# Mehmet Şimşek: Harcamaları mümkün olduğunda keseceğiz

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/mehmet-simsek-harcamalari-mumkun-oldugunda-kesecegiz-107991h/
- Yayımlanma: 2024-04-19T07:12:24+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF)-Dünya Bankası
Bahar Toplantıları kapsamında düzenlenen “Türkiye: Değişken Küresel Ekonomide İleriye
Doğru Gitmek” başlıklı etkinlikte konuştu.

Yurt içinde en büyük zorluğun yüksek enflasyon olduğunu yineleyen Şimşek, fiyat 
istikrarını sağlamanın ve enflasyonu tek haneye indirmenin en büyük öncelikleri 
olduğunu söyledi.

Şimşek, mali disiplinin sağlanmasının da bir diğer önemli hedef olduğunu, dezenflasyon
sürecinin kamu maliyesi desteği gerektirdiğini aktardı.

Bakan Şimşek, rekabetçiliğin ve üretkenliğin artırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi,
iklim değişikliği ile mücadele, yeşil ve dijital dönüşüm gibi alanlara yönelik kapsamlı
bir yapısal reform programlarının olduğunu anlattı.

Küresel borçlanmanın önemli bir sorun olduğuna da dikkati çeken Şimşek, Türkiye’nin
bu anlamda daha iyi bir konumda olduğunu ancak yurt içinde fiyat istikrarının bir
numaralı zorluk olduğunu kaydetti.

– “Para politikasında sadeleşme ve normalleşme süreci devam ediyor”

Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zaferiyle sonuçlarının başkanlık
seçimlerinin ardından ekonomi politikasında rotanın düzeltilmesine ihtiyaç olduğunu
belirten Şimşek, yeni ekonomi ekibinin oluşturulması sonrası 3 yıllık kapsamlı bir
programın hayata geçirildiğini dile getirdi.

Şimşek, programın temel dayanaklarından birinin para politikasının normalleşmesi
olduğunu kaydederek, para politikasında sadeleşme ve normalleşme sürecinin devam
ettiğini aktardı.

Programın bir diğer bileşeninin ise kamu maliyesi disiplinin yeniden sağlanması 
olduğuna işaret eden Şimşek, enflasyonu düşürmek için Merkez Bankası’na daha fazla
destek sağlamak amacıyla mali duruşu sıkılaştırmaları gerektiğini dile getirdi.

Şimşek, programın bir başka bileşenin de yapısal reformlar olduğunu belirterek, 
kaynakları daha verimli alanlara yönlendirmek istediklerini ifade etti.

– “Uluslararası yatırımcıların güvenini yeniden kazandığımızı düşünüyorum”

Sağlam politikalar ve yapısal reformların birleşiminin yatırımcıların güveninin 
yeniden kazanılmasına yardımcı olacağını vurgulayan Şimşek, “Geçen yıl programının
ömrü konusunda pek çok soru işareti vardı. Ancak son birkaç gündür yatırımcılarla
olan görüşmelerime dayanarak size şunu söyleyebilirim ki bu sorular ortadan kalktı.
Sorular artık daha çok makro konularla ilgili.” dedi.

Şimşek, “Uluslararası yatırımcıların güvenini yeniden kazandığımızı düşünüyorum.
Bu durum kredi risk primindeki (CDS) önemli düşüşe de yansıyor.” diye konuştu.

Orta Vadeli Program’da (OVP) enflasyonun bu yıl yüzde 36’ya gelecek yıl yüzde 14’
e ve 2026’da tek haneli rakamlara düşmesinin beklendiğini anımsatan Şimşek, “İddialı
olsa da bu hedeflerin ulaşılabilir olduğunu düşünüyoruz çünkü desteklenen sıkı bir
para politikamız var. Deprem harcamalarını dışarda tuttuğumuzda, uluslararası standartlara
göre sıkı bir maliye politikamız da var. İlerleme var, sonuçları göstermek için 
zamana ihtiyacımız var.” dedi.

– “Kamu harcamalarında verimli alanlar önceliklendirilecek “

Şimşek, cari açığın düştüğünü, bütçe açığının daralacağını ve para politikasının
tamamen işlevsel hale geleceğini vurguladı.

Enflasyondaki zorluklara değinen Şimşek, gelişen piyasalarda özellikle de Türkiye’de
para politikası aktarım mekanizmasının istenildiği kadar etkili olmadığını düşündüğünü
ve bunun güçlendirilmesi üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Şimşek, selektif kredi sıkılaştırması ile niceliksel sıkılaştırmaya gittiklerine
işaret ederek, geleneksel sıkılaştırmanın sınırları olduğunu anlattı.

Maliye tarafında, geçen yıl düzenlemelerin çoğunun vergi artışlarıyla, yani gelir
yönüyle ilgili olduğunu anımsatan Şimşek, “Bu yıl harcamaları incelemeye başladık.
Harcama kontrolüne ve olası harcama kesintilerinin ne olabileceğine, aynı zamanda
harcamalarda verimli alanların önceliklendirilmesine bakıyoruz.” diye konuştu.

Şimşek, isteğe bağlı olmayan harcamalar söz konusu olduğunda, genellikle gelişmekte
olan piyasaların çoğunun bütçelerinde sınırlı yer olduğunu anlattı.

Harcamaların kontrol edilmesine dair bir beklenti olduğunu dile getiren Şimşek, “
Biz de bunu gerçekleştireceğiz, harcamaları mümkün olduğu ölçüde kontrol edecek 
ve kesintiye gideceğiz.” dedi.

– ⁠”Bir maliye bakanının para politikası duruşu hakkında yorum yapması uygun olmaz”

Parasal sıkılaşma döngüsünün bitip bitmediğine ilişkin bir soruya Şimşek, “Bir maliye
bakanının para politikası duruşu hakkında yorum yapması uygun olmaz. Bir ekonomist
olarak elbette kendi görüşlerim var ama bunu ifade etmek doğru olmaz.” yanıtını 
verdi.

Moderatörün “Yani merkez bankasının bağımsızlığına saygı gösteriyorsunuz” demesi
üzerine ise Şimşek, “Kesinlikle.” dedi.

– ⁠”Yeşil dönüşüm bir zorunluluk”

İklim değişikliğinin önemli bir sorun olduğuna değinen da Şimşek, Türkiye açısından
yeşil dönüşümün bir tercih değil zorunluluk olduğunu kaydetti.

Şimşek, ülkenin enerjide büyük ölçüde ithalata bağımlı olduğunun altını çizerek,
bu alanda daha az bağımlılık olsaydı Türkiye’nin cari fazla verebileceğini anlattı.

Avrupa’nın karbon vergisi planına da işaret eden Şimşek, “Birkaç sektörle başlayacaklar
ama sonunda muhtemelen genişletecekler. Dolayısıyla buna hazırlıklı olmamız gerekiyor.
Bu nedenle karbon ayak izini azaltmanın, daha fazla yenilenebilir enerjinin hayata
geçirilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Öte yandan Şimşek, Orta Doğu’da yaşananların “endişe verici” olduğunu belirterek,
kurallara dayalı sisteme ve uluslararası insani hukuka saygının açıkça zayıf olduğunu
düşündüğünü kaydetti.

Jeopolitik gerilimler söz konusu olduğunda, doğrudan işin içinde olunmasa da yüksek
enerji fiyatları gibi etkileri olduğuna dikkati çeken Şimşek, Türkiye’nin 2022’de
enerji ithalatının 97 milyar dolar düzeyinde olduğunu hatırlattı. Şimşek, çatışmaların
belirsizlik yaratması nedeniyle risklerin daha yüksek olma eğiliminde olduğunu ifade
ederek, bölgenin barış ve refaha ihtiyacı olduğunu söyledi.

Ticarette parçalanma ve korumacılığın kimsenin çıkarına olmadığını dile getiren 
Şimşek, dünyanın kurallara dayalı, kapsayıcı ve adil bir düzene dönmesi gerektiğini
ifade etti.
