# Medical Park’ın yarısı halka arz edilecek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/medical-parkin-yarisi-halka-arz-edilecek-28253h/
- Yayımlanma: 2017-10-18T20:19:58+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Türkiye merkezli en büyük özel sermaye fonlarından olan Turkven’in CEO’su Seymur
Tarı, ortak oldukları hastane grubu Medical Park’ın yarısına yakınının halka arz
edileceğini ve sürecin 2018’de bitmiş olacağını belirterek; işlem büyüklüğünün Mavi’nin
arzını üçe katlamasını beklediklerini söyledi.

Tarı, Reuters ile söyleşisinde 2012 yılında kurdukları üçüncü fonda hâlâ yatırıma
yönlendirdikleri para olduğunu ve gelecek yıl 50 ile 400 milyon dolar aralığında
3-4 satın alma yapabileceklerini söyledi. Tarı, bunun ardından 1 milyar doları aşacak
yeni bir fon oluşturabileceklerini de ifade etti.

 Bu yıl içinde Mavi Giyim’i Borsa İstanbul’da, Domino’s Pizza’nın Türkiye ve Rusya
ana franchise’ı DP Eurasia’yı Londra’da halka arz ettikten sonra Türkiye’ye yönelen
yatırımcı ilgisinden faydalanarak Medical Park’ın yarıya yakınını halk arz edeceklerini
ifade eden Tarı, “Halka arz büyüklüğünün Mavi’yi üçe katlamasını bekliyoruz. Halka
arzı 2018’de bitirmiş oluruz” dedi.

 Bu yıl Haziran ortasında gerçekleşen ve 1.2 milyar lira büyüklükle son yılların
en büyük arzı olan Mavi Giyim’in yüzde 55’i halka açılırken, Turkven’in buradaki
payı arz sonrası yüzde 15’te kalmıştı.

 Tarı, Türkiye borsasında sağlık sektöründe halka açık bir şirket olmadığına dikkat
çekerek, “Mavi ile bir kapı açtık, Medical Park ile bir çığır açmayı düşünüyoruz.
Uzun zamandır borsanın gördüğü en büyük halka arz olacak… Bir sürü yeni yatırımcıyı
Türkiye’ye çekmiş olacağız” dedi.

 Turkven’in yönettiği fonların Medical Park’ta yüzde 53.4 payı bulunuyor.

 Bu yıl Mikro Yazılım, MNG Kargo ve Vansan olmak üzere üç satın alma yapan Turkven,
gelecek yıl da 3-4 tane satın alma yapmak istiyor.

 Tarı “Satın alma başına 50 ile 400 milyon dolar arası para yatırabiliyoruz” dedi.

 Turkven’in 2012 yılında kurduğu Turkish Private Equity Fund (TPEF) III’te yeni 
satın almalar için para bulunduğuna ifade eden Tarı, “Bitmeye yüz tutunca bir sonrakini
toplamak üzere roadshow’a çıkarız… Gelecek bir iki yıl içinde toplayabiliriz. Büyüklük
biraz piyasa ile şekillenecek ama geri adım atmak istemiyoruz. Bir sonraki fonumuz
bir milyar doların üzerinde olur” diye konuştu.

 Türkiye’nin ilk özel sermaye fonu olarak 2000 yılında kurulan ve ilk fonunu 2002’
de çıkaran Turkven şu anda 2 milyar doların üzerinde varlık yönetiyor. Turkven fonlarının
yatırımcıları arasında ulusal varlık fonları, emeklilik fonları ve uluslararası 
kalkınma bankaları yer alırken, Türk yatırımcıları ise bulunmuyor.

 Tarı Turkven’in fonlarında hiçbir hissedarın yüzde 10’dan fazla paya sahip olamadığını
ve bu orana en yakın yatırımcıların Singapur ulusal varlık fonu GIC ve Abu Dhabi’nin
varlık fonu ADIA olduğunu ifade etti. ABD, Kanada, Avrupalı emeklilik fonları ve
yatırım bankalarının varlık yönetim şirketlerinin yatırımcılarının ise daha az oranda
payları bulunuyor.

** KOTON VE FLO’DA DAHA GİDECEK YER VAR**

 Turkven, giyim üretimi ve perakendesi alanında faaliyet gösteren Koton’a 2012’de,
ayakkabı perakendeciliği alanında faaliyet gösteren Flo’ya ise 2013’te ortak oldu.

 Tarı, Mavi’nin ardından bu diğer perakendecilerden çıkışın olası olup olmadığı 
sorusuna ise, bu şirketlerin güçlü büyüdüğü ve çıkış için aceleleri olmadığı cevabını
verdi.

 Koton ve Flo’yu genç yatırımlar olarak nitelendiren Tarı, “Yatırımcılarımızın hemen
herşeyi satın çıkın diye bir yaklaşımı yok. İyi gittiği sürece mümkün mertebe uzun
kalmak konusunda pozitifler” dedi.

 Türkiye’de 300, yurtdışında ise 200 mağazası bulunan Koton’un “agresif” büyüdüğüne
ve cirosunu her yıl yüzde 35-40 artırdığına dikkat çeken Tarı, “Başladığımızda 700
milyon lira civarında bir ciro vardı; bu seneyi 3 milyar liranın üzerinde kapatacak.
Flo da 700 milyon TL’den 3 milyar TL’ye doğru gidiyor… Koton yurtdışında çok agresif
büyüyor” dedi.

** ŞİRKETLERE YABANCI PE’LERDEN DAHA İYİ TEKLİF VERİYORUZ**

 Türkiye’de aktif olan yabancı özel sermaye fonları (PE) son yıllarda yatırımlarından
çıkarken, yurtiçinde kurulu özel sermaye fonları ise satın alma işlemlerinde daha
yoğun yer almaya başladı.

 Son olarak ABD merkezli Carlyle Penti’deki yatırımından çıkmak için Goldman Sachs’ı
yetkilendirmişti.

 Tarı, yurtiçi özel sermaye fonlarının son yıllarda ağırlığının artması ile ilgili
soruya, hem yurtiçinde sağladıkları bilgi birikimi, hem de yurtdışındaki kolay finansman
koşullarının bunda etkili olduğunu söyledi.

 “Biz Türkiye’nin risklerinden onlardan daha az korkuyoruz. Bu yüzden biz şirketlere
daha iyi teklifler veriyoruz. Yatırım yaptıkça Türkiye’yi de öğrendik” diyen Tarı,
ülke çevresindeki jeopolitik gerginliklerin ise yabancı fonların çekimser kalmasında
etkili olduğunu ekledi.

 Tarı, yurtdışındaki fonların uzun vadeli ve çok ucuza kaynak temin ederek kendi
coğrafyalarındaki şirketlerden hızlıca para kazanabilmelerinin de ayrıca onları 
cezbettiğini ve gelişmekte olan piyasalara daha az ilgi gösterdiklerini belirtti.

** POLİTİK GELİŞMELERDEN ÇOK KURDAKİ OYNAMA ÖNEMLİ**

 Tarı, şirketlere yapılan özel girişim sermayesi yatırımlarının temposunu politik
taraftaki gelişmelerden ziyade kurdaki oynamaların etkilediğini belirterek, “Çünkü
şirket sahiplerinin aklında belli şirket değerleri oluşuyor, akıllarında dolar kalıyor.
Kur değiştiği zaman şirket sahipleri de “Şu anda doğru zaman değil, biz birşey yapmayalım
diyor. O yüzden iyi şirketler daha çalkantılı dönemlerde birşey yapmak istemiyorlar
ve genel bir durgunluk oluyor” diye konuştu.

 Yabancıların aklında hep “TL’deki değer kaybına rağmen Türkiye’de para kazanılır
mı?” sorusunun olduğunu ifade eden Tarı, “Mavi ve DP buna iyi bir örnek. Düzgün 
şirketlere yatırım yapıp paranızı sekize, dokuza katlamak mümkün, o yüzden TL kendi
içinde bir engel teşkil etmiyor” dedi.

 Tarı, 2012 yılında kurdukları fonda yatırımların sürdüğünü, ancak 2002 ve 2007’
de kurdukları fonlara bakıldığında yatırımcıların getirisinin yüzde 200 ile 300 
arasında olduğunu söyledi.
