# Merkez Bankası 2021 enflasyon tahminini yükseltti

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/merkez-bankasi-2021-enflasyon-tahminini-yukseltti-73673h/
- Yayımlanma: 2021-10-28T11:18:26+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, yılın son enflasyon raporunu
sunuyor.

Kavcıoğlu’nun sunumunda öne çıkan ifadeler şunlar oldu:

Küresel iktisadi faaliyette yılın ilk yarısında yaşanan toparlanmaya rağmen yakın
dönemde açıklanan güven endeksleri, salgının etkisiyle gerilemeye başladı.

Aşılama oranlarındaki artışa rağmen salgında yeni varyantlar küresel iktisadi faaliyet
üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutuyor. Varyantlara ilişkin risklerin canlı
kalması bazı ülkelerde büyüme görünümünü olumsuz etkiledi ve büyüme tahminlerinin
aşağı yönlü güncellenmesine neden oldu. Büyüme tahminleri Almanya ve ABD başta olmak
üzere, en çok ihracat yaptığımız ülkelerden bir kısmı için aşağı yönlü güncellenirken,
İtalya ve Rusya gibi önemli ticaret ortaklarında yukarı yönlü güncellendi.

Küresel PMI endeksleri ulaştıkları tepe noktasına kıyasla gerilerken, gerek imalat
gerekse hizmet sektörleri için 50 eşik seviyesinin üzerinde kalmaya devam etti. 
Bu gelişmeler, Türkiye’nin dış talep görünümünün olumlu seyrini koruduğunu gösteriyor.
İşgücü piyasasına baktığımızda ise gelişmiş ülkelerin birçoğunda istihdamın seviyesi
halen salgın öncesi düzeyinin altında seyrediyor.

### **Enerji fiyatları son dönemde hızlandı**

Emtia fiyatları bir önceki Rapor dönemine göre ortalama olarak artmakla birlikte,
enerji ve enerji dışı fiyatların farklılaşması devam ediyor. Ham petrol ve doğal
gaz fiyatlarının artmasıyla enerji fiyatları son dönemde hızlandı. Diğer taraftan
enerji dışı emtia fiyatları ürün bazındaki farklılaşmaların etkisiyle yataya yakın
bir seyir izledi.

### **Uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatları artıyor**

Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, bazı sektörlerdeki
arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artış uluslararası ölçekte üretici
ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açıyor. Başlıca tarımsal emtia ihracatçısı
ülkelerde yaşanan iklim koşullarının küresel gıda fiyatları üzerinde olumsuz yansımalarını
görüyoruz. Küresel enflasyondaki yükselişin enflasyon beklentileri ve uluslararası
finansal piyasalar üzerindeki etkileri merkez bankaları tarafından yakından takip
ediliyor.

Gelişmiş ülke merkez bankaları enflasyondaki yükselişin talep kompozisyonundaki 
normalleşme, arz kısıtlarının hafiflemesi ve baz etkilerinin devreden çıkmasıyla
birlikte büyük ölçüde geçici nitelikte olacağını ancak enflasyondaki düşüşün zamanlamasına
dair belirsizliğin olduğunu değerlendiriyor. Bu çerçevede, gelişmiş ülke merkez 
bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürüyor ve varlık alım programlarına
devam ediyor. Gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda da gerek güncel enflasyon gerçekleşmeleri
gerekse enflasyon beklentileri hedefin üzerinde seyrediyor. Bununla birlikte, beklentiler,
enflasyonun 2022 yıl sonunda hedeflere yaklaşacağı yönündedir.

### **Gelişmekte olan ülkelere portföy akımları dalgalı bir seyir izliyor**

Küresel piyasalardaki bu gelişmelerin bir yansıması olarak gelişmekte olan ülkelere
yönelen portföy akımlarının dalgalı bir seyir izlediğini görüyoruz. Çin hariç tutulduğunda
son dönemde gelişmekte olan ülkelerden portföy çıkışları görüldü. Salgının seyri
ve gelişmiş ülkelerde para politikasının ne zaman ve ne hızda normalleşeceğine ilişkin
öngörüler, önümüzdeki dönemde de gelişmekte olan ülkelerin portföy hareketleri ve
finansal piyasaları üzerinde etkili olmayı sürdürecek.

### **Küresel risk iştahı dalgalı bir seyir izledi**

Küresel enflasyon gelişmeleri ve enerji fiyatlarındaki yükselişlerin de etkisiyle
mevcut Rapor döneminde küresel risk iştahı dalgalı bir seyir izledi. Türkiye’nin
de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler grubunda risk primi ve ima edilen döviz
kuru oynaklıkları yükselirken, dolar endeksindeki güçlenmenin de etkisiyle döviz
kurlarında değer kaybı yaşandı.

### **Türkiye’de 2. çeyrekte iç talep ve ihracat büyümeye katkı verdi**

2021 yılı ikinci çeyreğinde milli gelir çeyreklik bazda yüzde 0,9, yıllık bazda 
ise yüzde 21,7 oranında arttı. İktisadi faaliyet, bu dönemde salgın kısıtlamaları
ve finansal koşullardaki sıkılaşmayla birlikte bir miktar ivme kaybetse de uzun 
dönem eğiliminin üzerinde kalmaya devam etti. İkinci çeyrekte dönemlik büyümeye 
hem iç talep hem de net ihracat katkı verdi. İç talebin katkısında özel tüketim 
öne çıkarken, kamu harcamaları ve yatırımlar ılımlı seyretti. Net ihracatın büyümeye
verdiği katkıda ise gerek güçlü seyreden ihracat gerekse altın ithalatındaki yavaşlamayla
gerileyen ithalat rol oynadı.

### **Öncü göstergeler iktisadi faaliyetin 3. çeyrekte güçlü seyrettiğini gösteriyor**

Öncü göstergeler, iktisadi faaliyetin yılın üçüncü çeyreğinde dış talebin de etkisiyle
güçlü seyrettiğini gösteriyor. Sanayi üretimi, Temmuz-Ağustos aylarında yükseliş
eğilimini sürdürdü. Ciro endeksleri, yurt dışı talebin üçüncü çeyrekte, özellikle
ara malı ve sermaye malı sektörlerinde sanayi üretimini desteklemeye devam ettiğine
işaret ediyor.

### **Aşılanmanın hızlanması küresel iktisadi faaliyetteki güçlenmeyi destekliyor**

Aşılamanın hızlanması, küresel ekonomideki toparlanma sürecini destekliyor. Türkiye’de
ve tüm dünyada aşılama oranlarının artmasıyla birlikte salgın tedbirlerinin kademeli
olarak kaldırılması, dış talebin iktisadi faaliyete katkısını artıran bir faktör
olarak ortaya çıkıyor.

Diğer yandan, virüsün yeni varyantlarının ortaya çıkmasının da etkisiyle vaka sayılarında
gözlenen artış, salgının seyrine ilişkin belirsizliklerin devam etmesine neden olmaktadır.

### **Talepte dengelenme**

Aşılamanın toplumun geneline yayılması salgından olumsuz etkilenen başta turizm 
olmak üzere hizmetler sektörünün canlanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli
bir bileşimle sürdürülmesine olanak tanıyor. Perakende satış hacim endeksi, açılmanın
etkisiyle kuvvetli bir artış kaydetti. Haziran ayından bu yana aşılamadaki güçlü
ivme ile birlikte kısıtlamaların hafifletilmesi, turizm faaliyetindeki ve ilgili
hizmet kalemlerindeki toparlanma eğiliminin belirginleşmesinde rol oynadı.

Dayanıklı tüketim malları talebi yavaşlarken, dayanıksız tüketim mallarında bir 
toparlanma gözlendi. Talepteki bu dengelenme, cari işlemler dengesi, enflasyon ve
istihdam üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı önem arz ediyor.

### **Ana sektörler geneline yayılan bir yatırım eğilimi gözlemliyoruz**

Anket verileri, firmaların gelecek için yatırım harcamalarını artırmayı planladığına
işaret ediyor. İmalat sanayi firmalarının yatırım eğilimleri üçüncü çeyrekte 2011
yılı üçüncü çeyreğinden bu yana en yüksek değerini aldı. Ekim ayında da yatırım 
eğilimindeki artış sürdü. Bu artışı farklı ölçekteki firmalar genelinde görüyoruz.
Sektörel açıdan değerlendirdiğimizde de ara malları ve yatırımlarda daha güçlü olmak
üzere ana sektörler geneline yayılan bir yatırım eğilimi görüyoruz.

Yatırımlar ve krediler ilişkisine değinecek olursak, üçüncü çeyrekte firmalarımızın
sabit yatırıma yönelik kredi talebinin de yükseldiğini gözlemledik. PPK kararlarımızda
parasal duruştaki sıkılığın ticari kredilerde öngörülenin ötesinde daraltıcı etki
yapmaya başladığını belirtmiştik. Ticari kredi faiz oranlarındaki düşüşün de etkisiyle
önümüzdeki dönemde krediler sabit sermaye yatırımlarını daha da fazla destekleyecektir.

### **İşgücü piyasasının salgın etkilerini büyük ölçüde atlattığını söyleyebiliriz**

İstihdama ilişkin yüksek frekanslı veriler, açılmanın etkisiyle işgücü piyasasında
da toparlanmaya işaret ediyor. Hizmetler sektörü istihdamı, salgına dair kısıtlamaların
da etkisiyle daha yavaş bir toparlanma sergilemişti. Ancak son dönemde burada güçlü
bir istihdam artışı ile salgın dönemi kayıplarının tamamen telafi edildiğini gördük.
Ayrıca güçlü giden ihracatın da katkısıyla, sanayi sektörü istihdamının diğer alt
kalemlere göre daha da olumlu seyrettiği dikkat çekiyor.

Sonuç olarak, tarım dışı istihdamın öncelikle sanayi sektörünün katkısı ile toparlanmaya
başladığını, hizmet sektöründen gelen sınırlı katkıya rağmen 2021 yılı ilk çeyreğinde
salgın öncesi düzeylere ulaştığını görüyoruz. Son olarak hizmet sektöründeki açılma
ve turizmin katkısı ile beraber işgücü piyasasının salgın dönemi etkilerini büyük
ölçüde atlattığını söyleyebiliriz.

### **Türkiye Avrupa ile dış ticaretinde fazla verir hale gelmiştir**

İhracat, küresel talepteki hızlı toparlanma ve ihracat fiyatlarındaki yükselişe 
bağlı olarak üçüncü çeyrekte güçlü seyrini sürdürdü. Parasal sıkılaştırmanın krediler
ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri, ithalat artışını sınırladı. Böylece,
uluslararası emtia fiyatlarındaki yüksek artış ve iktisadi faaliyetin güçlü seyrine
rağmen, ithalat üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre daha ılımlı bir artış eğilimi
izledi.

Türkiye, ihracatta gösterdiği güçlü performans sayesinde en büyük pazarımız olan
Avrupa ile dış ticaretinde fazla verir konuma gelmiştir. Asya bölgesi ile yapılan
ticarette ise açık vermeye devam ediyoruz.

### **3. çeyrekte emtia fiyatlarına bağlı olarak ithalat fiyatlarında artış sürdü**

Üçüncü çeyrekte uluslararası emtia fiyatlarındaki yükselişe bağlı olarak ithalat
fiyatlarındaki artış eğilimi sürerken, ihracat fiyatlarındaki artış görece daha 
zayıf seyretti. Bu durum, dış ticarette miktar bazında gerçekleşen dengelenmenin
cari işlemler dengesine yansımasını sınırlıyor. Diğer taraftan, hizmet gelirlerinde
ise aşılamanın hızlanması ve kısıtlamaların kaldırılmasıyla birlikte toparlanma 
güç kazandı. Önümüzdeki dönemde olumlu dış talep koşullarına bağlı olarak ihracattaki
güçlü artış eğiliminin desteğiyle yılın geri kalanında yıllıklandırılmış cari işlemler
dengesindeki iyileşmenin sürmesini öngörüyoruz. Cari işlemler dengesindeki bu eğilimin
güçlenerek devam etmesi, önümüzdeki dönemde dış finansman ihtiyacını azaltarak ülke
risk primini olumlu etkileyecek bir unsur olacaktır.

### **Rezervlerde istikrarlı bir artış eğilimi gözleniyor**

Ödemeler dengesindeki gelişmelerin TCMB’nin uluslararası rezervleri üzerinde olumlu
yansımalarını görüyoruz. Son dönemde rezervlerde istikrarlı bir artış eğilimi gözleniyor.
Bu dönemde özellikle reeskont kredi geri dönüşleri, zorunlu karşılık adımları ve
cevherden altın alımları TCMB rezervlerini yukarı yönlü etkileyen faktörler olarak
ön plana çıkıyor. Ayrıca diğer merkez bankalarıyla yapılan swap işlemleri ve SDR
tahsisatı gibi gelişmeler de rezervleri yukarı yönlü etkileyen diğer faktörler oldu.
15 Ekim 2021 tarihi itibarıyla rezerv rakamı yaklaşık 126 milyar ABD doları seviyesine
yükseldi. Önümüzdeki dönemde de TCMB olarak para politikasının aktarım mekanizmasını
kuvvetlendirmek amacıyla rezerv birikiminin devam etmesini amaçlıyoruz. Bu doğrultuda
reeskont kredileri temel rezerv biriktirme aracı olarak ön plana çıkıyor. Ayrıca,
son dönemde reeskont kredi mekanizmasının etkinliğini artırmaya yönelik çeşitli 
adımlar da attık.

### **Kredilerde reel olarak kayda değer bir düşüş kaydedildi**

Finansal koşullara geçecek olursak, güçlü parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç
talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri devam ediyor. Yıllık kredi büyümesi yüzde 
8,7 seviyesine gerilerken reel olarak kayda değer bir düşüşe işaret ediyor. Ancak,
kredi büyüme kompozisyonuna yakından baktığımızda üçüncü çeyrek itibarıyla parasal
duruşun sıkılığının ticari kredilerde öngörülenin ötesinde daraltıcı etki yapmaya
başladığını görüyoruz. Ticari krediler kur etkisinden arındırılmış yüzde 6,7’lik
büyüme ile geçmiş yıllar ortalamasının oldukça altında seyrediyor. Bunun yanında,
ihtiyaç kredileri ve kredi kartı harcamaları üzerinde, Eylül ayında alınan yeni 
kararlarla güçlendirilen makroihtiyati politika çerçevesinin olumlu etkileri gözlenmeye
başladı. Yüksek frekanslı kredi verileri, söz konusu tedbirlerin de etkisiyle ihtiyaç
kredisi artış hızının yavaşladığına, vade kompozisyonun ise bir miktar kısaldığına
işaret ediyor. Yatırım iştahı yüksek firmaların finansmanının desteklenmesi için
ticari kredilerdeki gelişmeleri önemsiyoruz. Bireysel kredilerin daha ılımlı ve 
dengeli bir büyüme sergilemesinin, enflasyon görünümü ve dış denge üzerindeki riskleri
sınırlamak için önemli olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Tüketici enflasyonu yılın 3. çeyreğinde yükseldi. Bu çeyrekte enflasyonda dalgalı
bir seyir gözlendi.

Gıdanın enflasyondaki belirleyici etkisi tüm dünyada önemini korumaktadır. Merkez
bankaları gıda fiyatlarını ve çekirdek enflasyon gelişmelerini yakından izliyor.

Gıda fiyatlarındaki küresel yükseliş eğilimi Türkiye’de de gözlendi.

Yılın son çeyreğinde talep koşullarının daha ılımlı bir seyir izleyeceğini öngörüyoruz.

Petrol fiyatları 2021 yılında hızlı bir şekilde yükseldi. Emtia fiyatlarındaki artışın
yanı sıra tedarik sıkıntıları da üretici fiyatlarının artmasına neden oluyor.

Taşımacılık maliyeti fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor.

Enflasyon beklentilerinde bir miktar artış yaşandı.

Ham petrol fiyat varsayımımız yukarı yönlü güncellendi.

2021 petrol tahmini 69,6 dolardan 70,8 dolara yükseltildi.

2022 petrol tahmini 69,4 dolardan 77,5 dolara yükseltildi.

2021 yıl sonu gıda enflasyonu yüzde 15’ten yüzde 23,4’e yükseltildi.

2021 enflasyon tahmini yüzde 14,1’den yüzde 18,4’e yükseltildi.

2022 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 7,8’den yüzde 11,8’e yükseltildi.
