# Küresel piyasaları stagflasyon korkusu sardı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kuresel-piyasalari-stagflasyon-korkusu-sardi/
- Yayımlanma: 2026-03-14T10:48:51+03:00
- Yazar: Selim Soydan

ABD ve İsrail’in İran ile yaşadığı askeri gerilimin [petrol](https://www.borsatek.com/petrol-fiyatlari-100-dolarin-altina-geriledi/)
fiyatlarında yarattığı sert yükseliş, küresel piyasalarda 1970’li yılların kabusu
olan [stagflasyon](https://www.cnbc.com/2026/03/13/iran-oil-shock-differs-1970s-stagflationl)
endişelerini yeniden gündeme taşıdı.

Yüksek enflasyon ve düşük büyüme hızının birleşimiyle oluşan “stagflasyon” senaryosu,
hem hisse senedi hem de tahvil piyasaları için riskli bir atmosfer yaratıyor. Stagflasyon
korkusu yaratan benzer bir tablo en son 2022 yılında, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali
sonrası petrol fiyatlarının varil başına 120 doları aşmasıyla yaşanmıştı.

Yatırımcılar, portföylerini bu “hayalet”ten korumaya çalışırken, ekonomi tarihinin
dersleri 1973 yılındaki OPEC petrol krizi ile bugünün dinamikleri arasındaki benzerlik
ve farklılıkları ortaya koyuyor. Capital Economics verilerine göre, 1973 yılında
S&P 500 endeksi, resesyon ve petrol krizinin eş zamanlı etkisiyle yüzde 40’tan fazla
değer kaybetmiş ve büyük ölçekli şirketler için “kayıp bir on yılın” başlangıcı 
olmuştu.

![dolar](https://i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2026/01/dolar-1-1024x681.
jpg)

## Stagflasyon korkusunun perde arkası

Güncel piyasa dinamikleri, 1970’li yılların ezberlerini bozacak bazı önemli farklılıklar
barındırıyor. 1973 yılında petrol fiyatlarındaki artış zayıf bir dolar eşliğinde
altın yatırımcılarına rekor kazançlar sağlamıştı.

Ancak 2026 yılındaki bu son gelişme, doların diğer majör para birimleri karşısında
güçlenmesiyle sonuçlandı. Gam Çoklu Varlık Bölüm Başkanı Julian Howard, CNBC’ye 
yaptığı açıklamada, altının belirsizliğe karşı güçlü bir korunma aracı olduğunu 
ancak yatırımcıların güçlü dolar karşısında altının bu kez beklenen performansı 
sergileyememesine hazırlıksız yakalandığını belirtti.

![stagflasyon](https://i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/01/19512.jpg)

Howard, ABD’nin artık dünyanın en büyük petrol üreticisi ve ihracatçısı konumunda
olması nedeniyle, Orta Doğu’daki arz kısıtlamalarına karşı 50 yıl öncesine göre 
çok daha az kırılgan olduğunu vurguladı.

Diğer yandan, 1970’li yıllarda küçük ölçekli şirketlerin hisseleri adeta zirve yapmıştı.
BofA Global Research analizine göre, 1975-1977 yılları arasında bu varlık sınıfı
üst üste üç yıl boyunca en iyi performansı gösteren grup olmuştu. Howard, bu yükselişin
ancak piyasadaki sert çöküşten sonra gerçekleştiğini hatırlatarak, 2020’li yıllarda
benzer bir performans beklemek için henüz bir piyasa çöküşünün yaşanmadığına dikkat
çekti.

## Fiziksel varlıklara dönüş ve piyasa beklentileri

Syz Group Yatırım Direktörü Charles-Henry Monchau, mevcut tablonun 1970’lerden farklı
olduğunu savunuyor. Monchau’ya göre, o dönemde hedeflerin çok üzerinde kemikleşmiş
bir enflasyon, durma noktasına gelmiş büyüme ve çökmüş bir politika çerçevesi varken
bugün bu unsurların hiçbiri tam anlamıyla mevcut değil.

Ancak Monchau, “Bu 1970’ler değil ama benzer derecede önemli bir şeyin başlangıcı
olabilir” değerlendirmesinde bulunarak, finansal varlıklardan fiziksel varlıklara
doğru kalıcı bir rejim değişikliği yaşanabileceğini ifade etti. Bu senaryoda enerji,
bakır, çelik ve kritik mineraller gibi fiziksel ekonomiyi destekleyen sektörlerin,
dev teknoloji şirketlerinden pay alarak ana yararlanıcılar olması bekleniyor.

![dolar](https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/11/dolar-1024x611.jpg)

Piyasalardaki güncel duruma bakıldığında petrol fiyatları, Rusya işgali ve OPEC 
krizi dönemindeki tarihi zirvelerinin altında seyretmeye devam ediyor. Brent petrol
vadeli işlemleri, Perşembe günü 100 doların üzerinde kapandıktan sonra bugün yüzde
0,7 düşüşle varil başına 99,78 dolardan işlem görüyor. ABD Batı Teksas tipi ham 
petrol (WTI) ise yüzde 1,3’lük bir değer kaybıyla 94,42 dolar seviyesinde bulunuyor.
Analistler, jeopolitik gerilimin seyri ve merkez bankalarının enflasyonla mücadele
adımlarının, piyasaların stagflasyon sarmalına girip girmeyeceğini belirleyecek 
kritik eşik olduğunu öngörüyor.
