# MB enflasyonu yine revize etti

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/mb-enflasyonu-yine-revize-etti-2091h/
- Yayımlanma: 2014-04-30T12:08:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, yılsonu enflasyon tahminini yukarı yönlü
revize ederken, para politikasında ilave sıkılaştırma ihtiyacı görmediklerini, gerektiğinde
ise sıkılaştırmayı likidite politikası ile yapacaklarını söyleyerek, bundan sonraki
adımın faizlerde ölçülü ve kademeli indirim olabileceğini belirtti.

Başçı, Türkiye’nin risk primindeki düşüş nedeniyle faiz indirimi için yer olduğunu,
hali hazırda yüzde 10 seviyesinde olan bir hafta vadeli fonlama seviyesinde indirim
olup olmayacağını konuşacaklarını söyleyerek, temel belirleyicinin enflasyon olacağını
belirtti.

Yılın ikinci enflasyon raporunun tanıtımı için düzenlenen toplantıda konuşan Başçı,
para politikasının Ocak ayı sonundan itibaren yeterince sıkı olduğunu söyleyerek,“
İzlediğimiz stratejiye göre burada ilave bir sıkılaşma ihtiyacı görmüyoruz. Eğer
ilave sıkılaştırma ihtiyacı olursa bunu likidite politikası ile yapmayı tercih ediyoruz.
Bundan sonraki adımların da faizlerde ölçülü ve kademeli indirimler şeklinde olması
beklenebilir. Ancak bunu yaparken para politikasındaki sıkı duruşu koruyarak yapacağız”
dedi.

Vade priminden arındırılmış olarak bakıldığında Türkiye’de para politikasının yüzde
10 ile bile çok sıkı olduğunu söyleyen Başçı, “Dolayısıyla ayarlama için orada bir
miktar yerimiz var. Bizim yeter ki enflasyon konusunda içimiz rahat olsun, orada
adım atabiliriz. Ölçülü ve bir seferlik adım olarak okumak gerekir. Bu adımı attıktan
sonra bile hala sıkı olabiliriz. Getiri eğrisine bakarsınız hâlâ ters eğimli olur”
dedi.

Nisan ayında beklentilerdeki bozulmanın durduğunu, hafif bir iyileşmenin söz konusu
olduğunu söyleyen Başçı, “Bunda Türkiye’nin risk priminde bir miktar ilave düşüşün
de payı var. Seçimlerden sonra belirsizlik azaldı. Dolayısıyla sadece risk primini
alsanız bile sadece buradan bile bir miktar ayarlama için yer var diye düşünüyoruz”
dedi ve şöyle devam etti:

“Para politikasında hiç bir şey değişmese de sadece risk priminde düşüşten dolayı
bir miktar faiz indirimi için yer var gibi görünüyor. Orada dikkatli gitmek lazım,
gelişmeleri gözleyip adım adım gitmek lazım, ölçülü adımlar atmak lazım. Bunu bir
seri indirim olarak anlamamak lazım, enflasyon beklentileri ve enflasyon nasıl cevap
verecek onu görerek adım adım gitmekte fayda var. Ama zamanlama konusunu, gelişmeleri
kurulda değerlendireceğiz bunda enflasyon görünümü de çok önemli bir faktör olacak.”

Halihazırda yüzde 10 seviyesinde olan bir hafta vadeli fonlama seviyesinde indirim
olup olmayacağını konuşacaklarını söyleyen Başçı, “Temel belirleyici burada enflasyon
olacaktır ancak risk pirimi de önemli bir faktör. Risk vade primi, enflasyon, enflasyon
görünümü, enflasyon bekleyişleri, fiyatlama davranışları bunların hepsi birden belirleyici
oluyor. Bunların hepsini birden değerlendirerek yeterince sıkı olduğumuzu düşünüyoruz
ancak haddinden fazla sıkı mıyız, bunu tartışacağız. Eğer haddinden fazla sıkı olduğunu
düşünürsek çok sınırlı bir adım atma ihtimali olabilir ancak zamanlaması veri ve
gelişmelere bağlı” dedi.

Finansbank Ekonomisti Gökçe Çelik, “Her ne kadar mevcut enflasyon görünümünde faiz
indirimine yer olmadığını düşünsek de TCMB’nin koridorun üst bandını indirmekten
kaçınarak bir haftalık repo faizinde ölçülü bir indirimi tercih edeceği bir gevşeme
programı geniş kapsamlı bir faiz indiriminden daha az zararlı olacaktır” dedi. Çelik
şöyle devam etti:

“Marjinal fonlama oranını yüzde 12 seviyesinde tutarak TCMB silahlarını kuru korumak
üzere kullanmış olacak ve potansiyel enflasyon risklerini frenleyecektir. Eğer TCMB
bir gevşeme adımı atarsa bunun enflasyonda iyileşmenin başlaması ardından olmasını
bekliyoruz. Enflasyon projeksiyonları göz önünde bulundurulduğunda TCMB’nin en erken
dezenflasyon sürecinin başlayacağı Haziran ayı enflasyonu ardından Temmuz ayında
adım atabileceğini düşünüyoruz.”

Kısa vadeli faizlerin uzun vadeli faizlere göre nispeten yüksek seviyelere kalmasını
sağlayarak ve kredibilitelerini koruyarak bu adımları atabileceklerini söyleyen 
Başçı, burada belirleyici olan unsurların ise enflasyon ve enflasyon beklentileri
ile kur ve kredilerin seyri olacağını söyledi.

Nisan ve belki de Mayıs ayında enflasyonda bir miktar yükselişin devam edeceğini
tahmin eden Başçı, geçen yılki çok düşük bazın etkisiyle yıllık enflasyonda artış
görüleceğini belirtti.

“Sadece Türkiye’nin risk primindeki düşüşten dolayı faiz indirimine yer var gibi
görünüyor” diyen Başçı, bunun seri bir faiz indirimi olarak alınmaması gerektiğini,
zaman vermenin doğru olmadığını söyledi.

Likidite politikasında sıkılaşma eğilimini koruduklarını söyleyen Başçı, bir hafta
vadeli fonlama oranı olan yüzde 10 seviyesinde indirim olup olmayacağını konuşacaklarını,
portföy akımlarının kalıcı artıya dönmesi halinde para politikasını daha erken normalleştireceklerini
söyledi.

YILSONU ENFLASYON TAHMİNİ YUKARI REVİZE EDİLDİ

Yılın ikinci enflasyon raporunda enflasyonun yüzde 70 olasılıkla 2014 sonunda orta
noktası yüzde 7.6 olmak üzere yüzde 6.4 ile yüzde 8.8 aralığında, 2015 sonunda ise
orta noktası yüzde 5 olmak üzere yüzde 3.2 ile yüzde 6.8 aralığında olacağı öngörüldü.

Bir önceki enflasyon raporunda yılsonu enflasyon tahmininin orta noktası yüzde 6.6
seviyesindeydi.

Başçı, enflasyonun orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağının öngörüldüğünü
ve yüzde 5 hedefinde revizyonun söz konusu olmadığını söyleyerek, “Enflasyon Haziran
ayından itibaren düşmeye başlayacak, yıl sonunda yüzde 7.6’ya ineceğini tahmin ediyoruz”
dedi.

Raporda 2014 yılı ortalama petrol fiyatı ve ithalat artış varsayımı 0.1 puan yukarı
yönlü güncellenirken, bir önceki raporda yüzde 8 olan yıl sonu gıda fiyat artış 
oranı varsayımı yüzde 9’a çekildi. Bu güncellemenin yılsonu enflasyon tahminini 
yaklaşık 0.3 puan yukarı yönlü etkilediği belirtildi.

Döviz kurunun da enflasyona 0.3 puan etki yaptığı, fiyatlama davranışlarındaki bozulmadan
enflasyona 0.3 puan geleceği öngörüldü
