# Maliye Bakanı Fed’den şikayetçi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/maliye-bakani-fedden-sikayetci-89h/
- Yayımlanma: 2013-10-03T20:20:00+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Almanya’nın Kiel şehrinde düzenlenen Küresel Ekonomi Sempozyumu’nda, Mehmet Şimşek,
ABD’nin uyguladığı para politikasının, Türkiye’de sermaye bulamamaya sebep olabileceğini
belirtti

Finans krizi patlak verdiğinden beri Amerikan Merkez Bankası (FED), ekonomiyi teşvik
umuduyla piyasayı paraya boğuyor. Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke kısa süre 
önce ucuz para politikasından çıkış sinyali verdiğinde piyasalar paniğe kapılmıştı.
Bernanke eylül ortalarında planından vazgeçerek politika değişikliğini erteledi.

Kiel’deki ekonomi sempozyumuna katılan Berkeley Üniversitesi öğretim üyelerinden
Barry Eichengreen ilginç bir benzetme yaptı: “FED, çocukların doldurduğu odadaki
tek yetişkin gibi davranıyor. Çocuklar tek gıdaları olan şekerlemeden daha fazla
istediklerinde merkez bankası, ‘Hayır çocuklar, şeker kalmadı’ diyemez.”

**Sermaye bulamama tehlikesi**

Buluşmada bir konuşma yapan Türkiye Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ucuz para döneminde
ülkesini istila eden sıcak paranın bir anda buharlaşmasından duyduğu endişeyi dile
getirdi: “Bundan birkaç yıl önce Türkiye’ye akan sermayenin içinde boğulma tehlikesi
atlatmıştık. Şimdi ise tıpkı 1990’lı yıllarda olduğu gibi sermaye bulamama tehlikesi
ile karşı karşıyayız.”

Gerçekten de, ucuza borçlanma döneminin kapanmasından endişe eden yatırımcı parasını
Türkiye, Brezilya ve diğer genç sanayi ülkelerinden çekip daha fazla getiri vaat
eden Amerikan piyasasına taşımaya başladı.

**FED’e tepki**

Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nden Yu Yongding, attığı adımların küresel etkilerini
de gözetmek durumunda olan Amerikan Merkez Bankası’na özel sorumluluk düştüğünü 
dile getirdi:
“Kalkınma halindeki ülkeler FED’e haklı olarak şunu söylüyor: Sadece
Amerikan ekonomisinden sorumlu olduğunu sanma. Dünya ekonomisi hepimizi ilgilendirdiği
için bizim menfaatlerimizi de kollamak zorundasın.” 

Mehmet Şimşek gibi Yu da genç sanayi ülkelerinin endişelerine kulak verilmemesinden
şikâyetçi. Oysa kalkınma halindeki ülkelerin elinde son derece güçlü bir koz var.
Hong Kong Ekonomik Araştırma Enstitüsü’nün başkanı Andrew Sheng sanayileşmişliğin
eşiğindeki dünyanın neden münferit ülkelerin para politikasına bağımlı olmaması 
gerektiğini şöyle anlattı:
“Dünya nüfusunun yüzde 60’ını barındıran sanayileşmekteki
ülkeler refahtan hak ettiği payı alamıyor. Oysa günümüzde sanayi ülkelerine biz 
borç veriyoruz. Problemlerini çözemedikleri takdirde küreselleşmenin tornistan etmesine
şaşmasınlar. Bu küreselleşme açısından sonun başlangıcı olur. Küreselleşmeyi bütün
dünyada elde edilen kâr az sayıdaki aktör arasında paylaşılırken, diğerlerinin fakirleşmesi
şeklinde tanımlarsak, bunu kimseye dayatmak mümkün olmaz.”

**ABD temerrüde düşebilir**

FED’in, finans piyasalarıyla dünya devletlerinin kendilerini uydurabilecekleri bir
para politikasında karar kılamaması, ekonomi sempozyumuna katılanlar tarafından 
eleştirildi.
Eski Citigroup başkan vekili ve şimdiki danışmanı William Rhodes de
para politikasındaki yalpalamaları tehlikelerine işaret etti:“İleri teknoloji balonu
patladığında herkes FED’in eski başkanı Greenspan’dan sisteme para pompalamasını
istedi. İkinci sınıf ipotek krizi bu yüzden patlak verdi. İlk balonu ikinci şişme
izledi. Tehlike çok daha büyüktü ve neredeyse dünyayı depresyona sürükleyecekti.
Ucuz para politikasından çıkış doğru yapılmazsa, atlattığımız krizden çok daha kötüsü
ile karşılaşmamız işten bile olmaz.”

Amerikan Kongresi’nde uzlaşma sağlanamazda ABD 17 Ekim’de temerrüde düşecek. Yüz
binlerce kamu görevlisinin mecburi izne çıkarılmasından sorumlu olan Cumhuriyetçi
Kongre üyeleri onay vermezlerse borçlanma üst sınırı yükseltilemeyecek.
JP Morgan’ın
Avrupa Yönetim Kurulu Başkanı ve İsrail Merkez Bankası’nın eski başkanı Jacob Frenkel,
Kiel’deki ekonomi sempozyumunda şöyle bir senaryodan söz etti: “17 Ekim’de dünyanın
batabileceğini bildiğimiz halde oturmuş, Titanic yolcuları gibi iskambil oynuyoruz.
Buna gerçekten müsaade edecek miyiz? Yoksa maço Süpermen Bernanke’nin gelip, ‘buna
izin vermem’ demesini mi bekleyeceğiz? Bu olsa olsa, bir sonraki parasal şişmenin
habercisi olabilir.”
