# Marmara’daki tsunamiye önlem alınmalı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/marmaradaki-tsunamiye-onlem-alinmali-48145h/
- Yayımlanma: 2019-10-23T13:14:22+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nde görevli Doç. Dr. Ergin Ulutaş,“
Marmara’da tsunami tehlikesi var. Eğer Marmara’da deprem olursa 1,5- 2 metre yüksekliğinde
tsunami oluşur” dedi

Doç. Dr. Ergin Ulutaş, vatandaşların olası Marmara depremi için önlemlerini artırması
gerektiğini belirtti. Marmara’da yaşanacak bir depremin ardından Marmara Denizi’nde
tsunami de oluşabileceğini söyleyen Ulutaş, “Bir tsunami tehlikesi var Marmara’da.
Eğer biz o tehlikeye karşı önlemler almazsak risk oluşturmuş oluyoruz. Dolayısıyla
bu anlamda riski artırıp ya da azaltmak bizim elimizde. Marmara’da olası bir faylanma
durumunda en kötü senaryoyu konuşacak olursak, biz doğrultu atımlı faylanmaların
yaşanacağını düşünüyoruz. Bir deprem oluşacak olursa, öyle Japonya, Şili, Endonezya
gibi değil orada yaşananlardan çok daha az tsunami dalgaları bekliyoruz. En kötü
senaryolarımızda 1,5-2 metre yüksekliğinde bir tsunami dalgası bekliyoruz. Buradaki
en önemli nokta, Marmara Denizi içerisinde oluşabilecek heyelanlardır. Bir depremin
ardından bu heyelanlar tetiklenecek olursa, özellikle lokal bazda kıyılarımızda 
3 ile 6 metre yüksekliğinde tsunami dalgaları görebiliriz. Ancak bu tüm Marmara 
bölgesinde değil, özellikle heyelanın oluştuğu alanlara yakın yerlerde 3 ile 6 metre
yüksekliğinde bir tsunami dalgası görebiliriz. Bu anlamda Büyükçekmece, Yenikapı
civarı, Yalova’ya yakın yerlerde Çınarcık’ta bir risk olabilir, bu alanlarda önlemler
almamız gerekiyor” dedi.

**“OLUŞACAK 20 SANTİMLİK BİR DALGA BİLE BÜYÜK HASARLAR VERECEK”**

Marmara Denizi’nde yaşanabilecek tsunami sonrasında dalga boylarının Japonya’daki
gibi yüksek seviyelerde olmayacağını söyleyen Ergin Ulutaş, “Özellikle eğimin düşük
olduğu yerlerde önlemler almamız lazım, eğer kıyılarda eğim düşükse dalgalar içeriye
daha çok girebilir. Bu konuda Japonya’da yapılmış önemli bir çalışma var. Tsunami
dalgalarını Japonya’daki gibi büyük dev dalgalar şeklinde düşünmememiz gerekiyor.
Türkiye’de yaşanabilecek bir tsunamide çok küçük dalgalar bekliyoruz. Fakat o dalgaların
boyu değil, kıyıdan ne kadar içeriye girdiği önemlidir. Örneğin İstanbul için kıyıdan
yaklaşık 300 metre girebilen bir dalga daha sonra geri çekilecek ve ciddi hasar 
oluşturacak. Örneğin 20 santimlik bir dalgayı düşünecek olursak, bu dalga öyle deniz
kıyılarında gördüğümüz 20 santimlik dalgaların etkisi gibi değildir. Çünkü hacim
değişikliğiyle geldiği için etkisi bir insanı ayakta tutamayacak boyutta olabilir.
Dolayısıyla bu tür dalgalar bizler için büyük tehlikeler oluşturabilir” diye konuştu.

**‘ERKEN UYARI SİSTEMLERİ ÇOK ÖNEMLİ’**

Yaşanabilecek depremlerin ardından Kandilli Rasathanesi’nde bulunan tsunami erken
uyarı sistemlerinin hayati önem taşıdığını belirten Ulutaş, şöyle konuştu:

“Depreme hazır ülkeler, tsunamiyle ilgili çeşitli araştırmalar yapıyorlar ve halkı
bu konuda bilinçlendiriyorlar. Bir depremin hemen ardından kıyıda bulunan insanlar
tsunami olabileceğini biliyor ve buna göre daha yüksek yerlere çıkmaya çalışıyor
ya da evlerinin üzerinde kalıyor. Hiçbir zaman aşağıya inip kıyıya doğru gitmiyorlar,
çünkü biz deniz kenarında olan bir ülkeyiz bu nedenle buna dikkat etmemiz lazım.
Daha yüksek bölgeleri tercih etmekte fayda var. Erken uyarı sistemleri bu anlamda
çok önemli, Kandilli Rasathanesi tarafından bu erken uyarı sistemleri kuruldu.

Bu erken uyarı sistemleri deprem olduktan hemen sonra dalgalar kıyıya ulaşmadan 
haber verebilirler. Deprem erken uyarıcı sistemi gibi değildir tsunami uyarıcı sistemi.
Tsunami uyarı sisteminde biraz daha vaktimiz var. Çünkü deprem olduktan sonra oluşan
dalganın kıyıya gelmesi süre alıyor. Marmara Denizi için en önemli şey şu, küçük
bir deniz olduğumuz için depremden sonra tsunami dalgalarının kıyıya ulaşma süreci
çok daha kısa. Örneğin Japonya’da 30-40 dakika sonra bir tsunami kıyılara ulaşıyorsa,
bizde bu 5 ile 7 dakika arasında bazı yerlerde ise 10 dakika civarında oluyor. Dolayısıyla
kısa bir süremiz var ve o sürede mümkün olduğu kadar önlem almamız gerekiyor.”
