# Merkez Bankası en doğru kararı vermiştir

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/merkez-bankasi-en-dogru-karari-vermistir-1089h/
- Yayımlanma: 2014-01-29T11:28:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Merkez Bankasının faiz artırımı kararı ile ilgili, “
Merkez Bankası bu kararı vermişse eminim en doğru karardır. Ben inanıyorum ki yatırımcı
kaygıları önemli ölçüde giderilmiştir” dedi.

Merkez Bankasının faiz artırımı kararı ile ilgili soru üzerine Şimşek, prensip olarak
Merkez Bankası kararları üzerinde yorum yapmak istemediğini, Bankanın bağımsız bir
kurum olduğunu ve kredibilitesinin çok önemli olduğunu söyledi.

“Merkez Bankası bu kararı vermişse eminim en doğru karardır” diyen Şimşek, Merkez
Bankasının son yıllarda çok ciddi küresel sorunlar olduğu bir ortamda gerçekten 
durumu iyi götürdüğünü belirtti. Kurumların, özellikle Merkez Bankası gibi bir kurumun
kredibilitesinin çok kritik olduğunu kaydeden Şimşek, herkesin Türkiye için en doğrusunu
yapmaya çalıştığını ifade etti.

İçeriden de dışarıdan da bakıldığında önemli olanın kurumların doğru zamanda doğru
kararlar verebilmesi olduğunu vurgulayan Şimşek, “Bu çerçevede bakıldığında ben 
inanıyorum ki yatırımcı kaygıları önemli ölçüde giderilmiştir” diye konuştu.

Gelişmekte olan ülkelerde son dönemde ciddi türbülans bulunduğunu belirten Şimşek,
gelişmiş ülkelerde özellikle ABD’de ekonominin hızlı toparlandığını, bunun da para
musluklarının daha hızlı şekilde kısılması sonucunu doğurabileceğini söyledi. Bu
durumun gelişmekte olan ülkelere fon akışını olumsuz olarak etkileyeceğini ifade
eden Şimşek, “Geçtiğimiz 10 yılda gelişmekte olan ülkeler gerçekten hızlı büyüme
sürecine girdiler. Önümüzdeki 10 yıla ilişkin beklentiler bu kadar olumlu değil.
Bütün bunlar fon, sermaye akışına yansıyacak” diye konuştu.

**Büyümeye yönelik riskler**

Türkiye’nin, kredibiliteyi devam ettirmemesi halinde büyümenin daha hızlı zayıflayacağını
belirten Şimşek, son dönemdeki siyasi operasyonun getirdiği belirsizliğin, liranın
değer kaybetmesi gibi bir süreçte büyümeye yönelik risklerinin çok daha büyük olduğunu
söyledi. Büyümenin hızlı bir şekilde zayıflaması riskinin yüksek olduğunu dile getiren
Şimşek, küresel ekonomik düzen içerisinde doğru kararlar verilirse büyümeye yönelik
risklerin sınırlanabileceğini kaydetti.

Seçim döneminde olmanın, siyasi operasyonun ve parasal sıkılaştırmanın büyümeye 
ilişkin aşağı yönlü riskleri artırdığını ifade eden Şimşek, bu anlamda iç talebin
zayıflayacağını kaydetti. Şimşek, buna karşılık dış talebin büyümeyi destekleme 
ihtimalinin yüksek olduğunu, çünkü Türkiye’nin en önemli ticari partneri olan Avrupa
Birliği’nin toparlanmaya başladığını, Orta Doğu’da da göreceli bir istikrar oluştuğunu
söyledi. Bunun Türkiye’nin ürünlerine, hizmetlerine olumlu yansıyacağını belirten
Şimşek, “Türkiye belki iç talepte biraz daha yavaş gidecek, ama dış talebin katkısı
yükselecek. Zaten  bizim de temelde arzuladığımız daha dengeli, daha sürdürebilir
belki  kısa vadede daha sürdürülebilir bir büyüme” diye konuştu.

**Cari açıkta daralma olabilir**

Cari açıkta önemli bir daralma beklediğini dile getiren Şimşek, Türkiye’de iç talebin
zayıfladığını, liradaki değer kaybının kısa vadeli de olsa rekabet gücünü artıracağını
ifade etti.

Türkiye’nin son 3-4 yıldaki cari açığının olması gerekenin çok üstünde çıktığını
ifade eden Şimşek, söz konusu gelişmeler ışığında belki yüzde 5’lerin altına düşecek
bir cari açık süreciyle karşı karşıya  olunabileceğini, bunun Türkiye açısından 
orta, uzun vadede olumlu yansıyacağına inandığını söyledi.

Hedeflere ilişkin bir revizyon için erken olduğunu belirten Şimşek, şunları kaydetti:“
Mart seçimleri, siyasi istikrarın devamını ben inanıyorum ki ortaya koyacaktır. 
Kamuoyu yoklamaları onu gösteriyor. Kamuoyu yoklamalarına baktığınız zaman siyasi
istikrarın zedelenme riski bayağı düşüktür. Marttan sonra en azından iç dinamikler
itibarıyla öngörülebilirlik artacaktır. Bu, tüketici güvenine, iş aleminin yatırım
kararlarına olumlu yansıyacaktır. Liradaki bir miktar değer kaybının ihracata yansıması
olumlu olacaktır. Bütün bunları düşündüğünüzde belki iç talepteki zayıflamayı dış
talepteki toparlanma telafi edebilir, ama bu analizleri yapmak için çok erken.”

Bakan Şimşek, bir soru üzerine, yeni doğan çocukları ile ilgili bir sıkıntı olmadığını,
isim konusunda ise eşiyle müzakere halinde olduklarını söyledi.

(Sürecek)
