# Kur korumasında kapsam ve risk genişliyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kur-korumasinda-kapsam-ve-risk-genisliyor-80715h/
- Yayımlanma: 2022-02-18T16:44:20+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Resmi tüketici enflasyonu yüzde 48,7 iken politika faizini yüzde 14’te tutan hükümet,
olağan dışı negatif reel faizin TL üzerinde yarattığı baskıdan kur korumalı mevduatın(
KKM) kapsamını sürekli genişleterek kurtulmaya çalışıyor.

Gelişmekte olan ülkelerde ortalama yüzde 1,3 seviyesinde olan reel politika faizi,
Türkiye’de yüzde -37,4 ile tarihi düşük seviyede bulunuyor.

Özelin döviz riskini kamuya aktaran ve kapsamı giderek genişleyen bu ürün sayesinde
dolar 13,60 lira civarında sabitlenip döviz kurlarında şu an için istikrar sağlansa
da kamunun döviz riski giderek artıyor.

Doların 18 TL’nin üzerini gördüğü 20 Aralık 2021 tarihinde duyurulan KKM’ye son 
olarak yurt dışında yerleşik vatandaşların sermayedar olduğu ve yasal yerleşim yeri
yurt dışında olan şirketler de eklendi. Bu şirketlerin kapsamını [TCMB](https://www.borsatek.com/tcmb-fonlamasi-1-yilin-en-dusuk-seviyesinde-80693h)
daha sonra ilan edecek.

İlk duyurulduğunda sadece yurt içi yerleşik bireylerin TL ve döviz mevduattan geçişlerini
kapsayan uygulamaya daha sonra altın mevduatlar eklenmiş, bir sonraki adımda ise
şirketler sisteme dahil edilmişti.

[Sözcü](https://www.sozcu.com.tr/2022/ekonomi/kur-korumasinda-kapsam-ve-risk-genisliyor-secim-icin-rezerv-kalkani-olusturmak-isteniyor-olabilir-6960641/)‘
nün haberine göre dövizden [kur korumalı TL mevduat](https://www.borsatek.com/kur-korumali-tl-mevduat-hesabi-349-milyar-tlye-yukseldi-80418h)
a geçişteki kambiyo kârları için tanınan vergi muafiyeti, şirketlerin KKM’ye ilgisini
artırdı.

Yastık altı altınları sisteme kazandırma gerekçesiyle devreye alınan Altın Tasarruf
Sistemi’nde de TL’ye dönüşümde altın fiyatı değişimine karşı koruma verildi.

DÖVİZDEN KKM’YE GEÇİŞ 13,7 MİLYAR DOLAR
KKM’ye ek olarak ihracatçılara ihracat gelirlerinin
yüzde 25’ini Merkez Bankası’na (TCMB) satma zorunluluğu getirilirken, Birleşik Arap
Emirlikleri (BAE) ile 4,9 milyar dolarlık swap (para takası) ve Azerbaycan Devlet
Petrol Fonu ile de 1 milyar Euro’luk depo hesabı anlaşması yapıldı.

14 Şubat itibariyle KKM kapsamında dövizden TL’ye geçen tutar 13,7 milyar dolara
ulaşırken, bu üründeki ulaşılan 369 milyar TL’lik (27,3 milyar dolar) toplam mevduat
içinde dövizden TL’ye dönenlerin payı yüzde 50’yi gördü.

Şirketler için vergi beyannamesi teslim süresinin 17 Şubat’tan 25 Şubat’a uzatılması,
önümüzdeki hafta da şirketlerin bu ürüne ilgisinin devamını sağlayabilir.

Seçim için rezerv kalkanı

Sozcu.com.tr’ye konuşan Prof. Dr. Hakan Kara, kur korumalı mevduat uygulamasında
kapsamın giderek genişlemesini ilişkin “Hızlı bir rezerv artışı ile seçim için bir
kalkan oluşturmak isteniyor olabilir” dedi.

Nitekim, son dönemde BAE ve Azerbaycan anlaşmalarının yanı sıra KKM ve ihracattan
gelen dövizlerin katkısıyla TCMB’nin net döviz pozisyonu -66 milyar dolardan -50
milyar dolara doğru iyileşme kaydetti.

“Son 10 senede uygulanan para ve kredi politikalarından çıkaracağımız temel bir 
ders varsa o da şudur: ‘İtibari para’ sistemlerde hiçbir araç faizi kalıcı olarak
ikame edemiyor” diyen TCMB eski Başekonomisti Kara, “Dolayısıyla kur korumalı mevduatın
da eksi reel faizli para politikasını ikame edememesi beklenir. Bu nedenle kur korumalı
mevduattan da ilerde çıkmak gerekeceğini düşünüyorum. Çünkü katılımın artmasıyla
birlikte hazinenin potansiyel yükü büyüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Kur korumalı mevduatla fiili dolarizasyonun azalmadığını, aksine arttığını belirten
Kara, “Dolayısıyla bir noktadan sonra bu ürünü sonlandırmak veya cazibesini azaltmak
gerekebilir. Tabii, bunun zamanlamasını kestirmek zor” dedi.

“KKM’nin ömrünü 3 faktör belirleyecek”

“Bu stratejinin ömrünü üç temel faktör belirleyecek” diyen Kara, şöyle devam etti:

“Birincisi cari denge. Cari fazlaya geçilirse uygulanan sistemin ömrü uzar. İkincisi
enflasyon. Enflasyonun seneye tek haneye ineceği beklenirse KKM’nin sürdürülme potansiyeli
artar.

Fakat enflasyon ve cari denge tarafında maalesef işler umulduğu kadar iyi gitmeyecek
gibi görünüyor, dolayısıyla o tarafta riskler mevcut.

KKM’nın ömrünü belirleyecek üçüncü önemli faktör de dış gelişmeler. Biraz şansa 
ihtiyaç var. Mesela ABD’de enflasyonun korkulduğu gibi uzun sürmemesi ve Fed’in 
yumuşak gitmesi işleri rahatlatır. Veya Rusya-Ukrayna geriliminin diplomatik yollarla
çözülmesi de özellikle enerji fiyatları üzerinden bizi rahatlatır.

“Şans olursa Kasım’a kadar gidebilir”

Yani şans yolunda giderse, içerde de yeni bir kredi genişlemesi olmazsa, bir süre
daha, mesela önümüzdeki Ekim-Kasım’a kadar, bu sistemi devam ettirmek mümkün olabilir.

Fakat sonunda buradan bir şekilde çıkmak gerekecek, bir anda olamayacağı için de
bir müddet sonra kademeli bir çıkış tasarlanır diye düşünüyorum.”

“Uzun vadede kurda istikrar zor”

QNB Finansbank’ın bugünkü ekonomi bülteninde de negatif reel faiz ve KKM’ye değinilerek“
Yeni uygulamaya konulan politika önlemleri (özellikle kur korumalı TL mevduat) kısa
vadede kurdaki oynaklığı dizginlemiş gözükmekle birlikte, bu kadar düşük bir reel
faiz oranı ile döviz kurundaki istikrarın uzun vadede sürdürülmesinin zor olacağını
düşünüyoruz” dendi.

Negatif reel faiz oranları ve genişletici kredi politikalarının iç talebi canlandırmasıyla
mevcut maliyet etkilerinin üzerine yeni enflasyonist baskıların eklemesinin de muhtemel
olduğuna işaret eden banka, “Ayrıca, küresel enflasyon, Fed’in yaklaşan faiz artırım
döngüsü ve jeopolitik belirsizlikler riskleri artırmaktadır. Bu doğrultuda, bu yıl
içinde para politikasında kayda değer bir sıkılaştırma yapılmasının muhtemel olduğunu
düşünmeye devam ediyoruz” dedi.

“Tekrar dövize yönelme riski var”

Tera Yatırım Başekonomisti Enver Erkan, “Önümüzdeki süreçte gerek bireyler, gerekse
de şirketler KKM ürününden çıkış uygulandığında tekrar döviz alımına yönelebilir.
Bu da, mevduat tipine ilişkin uygulama son bulduğunda şu anda olanın tam tersi bir
etki yaratma riski oluşturmaktadır” uyarısında bulundu.

“Kur, KKM ürünü ve biraz da ilerleyen aylarda turizmin cari dengeye olumlu katkısıyla
dengeli kalabilir görünüyor. Yine de, daha uzun vadede TL’nin değerinin korunması
noktasında çok güçlü bir etki yaratamayabilir” diyen Erkan, şöyle devam etti:

“Para politikası sıkı değil ve negatif reel faiz TL cinsinden tasarruf tutma eğilimlerini
sınırlıyor. Bu durum kura olumsuz şekilde baskı kurabilir. Diğer taraftan, KKM ürününe
ilişkin olarak Hazine kur getirisini garanti altına almış olduğundan, kur artışlarında
kamu maliyesi yükü oluşacaktır.”

Kurlarda, ihracatçı kârlılığı ve rekabetçi kur söylemleri çerçevesinde sürekli bir
düşüş etkisinden ziyade düşük oynaklık olgusuna ağırlık verildiğini belirten Erkan,“
Getirilerin enflasyonun bir hayli altında kaldığı bir ekonomide, kurlardaki dengenin
yan enstrümanlarla sürdürülmesinin uzun süreli bir strateji olmayacağını ve asıl
olgunun enflasyonun düşürülmesi ve para politikasının sıkılaştırılması yönünden 
geçtiğini düşünürüz” yorumunu paylaştı.
