# Lübnan’da ekonomik kriz derinleşiyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/lubnanda-ekonomik-kriz-derinlesiyor-49601h/
- Yayımlanma: 2020-01-12T13:53:12+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Tüm ekonomik sektörlerin verimsiz ve nispeten çökmüş olduğunu ifade eden birçok 
uzmanın açıklamasına göre Lübnan ekonomisi harap halde

Ekonomik çöküş, Lübnan para birimi LBP’nin değer kaybetmesiyle birlikte satın alma
güçleri de azalan halkın başlarının üzerinde Demoklesin kılıcı gibi sallanıyor.

Bu hayalet, özel sektörde yaklaşık 160 bin kişinin işlerini kaybetmesiyle orta sınıf
terimini ortadan kaldırmaya yaklaşırken, çoğu küçük ve orta ölçekli şirketi vuran
kriz dolayısıyla da yine özel sektörde yaklaşık 600 bin pozisyon daha tehdit altında.
2020 yılı başlangıcıyla yoksulluk oranının, Lübnan halkının yüzde 50’sini aşması
bekleniyor.

**Canbolad uyardı: Kıtlığın eşiğindeyiz**

Tüm ekonomik sektörlerin verimsiz ve nispeten çökmüş olduğunu ifade eden birçok 
uzmanın açıklamasına göre Lübnan ekonomisi, harap halde. Durum, çok sayıda Lübnanlı
yetkiliyi, tüketim malzemesi krizine karşı uyarı yapmaya itti. Lübnan’daki geniş
kesimler arasında da açlık riski baş göstermeye başladı. Bu çerçevede (Dürzi) İlerici
Sosyalist Parti Genel Başkanı Velid Canbolad, ekonominin çökmek üzere olduğunu belirterek,
kıtlığın eşiğine ulaştıklarını ifade etti. İSP’nin ekonomik projelerini değerlendiren
Canbolad, “muhtaç aileleri desteklemek, gıda yardımları dağıtmak, tarım üretimini
teşvik etmek, ilaç stoklamak ve sağlık koşullarına mümkün olduğunca dikkati etmek”
için çabaların sarf edildiğini söyledi.

Canbolad öncesinde (Maruni Hristiyan) Bağımsızlık Hareketi Genel Başkanı ve Milletvekili
Mişel Moavad da Lübnan’da Birinci Dünya Savaşı sırasında meydana gelen benzer bir
kıtlığa karşı uyardı. Maliye Bakanı Ali Hasan Halil ise Lübnan’ın bütçe açığına 
bağlı karmaşık bir krizle karşı karşıya olduğuna dikkati çekti. Krizin, ekonomik
ve finansal düzeyde bir krize dönüştüğünü belirten Hasan Halil, durumun bugünkü 
sorunun kritik bir parçası haline geldiğini söylerken, “Hızlı şekilde çözümler üretmezsek,
kıtlık ve yoksulluk düzeyine ulaşacağız” ifadelerini kullandı.

**‘Yarım maaş’, büyük bir çöküşün habercisidir**

Toplumsal güvenlik ağı sisteminin tamamen çökmek üzere olduğuna dair işaretler, 
netleşmeye başladı. Özel kuruluşların yaklaşık yüzde 70’i, çalışanlarının maaşlarını
yarıya indirdi. Geri kalan kısım ise, gelecek aylarda herhangi bir maaş ödemesi 
yapamayabilir. Hazine gelirlerinin yüzde 40 oranında azalma yaşadığını belirten 
Maliye Bakanlığı raporlarının yanı sıra Lübnan’daki iş gücünün yüzde 38’ini oluşturan
kamu sektörü çalışanlarının maaşlarıyla ilgili de çeşitli soru işaretleri gündeme
geldi.

Finansal kaynaklar, kamu çalışanlarının maaş fonlarının 3 ay için güvence altında
olduğunu açıkladı. Ancak gümrük vergisi gelirlerindeki düşüş ve vatandaşların vergi
ödeme isteksizliği nedeniyle hazine gelirlerinde düşüş yaşanmaya devam ediyor. Bu
durum da maaşların, tehlike altında olduğunu ortaya koyuyor.

Kaynaklar, 2020 yılının, Lübnan vatandaşlarının yaşam tarzları açısından tamamen
farklı bir yıl olacağını belirtirken, “Bugün yaşananların, en kötüsü olduğunu düşünenler,
yanılıyor” dedi. Krizin, Şubat ayı sonundan itibaren zirveye ulaşmasının beklendiğini
ifade eden kaynaklara göre, refah sayfası çevriliyor ve Lübnanlıların modern çağda
alışkın olmadığı bir yaşam tarzına geçiş yapılıyor.

**‘Gıda güvenliğini’ sağlama**

Lübnan’daki tarım sektörünün zayıflığı, ithalatın ülkenin gıda ihtiyacının yüzde
80’ini aşmış olması ortasında, kıtlık tehlikesinden kaçınmak amacıyla, “teşvik kampanyaları,
Lübnan bölgelerinde kendi kendine yeterlilik için arazi yetiştirme ve yatırım yapma
kampanyaları” yeniden ortaya koyulmaya başlandı. 1990 yılında iç savaşın sonlanmasından
bu yana gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) da yüzde 23 oranında azalırken, şu an 
yüzde 4 olarak seyrediyor.

Cebel-i Lübnan bölgesindeki bazı belediyeler, yatırım yapılmayan arazilerin sahiplerini
belediye meclisleriyle işbirliğine davet etmeye ve belediyelerin gözetiminde bu 
arazileri yatırım amacıyla çiftçilere kiralamaya başladı. Belediyeler, yüksek tahıl
ve gıda fiyatlarıyla karşı karşıya kalan yoksullara yardımcı olmak amacıyla toprak
işleme ve ekim yapma çağrısı yaptı. İlerici Sosyalist Parti Genel Başkanı Velid 
Canbolad da ekim için tohum sağladı.

Bekaa vilayetinde ise Litani Nehri Ulusal Otoritesi, Tarımsal Araştırma Kurumu’ndan,
otoriteye bağlı 15 hektarlık araziler için 4 bin kg ekmeklik buğday tohumu sağladı.
Aynı şekilde Bekaa’nın Bar Elias kasabasında 32 dönümlük bir arazide daha buğday
yetiştiriciliğine başlandı. El-Karaun barajı yakınlarındaki bir arazi de buğday 
yetiştiriciliği yapmak üzere hazırlanıyor. Tüm bu girişimler ise, otoritenin araziden
yararlanmak ve gıda güvenliğini sağlamak için başlattığı adımların bir parçası olarak
gelişti.

Litani Nehri Ulusal Otoritesi, asıl görevi sulama, kurutma, içme suyu ve elektrik
projesinin uygulanması olan bir kamu kurumudur.

**‘Felaket’ yılı**

Kriz çerçevesinde finansal kaynaklar, 2020 yılının Lübnan halkı açısından felaket
yılı olacağını açıkladı. Kaynaklar, Merkez Bankası’nın yurt dışından ithalat ve 
2020 yılı için Eurobond sağlamak için 18 milyar dolar nakit temin etmesi gerektiğini
duyurdu. Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Lübnan’ın, 2020 yılı başında GSYİH’nin
yüzde 154’üne ulaşacağını belirtti. Bu oran da dünya da en yüksek dış borçlardan
biri.

Kuruluş, Mart 2020’de 2,5 milyar dolarlık uluslararası tahvil değeri ile başlayan
ana ödemelerin, mevduatlara yönelik baskıların devam etmesi dolayısıyla Lübnan açısından
son derece yüksek olabileceğini ifade etti. Bu durumun, Lübnan’ın ödeme yapamama
riskini artıracağını belirten kuruluş, Lübnan’ın 9 Mart 2020’de 1,21 milyar dolar
ve 14 Nisan 2020’de 700 milyon dolar değerinde, önemli döviz yükümlülükleri ile 
karşı karşıya kalacağını vurguladı.

**Yeni metot: Lükse hayır**

Kaynaklar, ithal mobilyalar, birçok elektronik cihaz, uluslararası markalar, tanınmış
parfümler, kozmetikler ve oyuncaklar gibi lüks yaşamla ilgili her şeyden uzaklaşılmasının
yanı sıra otomobil şirketlerinin, büyük şirketlerle yapılan sözleşmelerin yaklaşık
yüzde 90’ını iptal ettiğini açıkladı. Aynı şekilde vatandaşın yurt dışından sipariş
etmesi ve dolar ya da nakit olarak ödemesi gereken yedek parçalar gibi bazı temel
unsurlar da artık ülkeye sokulmayacak. Tüm bunlar ise tüketici tarafından talep 
edilmesi halinde de bazı ürünlerin kullanılamayacağı anlamına geliyor.

Kaynaklar, Lübnan pazarlarına ‘mevduat veya orta vadeli yatırım olarak yaklaşık 
10 milyar dolar’ pompalayan bir dış yardımla sıkı bir reform planının yürürlüğe 
koyulması halinde, ekonominin 3 yıl içerisinde kademeli olarak toparlanabileceğini
belirtti. Ancak kaynaklar, 2020 yılının yaşanan koşullar çerçevesinde çok zor geçeceğine
dikkati çekti. (Independent / Tony Bouloss – Çeviren: Kübra Şahin)
