın dört bir yanından hükümetlerden düzenlemeler ve
teşvikler geliştirmeleri istenirken, dizel gibi fosil yakıtla çalışan araçlara yönelik
yasaklar için mevcut zaman çizelgelerinin öne alınacağı tahmin ediliyor.

Ayrıca yeni yaptırım mekanizmalarının devreye sokulması beklenirken, sıfır emisyonlu
araçların daha hızlı benimsenmesini teşvik etmek için emisyon standartları ve tüketici
teşviklerinin güçlendirilmesi gerekeceği ifade ediliyor.

Kullanışlı şarj istasyonlarının eksikliği, batarya araçların benimsenmesinin önündeki
en ciddi engellerden biri olduğunu belirten uzmanlar, hükümetlerin batarya şarj 
altyapısını genişletmek için hizmet sağlayıcıları ve otomotiv endüstrisi ile birlikte
çalışmasını öneriyor.

**Elektrikli otomobiller ve emisyon hedefi**

Önümüzdeki on yıl içinde içten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara geçişin çoğu
ülkede hareketlilikte hızlı değişime sebep olması beklenirken, çevresel açıdan bakıldığında
elektrikli araçların çağının yeterince hızlı gelişmediği görülüyor. Yoldaki toplam
küresel araç stokunun çok daha yavaş değişmesi buna neden olarak gösteriliyor.

BCG’nin modellemesine göre, Avrupa Yeşil Mutabakatı’na sahip AB de dahil olmak üzere
çoğu büyük pazardaki otomotiv sektörünün, dünya çapındaki emisyonları azaltmaya 
yönelik Paris Anlaşması hedeflerinin çok altında kalacağı tahmin ediliyor.

Elektrikli araçlarla birlikte, emisyon azaltma hedeflerine ulaşmaya yardımcı olmanın
bir başka önemli yolunun da hükümetlerin toplu taşıma ve bisiklet gibi alternatif
seyahat araçlarını genişletme çabalarını iki katına çıkarması gerektiği ifade ediliyor.

**Elektrikli araçların artışı batarya atığı sorununu doğurabilir**

Yeni batarya teknolojilerinin elektrikli otomobillerin menzillerini 1000 kilometreye
kadar ulaştırmasına yönelik küresel yarış devam ederken, bataryaların üretiminde
çok fazla elektrik tüketilmesi, sera gazı salımı ve batarya israfının ekolojik açıdan
büyüyen bir diğer sorun olmasından endişe duyuluyor.

Elektrikli otomobillerin, hareketliliği daha da sürdürülebilir hale getirmesi beklenirken,
bu otomobillerde kullanılan batarya başta olmak üzere elektronik malzemenin daha
hızlı atık haline geleceğine dair endişeler giderek artıyor.

Bataryanın her kilovat saat (kWh) depolama kapasitesi için 97 ile 180 kWh’e eşdeğer
enerji tüketilirken, bataryaların verimli şekilde şarj edilmesi, çevre dostu ve 
uzun ömürlü olması da ön plana çıkıyor.

Elektrikli otomobil üretiminin de ortaya çıkan sera gazı salımının yaklaşık yüzde
40’ı batarya üretiminden kaynaklanırken, 100 kWh’lik bir bataryanın üretimi, 15 
ile 20 ton arasında karbondioksit yayıyor.

Uzmanlar, uzun batarya ömrünün çevresel etkiyi en aza indirmenin temel unsuru olduğu
belirterek, bataryalara başka alanlarda enerji deposu olarak “ikinci bir ömür” verilmesini
öneriyor.
