# “Maliye politikasına ilişkin endişeler yersiz”

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/maliye-politikasina-iliskin-endiseler-yersiz-37581h/
- Yayımlanma: 2018-06-23T13:53:51+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, “Dış talebin destek olduğu, iç talebin bir miktar
yumuşayacağı, cari açık, enflasyon gibi dengesizliklerin giderileceği, yönetilebilir
noktaya geleceği bir dönemin içindeyiz. Para politikasında güçlü adım attık. Maliye
politikasına ilişkin endişeler yersiz. Yapısal reformlarla da bu süreci güçlendireceğiz.”
dedi.

Şimşek, Bursa’da bir otelde Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu ile iş dünyası temsilcileriyle
bir araya geleceği toplantı öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye’nin
çok önemli bir kararın arifesinde olduğunu söyledi.

Çalışmalarının bütün hızıyla devam ettiğini belirten Şimşek, “İnşallah ülkemizin
yeniden bir sıçrama sağlaması için ertesi günden itibaren hükümetimiz, Cumhurbaşkanımızın
liderliğinde güçlü bir şekilde çalışmaya devam edecek. Bizim öngörümüz ve beklentimiz
bu. Yeni bir beş yıllık perspektif.” diye konuştu.

Şimşek, ekonominin yeniden dengelenme sürecinde olunduğuna dikkati çekerek, şöyle
devam etti:

“Dış talebin destek olduğu, iç talebin bir miktar yumuşayacağı, cari açık, enflasyon
gibi dengesizliklerin giderileceği, yönetilebilir noktaya geleceği bir dönemin içindeyiz.
Para politikasında güçlü adım attık. Maliye politikasına ilişkin endişeler yersiz.
Yapısal reformlarla da bu süreci güçlendireceğiz. İnşallah ülkemizde, yeni beş yıllık
perspektifle, yeni sıçramanın sağlam temeller üzerine inşa edildiği bir dönemin 
başında olacağız.”

**“Umut ediyoruz ki bu bir müzakere taktiğidir”**

Şimşek, bir gazetecinin “Son dönemde ABD’nin uyguladığı ek gümrük vergileri var.
Bunun otomotivde de konulması söz konusu. Türkiye nasıl etkilenir?” sorusu üzerine,
şunları kaydetti:

“Maalesef Amerikan yönetimi, kendi inşa ettiği kurala dayalı, çok taraflı, 2. Dünya
Savaşı sonrası ortaya çıkan, aslında dünyanın da şu an itibariyle menfaatine gördüğümüz
yapıyı hırpalıyor. Bu tabii ‘Küresel ticaret savaşlarının eşiğinde miyiz?’ endişesi
doğuruyor. Bu tabii eğer gerçekten oraya giderse olumsuz. Şunun net olarak altını
çizeyim; Amerika bizim çok önemli bir ticaret ortağımız değil. Amerika önemli bir
ülke, önemli bir müttefikimiz. Anlaşamadığımız konular var ama genel olarak Amerika,
önemli bir ülke. Ticaret, özellikle de otomotiv ihracatı açısından en az etkilenecek
ülkelerden biri Türkiye’dir. Onun için o konuda Türkiye’ye ilişkin bir endişeye 
gerek yok ama genel anlamda havayı bozar. Zaten son dönem piyasalarda yaşanan dalganın
esas sebebi, küresel ticaret savaşlarına ilişkin endişeler. Umut ediyoruz ki bu 
bir müzakere taktiğidir. Dünya şu anda anlamakta zorluk çekiyor. Ümit ederiz ki 
Amerikan yönetimi bunu bir müzakere taktiği olarak yapıyor ve gerçekten dünya ticaret
savaşına gitmez. Çünkü o herkesi olumsuz etkiler.”

**“AB ile ilişkilerimiz derinleşecek, genişleyecek”**

Türkiye’nin ana pazarının Avrupa Birliği (AB) olduğunu vurgulayan Şimşek, sözlerini
şöyle sürdürdü:

“AB şu anda dünyada kurala dayalı, anlaşmalara dayalı, çok taraflı sistemin en güçlü
savunucusudur. Bizim AB ile Gümrük Birliği’miz var. Ben inanıyorum ki bu seçim belirsizliği
ortadan kalktıktan sonra biz AB ile Gümrük Birliği’nin daha da kapsamının genişletilmesi,
bir anlamda güncellenmesini de sağlayacağız. Türkiye’nin Avrupa’ya, Avrupa’nın da
Türkiye’ye ekonomik anlamda net olarak ihtiyacı var. Onun için ilişkilerimiz derinleşecek,
genişleyecek. O nedenle küresel ticaret savaşlarına gidilse dahi bize etkileri nispeten
sınırlı olur. İnşallah dünya böyle bir yanlış patikaya girmez, böyle bir yanlıştan
dönülür.”

**“Tereddüt yok, çamur tutmaz”**

Şimşek, bir gazetecinin, “Aralarında bölücü terör örgütü PKK’yı açıktan destekleyenlerin
de bulunduğu bazı Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözlemcilerinin,
24 Haziran sonrası için ‘şaibe’ algısı oluşturarak, Türkiye’de kaos planı yaptığı”
iddiasıyla ilgili sorusunu, şöyle yanıtladı: 

“Türkiye hakkında çok şey söylenebilir ama hiçbir şekilde değerlendirilmeyecek husus,
bu seçimlerin şeffaf, denetime açık ve katılımcı, en güçlü düzeyde demokratik bayram
olacağı konusunda tereddüt yok. Bütün partiler güçlü bir şekilde sandıkta temsil
ediliyor, süreçler test edilmiş, kanıtlanmış. Dünyanın bu anlamda hakikaten en kaliteli
süreci bizde. Dolayısıyla tereddüt yok, çamur tutmaz. Onun için çok net olarak yarın
milletimiz karar verecek. Bu kararı verirken Türkiye’nin neredeyse yüzyıla yakın
çok iyi tanımlanmış, çok iyi yönetilen, son derece şeffaf hem bütün partilerin hem
vatandaşlarımızın hem de küresel denetime açık bir süreçten bahsediyoruz. Onun için
hiç o türden yaklaşımlar veya girişimler tutmaz. Milletimiz, her şeyi biliyor, dünya
da tabii ki ön yargıları bırakırsa… demokratik sistemin işleyişi noktasında en ufak
bir yanlış, bir şüpheye, bir değerlendirmeye mahal yoktur.”

Toplantı daha sonra basına kapalı devam etti.
