# Kriz kahini hangi ülkeden korktuğunu açıkladı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kriz-kahini-hangi-ulkeden-korktugunu-acikladi-86365h/
- Yayımlanma: 2022-06-18T20:02:59+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

2008’de ABD’de başlayan finansal krizi iki yıl önceden öngören ve “[kriz kâhini](https://www.borsatek.com/roubini-bitcoin-balondur-64306h)”
olarak anılan Nouriel Roubini, dünyaca ünlü İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times’da(
FT) dün dikkat çeken bir makale kaleme aldı.

“Euro bölgesindeki tüm tehlikeler fazlasıyla gerçek” başlıklı yazıda Roubini, özellikle
İtalya’nın, düşük potansiyel büyümesi, büyük açıkları ve muazzam kamu borcu ile 
endişe odaklarından biri olduğuna işaret etti.

### ‘FAY HATLARI YENİDEN HAREKETE GEÇTİ’

Euro bölgesindeki fay hatlarının yeniden hareketlendiğini, İtalya ile diğer Euro
bölgesi ülkelerinin tahvil getirileri arasındaki farkın sert şekilde açılmasının
ardından Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) Çarşamba günü olağanüstü toplandığını belirten
Roubini, bankanın yönetim konseyinin, ‘ayrışma riskine’ veya para politikasının 
Euro bölgesindeki 19 ülke üzerindeki etkisinin, potansiyel olarak istikrarsızlaştırıcı
sonuçlarla birlikte büyük ölçüde değişebileceği riskine karşı yeni bir araç tasarlamak
üzere çalışma başlatma kararı aldığını aktardı.

Yılbaşında yüzde 1’in altında olan İtalya’nın uzun dönemli tahvil getirilerinin 
son günlerde yüzde 4’ün üzerine yükseldiğini hatırlatarak “Tehlikeler gerçek” diyen
Roubini, ECB için tek ciddi riskin tahvil getirileri arasındaki ayrışma olmadığını
vurguladı.

### ‘EURO BÖLGESİ ABD’DEN FARKLI’

Euro bölgesinde tüketici enflasyonunun ABD’de olduğu gibi yüzde 8’i aştığını ancak
ECB’nin, martta faiz artışlarına başlayan ABD Merkez Bankası’ndan (Fed) farklı olarak
faiz artırmak için gelecek ayı beklediğini aktaran 64 yaşındaki profesör, ECB’nin
Fed ve diğer merkez bankalarının gerisinde kalmasının çeşitli nedenleri olduğunu
belirterek Euro bölgesinde pandemi sonrası ekonomik toparlanmanın daha yavaş olduğuna
dikkat çekti.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından artan enerji ve diğer emtia fiyatları da
dahil olmak üzere yaşanan arz şoklarının Euro bölgesi enflasyonunu artırmada talepten
daha etkili bir faktör olduğunu belirten Roubini, Euro bölgesindeki ücret artışlarının
ve çekirdek enflasyonun ABD’deki oranlara kıyasla daha düşük olduğunu hatırlattı.

### ‘TÜM MERKEZ BANKALARI İKİLEMDE KALDI’

Büyümeyi düşürüp enflasyonu yükselten arz şoklarının tüm merkez bankalarını ikilemde
bıraktığını, bir yandan enflasyon beklentilerinin kontrolden çıkmasını önlemek için
para politikasını bir an önce normalleştirmeleri gerektiğini ancak böylesi bir adımın
durgunluk ve artan işsizlikle birlikte ekonomide sert iniş riski yarattığını belirten
Roubini, “Merkez bankaları büyümeyi ve istihdamı da önemsiyorsa, ki sadece fiyat
istikrarını sağlama görevine rağmen ECB bile önemsiyor, para politikasını normalleşmede
daha yavaş hareket edebilirler ve enflasyonu beklentilerinden uzaklaştırma riskiyle
karşı karşıya kalabilirler” dedi.

Fed ve İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) agresif bir şekilde faizleri artırmasıyla
birlikte ABD ve İngiltere’nin şu anda ciddi şekilde bir sert iniş riski altında 
olduğunu ancak sert iniş riskinin Euro bölgesinde ABD’deki kadar, hatta muhtemelen
daha büyük olduğunu öne süren Roubini, pandemi sonrası toparlanmanın daha yavaş 
olmasının yansı sıra Euro bölgesinin Ukrayna’daki savaşın uzamasından kaynaklı enerji
şoklarına karşı daha fazla risk taşıdığını ve Çin’e ihracata olan bağımlılığı göz
önüne alındığında Pekin’in sıfır vaka politikasının bu ülkenin büyümesini yavaşlaması
karşısında da daha fazla savunmasız olduğunu yazdı.

### RESESYON SİNYALLERİ

Dahası, ECB ve Fed’in para politikaları farkından kaynaklı olarak Euro’da yaşanan
değer kaybının da enflasyonist olduğunu belirten Roubini, Euro bölgesinin çevre 
ülkelerinde borçlanma maliyetlerindeki artışın daha fazla olduğuna dikkat çekti.

Almanya imalat sanayi verileri gibi bazı ileriye dönük göstergelerin, ECB faiz artırmaya
başlamadan bile bölgenin resesyona girebileceğine işaret ettiğini belirten Roubini,
tüm bunların, faiz oranlarını daha erken ve daha hızlı yükseltmek isteyen ECB şahinlerinin
yönetim konseyinde üstünlüğü ele geçirmekte olduğu sırada yaşandığını vurguladı.

### ‘KIYAMET DÖNGÜSÜ YENİDEN ODAK NOKTASI OLACAK’

Euro bölgesinin zayıf potansiyel büyüme ve istihdam yaratma sıkıntısı çektiğini,
sert bir inişin, yalnızca bu sorunları şiddetlendirmekle kalmayıp aynı zamanda borç
sürdürülebilirliği veya parçalanma riskiyle ilgili piyasa endişelerini yoğunlaştıracağını
yazan Roubini, “Borçlu hükümetler ve bu borcu elinde tutan bankalar arasındaki ‘
kıyamet döngüsü’, ki bu on yıl önce Euro bölgesi kriziyle birçok kişinin zihnine
kazınmış bir özellik, yeniden odak noktası haline gelecektir” öngörüsünde bulundu.

Parçalanma riskiyle başa çıkmak için yeni bir tesis tasarlanacağını söylemenin yapmaktan
daha kolay olduğunu, ECB doktrinine göre, bazı hükümet tahvillerinin potansiyel 
olarak sınırsız şekilde satın alınmasının sadece getiri farklarının artmasının temelsiz
piyasa dinamikleri nedeniyle olması halinde kabul edilebilir görüldüğünü ancak kötü
şanstan ziyade kötü politikalar itici güç olduğunda ECB’nin tahvil alımlarının koşullara
bağlı olduğunu belirten Roubini, ECB’nin Kesin Parasal İşlemler Aracı’nın 2012’de
bu şekilde tasarlandığını ancak hiçbir hükümetin siyasi olarak rahatsız edici şartlar
içeren bu aracı kullanma talebinde bulunmadığını, yine de herhangi bir aracın yasal
düzenlemeyi geçmek için benzer şartlar içermesi gerekeceğini hatırlattı.

### EN RİSKLİ ÜLKE İTALYA

İtalya ve diğer ülkelerin tahvil faizlerindeki son artışlarda sadece yatırımcıların
yersiz paniklerinden kaynaklanmadığını öne süren ünlü profesör, İtalya’nın düşük
potansiyel büyüme oranına, yüksek bütçe açıkları ile pandemi sırasında artan ve 
potansiyel olarak sürdürülemez kamu borçlarına işaret etti.

Şimdi ECB aşırı gevşek para politikasını değiştirirken borç çevrim maliyetlerinde
kalıcı bir artışın gelmekte olduğunu hatırlatan Roubini, İtalya’da bir kıyamet döngüsü
riskinin Euro bölgesinin geri kalanından daha yüksek olduğuna öne sürdü.

### PARASAL BİRLİK KORUNABİLECEK Mİ?

İtalya’da gelecek yıl yapılacak seçimlerin ardından Euro ve Avrupa Birliği’ne şüpheyle
bakan partilerin oluşturduğu bir sağ koalisyonun iktidara gelebileceğini belirten
Roubini, ECB’nin İtalyan tahvillerini kurtarmak için tasarladığı yeni aracın, ülkenin
yeni liderleri için ve Euro bölgesinin baskı altındaki tüm diğer ülkeleri için kabul
edilemez koşullara sahip olabileceği uyarısında bulundu.

Bu haftaki ECB toplantısından önce yönetim kurulu üyesi Isabel Schnabel’in bankanın
parçalanma riskiyle başa çıkma istekliliğinin “sınırsız” olduğunu söylediğini, bu
çıkışın, eski ECB başkanı Mario Draghi’nin 2012’deki oyunun kurallarını değiştiren“
ne olursa olsun” ifadesini hatırlattığını ancak Schnabel’in konu destek sunmaya 
geldiğinde politika koşulluluğuna duyulan ihtiyacı da ima ettiğini belirten Roubini,“
Finansal piyasaların mevcut oynaklığı göz önüne alındığında, kırılgan Euro bölgesi
devletlerini destekleyerek ECB’nin para birliğini koruma yeteneğini daha fazla test
etmeleri beklenebilir” ifadelerini kullandı.
