# Libya tezkeresi Resmi Gazete’de yayımlandı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/libya-tezkeresi-resmi-gazetede-yayimlandi-49400h/
- Yayımlanma: 2020-01-03T06:19:46+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde Türkiye sınırları dışında harekat 
ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi, bu kuvvetlerin Cumhurbaşkanının
belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilmesi için
her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin yapılması
için, Anayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca bir yıl süreyle izin verilmesine dair 
TBMM kararı, Resmi Gazete’de yer aldı.

Kararda, Libya’da Şubat 2011’de meydana gelen olayları takip eden süreçte, demokratik
kurumların inşa edilmesine yönelik çabaların, artan silahlı çatışmalar nedeniyle
akamete uğradığı, ülkede parçalanmış bir yapının ortaya çıktığı anımsatıldı.

Ayrıca, Libya’da ateşkes tesis edilmesi, siyasi bütünlüğün oluşturulması ve işleyen
bir devlet mekanizmasının kurulmasının mümkün olmaması üzerine, barış ve istikrarın
tesisini teminen Birleşmiş Milletler (BM) kolaylaştırıcılığında ülkedeki tüm tarafların
katılımıyla yürütülen ve yaklaşık 1 yıl süren Libya Siyasi Diyaloğu sonucunda, Libya
Siyasi Anlaşması’nın 17 Aralık 2015 tarihinde Fas’ın Suheyrat şehrinde imzalandığı
belirtildi. 

Libya Siyasi Anlaşması kapsamında oluşturulan Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin, BM 
Güvenlik Konseyi’nin 2259 (2015) sayılı Kararı uyarınca uluslararası toplum tarafından
ülkeyi temsil eden tek ve meşru hükümet olarak tanındığına işaret edilen kararda,“
BM Güvenlik Konseyi’nin 2259 (2015) sayılı Kararı; Libya Siyasi Anlaşması’nın uygulanması
ile Ulusal Mutabakat Hükümeti dahil söz konusu anlaşmada atıfta bulunulan Libya 
kuruluşlarının desteklenmesinin yanı sıra üye devletlere anlaşmada yer almayan ve
meşruiyet iddiasında bulunan paralel kuruluşlara desteğin ve bunlarla temasın kesilmesi
için de çağrıda bulunmaktadır.” ifadelerine yer verildi. 

‘Libya’da insani durum giderek kötüleşmektedir’

“Libya Siyasi Anlaşması’nda yeri bulunmayan, bu çerçevede hem ulusal hem uluslararası
bakımdan gayrimeşru bir nitelik taşıyan sözde Libya Ulusal Ordusu’nun 4 Nisan 2019
tarihinde başkent Trablus’u ele geçirmek ve Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni devirmek
hedefiyle başlattığı saldırıların, yoğunlaşarak ve genişleyerek devam ettiği” savunulan
kararda, şunlar kaydedildi: 

– Libya’da çatışmaların sona erdirilmesi, ateşkes sağlanması ve siyasi sürece geri
dönülmesi amacıyla yürütülen diplomatik çabalara rağmen sözde Libya Ulusal Ordusu,
dış güçlerden de aldığı destekle saldırılarını sürdürmektedir. Sivilleri ve sivil
altyapıyı da hedef alan bu saldırılar nedeniyle Libya’da insani durum giderek kötüleşmektedir.
Çatışmalar DEAŞ ve El-Kaide gibi terör örgütlerinin eylemleri için uygun ortam oluşmasına
da sebebiyet vermektedir. Diğer taraftan, Libya toprakları ve kara suları Akdeniz
üzerinden gerçekleştirilen uluslararası insan ve göçmen kaçakçılığında da kullanılmaktadır.

– Bu gelişmeler, Libya’ya ilaveten Türkiye dahil tüm bölge için de tehdit oluşturmaktadır.
Sözde Libya Ulusal Ordusu’na bağlı unsurlar, Libya’da faaliyet gösteren Türk şirketleri,
Libya’da ikamet eden Türk vatandaşları ile Akdeniz’de seyreden Türk bandıralı gemiler
gibi Türk çıkarlarının hedef alınacağı yönünde açıklamalarda bulunmaktadır. Sözde
Libya Ulusal Ordusu’nun saldırılarının durdurulmaması ve çatışmaların yoğun bir 
iç savaşa dönüşmesi halinde, Türkiye’nin gerek Akdeniz havzasındaki gerek Kuzey 
Afrika’daki çıkarları da olumsuz yönde etkilenecektir.

**‘İleride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak için’**

Kararda, Türkiye ile Libya arasında imzalanan ve yürürlüğe giren Deniz Yetki Alanlarının
Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası ile tarihi, sosyal, siyasi ve ekonomik
köklü ilişkiler dikkate alındığında, Libya’da ateşkes ve barışın tesisiyle istikrarın
sağlanmasının, Türkiye açısından büyük önem taşıdığı bildirildi.

Ulusal Mutabakat Hükümeti ile imzalanan Güvenlik ve Askeri İş Birliği Mutabakat 
Muhtırası’nın da Libya’nın karşı karşıya kaldığı tehditlerle mücadelede ihtiyaç 
duyduğu eğitim seviyesi ve harekat yeteneği yüksek, disiplinli ve kurumsallaşmış
bir ordunun teşkili için gerekli eğitim ve danışmanlık hizmetlerini kapsadığı vurgulanan
kararda, şu ifadeler yer aldı:

– Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti, tüm bölgeyi etkileyebilecek, Libya’nın bütünlüğü
ve istikrarına yönelik tehditler, DEAŞ, El-Kaide ve diğer terör örgütleri, yasa 
dışı silahlı gruplar ile yasa dışı göç ve insan ticareti ile mücadelede Türkiye’den
askeri destek talebinde bulunmuştur.

– Bu mülahazalar ışığında, Türkiye’nin milli çıkarlarına yönelik her türlü tehdit
ve güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde her türlü tedbiri almak,
Libya’daki gayri meşru silahlı gruplar ile terör örgütleri tarafından Türkiye’nin
Libya’daki menfaatlerine yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek, kitlesel göç 
gibi diğer muhtemel risklere karşı güvenliğin idame ettirilmesini sağlamak, Libya
halkının ihtiyacı olan insani yardımları ulaştırmak, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti
tarafından talep edilen desteği sağlamak, bu süreç sonrasında meydana gelebilecek
gelişmeler istikametinde Türkiye’nin yüksek menfaatlerini etkili bir şekilde korumak
ve kollamak, gelişmelerin seyrine göre ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak
için süratli ve dinamik bir politika izlenmesine yardımcı olmak üzere hudut, şümul,
miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, Türk Silahlı
Kuvvetlerinin gerektiği takdirde Türkiye sınırları dışında harekat ve müdahalede
bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi, bu kuvvetlerin Cumhurbaşkanının belirleyeceği
esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilmesi için her türlü tedbirin
alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek
esaslara göre yapılması için Anayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca bir yıl süreyle
izin verilmesi Genel Kurul’un 2 Ocak 2020 tarihli 41’inci Birleşiminde kabul edilmiştir.
