# Kurumsal Sosyal Sorumluluk suistimal edilir mi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kurumsal-sosyal-sorumluluk-suistimal-edilir-mi-509yy/
- Yayımlanma: 2015-08-25T16:48:40+03:00
- Yazar: Dr. Ceyhun KIR

Halka açık şirketlerin Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) kapsamında yürüttükleri
faaliyetler kurumsal vatandaşlığın bir gereği. Ancak bu faaliyetler şirket kaynaklarının,
haksız yere ve ekonomik rasyonelliğe aykırı bir şekilde transferine neden olmamalı.
Yatırımcı, hissesine yatırım yaptığı şirketlerin yürüttüğü KSS faaliyetleri yakından
takip ederek bu tür suistimallerin önüne geçebilir.

 Nasıl ki bireyler bir devlete vatandaşlık bağıyla bağlı ve bu bağlılığın gereği
olarak çeşitli sorumluluklar taşıyorlarsa, benzer şekilde yasalara uygun şekilde
kurulan şirketler de bir devletin vatandaşıdırlar ve bir takım sorumluluklar yüklenmişlerdir.
Buna, kurumsal vatandaşlık denmekte ve bundan dolayı şirketlerin de kurumsal sosyal
sorumlulukları bulunmaktadır. Tabii ekonomik ve siyasi kargaşanın hiç eksik olmadığı
Türkiye’de KSS gibi bir konunun gündemde yer edinmesi zor. Borsa’daki fiyatların
kolay kolay tahmin edilemediği bir yatırım ortamında, küçük yatırımcıların, şirket
değerine ancak uzun vadede olumlu etki edecek faktörleri daha az dikkate almaları
yüksek olasılık. Ancak bu bir kısa vade tuzağı. Kısa vadeli fiyat hareketlerine 
göre karar verip, uzun vadedeki yüksek kazançları kaçırmakla sonuçlanabilir. Uzun
vadeli yüksek kazançlar elde etmenin yolu da şirket değerini gelecekte olumlu etkileyecek
faktörlere göre yatırım yapmaktır. Bu faktörlerden biri de KSS.

 Avrupa Komisyonu, KSS’yi şirketlerin topluma ve çevreye karşı olan sorumluluğu 
olarak tanımlamış. Komisyona göre; her şirket içinde bulunduğu toplum ve faaliyet
gösterdiği doğal çevre üzerindeki olumsuz etkilerini en az seviyeye indirme ve daha
da önemlisi toplumu ve doğal çevreyi geliştirecek ve olumlu etkileyecek projelere
destek olma sorumluluğu taşımalıdır. Bu sorumluluğu yerine getirirken yasal zorunlulukların
ötesine geçmeli ve yapacaklarını gönüllülük temelinde yerine getirmelidir. Bu iyi
bir kurumsal vatandaş olmanın gereğidir.

 Şirketler iyi bir kurumsal vatandaş olmak için; doğal çevreyi koruma duyarlılığını,
toplumsal değerlere saygıyı, etik değerleri, insan haklarına saygıyı stratejilerinin
ve ana faaliyet konularının temel dayanağı yapmaları gerekiyor. Ortaklar, çalışanlar,
müşteriler, tedarikçiler ve tüm toplum bireylerinden oluşan menfaat grupları ile
kurulan ilişkilerin, karşılıklı güvene dayalı kazan-kazan modeline göre oluşturulması
yine KSS’ın önemli gerekleri olarak öne çıkıyor. KSS’un bir başka önemli gereği 
de bu kapsamda yürütülen tüm faaliyetlerin şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmesi.
Bir başka ifade ile kamuoyunun zamanında, tam ve doğru olarak bilgilendirilmeli 
ve özellikle şirketin bu alandaki bütçesinin şirket ortaklarının bilgisine ve onayına
sunulmalıdır.

 Peki, KSS şirkete nasıl bir fayda sağlıyor? Hisse senedi yatırımcısı açısından 
önemli olan şirket değerini nasıl yükseltiyor? Şirketin KSS kapsamında yürüttüğü
faaliyetlerin kısa vadede şirket değerini yükseltmesini beklemek boşuna olur. Hatta
bu faaliyetlerin belirli bir maliyeti olacağı için kısa vadeli değer düşüşleri de
olabilir. KSS faaliyetlerinin şirket değerini yükseltmesi uzun vadede gerçekleşir.
Öncelikle KSS’nı gereği gibi yerine getiren şirketlerin toplum nezdindeki itibarı
yükselir. Çalışanlarının bağlılığı ve verimliliği artar, müşterilerin sadakati pekişir,
tedarik zinciri güvenli bir şekilde çalışır ve üretim faaliyetlerinde aksamalar 
oluşmaz. Şirket doğal çevrenin korunması konusunda duyarlı olacağı için, bu konudaki
devletin yaptırımlarına ve cezalarına maruz kalmaz. Üretim faaliyetlerinde yenilenebilir
enerji kaynaklarına yönelim olacağı için enerji verimliliğinde de artış beklenebilir.
KSS önem veren finans kurumlarından ve yatırım fonlarından daha ucuz ve uygun şartlarda
finansman olanakları da uzun vadede şirket değerini yükseltecektir.

 Bütün bunlar kulağa hoş geliyor, ancak bir de madalyonun öbür yüzü var. KSS kapsamında
hayata geçirilen her uygulama şirkete bir maliyet yüklemekte. Örneğin çevreye olan
zararı azaltmak için arıtma tesisi kurulması, yenilenebilir enerji kaynaklarına 
ulaşım için yapılan harcamalar, topluma fayda sağlayan sportif, kültürel veya sanatsal
projelere sponsor olma ya da maddi destek sağlama, eğitim kurumlarına bağışta bulunma
vb. uygulamalar şirketin ciddi bir bütçe ayırmasını gerektiriyor. Bu bütçenin büyüklüğü
ne olacak? Ne kadar harcama yapılmalı iyi bir kurumsal vatandaş olabilmek için? 
Bu soruların cevapları birazda şirketin ölçeği ile ilgili. Büyük ölçekli şirketlerin
KSS uygulamalarına daha fazla kaynak ayırabilecekleri söylemek mümkün. Ancak burada,
KSS için tahsis edilen kaynakların sermayeden değil, şirketin yarattığı katma değerden
veya ürettiği kardan sağlanması temel kıstas olmalıdır.

 Halka açık şirketlerin KSS kapsamında yaptıkları harcamalarda dikkate edilmesi 
gereken bir kötü uygulamadan da bahsetmekte fayda var. Bazı şirketler bu tür harcamalar
yolu ile şirket kaynaklarını haksız yere ve ekonomik rasyonelliğe aykırı şekilde
şirket dışına transfer edebilmektedirler. Böyle harcamalar her ne kadar KSS kisvesi
altında yapılsa da şirkete zarar vermekte ve piyasa değerini düşürmektedir.

 Uzun vadeli yatırım yapan küçük yatırımcının, hissesini aldığı şirketin KSS kapsamında
yürüttüğü faaliyetleri ve bu faaliyetlerin bütçelerini yakından takip etmesinin 
hem hakkı hem de görevi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Küçük yatırımcılar hem
bireysel haklarını, hem de diğer diğer küçük yatırımcılarla ortak hareket ederek
azınlık haklarını kullanıp, şirket yönetimi üzerinde baskı yaparak, şirketin iyi
bir kurumsal vatandaş olmasını ve KSS’ın gereği gibi yerine getirilmesini sağlayabilirler.(
Bireysel ve azınlık haklarının nasıl ve hangi platformlarda kullanılabildiğini daha
önceki yazılarımızda ele almıştık) Ayrıca anılan hakları kullanarak, KSS bütçeleri
incelenip, şirket kaynaklarının dışarıya transferini engelleyecek girişimlerde bulunmaları
mümkün. Ortaklık haklarının bu şekilde kullanımını küçük yatırımcıların sorumluluğu
olarak değerlendirmek gerekir.

  

  
