# “Küresel servet artarken eşitsizlik sürüyor”

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kuresel-servet-artarken-esitsizlik-suruyor-32236h/
- Yayımlanma: 2018-01-31T12:17:43+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Dünya Bankası tarafından yayımlanan “Ülkelerin Değişen Serveti-2018” raporunda, 
2014 yılında küresel servetin yüzde 66 artarak 1 katrilyon 143 trilyon dolara ulaşmasına
karşın, dünyada servet dağılımında önemli düzeyde eşitsizliklerin mevcut olduğu 
bildirildi.

Dünya Bankası’nın, ülkelerin ekonomik ilerlemeleri ve sürdürülebilirliklerini değerlendirmek
için servet verisini kullanarak hazırladığı “Ülkelerin Değişen Serveti-2018” başlıklı
raporu yayımlandı.

Raporda, 1995-2014 dönemine yönelik doğal sermaye (ormanlar ve madenler gibi), beşeri
sermaye (bir kişinin ömrü boyunca elde ettiği kazançlar), üretilen sermaye (binalar,
altyapı gibi) ve net yabancı varlıklar gibi bileşenlerin toplamı alınarak 141 ülkenin
servetleri incelendi.

Raporun bulgularına göre, son yirmi yıllık dönemde küresel servet önemli oranda 
artarken, 24’ten fazla ülkede çeşitli gelir dilimlerinde kişi başına düşen servet
azaldı veya aynı kaldı.

Küresel servet tahmini olarak, 2014 yılında sabit fiyatlarla yüzde 66 artarak 690
trilyon dolardan 1 katrilyon 143 trilyon dolara yükseldi. Bu artışa karşın, önemli
düzeyde bir eşitsizliğin mevcut olduğu görülürken, yüksek gelirli OECD ülkelerinde
kişi başına düşen servet düşük gelirli ülkelere göre 52 kat daha fazla gerçekleşti.

Bazı büyük düşük gelirli, Orta Doğu’daki bazı karbon zengini ve 2009 finansal krizinden
etkilenen birkaç yüksek gelirli OECD ülkelerinde kişi başına düşen servet azaldı.
Kişi başına düşen servetin azalması gelecekte gelir üretmek için kritik önem taşıyan
varlıkların tükenebileceğine işaret edebilirken, bunun milli gelir artışına genellikle
yansımayan bir durum olduğu belirtildi.

**“Kadınlar küresel beşeri sermayenin yüzde 40’tan azını oluşturdu”**

Rapora göre, 1995 itibarıyla doğal sermayenin toplam servet içerisinde ağırlıklı
paya sahip olduğu 24’ün üzerinde düşük gelirli ülke son yirmi yıllık dönemde orta
gelir statüsüne yükseldi. Bu yükselişte, doğal sermayeden elde edilen kazançların,
altyapı ile beşeri sermayeyi artıran eğitim ve sağlık gibi sektörlere yatırılması
rol oynadı.

OECD ülkelerinde doğal sermayenin toplam servet içerisindeki payı yüzde 3 olmasına
rağmen, kişi başına düşen doğal sermaye düşük gelirli ülkelere göre üç kat daha 
fazla gerçekleşti.

Doğal sermaye varlıklarının değeri, 1995-2014 döneminde küresel olarak iki katına
çıktığı öngörülürken, bunda ekonomik olarak ispatlanan rezervler ile emtia fiyatlarındaki
artış etkili oldu. Öte yandan, uzun yıllar boyunca tarım arazilerinin orman alanlarının
yok edilmesi pahasına genişletilmesi ile üretken ormanların değeri yüzde 9 azaldı.

Bir insanın kalan çalışma ömrü boyunca elde edeceği kazançların değeri olarak ölçülen
ve dolayısıyla sağlık ile eğitimin rolünü de içeren beşeri sermaye faktörünün de
incelendiği rapora göre, kadınlar, yaşam boyunca elde ettikleri kazanç miktarı daha
düşük olduğu için, küresel beşeri sermayenin yüzde 40’tan azını oluşturdu.

Cinsiyet eşitliğinin sağlanması, beşeri sermaye servetini yüzde 18’e kadar artırabileceği,
küresel servetin üçte ikisini beşeri sermayenin, dörtte birini üretilen sermayenin,
onda birini ise doğal sermayenin oluşturduğu ortaya konuldu. Düşük gelirli ülkeler
arasında servetin en büyük bileşeni ise doğal sermaye olmaya devam etti. 

**En yüksek kişi başı servet Norveç’te**

Raporda, ülkelere göre kişi başı servet rakamlarına da yer verildi.

Buna göre, Yunanistan, Portekiz ve İspanya’da finansal krizin ardından dış borçların
şişmesi ve insan sermayesinin azalması veya durağanlaşmasının etkisiyle 2010’da 
kişi başına servet geriledi.

Ukrayna’da toplam zenginlik yüzde 10 azaldı ancak nüfustaki yüzde 12’lik düşüşün
sonucunda kişi başına zenginlik yüzde 2 arttı.

Türkiye’de ise kişi başına zenginlik, 1995-2014 döneminde yüzde 2 artarak yatay 
seyretti. Bu sonuçta, dış borç yükündeki kademeli yükseliş, zenginliğin büyük bir
kısmını oluşturan doğal sermayedeki azalış ve diğer varlıklardaki yavaş ilerleme
etkili oldu. Bunun sonucunda Türkiye’de kişi başı zenginlik 2014’te 45 bin 998 dolar
oldu.

Kişi başı zenginlik en yüksek 1 milyar 671 bin 756 dolarla Norveç’te, 1 milyar 466
bin 757 dolarla İsviçre’de, 1 milyar 288 bin 607 dolarla Lüksemburg’da gerçekleşti.

**“Beşeri ve doğal sermaye oluşturarak servet artırılabilir”**

Raporda görüşlerine yer verilen Dünya Bankası Grubu Başkanı Jim Yong Kim, “Dünya
genelindeki ülkeler beşeri ve doğal sermaye oluşturarak ve geliştirerek, servetlerini
artırabilir ve daha güçlü büyüyebilirler. Dünya Bankası Grubu ülkelerin insanlarına
daha fazla ve daha hızlı yatırım yapmalarına yardımcı olmaya yönelik çabalarına 
hız veriyor. Eğer beşeri sermayeyi ülkelerin servetinin en büyük bileşeni olarak
değerlendirmezsek sürdürülebilir ve güvenilir kalkınma mümkün olamaz.” değerlendirmelerini
yaptı.

Dünya Bankası’nın Çevre ve Doğal Kaynaklar Küresel Uygulaması Kıdemli Direktörü 
Karin Kemper ise büyümenin orman ve balık gibi doğal sermaye kalemlerinin tüketilmesine
dayalı bir şekilde gerçekleşmesi durumunda kısa vadeli olacağını vurguladı.

Araştırmalarının kişi başına düşen doğal sermayenin değerinin gelir ile birlikte
arttığını gösterdiğini aktaran Kemper, “Bu tespit, kalkınma ile birlikte doğal kaynakların
tükendiği yönündeki geleneksel düşünceyle çelişmektedir.” ifadesini kullandı. 
