# Maliye Bakanı acı konuştu

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/maliye-bakani-aci-konustu-15126h/
- Yayımlanma: 2016-09-22T13:27:54+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, kredi kartı taksitleri ve bireysel kredilere 
yönelik kararların ekonomiyi desteklemeye yönelik olduğunu belirterek, “Daha önce
bu konuda alınan tedbirler amacına ulaştı. Şimdi tersi bir durum ile karşı karşıyayız.
Bu, ekonomide ince ayar meselesi gibi bir şey.” dedi.

Şimşek, NTV’de katıldığı bir programda Ekonomi Koordinasyon Kurulunda (EKK) kredi
kartlarına ve tüketici kredilerine ilişkin kararları değerlendirdi.

Tüketicilere yönelik tedbirlerin 2011 sonrasında ekonomideki yaşanan aşırı ısınmayı,
büyümede görülen aşırı oynaklığı engellemek ve yumuşak inişi başarmak için alındığını
anlatan Şimşek, söz konusu makro ihtiyati tedbirlerin çok başarılı olduğunu söyledi.
Şu anda tüketici kredilerinin reel olarak düştüğünü, genel anlamda da toplam kredilerdeki
artış hızının enflasyona oldukça yakın seyrettiğini anlatan Şimşek, bunun öngördüklerinden
daha hızlı bir gerilemeyi ifade ettiğine dikkati çekti.

Ekonomiyi desteklemeye yönelik birçok tedbir alındığını dile getiren Şimşek, “Bunlardan
biri de ekonominin aşırı ısındığı dönemdeki bazı makro ihtiyati tedbirleri bir miktar
esneterek ekonomik faaliyete alan açmış oluyoruz. Ama şunun da altını çizeyim, burada
tekrar bir aşırılığa gidilir, enflasyon ve cari açık anlamında yeniden bir sorun
ile karşı karşıya kalırsak bunlar her zaman için gözden geçirilebilir tedbirlerdir.
Bu tedbirlerin amacı belliydi, amacına ulaştı. Şimdi tersi bir durum ile karşı karşıyayız.
Ekonomide bu ince ayar meselesi gibi bir şey. Öyle bakmak lazım.” diye konuştu. 

Şimşek, vatandaşın daha çok tasarruf etmesi ve bunların yatırıma dönüşmesi gerektiğine
de işaret etti.

“İthalatı artıracak noktalarda bir esnekliğe gidilmedi”

Bazı alanlarda taksit yasağının devam etmesine ilişkin bir soru üzerine Şimşek, 
şu anda otomotivdeki gibi cep telefonlarında da içerideki satışların önemli bir 
kısmının ithal kökenli olduğuna işaret etti. Şimşek, bu ürünlerin satışını daha 
da teşvik edecek düzenlemeleri doğru bulmadıklarını söyledi. 

Taksitlendirme ve kredi şartlarındaki iyileşmelerde ithalatı artıracak noktalarda
bir esnekliğe gidilmemesine özen gösterdiklerine dikkati çeken Şimşek, daha çok 
içeride üretilen ürünlere iç talebi destekleyecek nitelikte bir çerçeve çizilmeye
çalışıldığını ifade etti. 

Şimşek, ithalatı körükleyecek bir takım adımlardan özellikle uzak durduklarını vurgulayarak,
marketlerde taksitlendirmeyi de doğru bulmadıklarını söyledi. 

**“Büyümeyi kısmi de olsa olumlu etkiler”**

Kredi kartı borçlarının yapılandırılmasını tüketicinin talep etmesi gerektiğini,
bunun bir zorunluluk olmadığını dile getiren Şimşek, “Zaten bir çok banka zora düşen
kredi kartı kullanıcılarına yönelik bir takım adımlar atıyordu. Biz şimdi onların
önünü açtık. Bu zaten rutin olarak bankalar tarafından yapılabilecek bir şey. Bizim
yaptığımız şey genel anlamda bu düzenlemeyi yaparak sektörün önünü açıyoruz. Böylelikle
sistemde de bir tıkanıklık olmasın, tüketicimiz de zora düşmesin.” şeklinde konuştu.

Şimşek, kredi kartı borç sorununun yeni olmadığını, zaman zaman geçmişte başka ülkelerde
de böyle düzenlemeler yapıldığını ifade ederek, söz konusu kararların tüketicinin
lehine olduğunu bildirdi. 

Kredi kartı ve kredilere yönelik kararların, cari açık ve büyümeye etkisinin ne 
olacağına ilişkin bir soru üzerine de Şimşek, “Büyümeyi kısmi de olsa olumlu etkiler.
Cari açığa etkilerinin sınırlı olacağını düşünüyoruz. Dış ticarette ithalata konu
olan sektör ve ürünlerde büyük bir hassasiyet gösterdik. Enflasyona etkisi de muhtemelen
sınırlı olur.” dedi. 

**“Türkiye ekonomisi büyük bir direnç gösteriyor”**

Türkiye’nin şok yaşadığını, büyük bir darbe girişimi ile karşı karşıya kaldığını
dile getiren Şimşek, bunun ardından ülkenin hızla normalleştiğini, dün kredi derecelendirme
kuruluşu Moody’s’in, bu büyük şokun etkisinin geride kaldığını belirttiğini hatırlattı.

Şimşek, yakın coğrafyada, küresel ekonomide sıkıntıların devam ettiğine dikkati 
çekerek, OECD’nin küresel büyümeye ilişkin rakamlarını açıkladığını, AB büyümesinin
bu sene ve gelecek sene yüzde 1,5’in altına düşeceğini ifade etti. 

Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarında büyümenin yavaşladığını, ikinci en büyük
pazarda iç kargaşa ve kaosun devam ettiğini dile getiren Şimşek, Türkiye’nin 2 yılda
4 seçim geçirmiş, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadele etmiş ve darbe girişimine
maruz kalmış bir ülke olduğunu, bütün bu şoklara rağmen ülke ekonomisinin büyük 
bir direnç gösterdiğini kaydetti. 

Şimşek, 2010-2015 döneminde Türkiye’nin ortalama yüzde 5,2 büyüdüğüne işaret ederek,
bunun OECD ülkeleri arasında en yüksek büyüme olduğunun altını çizdi. Şimşek, “Geçici
olarak büyümede bir yavaşlama var. İkinci çeyrekte başladı fakat üçüncü çeyrekte
muhtemelen bir miktar derinleşti. Onun için bu tedbirlerin tamamını bu çerçevede
görmek lazım. Bizim görevimiz bu ince ayarları zamanında yapabilmek, erken aşamada
gereken tepkiyi verebilmektir” ifadelerini kullandı.

**Fed kararı ve OVP’de revizyon**

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Programda (OVP) hem bu yıl hem de
gelecek üç yıl için en iyi tahminlerin ortaya konulacağını belirterek, “Büyümede
bir miktar aşağı yönlü, cari açıkta bir miktar yukarı yönlü gibi değerlendirmeler
yapılabilir.” dedi.

Şimşek, NTV’de katıldığı programda gündeme ilişkin soruları değerlendirdi.

Amerikan Merkez Bankasının (Fed) faiz kararının nasıl değerlendirdiğinin sorulması
üzerine Şimşek, söz konusu kararın sürpriz olmadığını, genel anlamda piyasa beklentilerine
paralel olduğunu söyledi.

Fed’in, aralıkta muhtemel faiz artışına gideceğine açık bir şekilde işaret ettiğini
belirten Şimşek, “Amerikan ekonomisindeki momentum aslında fena değil ama bunu devam
ettirebilir mi, soru işaretleri yok mu? Var. Aralık ayında Fed faizleri bir miktar
yukarı doğru ayarlama yaparak, ileride bir sıkıntı yaşarsa kendisine politika alanı
yaratma düşüncesiyle hareket etse bile doğru bir yaklaşım olur. Bir miktar normalleşme
fiyatlarda zaten var, yeter ki öngörülebilir olsun, büyük sürprizler yaşanmasın.
Dolayısıyla dün bir sürpriz yaşanmadı. Aralıkta da muhtemelen o anlamda bir sürpriz
yaşanmayacak.” diye konuştu.

Dünya ekonomisinin çok ciddi yapısal ve kalıcı sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu
dile getiren Şimşek, bu sorunlar varken, faizlerin küresel anlamda yukarı doğru 
çok hızlı çıkma ihtimalinin zayıf olduğunu, ancak negatif faiz uygulamalarının da
işe yaramadığını söyledi.

Küresel ekonominin düşük büyüme tuzağına girdiğini anlatan Şimşek, verimlilik artışının
yapısal reform gerektirdiğini, dünya için siyasi ortamın da reform yapmaya elverişli
olmadığını ifade etti. 

Şimşek, reform ve yatırım yapmadan verimliliği artırmanın çok zor olduğuna dikkati
çekerek, verimlilik artışı olmadan küresel büyümeyi kalıcı bir şekilde kriz öncesindeki
yüksek büyüme patikasına oturtmanın da mümkün olmadığını dile getirdi. Şimşek, “
Böyle bir resimle karşı karşıyayız. Fed’in bu faiz artışlarını, bu adımları o çerçevede
görmek lazım.” değerlendirmesinde bulundu. 

Asgari ücrette vergi dilimi düzenlemesi 

Asgari ücrette vergi dilimine yönelik alınacak tedbirin 1 milyar liralık ilave maliyet
yaratacağının açıklandığının hatırlatılarak, bunun kamu hesaplarında denge bozucu
unsur olup olmayacağının sorulması üzerine Şimşek, “Bu en tolere edilebilecek seçenekti.
Bir sürü başka seçenekler vardı. 1 milyar lira tabii ki bütçe açısından çok büyük
bir rakam değil ama bütün bunlar OVP çerçevesinde değerlendirilecek. Yine de bunların
telafisi için, belli bir büyüklüğe ulaşırsa, oturulur, çalışılır ama şu aşamada 
ilave bir çalışma öngörmüyoruz.” cevabını verdi. 

Türkiye’nin bütçe performansının çok etkileyici ve güçlü olduğunu belirten Şimşek,
bu kadar zor şartlarda ülkenin mali disiplinini koruyor olmasını muazzam bir kazanım
olarak değerlendirdi. 

İşsizlik rakamlarına da değinen Şimşek, “Türkiye’de tarımda bir çözülme var. İhracatın
zayıf seyretmesi sanayi istihdamını etkiliyor. Bu sene ilaveten hizmetler sektöründeki
istihdamda bir yavaşlama oldu. Ancak bu sıkıntılara içerisinde bile son 12 ayda 
yaklaşık 400 bin kişiye istihdam sağlandı.” diye konuştu. 

Türkiye’nin istihdam konusunda başarılı olduğunu vurgulayan Şimşek, ülkenin küresel
kriz sonrası dünyada istihdam artışında ilk 3’te yer aldığını, bunun büyük bir başarı
olduğunu söyledi.

OVP’de revizyon

Şimşek, yeni OVP’de ekonomik hedeflerde bir revizyon ihtiyacının bulunup bulunmadığının
sorulması üzerine de şu değerlendirmede bulundu:

“Biz geçen sene bu vakitlerde ilk OVP’yi tasarlarken, daha sonra da yıl sonunda 
gözden geçirirken, o günün öngörüleri, varsayımları, şartları, o gün itibarıyla 
dünya ekonomisine ilişkin beklentiler, o çerçevede gerçekleşmedi. Küresel büyüme
rakamları IMF, OECD tarafından sürekli aşağıya çekildi. Aynı şekilde Türkiye hiç
öngörülmedik bir şekilde bir darbe girişimi yaşadı. Başarısız oldu ama bu büyük 
bir şok. Bunun ötesinde Avrupa’daki büyüme öngörülenden çok daha yavaş gidecek. 
Etrafımızdaki sıkıntılar bitmedi, terör daha da azdı. Neredeyse bütün dünyadaki 
belli başlı terör örgütlerinin bir araya gelip Türkiye’ye musallat olduğu bir dönemden
bahsediyorsunuz. Şimdi tüm bunları dikkate almamız lazım. Çünkü bunlar tüketicilerin,
yatırımcıların beklentilerini, yatırım kararlarını etkiliyor. Bunlar bölgesel bazda
ekonomik aktiviteyi etkiliyor. Bu, belli bazda bizim diğer değişkenlerimizi etkiliyor.
Terör nedeniyle turizmde ciddi bir daralma yaşandı.”

Bütün bunların değerlendirileceğini, gözden geçirileceğini belirten Şimşek, hem 
bu sene için hem önümüzdeki üç yıl için en iyi tahminlerin ortaya koyulacağını bildirdi.
Şimşek, “Büyümede bir miktar aşağıya yönlü, cari açıkta bir miktar yukarı yönlü 
gibi değerlendirmeler yapılabilir ama nihai şeklini vermediğimiz için, bu çalışmalar
devam ettiği için spesifik bir konuda yorum yapmam doğru olmaz.” dedi.
