# Mehmet Şimşek’ten enflasyon tahmini

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/mehmet-simsekten-enflasyon-tahmini-36990h/
- Yayımlanma: 2018-06-06T13:21:04+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, “Enflasyon yılın ikinci yarısından
itibaren düşmeye başlayacak. Net olarak enflasyonla mücadele önemlidir, yüksek büyüme
için enflasyonun düşürülmesi elzemdir. Biz de bunun farkındayız ve ciddiye alıyoruz.”
dedi.

Şimşek, TRT Haber’de katıldığı programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Muhalefetin, Türkiye’nin sadece inşaat sektörü üzerinden büyüdüğü iddialarını yanıtlayan
Şimşek, ülkenin 1924-2002 yıllarında ortalama yıllık büyümesinin yüzde 4,7 olduğunu,
küresel krize, Ortadoğu’daki kaosa rağmen AK Parti hükümetleri döneminde ise yüzde
5,7 büyüdüğü söyledi.

Şimşek, “Geçmişte hiçbir 15 yıllık dönemde böyle bir büyüme yok. Çok net, güçlü 
bir şekilde büyüme performansı.” diye konuştu.

Türkiye’nin bu dönemde tarımdan turizme, eğitimden savunmaya birçok alanda atılımlar
gerçekleştirdiğini vurgulayan Şimşek, şöyle devam etti:

“Vatandaş bu dönemde finansmana erişti, kredi ucuzladı. Biz enflasyonu 1990’lı yıllardaki
ortalama yüzde 70’ten yüzde 10 ve altına düşürünce vatandaşımız finansmana erişti,
konut satın aldı. Eğer onu eleştiriyorlarsa ayrı bir konu, o vatandaşın tercihi.‘
Betona yatırım yapıldı’ deniliyor, Türkiye helikopterini hangi dönemde üretti? Türkiye
AK Parti hükümetleri döneminde kendi savaş helikopterini üretti, şu anda dünyaya
ihraç ediyoruz. İnsansız hava aracı beton mu? Bu, AK Parti hükümetleri döneminde
üretildi. Türkiye bugün kendi uydusunu üretiyor. Uydu, yüksek katma değer değil 
mi?”

Şimşek, Türkiye ekonomisinin her alanda geliştiğini, büyüdüğünü vurgulayarak, “Türkiye,
dünyaya göre daha hızlı büyüdü, rakamlar ortada. Bizim rakamlarımıza inanmıyorlarsa
IMF, Dünya Bankası rakamları orada, baksınlar. Türkiye bu büyümeyi, sektörel çeşitlendirmeyle
sağladı.” değerlendirmesinde bulundu.

Muhalefetin Türkiye’nin borç yüküne ilişkin iddialarına da yanıt veren Şimşek, şöyle
konuştu:

“Türkiye’de vatandaşın, bankaların, şirketlerin, devletin hepsinin toplam borcunun
milli gelire oranı yüzde 142. Bize benzer gelişmekte olan ülkelerde bu oran yüzde
211. En az borçlu ülkelerden birisiyiz. Gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 390. Dünyanın
ortalaması yüzde 320 civarı. Kamunun borcunun milli gelire oranı yüzde 28. Bu oran,
2002 yılında yüzde 70’in üzerindeydi. Bu oran bize benzer ülkelerde geçen sene yüzde
49, dünya ortalaması yüzde 82.”

Şimşek, Türkiye’de hane halkının borcunun milli gelire oranının yüzde 18 olduğuna
dikkati çekerek, bu oranın dünyada ortalama yüzde 59’u bulduğunu bildirdi.

Türkiye’nin genel borçlulukta en az borçlu ülkeler arasında yer aldığını ancak reel
sektörün borcunda artış olduğunu ifade eden Şimşek, reel sektörün dünyaya açılarak
en büyük şirketleri ve markaları satın aldığını hatırlattı.

– Ekonomik vaatlerin maliyeti

Şimşek, seçimlere yönelik ekonomik vaatlere ilişkin bir soru üzerine, AK Parti’nin
emeklilere iki bayramda ikramiye, bazı meslek gruplarına 3600 ek gösterge, 65 yaş
aylığı alanların maaşlarının ikiye katlanması gibi ekonomik vaatlerinin bütün maliyetinin
30 milyar liranın altında olduğunu söyledi.

Bunun da milli gelirin yüzde 1’inin altına denk geldiğine işaret eden Şimşek, muhalefetin
vaatlerinin maliyetinin ise 200 milyar ile 400 milyar lira arasında değiştiğini,
bunun AK Parti’nin vaat maliyetlerinin ortalama 10 katına denk geldiğini belirtti.
Şimşek, “Problem burada. Bu gerçeklikten, uygulanabilirlikten uzak.” ifadesini kullandı.

Şimşek, AK Parti’nin ekonomik vaatlerinin finansmanına ilişkin de şu değerlendirmeleri
yaptı:

“Kısa vadede 2018’de, kısmen 2019’da iki önemli gelir kaynağından biz 30 milyar 
lirayı telafi edebiliriz. Bir ‘imar barışı’, iki ‘vergide yeniden yapılandırma’.
Kısa vadede geçmiş uygulamalar, hesaplar ortada, bu telafi edilebilir. Şimdi diyeceksiniz
ki, ‘Bu emekli maaş artışı her yıl ödenecek ama bahsettiğiniz ‘imar barışı’ bir 
kerelik.’ Doğru. O nedenle biz de kaynak için iki önemli adım atacağız, birincisini
Cumhurbaşkanımız açıkladı, bakanlık sayısını ciddi şekilde azaltacağız, kamuyu küçülteceğiz,
harcamaları azaltacağız. İkinci konu, bizim TBMM’de uzun süredir bekleyen Gelir 
Vergisi Reform Tasarımız var. Bu öneride yeni vergi artışları yok ama mevcut vergilerin
tabana yayılması, bazı imtiyaz ve ayrıcalıkların sonlandırılması, bazı alanlarda
enflasyondan arındırılmış gelirlerin vergilendirilmesi gibi hususlar yer alıyor.
Dolayısıyla bu çerçeveden bakıldığında kalıcı olarak vaatlerimizi finanse edecek
öneri, teklif, plan ve programımızı ortaya koymuş bulunmaktayız. Reform tamamen 
TBMM’nin takdirinde olan bir konu ama oradaki önerilerimiz vergide adaleti sağlamaya,
vergi gelirlerini tabana yayarak artırmaya yönelik. Zaten muhalefetin en çok eleştirdiği
konu dolaylı vergiler. Dolayısıyla şimdi bu reforma destek vermelerini bekleyeceğiz.”

– “Enflasyon yılın ikinci yarısından itibaren düşecek”

Şimşek, 2002 yılından önceki dönemde ortalama enflasyonun yüzde 70’in üzerinde olduğunu
hatırlatarak, AK Parti hükümetleri döneminde enflasyon oranını son 1 yıl hariç yüzde
10’un altında tuttuklarını ve burada bir başarı bulunduğunu vurguladı.

Son dönemde enflasyonun iki sebepten dolayı yükseldiğine işaret eden Şimşek, şunları
kaydetti:

“Bir, ‘kur şoku’ yiyoruz. Bu kısmen dış, kısmen iç kaynaklı. Bir de ‘petrol fiyatlarındaki
artış’ var. Bu da tamamen dış kaynaklı. Petrol fiyatları bundan 1,5 -2 yıl öncesine
göre neredeyse ikiye katlandı. Kurdaki hareketlilik de özellikle bizim bölücü terör
örgütüyle, Suriye’deki terörle mücadelemizde ABD ile yaşadığımız gerilimler, FETÖ
ile mücadele noktasında Avrupa’da yaşadığımız gerilimlerle para politikasının yeterince
güçlü tepki vermediğine ilişkin kaygılardan kaynaklandı. Merkez Bankası gereken 
tepkiyi verdi, orası düzeldi. ABD ile de biz Münbiç konusunda anlaştık, terör koridorunu
da kırdık, tehdidi azalttık. Dolayısıyla ABD ile ilişkilerin normalleşmeye girmesi
ihtimali yükseliyor. Avrupa Birliği ile geçen yıl yaşadığımız gerilimleri geride
bıraktık. Onların da kendi seçimleri vardı, Türkiye’yi siyasi malzeme olarak kullandığını
biliyorsunuz. Dolayısıyla Batı ile ilişkilerde genel bir iyileşme var. Merkez Bankası
güçlü bir irade koydu, gerekeni yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Petrol fiyatları
tabii ki özellikle Venezuela ve İran’a ilişkin temel kaygılardan kaynaklanıyor, 
öngörmek zor ama burada da 80 dolar zirve sayılabilir. Bunların etkileri önümüzdeki
aylardan itibaren zirveyi bulduktan sonra sistemden çıkacak. Böyle durumda enflasyon
yılın ikinci yarısından itibaren düşmeye başlayacak. Net olarak enflasyonla mücadele
önemlidir, yüksek büyüme için enflasyonun düşürülmesi elzemdir. Biz de bunun farkındayız
ve ciddiye alıyoruz.”

– “Cari açığı biz çözeriz”

Şimşek, cari açığın son 1,5-2 yılda önemli ölçüde altın ithalatından kaynaklandığına
dikkati çekerek, bunun da geçici bir faktör olduğunu, altın hariç cari açığın milli
gelire oranının yüzde 4,5 seviyesinde bulunduğunu dile getirdi.

Gelecek dönemde savunma sanayisinde ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılmaya devam
ettiğini vurgulayan Şimşek, “En son 1,5 ay önce 135 milyar liralık, ağırlıklı olarak
yüksek teknolojili Türkiye’nin ithal ettiği ürünleri içeride üretmeye yönelik teşvikler
verdik. Bu yatırımların hayata geçme süresi 3-7 yıl. Önümüzdeki orta dönemde Türkiye’nin
cari açığını 19 milyar dolar azaltacak yatırımları başlattık. Onun için cari açığı
da bir sorun olmaktan çıkartacağız. Bütçe açıklarını düşürdük, son yılların ortalaması
1’in altında. Bankacılık sistemini, kamu maliyesini sağlamlaştırdık, borçları sürdürülebilir
hale getirdik. Enflasyonu yüzde 70’lerden yüzde 10’lara çektik. Cari açığı da biz
çözeriz.” dedi.

 
