# Küresel hidrojen yatırımları 1 milyar doları aştı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kuresel-hidrojen-yatirimlari-1-milyar-dolari-asti-95684h/
- Yayımlanma: 2023-03-03T11:14:24+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’nın (IRENA) “Yenilenebilir [Enerji](https://www.enerji.gov.tr/anasayfa)
Finansmanı Küresel Görünümü 2023″ raporundan derlenen bilgilere göre, hidrojen ekonomisi
ve teknolojisine yönelik çalışmaların artacağı ve bu alanda alternatif metotlara
göre yeşil hidrojen üretim maliyetinin düşeceği öngörülüyor.

Kilogram başına yeşil [hidrojen](https://www.borsatek.com/kuresel-hidrojen-yatirimlari-500-milyar-dolara-ulasacak-67323h)
üretim maliyetinin 2021’de 3 dolar seviyesinde olduğu ve düşüşlerin devam edebileceğine
işaret edilen rapora göre, yüksek hacimli hidrojenin uzun mesafelerde taşınmasının
hala daha bu sektörde zorluk teşkil ettiği ve alanda faaliyet gösteren sektör paydaşları
tarafından bu zorluğun dile getirildiği kaydedildi.

Zorluklara rağmen küresel hidrojen yatırımları 1,1 milyar dolara ulaşırken, bu yatırımların
yüzde 44’ü ABD’de, yüzde 33’ü ise Asya Pasifik ülkelerinde gerçekleşti.

Rapora göre, yeşil hidrojen üretebilmek için kilit öneme sahip bulunan elektroliz
teknolojisinde ise Çin, ABD’den 2,5 kat daha fazla yatırım yaparken, elektroliz 
işlemlerinin Çin’de diğer bölgelere oranla yüzde 80 daha ucuz maliyetle gerçekleştirilebildiği
aktarıldı.

Orta Doğu ve Avrupa’da gerçekleştirilecek bazı projelerde hidrojen standartlarının
net olmaması sebebiyle yatırımların istenilen hızda olmadığı belirtilen raporda,
60 dan fazla ülkede hidrojen stratejisi oluşturulduğu ifade edildi.

Dünya genelinde yeşil hidrojen üretebilmek için kilit öneme sahip elektroliz kapasitesinin
2030’da 115 gigavata ulaşacağı hesaplanırken, bunun yüzde 73’ünün Avrupa bölgesinde
yer alacağı öngörülüyor.

Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş ve rüzgara yapılan yatırımların
artması hidrojen teknolojilerini de geliştiriyor. Bu kapsamda, Avrupa ve ABD benzer
girişimlerle bölgelerinde hidrojen ekosistemi çalışmalarını hızlandırıyor. Söz konusu
iki bölgede hidrojen ekosisteminin geliştirilmesi için geçen yılın ilk altı ayında
toplamda 126 milyar dolarlık yatırım taahhüt edildi.

Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği (H2DER) Başkanı Yusuf Günay, Türkiye’deki hidrojen
çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’de de dünyada olduğu gibi bu alandaki
çalışmaların hız kazandığını söyledi.

H2DER üyesi şirketlerin yeşil hidrojen üretimine yönelik çalışmalara öncelik verdiğini
ifade eden Günay, “Hidrojenin üretim, depolama, taşıma ve kullanım aşamalarının 
her biri henüz dünyada da gelişim sürecinde. Hidrojen pazarı oluşsun diye, Avrupa
Birliği 3 milyar avro sermayeli Avrupa Hidrojen Bankası kuruyor. Türkiye de ise 
hidrojene yönelik eylem planı açıklandı. Türkiye’nin cari açığına sebep olan en 
önemli kalemlerden biri enerji. Müthiş bir güneş ve rüzgar enerjisi üretme potansiyelimiz
var. Bu potansiyeli kullanarak yeşil hidrojen üretilebilir. Yeşil hidrojen alternatifsiz
bir enerji türü. Ayrıca enerjinin depolanması için de kullanılabilecek bir ürün.”
diye konuştu.

Günay, Türkiye’nin coğrafi konumunun, enerji alanındaki yapılanma ve gelişmeyi de
belirleyecek kadar değerli olduğunu anlattı.

### “Enerjide coğrafyamız kader değil, zenginliktir”

Derneğe üye iki enerji şirketinin hidrojen projeleri için fon ve AB onayı aldığına
işaret eden Günay, şu ifadeleri kullandı:

“H2DER’e üye iki şirket projenin yürütücüleridir. ‘Yerinde üretim’ düsturu ile proje
ortağı şirketler için üretim yapıp taşımayı da gerçekleştirecekler. Türkiye Batı
Karadeniz’den başlayıp, Trakya’dan Çanakkale Boğazı’nı takip eden, Ege boyunca Akdeniz’e
inen ve Toroslar’da Sertavul Geçidi’ne kadar uzanan eşsiz bir rüzgar nehrine sahip.
Konya, Karaman, Aksaray, Van başta olmak üzere şehirlerimiz güneş enerjisi santrali
için son derece verimli alanlar. Ekvatora yakınlığımız, ultraviole kalitesini sağlayan
güneş ışınımı ve soğutma avantajı sağlayan bölgelerimiz var. Dolayısıyla gerek rüzgar
gerekse güneş santrali kurulumu için büyük avantaj sahibiyiz. Yenilenebilir enerji
potansiyelimiz çok yüksek. Bu nedenle, yeşil hidrojen üretiminde AB’nin en önemli
hidrojen tedarikçisi olabiliriz. Enerjide coğrafyamız kader değil, zenginliktir.”

Günay, Kasım 2022’de Mısır’ın Şarm el-Şeyh kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler
İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 27. Taraflar Konferansı’nın (COP27), başta 
Mısır olmak üzere, onlarca Kuzey Afrika ülkesinin yeşil hidrojen anlaşmalarına zemin
olduğunu anımsatarak, “Avustralya bile, AB’ye satmak üzere hidrojen üretimi başlatıyor.
Oysa biz hem üretim için kaynaklara hem de taşıma için avantaja sahibiz. AB’ye en
yakın büyük üretici biz olmalıyız. Derneğimiz üyeleri arasında, ülkemizin ve dünyanın
en büyük şirketleri de var.” değerlendirmesinde bulundu.
