# Fon vurgunu ve klasik edebiyat

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/levent-cinemre-fon-vurgunu-ve-klasik-edebiyat/
- Yayımlanma: 2026-11-03T17:31:34+03:00
- Yazar: Levent CİNEMRE

Eylül ayında patlak veren piyasa dolandırıcılığı gündemi belirledi, hepimizi çok
etkiledi. Böyle olması da son derece normal çünkü bu örgütlü dolandırıcılık sonucunda
yüz milyarlarca lira birilerinin cebinden çıkıp başkalarının cebine girdi. Kurduğu
siyasi ve bürokratik bağlantılar sayesinde her türlü denetimden kaçmayı başaran 
örgüt borsada ve genel ekonomide de on milyarlarca doların buharlaşmasına neden 
oldu.

Kamuoyu baskısıyla bazı kişiler tutuklandı, davalar açıldı, bazı yetkililere işten
el çektirildi, bazı siyasiler kenara çekildi ama bu örgütlü yapının bütün siyasi
ve bürokratik bağlantılarıyla birlikte tam anlamıyla temizlenmesinin uzun süreceği
ve belki de hiç başarılamayacağı belli oluyor.

Bizim şu anki gündemimizde çok büyük yer tutan piyasa dolandırıcılığı ve borsa oyunları
elbette sadece bize özgü bir olay değil. Geçmişte birçok ülkede oldu ve gelecekte
de olacak. Hatta öyle ki hayatı takip eden edebiyat, borsayı da kapsamına aldı ve
ileride de alacaktır. Ben de bu yazıda, Jack London’dan çevirdiğim, ancak henüz 
yayımlanmayan _Burning Daylight_ romanı başta olmak üzere borsaya yer veren bazı
tanınmış edebiyat eserlerini özetleyeceğim:

**Jack London: Borsada avlanırken av olmak**

Jack London, _Burning Daylight_ (Yakan Günışığı) başlıklı romanında borsa oyunlarına
ve ticari işlemlere geniş yer verir. Alaska’da yaşayan, oradaki altın madenlerinden
ve diğer ticari girişimlerinden büyük paralar kazanan Günışığı lakaplı Elam Harnish,
sonrasında New Yorklu üç büyük işadamının davetiyle bir borsa “oyun”una dahil olur.
Bu oyun, bir “short squeeze” oyunudur ve sıkıştırılacak kişiler de açığa satış yapan
borsa spekülatörleridir.

Ward Valley isimli bir bakır şirketinin yönetim kurulu üyesi olan üç büyük işadamının,
son derece gizli bir toplantıya çağırarak gizli ortaklık teklif ettikleri Günışığı’na
önerisi, kendi şirketlerinin hisselerini yapay olarak yükseltmektir. Bu oyun sonucunda
hem çok para kazanacak, hem de açığa satışçıları sıkıştırıp batıracaklardır. Adamların
şirket içinden verdikleri gizli bilgiye göre sonraki yönetim kurulu toplantısında
her zamankinin iki katı temettü açıklanacaktır. Günışığı’na düşense kendi parasıyla
sürekli alım yaparak toplantı gününe kadar hissenin fiyatını yükseltmektir. Açığa
satışçılar fiyatın çok yükseldiğini düşünüp açığa satışa geçtikleri anda her zamankinin
iki katı temettü kararı açıklanacak ve fiyat daha da yükselecek, böylece Günışığı,
aldığı hisseleri satarak para kazanırken borsanın kötü adamı olan açığa satışçıları
da sıkıştıracak, hatta batıracaktır.

Günışığı üstüne düşeni yapıp bütün parasıyla şirketin hissesinden alım yapar. Günü
geldiğinde yönetim kurulu toplantısı yapılır ancak iki kat temettü açıklamak yerine,
hissedarlardan hisse payına göre ek sermaye talep edileceği kararı açıklanır. Bu,
Günışığı’nı batıracaktır çünkü zaten tüm parasını harcayarak çok sayıda hisse almıştır,
şimdi o hisseler için bir de ek sermaye koyması gerekecektir. Ayrıca hisse fiyatı
da düşüşe geçer. Yani hem elindeki paradan olmuş, hem ek taahhüde girmiş, hem de
elindeki malın değeri düşmüştür.

Günışığı oyuna gelmiş, borsada başkalarını avlamak isterken kendisi av olmuştur.
Anlar ki yapay olarak fiyatını yükselttiği hisseyi sürekli kendisine satanlar, gizli
ortaklık içinde olduğunu ve kendisine şirketin içinden bilgi verdiğini sandığı adamlardır.
Şimdi hissenin fiyatı tekrar inişe geçince o adamlar yüksekten sattıkları hisseleri
düşük fiyattan yerine koyacaktır. Feci kazık yemiştir.

Romanın sonraki bölümlerinde Günışığı kendisini oyuna getiren adamlardan parasını
koparır ve emekçileri ezen büyükleri avlayarak ticari hayatına devam eder. Ta ki
karşısına aşk çıkana dek. Sonrasında her şey değişir.

**Klasik edebiyat ve borsa**

Sadece Jack London’ın kitaplarında değil, edebiyat tarihinin başka tanınmış eserlerinde
de borsa ve finans alanı kurguya dahil edilmiştir. Örneğin, edebiyat tarihinin en
bilinen eserlerinden Alexandre Dumas’nın _Monte Kristo Kontu_’nun kahramanı Edmond
Dantes, hayatını mahveden Danglars’dan intikamını almak için sahte haberlerle İspanyol
tahvillerini manipüle ederek önce maddi açıdan çökertir.

Scott Fitzgerald’ın _Muhteşem Gatsby_ romanındaki Gatsby’nin muhteşem servetinin
kaynağının, kaçak içki ticareti yanında karanlık borsa ve tahvil spekülasyonları
olduğu ortaya çıkar.

Émile Zola’nın _Para_ başlıklı romanı, basını besleyerek kurduğu bankanın hisseleri
etrafında müthiş bir balon yaratan ve bütün Paris’i bu borsa vurgununa dahil eden
Saccard adlı hırslı spekülatörü anlatır.

Theodore Dreiser, _Finansçı_ başlıklı romanında, borsada açığa satış ve kaldıraçlı
işlemler dahil her türlü oyunu uygulayan, batan hapse giren, çıktıktan sonra açığa
satışlarla tekrar zengin olan Frank Cowperwood üzerinden ayrıntılı bir Amerikan 
borsası incelemesi yapar.

Umalım ki bu son borsa vurgunu herkesin gözünü açsın ve güvenle işleyen bir piyasa
yaratmak için gereken şeyler gerektiği gibi yapılsın. Bu olay son olay olarak kalsın
ve biz bu tür olayları, günlük hayatta yaşanmayacak, yazarın müthiş bir hayal gücüyle
kurguladığı inanılmayacak olaylar olarak güzel kaleme alınmış edebiyat eserlerinde
okuyalım.
