# Küresel konut krizi geliyor: Balon sönecek, fiyatlar düşecek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kuresel-konut-krizi-geliyor-balon-sonecek-fiyatlar-dusecek-91525h/
- Yayımlanma: 2022-10-25T14:51:22+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

The Economist, bu haftaki sayısında küresel bir [ev fiyatları](https://www.borsatek.com/kira-ve-ev-fiyatlariyla-ilgili-hukumetten-yeni-aciklama-88678h)
krizinin geldiğini, bu krizin finansal sistemi çökertmese de mali durumu mahvolmuş
bir grup insan bırakacağını ve siyasi bir fırtına başlatacağını belirtti.

Dergide konu ile ilgili yapılan analizde ev fiyatlarının yıllarca güvenilir bir 
şekilde yükseldiği ve ardından pandemi sırasında hızla arttığı hatırlatıldı.

Sözcü’nün aktardığı [habere ](https://www.sozcu.com.tr/2022/ekonomi/the-economist-kuresel-bir-konut-krizi-geliyor-7439552/)
göre, yazıda, “Bugün servetiniz gayrimenkule dayanıyorsa gergin olmanın zamanı geldi.
Ev fiyatları şimdi dokuz zengin ekonomide düşüyor. Amerika’daki düşüşler şu ana 
kadar küçük ama bazı piyasalarda şimdiden dramatik bir boyuta ulaştı” ifadelerine
yer verildi.

Kanada’da ev fiyatlarının şubata göre yüzde 9 azaldığı hatırlatılırken bu çöküşün
2007-2009 dönemindeki gibi küresel bir bankacılık krizine sebep olmayacağı ancak
mali açıdan çökmüş bir grup insan bırakarak siyasi bir fırtına başlatacağı belirtildi.

### Konutlar 250 trilyon dolar değerinde

ABD’de ise mevcut evlerin satışları ağustos ayında yıllık bazda yüzde 20 düştü ve
yeni emlak ilanları yüzde 13 geriledi. Kanada’da da konut satışlarının bu yıl yüzde
40 düşebileceği belirtildi.

Analizde ayrıca konut fiyatlarındaki düşüşün büyümeye de zarar verdiği belirtildi.
Yazıda dünya çapında konutların yaklaşık 250 trilyon dolar değerinde olduğu ve tüm
servetin yarısını oluşturduğu hatırlatılırken, “Bu sermaye yapısı parçalanırken,
tüketicilerin harcamalarını kısmaları muhtemel olabilir. Merkez bankalarının faiz
oranlarını yükselterek yaratmayı amaçladığı şey daha soğuk bir ekonomi olsa da, 
çöken güven kendi başına bir ivme kazanabilir” ifadelerine yer verildi.

Yazıda piyasadaki ana sorunun nedeni olarak faiz oranları gösterildi. Amerika’da
30 yıllık konut kredisi faizi bir yıl öncesinin iki katı ve Nisan 2002’den bu yana
en yüksek seviye olan yüzde 6.92 seviyesinde. Emlak balonu, faiz indirimleri, nakit
teşvikleri gibi politikalar fiyatları önceki yıllarda körüklese de şimdi fiyatlar
merkez bankalarının sıkılaşma politikalarıyla birlikte tersine doğru gidiyor.

![eco.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/eco.jpg)

### Mali çöküş yaşanmayacak

Analizde ayrıca borç alanların satın alma gücünün düştüğü de hatırlatıldı. Bu durumun
yeni alıcıların ev satın almasını zorlaştırdığı, talebi bastırdığı ve mevcut sahiplerin
mali durumlarını sıkıştırdığı belirtildi. Yazıda önceki yıllarda ayda 1800 dolar
ödeyecek birinin alabileceği borç miktarının önceki yıla göre yüzde 33 düştüğü aktarıldı.

Makalede düşen ev fiyatlarının Amerika’da 15 yıl önce olduğu gibi destansı bir mali
çöküşe neden olmayacağı belirtildi. Kredilerin 15 yıl öncesine göre daha az riskli
ve bankaların sermayelerinin daha güvenilir olduğu belirtildi.

Ancak Güney Kore ve İskandinav ülkeleri gibi bazı diğer yerlerde durumun ABD’ye 
göre daha kritik olduğu aktarıldı. Bu ülkelerde borçlanmada büyük hızlanmalar görüldüğü
belirtilirken bankaların ve finans şirketlerinin büyük kayıplara maruz kalabileceği
belirtildi.

### En kötü kriz Çin’de

Yazıda konutla ilgili en kötü mali krizin Çin’de yaşanacağı belirtildi. Bu ülkede
emlak devi Evergrande’nin iflasa sürüklenmesiyle birlikte teslim edilemeyen konutlar
ve kredi boykotları gibi pek çok gelişme meydana gelmişti.

Analizde kimi ülkelerde sabit faizli konut kredilerinin ağırlıkta olduğu hatırlatılırken
İsveç, Avustralya gibi yerlerde değişken faizli konut kredilerinin yoğunlukta olduğu,
merkez bankalarının faiz artışlarının bu kredi sahiplerini borç krizi içerisine 
sokabileceği hatırlatıldı.

Ödemeleri karşılayamayanların evlerini tekrar satmak zorunda kalabileceği belirtilirken
siyasi boyutun burada devreye gireceği belirtildi. Yazıda son olarak şu analize 
yer verildi:

“Konut piyasaları zaten bir savaş alanı. Bürokrasi büyük şehirlerde yeni evler inşa
etmeyi çok zorlaştırıyor ve bu da arz sorununa yol açıyor. Zengin dünyadaki bir 
nesil genç, haksız bir şekilde ev sahipliğinden dışlandıklarını düşünüyor.

Kredi maliyetlerinin pahalı olması da yeni alıcıların daha fazla yük üstlenmesine
neden oluyor. Mali açıdan savunmasız ev sahiplerinden oluşan yepyeni bir sınıf, 
memnuniyetsizlerin saflarına katılmak üzere”
