# Küresel piyasalarda gözler yoğun veri gündeminde

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kuresel-piyasalarda-gozler-yogun-veri-gundeminde-79525h/
- Yayımlanma: 2022-01-29T14:16:51+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Küresel pay piyasaları, ABD Merkez Bankası’nın ([Fed](https://www.borsatek.com/borsa-fed-sonrasi-yukselisle-kapatti-79431h))
şahinleşen tutumuyla satış ağırlıklı bir seyir izlerken, gelecek hafta gözler İngiltere
ve Avrupa merkez bankalarının politika kararları ve ABD’de tarım dışı istihdam başta
olmak üzere yoğun veri gündemine çevrildi.

Fed’in para politikası kararları ve Fed Başkanı [Jerome Powell](https://www.borsatek.com/powell-konustu-metal-fiyatlari-rekora-kostu-78540h)‘
ın toplantı sonrası yaptığı açıklamalar neredeyse bütün varlık fiyatlarında dalgalanmayı
beraberinde getirdi.

Fed, beklentiler dahilinde politika faizini değiştirmeyerek yüzde 0-0,25 aralığında
sabit bırakırken, faizlerin “yakında” artırılmasının uygun olacağını belirtti.

Varlık alımlarının mart ayı başında sona erdirileceğini ifade eden Fed, bilanço 
azaltma prensipleri üzerinde de anlaşıldığını ve bilanço azaltımının faiz artımından
sonra başlayacağını duyurdu.

Powell, Federal Açık Piyasa Komitesi ([FOMC](https://www.federalreserve.gov/monetarypolicy/fomc))
kararları sonrasında yaptığı konuşmada, bankanın mart ayındaki toplantısında faiz
oranlarını artırma niyetinde olduklarını belirtti.

Ekonominin beklentiler doğrultusunda gelişip gelişmediğini dikkatle izleyeceklerini
kaydeden Powell, yüksek enflasyonun beklenenden daha kalıcı hale gelme riski de 
dahil olmak üzere risklere karşı dikkatli olacaklarını ve uygun şekilde yanıt vereceklerini
dile getirdi.

Powell, Fed’in bilanço azaltımının ise faiz artışının ardından geleceğine işaret
ederek, bilançonun küçültülmesine ilişkin zamanlama, hız ve diğer ayrıntılar konusunda
karar alınmadığını, bunun gelecek toplantılarda görüşüleceğini bildirdi.

Bu gelişmelerle birlikte, tahvil piyasalarında Fed’in mart ayında 50 baz faiz artışına
gideceğine ilişkin beklentiler güçlenirken, yıl sonunda politika faizinin en az 
yüzde 1,25’e yükseltileceği tahmin ediliyor.

Rusya ile Ukrayna arasında devam eden gerilim de varlık fiyatları üzerindeki etkisini
sürdürüyor. Rusya Ukrayna’ya saldırma niyetinde olmadıklarını belirtirken, ABD Rusya’nın
Ukrayna sınırına yakın bölgelere ve Belarus’a yaptığı askeri yığınağını daha da 
artırdığını söyledi.

Avrupa Birliği’nden Rusya’ya karşı Kuzey Akım 2 projesinin iptali dahil her seçeneğin
masada olduğu açıklaması gelirken ABD, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni toplantıya
çağırdı.

Söz konusu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 1,87 ile yüzde 1,71
arasında dalgalanmasının ardından haftayı önceki hafta kapanışının hemen üzerinde
yüzde 1,77 seviyesinden tamamladı.

Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilim sonrası güvenli liman varlıklardan altının 
ons fiyatı yükseliş eğiliminde hareket etse de, Fed’in şahinleşen tutumuyla kazançlarını
geri vererek, geçen hafta yüzde 2,42 düşüşle 1.790 dolara indi.

Brent petrolün varil fiyatı yükseliş eğilimini üst üste altıncı haftaya taşıyarak
90,1 dolarla Ekim 2014’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı ve haftayı yüzde 2,1
artışla 88,8 dolardan tamamladı.

Analistler, gelecek hafta veri gündeminin yoğun olduğunu hatırlatarak, bununla birlikte
dünya genelinde açıklanmaya başlayan 2021 4. çeyrek şirket finansal tablolarının
hisse bazlı oynaklığı artırabileceğine dikkati çekti.

ABD’de gözler yoğun veri gündemine çevrildi

ABD’de pay piyasalarında para politikasındaki belirsizliğin kısmen azalmasıyla üç
haftalık düşüş eğilimi bu hafta sonlanırken, gelecek hafta cuma günü açıklanacak
tarım dışı istihdam başta olmak üzere yoğun veri gündemi yatırımcıların odağına 
yerleşti.

Fed’in bu haftaki şahin açıklamalarına karşın, enflasyonunun yükselmeye devam etmesi
halinde elindeki araçları kullanmaktan çekinmeyeceğini belirtmesi bu hafta açıklanacak
verilerin önemini artırdı.

Analistler, Fed’in para politikasını belirlerken dikkate aldığı bir çok verinin 
açıklanacağı haftada, verilerdeki enflasyonist işaretlerin varlık fiyatlarında oynaklığı
artırabileceğini bildirdi.

Bilanço sezonun ise gelecek haftadan itibaren gündemi daha fazla meşgul etmesi bekleniyor.
Bu hafta açıklanan bilançolara göre, ABD’li elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın
karı 2021’de 5,5 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı.

ABD’li teknoloji devlerinden Apple’ın geçen yılın ekim-aralık döneminde elde ettiği
gelir, tedarik zinciri sıkıntılarına rağmen yıllık yüzde 11 artışla 123,9 milyar
dolara ulaşarak rekor kaydetti.

Microsoft’un net karı ise geçen yılın ekim-aralık döneminde bir önceki yılın aynı
dönemine kıyasla yüzde 21 artarak 18,8 milyar dolara yükseldi.

Makroekonomik veri tarafında ise ABD ekonomisi yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının
etkisiyle 2020’de gösterdiği daralmanın ardından geçen yıl yüzde 5,7 ile 1984’ten
bu yana en güçlü büyümeyi kaydetti.

New York Borsası Fed’in şahinleşen tutumuyla satış baskısı altında kalsa da, haftanın
son işlem gününde para politikasına ilişkin azalan belirsizliklerle birlikte risk
iştahının kısmen de olsa güçlendiği görüldü.

Söz konusu gelişmelerle S&P 500 endeksi haftalık bazda yüzde 0,77, Dow Jones endeksi
yüzde 1,34 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,01 değer kazandı.

31 Ocak ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi Dallas Fed imalat endeksi,
salı imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI, inşaat harcamaları ve ISM
imalat sanayi PMI, çarşamba ADP istihdam raporu, perşembe hizmet sektörü PMI, fabrika
siparişleri ve dayanıklı mal siparişleri, cuma ise işsizlik verileri takip edilecek.

Avrupa’da merkez bankaları haftası

Avrupa borsalarında risk iştahı Fed’in şahinleşen duruşu ve Rusya ile Ukrayna arasında
artan tansiyonla gerilerken, gelecek hafta başta perşembe günkü Avrupa Merkez Bankası(
ECB) ve İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) politika faizi kararları olmak üzere 
yoğun veri gündemi takip edilecek.

Gelecek hafta ECB’nin politika faizinde değişikliğe gitmesi beklenmezken, tahvil
piyasalarında BoE’nin yüzde 80 ihtimalle politika faizini 15 baz puan artıracağı
fiyatlanıyor.

Öte yandan, bankaların varlık alım programlarında değişiklere gitmesi ihtimali bulunurken,
toplantı sonrası başkanların yapacakları açıklamalarda para politikasının geleceğine
ilişkin ipuçları aranacak.

Rusya ile Ukrayna arasında artan çatışma ihtimali bu hafta da Avrupa gündemini meşgul
etmeyi sürdürürken, bölgede artan tansiyon risk iştahını olumsuz etkilemeye devam
ediyor.

Bölgede açıklanan makroekonomik verilere göre ise Almanya ekonomisi geçen yılın 
son çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,7 daralarak beklentilerin üzerinde küçülürken,
Almanya’da Ifo beklentiler endeksi ise 95,2’ye yükseldi.

Bu hafta İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,37, Almanya’da DAX endeksi yüzde 
1,83, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,45 ve İtalya’da MIB 30 endeksi ise yüzde 
1,83 değer kaybetti.

Gelecek hafta Avrupa’da pazartesi Avro Bölgesi’nde 2021 4. çeyrek Gayrisafi Yurt
içi Hasıla (GSYH), Almanya’da Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), salı bölge genelinde
imalat sanayi PMI ve Almanya ile Avro Bölgesi’nde işsizlik, çarşamba Avro Bölgesi’nde
TÜFE, perşembe bölge genelinde hizmet sektörü PMI ve cuma Almanya’da fabrika siparişleri
takip edilecek.

Asya piyasalarına Fed darbesi

Asya’da bu hafta pay piyasalarında para politikasını sıkılaştıracağını duyuran Fed
sonrası satış ağırlıklı eğilim güçlenirken, artan Kovid-19 vakaları da söz konusu
seyri destekledi.

Bölge genelinde yayılmayı sürdüren Kovid-19 salgını bazı ülkelerde önlemlerin artırılmasına
sebep olurken, Japonya’nın 16 eyalette uyguladığı kısmi olağanüstü hali 34 eyalete
genişletmeyi planladığı bildirildi.

Çin’de yaklaşan yeni yıl tatili sebebiyle artan hareketlilik virüsün yayılmasının
daha da hızlanacağı endişesiyle risk iştahının azalmasında etkili oldu.

Japonya Merkez Bankası Başkanı Haruhiko Kuroda ise para politikasını aşırı gevşek
tutmayı taahhüt etti ve merkez bankasının ücretler yükselmeye başlamadan önce enflasyonun
artma riskinin farkında olduğunu söyledi.

Çin’in gayrimenkul sektöründe yaşanan krizi kontrol altına almak için Evergrande’yi
bölmeyi değerlendirdiği haberleri basına yansırken, Asya’da açıklanan makroekonomik
verilere göre, Güney Kore ekonomisi geçen yılın dördüncü çeyreğinde yıllık yüzde
4,1 ile beklentilerin üzerinde büyüdü.

Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,92,
Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 4,57, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 6,03
ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 5,67 değer kaybetti.

31 Ocak ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi perakende satışlar ve sanayi
üretimi ve salı işsizlik oranı verileri takip edilecek. Çin borsaları hafta boyunca
yeni yıl tatili nedeniyle kapalı olacak.

Yurt içinde gözler enflasyona çevrildi

Yurt içinde, Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi küresel pay piyasalarıyla birlikte
değer kaybederken, gelecek hafta gözler açıklanacak TÜFE verilerine çevrildi.

Şahinleşen Fed’in küresel pay piyasalarında oluşturduğu satış baskısı Borsa İstanbul’da
da etkili olurken, yoğunlaşacak bilanço dönemi hisse bazlı oynaklıkları beraberinde
getirebilir.

Öte yandan, haftaya açıklanacak TÜFE verileri yatırımcıların odağına yerleşirken,
AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistler ocakta TÜFE’nin aylık bazda 
yüzde 10,09 artmasını bekliyor.

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftayı yüzde 1,39 azalışla 1.983,18 puandan 
tamamlarken, Dolar/TL yüzde 0,41 artarak haftayı 13,5160’tan kapattı.

Analistler, BIST 100 endeksinde teknik açıdan 2.010 puanın direnç, 1.970 puanın 
destek konumunda olduğunu kaydetti.

Gelecek hafta yurt içinde, pazartesi dış ticaret dengesi, salı imalat sanayi PMI,
perşembe TÜFE ve Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve cuma TÜFE bazlı reel efektif döviz
kuru verileri takip edilecek.
