# Küresel enerji görünümü: Paris anlaşması hedefleri büyük risk altında

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kuresel-enerji-gorunumu-risk/
- Yayımlanma: 2025-10-15T17:36:05+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Küresel Enerji Görünümü 2025 raporu, enerji sektöründeki zorlu geçiş yolunu gözler
önüne sererek [Paris Anlaşması](https://www.borsatek.com/paris-iklim-anlasmasi-nasil-uygulanacak-72229h/)‘
nın 1.5 santigrat derece hedefine ulaşma yolunun ciddi risk altında olduğunu gösterdi.
Jeopolitik belirsizlikler, sürekli artan enerji maliyetleri ve politika yapıcıların
değişen öncelikleri, küresel enerji sistemini temelden yeniden şekillendiriyor.

[McKinsey & Company](https://www.mckinsey.com/) tarafından hazırlanan bu kapsamlı
Küresel Enerji Görünümü raporu, enerji sektöründeki mevcut eğilimleri ve uzun vadeli
yapısal güçleri derinlemesine analiz etti. Rapor, iklim değişikliğinin en yıkıcı
etkilerinden kaçınmak için gerekli olan adımları ve karşılaşılan engelleri vurguluyor.
Analizler, enerji geçişinin hızını etkileyecek olan politikalar, teknolojik ilerlemeler
ve arz zinciri kısıtlamaları gibi temel faktörlere odaklanarak “Yavaş Evrim”, “Süren
Momentum” ve “Sürdürülebilir Dönüşüm” olmak üzere üç olası senaryo çerçevesinde 
yürütüldü.

## Küresel enerji görünümü ve yükselen sıcaklık tehlikesi

![Küresel enerji görünümü: Paris anlaşması hedefleri büyük risk altında Borsatek](
https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/10/Kuresel-enerji-gorunumu-ve-
yukselen-sicaklik-tehlikesi-1024x652.webp)

Raporda modellenen her üç senaryoda da fosil yakıt tüketiminden kaynaklanan karbon
emisyonlarının artmaya devam etmesi, enerji ve sürdürülebilirlik konularının ne 
denli iç içe geçtiğini bir kez daha gösterdi. Geçtiğimiz yıl, emisyonlar rekor seviyelere
ulaştı ve üç modellediğimiz senaryo arasındaki fark daha da açıldı. Bu gidişat, 
küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerin 1.5 santigrat derece üzerinde
sınırlama yolunun risk altında olduğunu açıkça ortaya koydu.

Senaryolara göre 2100 yılına kadar beklenen sıcaklık artışları şu şekilde sıralandı:

Sürdürülebilir Dönüşüm senaryosunda: 1.9 santigrat derece

Süren Momentum senaryosunda: 2.3 santigrat derece

Yavaş Evrim senaryosunda: 2.7 santigrat derece

Bu tahminler, bir önceki 2024 perspektifinde sunulan rakamlara göre 0.1 santigrat
derece daha yüksek bir artışa işaret etti. Rapor, 2050 yılına kadar yapılan emisyon
projeksiyonlarına rağmen, tüm senaryolarda emisyon tahminlerinin hala [Paris Anlaşması ](https://www.borsatek.com/paris-anlasmasi-10-kasimda-yururluge-giriyor-74059h/)
hedeflerinin oldukça üzerinde kalacağını belirtti.

## Enerji talebindeki küresel dengesizlik ve yeni odaklar

![Küresel enerji görünümü](https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/10/
enerji-hindistan-endonezya-1024x652.webp)

Küresel enerji görünümüne ülkeler bazında baktığımızda birincil enerji talebi, özellikle
Hindistan ve Endonezya gibi düşük ve orta gelirli, kalabalık ülkelerdeki hızlı ekonomik
büyüme ve artan yaşam standartlarından kaynaklanan tüketimle büyümeye devam ediyor.
Günümüzde dünya nüfusunun %45’inden azı küresel enerji arzının %80’inden fazlasını
tüketirken, bu dengenin gelecekte kişi başına enerji tüketimi düşük olan kalabalık
ülkelere doğru kayması bekleniyor. Hindistan’ın enerji talebindeki büyümenin 2050
yılına kadar diğer tüm bölgeleri geride bırakarak en yüksek artışı sergileyeceği
öngörüldü.

Geleneksel olarak binalar ve sanayi tarafından yönlendirilen elektrik talebi artışı
küresel enerji görünümü açısından öne çıkıyor. Son yıllarda ulaştırma ve veri merkezleri
gibi yeni ve güçlü talep faktörleriyle genişledi. Elektrikli araçların hızla benimsenmesi
ve veri merkezlerinden gelen talep artışı nedeniyle, küresel elektrik tüketiminin
2050 yılına kadar 2023 seviyesinin iki katına çıkması öngörülüyor. Kuzey Amerika’da
ise [veri merkezleri,](https://www.borsatek.com/veri-merkezleri-ates-hattinda-olabilir-84004h/)
2030’a kadar elektrik talebinin yaklaşık %14’ünü oluşturarak ana itici güç haline
geliyor. Çin, mutlak değer olarak en büyük artışı yaşayarak 2050’ye kadar elektrikleşmeye
liderlik edecek.

## Fosil yakıtların direnci ve karbonsuzlaşmanın yüksek maliyeti

![Küresel enerji görünümü: Paris anlaşması hedefleri büyük risk altında Borsatek](
https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/01/7729.jpg)

Küresel Enerji Görünümü raporundaki kritik bir bulgu, senaryolara bağlı olarak fosil
yakıtların 2050 yılında küresel enerji tüketiminin yaklaşık %41 ila %55’ini oluşturmasının
beklenmesiydi. Bu oran, bugünkü %64 seviyesinden düşüş anlamına gelse de, önceki
2050 projeksiyonlarımızdan daha yüksek bir seviyede kaldı ve mutlak miktarlarda 
daha fazla yakıt anlamına geliyor. Petrol talebi 2030 civarında zirveye ulaşacak.

Enerji geçişi, basit bir teknolojik değişimden ziyade, muazzam ve zorlu bir fiziksel
dönüşümdür. Enerji sistemi karbonsuzlaşmasının son %5’lik kısmının maliyetinin, 
ton başına karbondioksit için 90 ila 170 dolar arasında olabileceği tahmin edildi.
Bu maliyet, karbonsuzlaşmanın ilk aşamalarındaki ton başına karbondioksit için 45
ila 70 dolarlık maliyetlerle karşılaştırıldığında önemli bir artış ifade ediyor.
Bu yüksek maliyet, karbonsuzlaşmanın son aşamasında karbon yakalama, uzun süreli
depolama ve temiz yakıt jeneratörleri gibi yüksek maliyetli teknolojilerin zorunlu
olmasından kaynaklanıyor.

Küresel enerji görünümü raporu temiz enerjiye dikkat çekiyor. Temiz enerji teknolojileri
için tedarik zincirindeki darboğazlar ve artan maliyetler de enerji geçişini yavaşlatan
önemli faktörler arasında yer aldı. Yenilenebilir enerji yatırımları, önemli ilerlemelere
rağmen, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin’deki 2030 hedeflerinin
gerisinde kaldı.

## İleriye dönük görünüm ve kritik kararlar

![Küresel enerji görünümü: Paris anlaşması hedefleri büyük risk altında Borsatek](
https://i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/04/elektrik-1024x667.jpg)

Küresel enerji görünümü raporuna göre Dünya, enerji geçişinde kritik bir dönemeçte
duruyor. Güvenilirlik ve uygun fiyat sağlanmadıkça, enerji geçişinin gerçekleşmesi
zorlaşacak. Enerji sektöründeki karar vericiler ve düzenleyiciler için güvenilirlik,
müzakere edilemez bir zorunluluk olmaya devam ediyor. On yıllık bir süreçte küresel
sera gazı emisyonlarının artmaya devam etmesi, dünyanın net sıfır hedefine ulaşma
yolunda ilerlemediğini gösteriyor.

Her ne kadar düşük emisyonlu teknolojilerin yaygınlaşmasında önemli bir ilerleme
kaydedilmiş olsa da, 2050’ye kadar gerekli olan seviyenin yalnızca yaklaşık %10’
u konuşlandırıldı. Yapay zekanın (AI) yönlendirdiği atılımlar ve hızlanan güneş-
rüzgar enerjisi kurulumları gibi gelişmeler, enerji sisteminde hızlı büyümeyi teşvik
ediyor. Ancak karbonsuzlaşma yolculuğu zorlu kalmaya devam edecek ve enerji sektörü
liderlerinin esneklik ve çeviklik oluşturması, zorlukları fırsatlara dönüştürmede
hayati bir rol oynayacak.
