# Merkez Bankası PPK Toplantı Özeti yayımlandı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/merkez-bankasi-ppk-toplanti-ozeti-yayimlandi-82517h/
- Yayımlanma: 2022-03-24T17:18:26+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK)](https://www.tcmb.gov.tr)
Toplantı Özeti’nde, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesi ve enflasyonda
baz etkilerinin ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağının öngörüldüğü
belirtilerek, “TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı
teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmektedir.”
denildi.

Para Politikası Kurulu’nun 17 Mart’taki toplantısına ilişkin özet yayımlandı.

Özette, şubat ayında tüketici fiyatlarının yüzde 4,81 arttığı, yıllık enflasyonun
5,75 puan yükselişle yüzde 54,44 olarak gerçekleştiği anımsatıldı.

Bu dönemde döviz kurunda istikrarlı bir görünümün hakim olduğu, jeopolitik gelişmeleri
takiben emtia fiyatlarındaki artış eğiliminin belirginleştiği aktarılan özette, 
tedarik sorunlarının da üretici fiyatlarında yüksek artışı beraberinde getirdiği
vurgulandı.

Özette, gıda ve enerji grubunda yaşanan fiyat artışlarının gerekçelerinden bahsedilerek,“
Gıda kalemlerinde KDV oranının yüzde 8’den 1’e indirilmesi daha olumsuz bir görünümün
önüne geçerken, öncü göstergeler KDV indiriminin sarkan etkisinin desteğiyle mart
ayında gıda grubunda daha olumlu bir görünüme işaret etmektedir. Öte yandan son 
dönemde yapılan düzenlemeler neticesinde elektrik fiyatlarının da mart ayında daha
yüksek bir oranda gerileyeceği öngörülmektedir.” denildi.

Küresel ekonomideki güçlü toparlanmanın sınırlı bir ivme kaybına karşın sürdüğü 
belirtilen özette, şu değerlendirmelere yer verildi:

“Çatışmaya dönüşen jeopolitik riskler ve salgında varyantlar, küresel ve bölgesel
iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmakta ve belirsizliklerin
daha da artmasına yol açmaktadır. Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki
yüksek seyir, enerji başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının daha 
da belirgin hale gelmesi ve taşımacılık maliyetlerindeki yüksek seviye, uluslararası
ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının artmasına yol açmaktadır.

Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar
üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Bununla birlikte, gelişmiş ülke merkez
bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğuna bağlı olarak enflasyonda
görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini değerlendirmektedir. Bu çerçevede,
iktisadi faaliyet, işgücü piyasası ve enflasyon beklentilerinde ülkeler arasında
farklılaşan görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası
iletişimlerinde ayrışma gözlenmekle birlikte, merkez bankaları destekleyici parasal
duruşlarını halen sürdürmekte, varlık alım programlarını azaltarak devam ettirmektedir.”

### – “İmalat sanayi firmalarının yatırım eğilimleri yüksek seyretmektedir”

PPK toplantı özetinde, gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımlarında son 
dönemde hisse senedi piyasası fonlarına girişlerin ivme kaybetse de devam ettiği,
borçlanma senedi piyasası fonlarından ise çıkışlar gözlendiği bildirildi.

Gelişmiş ülkelerde uzun vadeli tahvil faizlerindeki oynaklık ve küresel finansal
koşulların seyrinin, gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımlarına ilişkin
riskleri canlı tuttuğu vurgulanan özette, “Söz konusu risklerin Türkiye’ye yönelik
portföy akımları kanalıyla yaratabileceği etkilerin, yurt dışında yerleşiklerin 
portföy pozisyonlanmalarındaki mevcut seviyeler dikkate alındığında daha sınırlı
kalabileceği değerlendirilmektedir.” ifadesi kullanıldı.

Özette, enflasyonda yakın dönemde gözlenen yükselişte; sıcak çatışma ortamının yol
açtığı enerji maliyeti artışları, ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının
geçici etkileri, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışlar 
ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar ve talep gelişmelerinin
etkili olduğu belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Döviz kurundaki ılımlı seyre rağmen süregelen arz yönlü sorunlar ve jeopolitik 
gelişmelerle belirginleşen emtia fiyatlarındaki artışlar, üretici fiyatlarını şubat
ayında olumsuz etkiledi. Yıllık enflasyon tüm alt gruplarda yükselirken, enerji 
grubu uluslararası gelişmelere paralel olarak olumsuz ayrıştı. Alt gruplar bazında,
aylık değişimler dikkate alındığında elektrik-gaz üretimi ile dağıtımı, ham petrol-
doğal gaz, temel eczacılık, ağaç ve inşaat ile bağlantılı ürünler öne çıktı. Kapasite
kullanım seviyeleri ve diğer öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin, bölgesel
farklılıklar ortaya çıksa bile dış talebin de olumlu etkisiyle güçlü seyrettiğine
işaret etti.

Yüksek frekanslı veriler, ocakta doğal gaz ve elektrik kesintileri nedeniyle gözlenen
düşüşlerin ardından, şubatta üretim ve dış ticaret göstergelerinde bir miktar toparlanma
olduğuna işaret etti. Şubat ayı itibarıyla imalat sanayi firmalarının gelecek 12
aylık döneme ilişkin yatırım eğilimleri yüksek seyretmektedir. Firmaların kayıtlı
iç ve dış piyasa siparişleri ile geleceğe yönelik sipariş beklentilerine bakıldığında
dış talebin güçlü seyrini sürdürdüğü, iç talebin ise bir miktar gerilemekle birlikte
beklentinin artış yönünde olduğu görülmektedir.”

### – “Para politikası duruşu, fiyat istikrarı hedefine ulaşılması odağında belirlenecek”

Özette, iş gücü piyasasında olumlu görünümün korunduğuna işaret edilerek, cari işlemler
dengesini enerji ithalatındaki kuvvetli seyrin olumsuz etkilediği, hizmet gelirlerinin
ise desteklediği dile getirildi.

Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, cari işlemler
dengesinde enerji fiyatlarından kaynaklanan risklerin yakından takip edildiği vurgulanan
özette, “Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi,
fiyat istikrarı için önem arz etmektedir. Para politikası duruşu, enflasyon görünümüne
yönelik risklerin kaynağına, kalıcılığına ve para politikası ile ne ölçüde kontrol
altına alınabileceğine dair değerlendirmeler dikkate alınarak, temkinli bir yaklaşımla
sürdürülebilir fiyat istikrarı hedefine ulaşılması odağında belirlenecektir.” ifadeleri
kullanıldı.

Özette, para politikasında sürdürülebilir fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda finansal
istikrara yönelik riskleri de gözeten liralaşma odaklı bir yaklaşım sergilenmeye
devam edileceği belirtildi.

Kurulun, uzun vadeli Türk lirası yatırım kredileri de dahil olmak üzere kredilerin
büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyetle
buluşmasının, finansal istikrar açısından önemli bir rol oynayacağının değerlendirdiği
özette, şunlar kaydedildi:

“Sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan ve kararlılıkla
sürdürülmekte olan adımlarla birlikte küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesi
ve enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağı
öngörülmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir.
Alınmış olan kararların birikimli etkileri yakından takip edilmekte ve bu dönemde
fiyat istikrarının sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin 
tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş 
kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmektedir.

Bu süreçte, politika araçlarının Türk lirası mevduat gelişiminin desteklenmesi, 
Açık Piyasa İşlemleri (APİ) fonlamasının teminat yapısında Türk lirası cinsi varlıkların
artırılması, para takası (swap) miktarının kademeli şekilde azaltılması ve döviz
rezervlerinin güçlendirilmesi istikametinde geliştirilmesine odaklanılacaktır. Bu
çerçevede, Türk lirası likiditesinde ve dağılımında yaşanan gelişmelerin mevduat
ve kredi fiyatlamaları üzerindeki etkileri, döviz kurundaki gelişmelerin enflasyon
beklentileri üzerindeki gecikmeli etkileri, kur korumalı mevduat ürünlerine yönelik
gelişmelerin ters para ikamesi, döviz piyasalarının derinliği ve istikrarı ve fiyat
istikrarı üzerindeki etkileri analiz edilmekte ve gerekli politika tedbirleri oluşturulmaya
devam edilmektedir.”

### – “Tüm araçlar, liralaşma stratejisi çerçevesinde kararlılıkla kullanılacak”

PPK özetinde, TCMB’nin fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı
düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya
kadar elindeki tüm araçları liralaşma stratejisi çerçevesinde kararlılıkla kullanmaya
devam edeceği aktarıldı.

Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrarın, ülke risk primlerindeki düşüş, ters
para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin
kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu
etkileyeceği belirtilen özette, böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının
sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacağı kaydedildi.

Özette, kurulun, fiyat istikrarının sağlanması için, güçlü bir politika koordinasyonuyla
tüm paydaşları içeren bütüncül bir makro politika bileşimi oluşturulmasını desteklediği
dile getirilerek, kararların şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede 
alınmaya devam edileceği vurgulandı.
