# Merkez Bankası faize dokunacak mı?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/merkez-bankasi-faize-dokunacak-mi-35192h/
- Yayımlanma: 2018-04-21T09:11:25+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Merkez Bankası’nın (TCMB) Nisan ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında kısa
vadeli faizleri, ortalama fonlama maliyetini yüzde 12.75’ten 25 ile 75 baz puan 
artıracak şekilde yükseltmesi bekleniyor.

Reuters’ın 15 kurumun katılımı ile yaptığı ankette tüm katılımcılar Nisan’da faiz
koridorunun alt bandı ve politika faizinin sabit tutulmasını bekliyor. Ankete katılan
15 kurumun üçü önümüzdeki hafta ortalama fonlama maliyetinin yüzde 12.75’te sabit
kalmasını, dördü 25 baz puan artırılmasını, beşi 50 baz puan artırılmasını, üçü 
75 baz puan artırılmasını bekliyor. TCMB’nin ortalama fonlama maliyetinde yapacağı
artış için büyük oranda yüzde 12.75 seviyesindeki geç likitide penceresi faiz oranını
kullanması beklenirken bazı beklentiler bununla birlikte faiz koridorunun üst bandının
da kullanılabileceğini öngörüyor. Ancak üst bant beklentileri genele yayılmıyor.

TCMB’nin faiz koridorunun alt bandı olan borçlanma faiz oranı mevcut durumda yüzde
7.25, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 8, marjinal fonlama oranı yüzde
9.25, geç likidite penceresi borçlanma faiz oranı yüzde 0, borç verme faiz oranı
ise yüzde 12.75 seviyesinde bulunuyor. Ankette 3 ay sonrasındaki ağırlıklı ortalama
fonlama maliyetinde tahmin bildiren 13 kurumun biri değişiklik beklenmezken, bugünkü
faiz oranlarına göre bir kurum 25 baz puan indirim, 11 kurum ise artış öngörüyor.

BNP Paribas/TEB Stratejisti Erkin Işık, TCMB’nin dün yayımlanan beklenti anketinde
enflasyon beklentilerindeki bozulmaya dikkat çekerek, “TCMB’nin faiz kararının TL’nin
önümüzdeki dönemki performansı açısından en önemli faktör olacağı aşikar. Beklenti
anketinde enflasyon beklentilerinde bozulmanın devam etmesi TCMB’nin politika bileşimini
önümüzdeki hafta sıkılaştıracağı beklentilerini kuvvetlendiriyor” dedi ve ekledi:“
Önümüzdeki 24 aya ilişkin enflasyon beklentisi Nisan’da beklentisi 32 baz puan artış
göstererek yüzde 8.63’e yükseldi. Bu veri 2006’ya uzanan veri tarihinin en yüksek
seviyesi. TCMB’nin PPK kararının ardından ay sonunda gerçekleştireceği enflasyon
raporunda yüzde 7.9 olan yıl sonu beklentisini yukarı revize edecek olması da da
faiz artırım ihtimalini güçlendiren bir faktör” dedi.

Türkiye ekonomisi, teşviklerin de etkisiyle 2017’de yüzde 7.4 büyürken bu yılın 
ilk çeyreğinde de büyüme yüzde 7-7.5 aralığında bekleniyor. Ancak bu teşviklerin
beraberinde çift haneli enflasyon ve GSYH’nin yüzde 5’ini aşabilecek bir cari açığı
beraberinde getirebileceğinden endişe ediliyor. Bu makro endişelerin yanı sıra küresel
ve jeopolitik endişeler de TL’de zaman zaman baskı yaratıyor. Enflasyon Kasım 2017’
deki yüzde 12.98 ile görülen 14 yılın zirvesinden yönünü aşağı çevirdi ancak son
dönemde TL’deki değer kaybı ve petrol fiyatlarındaki yükseliş kaynaklı enflasyon
beklentilerinde yaşanan bozulma Reuters anketlerine ve TCMB’nin beklenti anketine
de yansıyor. Tüketici fiyatları enflasyonu TL’deki değer kaybı ve güçlü büyüme trendinin
etkisiyle 2017 yılını 2016 sonundaki yüzde 8.53’ten yüzde 11.92’ye yükselerek tamamladı.

Reuters’ın 53 kurumun katılımı ile gerçekleştirdiği ankette yıl sonu beklentisi 
üç ay önceye göre 0.7 puan artışla yüzde 10 seviyesine yükseldi. TCMB’nin dün açıkladığı
beklenti anketine göre yıl sonu enflasyon beklentisi bir önceki anket dönemindeki
yüzde 9.49’dan yüzde 10.07’ye yükseldi. Beklenti anketinde uzun vadeli enflasyon
tahminlerinde de bozulma belirginleşti. 24 ay sonrasına ilişkin beklenti Mart ayındaki
yüzde 8.31’ten Nisan’da yüzde 8.63’e çıktı. Petrol fiyatları OPEC öncülüğünde devam
eden arz kesintileri ve güçlü talebin arz fazlasını kademeli olarak düşürmesiyle
bu hafta başında gördüğü üç yılın yüksek seviyelerine yakın seyrediyor. Brent ve
ABD ham petrolü dün sırasıyla 74.75 ve 69.56 dolar ile Kasım 2014’den bu yana en
yüksek seviyelerini gördükten sonra bugün geriliyor. Petrol fiyatlarının dolar bazında
2014’ten bu yana en yüksek seviyelere gelmesiyle birlikte aynı anda TL’de yıl başından
bu yana yaşanan ve dolar karşısında yüzde 8’e yaklaşan değer kaybı ise TL cinsi 
benzin ve motorin fiyatlarına zam olarak yansıyor. Tüm bu gelişmelerle birlikte 
motorin fiyatlarına sadece Nisan ayında 30 kuruş zam yapıldı.

Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Başdanışmanı Cemil Ertem ise bu sabah yaptığı açıklamada
petrol fiyatlarında 70 dolar civarında bir katılık oluşması halinde enflasyon beklentilerini
dizginlemek adına maliye politikasında atılacak adımlar olabileceğini, fiyat esnekliği
olmayan alanlarda ÖTV indirimlerinin bütçeye de çok olumsuz etkiye yol açmayacağını
söyledi.

Reuters’ın PPK anketindeki tüm beklentiler Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın erken
seçim kararı alması ardından toplanırken, ismini vermek istemeyen bir bankacı şöyle
konuştu:

“Seçim kararı öncesi TCMB’nin faiz artışı yapmadan idare etme yönünde bir tercihinin
de gündemde olabileceğini düşünüyorduk. Ancak iki ay sonra yapılacak bir seçimde
daha düşük bir kur iktidar partisinin lehine olacaktır. Dolayısıyla bozulan enflasyon
dinamikleriyle birlikte bu kez TCMB’nin kayda değer bir adım atma ihtimalinin oldukça
yükseldiğini düşünüyoruz. Piyasada güçlü bir faiz artışı beklentisi oluştuğu için
aksi bir adım TL’de ciddi değer kaybına neden olacaktır.”

TCMB’nin uyguladığı likidite politikalarının bileşiminde ortaya çıkan son faizi 
gösteren ve geçen yılın başlarında yüzde 8.30’lu seviyelerde olan ağırlıklı ortalama
fonlama maliyeti son olarak yüzde 12.75 seviyesinde seyrediyor. Bu 2017 yıl başına
göre 450 baz puanlık bir sıkılaştırma anlamına geliyor. TCMB’nin ortalama fonlama
maliyetinde yaptığı son değişiklik Aralık’ta 50 baz puan artış yönünde olmuştu.

Öte yandan Başbakan Binali Yıldırım, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Merkez Bankası Başkanı
Murat Çetinkaya, Cumhurbaşkanı Ekonomi Başdanışmanı Cemil Ertem geçen hafta ekonomide
yaşananların yakından takip edildiğini, gerekli görülmesi halinde adım atılacağını
belirtti.

Erdoğan ise ekonomiyle ilgili her açıklamasında faizlerin yatırımları ve istihdamı
artırmak adına düşürülmesi gerektiğini belirtiyor. Bu açıklamalar TCMB’den faiz 
artışı beklendiği dönemlerde bankanın siyasilerin eleştirilerine rağmen bir artışa
gidip gidemeyeceğine ilişkin endişelere neden oluyor. Bu eleştirilere rağmen TCMB
2017 başından bugüne 450 baz puanlık bir sıkılaştırma gerçekleştirmiş olması gerekli
görülmesi halinde adım atılabileceğini gösteriyor.

TCMB Başkanı Murat Çetinkaya TL’de sert değer kayıplarının yaşandığı geçen hafta
yaptığı son açıklamasında son dönemde yaşanan gelişmelerin enflasyon üzerinde yarattığı
riskleri yakından takip ettiklerini belirterek, enflasyonu etkileyen unsurlardaki
gelişmeler dikkate alınarak, ihtiyaç duyulması halinde ilave sıkılaştırma yapılabileceğini
söyledi.
