# Market kavgasının ardında BİM’e çökme isteği mi var

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/market-kavgasinin-ardinda-bime-cokme-istegi-mi-var-92922h/
- Yayımlanma: 2022-12-09T16:23:44+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

AKP’nin zincir marketler ile kavgasından yeni ayrıntılar ortaya çıkıyor. diken.com..
tr’den Altan Sancar’ın AKP kaynaklarına dayandırdığı habere göre, zincir market 
olayının ardında “el değiştirme” kavgası var.

Zincir marketlerin son yıllarda gazeteler yerine ağırlıklı olarak dijital medyada
reklam yapmaya başlaması ve 2022’de gazete reklamlarını neredeyse sıfırlamaları 
dikkate alındığında Albayrak ailesi ile ilgili olarak haberde ileri sürülen iddialar
oldukça çarpıcı. 

diken.com.tr’de yer alan haber şöyle:

Eski ve mevcut AKP’li bazı isimler BİM’in hedef alındığı tartışmaya ilişkin endişeli
olduklarını dile getiriyor. AKP’den ayrılan bir isim, BİM tartışmasında amacın ‘
el değiştirme’ olduğunu savunuyor.

Bahçeli ve Erdoğan, yakın tarihteki açıklamalarıyla artan hayat pahalılığından ‘
üç harfliler’ olarak adlandırdıkları zincir marketleri sorumlu tuttu. İki liderin
kastettiği marketler A101, Şok ve BİM.

 

BİM yöneticisi ve Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı Galip Aykaç, Bahçeli’nin “
Zincir marketlerin FETÖ’yle irtibatı araştırılması gerekmekte. Bu açgözlülere müsamaha
gösterilmemeli” sözlerine “Üç harfliler diye bizleri farklı yere koymaya çalışanlara
söyleyeceklerimiz var. Lütfen aynaya baksınlar, kendilerini göreceklerdir. Bunların
hepsinde art niyet ve algı yönetimi vardır” diye yanıt vermişti.

Açıklamalara tepki gösteren MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, ertesi gün
Aykaç’ı tehdit etmişti: “Halkın ekmeğine uzattıkları haris ve tecavüzcü elleri kıracağız.”

Şok Marketler de Aykaç’ı dernek başkanlığından istifaya çağırmıştı. Ertesi gün MHP’nin
hedef aldığı BİM CEO’su Galip Aykaç, Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) başkanlığından
istifa etmişti.

### AKP döneminde büyüdü

Bir dönem Erdoğan’la yakın olan Cüneyt Zapsu ve kardeşi Aziz Zapsu tarafından 1994’
te kurulan BİM’in ortakları arasında en dikkat çeken isim Mustafa Latif Topbaş. 

Topbaş, Erenköy Cemaati’yle olan kuvvetli bağlarıyla bilinen ve muhafazakâr kimlik
taşıyan bir isim. Yolculuğuna az sayıda mağazayla başlayan BİM’in yükselişi ve sektörde
en büyük paya sahip zincir haline gelmesiyse AKP dönemine denk geliyor.

### Muhafazakar sermaye endişelenmeye mi başladı?

Bazı AKP’li vekillere göre bu dönemde büyüyen Aykaç ve BİM başta olmak üzere ‘muhafazakar
sermaye’ şu günlerde hedef haline gelmekten korkuyor.

Tartışmaya ilişkin görüşünü sorduğumuz AKP’li bir vekil, ‘hayat pahalılığının sebepleri
arasında zincir marketlerin olduğunun kabul edilmesi gerektiğini’ savunuyor. Vekil,
bu durumun sorumluluğunun yalnızca BİM üzerinden tartışılmasınınsa doğru olmadığını
düşünüyor.

Kendi iktidarları öncesinde muhafazakâr sermaye sahiplerinin ‘önünün kesildiğini’
savunan AKP’li, BİM üzerinden tartışma yürütülmesinin kendi ‘mahalleleri’ içinde‘
intikam alma’ olarak algılandığını söylüyor. AKP’li “Çok sayıda iş insanı beni arayarak,
yaşanan tartışmanın BİM’e mal edilmesinin mahalle içinde huzursuzluk yarattığını
iletti” diyor.

### ‘Başka adreslere gidebilirler’

Muhafazakâr sermaye sahiplerinin endişeli olduklarını savunan bir diğer AKP’li vekilse
Türkiye’de farklı ‘mahallelerden’ çok sayıda zincir market olduğunu hatırlatarak:“
Bazılarının sahipleri bizim mahalleden değil diye mi onlar gündem olmuyor. Bu soruyu
ben değil, büyük küçük yatırımcı çevremiz soruyor” ifadelerini kullanıyor.

AKP’li bir milletvekili “Bu insanlar bugüne kadar bizimle yol yürüdü, bir iki eleştiri
veya şikayetleri oldu diye onları gözden çıkarmak, başka adreslere gitmelerine yol
açar” yorumunu yapıyor.

### İddia: Tartışma reklam anlaşmasından başladı

AKP’li ismin ‘şikâyet’ olarak adlandırdığı durum akıllara BİM ortağı Topbaş’ın eski
Hazine ve Maliye bakanı Berat Albayrak’ı Erdoğan’a şikâyet ettiği iddiasını getiriyor.
Öyle ki bu iddiaların ardından Albayrak ailesine ait A Haber ve Sabah’ta ‘fırsatçı’
olarak haberleştirilmiş ve konu mahkemeye taşınmıştı.

İddiaları sorduğumuz BİM yöneticileriyle de yakın ilişkileri olan ve AKP’de uzun
süre aktif görevde bulunduktan sonra ayrılan bir başka isim de Albayrak ailesini
işaret ediyor.

Ailenin ‘BİM’e kendi istedikleri fiyattan reklam anlaşması imzalatmak istediğini,
ama BİM yöneticilerinin bu isteği kabul etmediğini’ söylüyor. Bunun üzerine yayın
organları BİM aleyhine yayınlara başlıyor.

### ‘Biat ettirme’ hedefi

BİM’e kesilen para cezaları için ‘biat ettirme’ hedefi taşıdığını savunan kaynak,‘
medyanın da bu amaçla kullanıldığını’ söylüyor. BİM’e karşı açıklamaların hedefinin
yalnızca yüksek enflasyonun sorumlusu olarak göstermek olmadığını, muhafazakâr sermaye
gruplarına da ‘aba altından sopa gösterme’ hedefi olduğunu belirtiyor: “Topbaş ailesinin‘
büyüklerinin’ Berat Albayrak Hazine ve Maliye bakanı olunca Erdoğan’a giderek ekonominin
bu şekilde iyiye gitmeyeceğini söylediği 2019’dan beri kulislerde konuşuluyor. Öyle
ki bu iddianın üzerinden çok geçmeden BİM’e 1 milyar liralık ceza kesiliyor. BİM
cezayı erken ödeyerek indirimden yararlansa da ceza şirketi olumsuz etkiliyor. Üstelik
bir de reklam meselesi olunca taraflar birbirine adeta hasım oluyor. Neyse ki Erdoğan
araya girince sular duruluyor.

Turkuvaz Medya sahiplerinin BİM’le meselesi var ve dikkat ederseniz en çok ‘yaygara
koparan’ yayınlar da buradan geliyor. MHP lideri Bahçeli’nin marketlerle ilgili 
açıklamasından sonra Galip Aykaç’ın suçlamalara yönelik tonu sert bulunan açıklamasının
sonucunda MHP de topa sert biçimde girmiş oldu. Oysa Bahçeli’nin açıklamasındaki
FETÖ iması BİM için değildi. Fakat Aykaç’ın karşı açıklaması ve MHP’nin tepki göstermesi
sonucunda yaşanan durumu da malum grup fırsata çevirmiş oldu. Açık biçimde ‘terbiye’
edip istediklerini almak istiyorlar.”

### ‘Bize bunu yapanlar BİM’e neden yapmasın’

Turkuvaz grubu için bir iddia dile getiren eski AKP’li ‘teyit ettiği’ bir bilgiyi
paylaşıyor: “BİM’in el değiştirmesini istiyorlar. Ama bunu göze alabilirler mi emin
değilim. Uygun şartları yakalayabilirlerse elbette yapmak isterler, fakat buna cesaret
edilemez. Türkiye bütün olumsuz koşullara rağmen dünyaya açık piyasası olan bir 
hukuk devletidir. BİM, halka açık ve yabancı ortakları olan bir şirket. Burada bahsi
geçen paralar da milyarlarca dolara ulaşıyor. Böyle bir hukuksuzluk Türkiye’de dengeleri
alt üst eder, yer yerinden oynar. Türkiye’nin itibarını da yerle bir eder.”

AKP’den ayrılan Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın yeni partiler kurduklarını ve 
muhafazakâr sermaye açısından bu partilerin de ‘cazibeli’ olduğunu savunan isim,
sermaye sahiplerine, “Sürüden ayrılan kurt kapar, başka partilere gidemezsiniz, 
süründürürüm” mesajı verildiğini düşünüyor. Eski AKP’li isim “Partiden ayrıldıktan
sonra hakkımda açılan davalar oldu. Kapıma kadar polisler geldi, bize bunu yapanlar
BİM’e neden yapmasın” diyor.
