# Merkez Bankası PPK toplantı özetini açıkladı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/merkez-bankasi-ppk-toplanti-ozetini-acikladi-71691h/
- Yayımlanma: 2021-09-30T15:07:41+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Merkez Bankası, geçen hafta gerçekleştirdiği ve piyasada oluşan güçlü beklentilerin
aksine politika faizinin 100 baz puanlık indirimle yüzde 18’e çektiği toplantıya
ilişkin PPK özet metnini açıkladı. 

TCMB’nin toplantı özetinde para politikasına yönelik yapılan açıklamada “Para politikası
duruşu, enflasyon görünümüne yönelik risklerin kaynağına, kalıcılığına ve para politikası
ile ne ölçüde kontrol altına alınabileceğine dair değerlendirmeler dikkate alınarak,
temkinli bir yaklaşımla enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi ve fiyat istikrarı
hedefine ulaşılması odağında belirlenecektir.” ifadesine yer verildi. 

Bir önceki toplantı metinde bu bölümde yer alan “enflasyon görünümüne yönelik yukarı
yönlü riskler dikkate alınarak” ifadeleri bu metinde “enflasyon görünümüne yönelik
risklerin kaynağına, kalıcılığına ve para politikası ile ne ölçüde kontrol altına
alınabileceğine dair değerlendirmeler dikkate alınarak” şeklinde değiştirildi. Ayrıca
ilgili bölüme ise bir önceki toplantıya göre “enflasyon üzerinde kısa vadede etkili
olacağı öngörülen geçici unsurlar” ifadeleri eklenerek enflasyondaki geçici vurgusu
desteklendi.  

Açıklamada bu bölümünün devamı şöyle;

“Bu doğrultuda politika duruşu, enflasyon gelişmeleri, enflasyon beklentileri ve
bunlar üzerinde kısa vadede etkili olacağı öngörülen geçici unsurlar da dikkate 
alınarak dezenflasyon sürecini en kısa sürede tesis edecek ve orta vadeli hedeflere
ulaşıncaya kadar bunun sürekliliğini sağlayacak bir sıkılık düzeyinde belirlenmeye
devam edilecektir.”

**TCMB: Politika duruşunda güncelleme ihiyacı…**

“Enflasyonda son dönemde gözlenen yükselişte; gıda ve ithalat fiyatlarındaki artışlar
ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar, yönetilen/yönlendirilen
fiyatlardaki artışlar ve açılmaya bağlı talep gelişmeleri etkili olmaktadır. Bu 
etkilerin arızi unsurlardan kaynaklı olduğu değerlendirilmektedir. Diğer taraftan,
güçlü parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri
devam etmektedir. Parasal duruşun sıkılığı ticari kredilerde öngörülenin ötesinde
daraltıcı etki yapmaya başlamıştır. Ticari kredilerin nominal büyümesi geçmiş yıllar
ortalamasının oldukça altında seyrederken, bireysel kredilerdeki güçlü seyir ise
büyük ölçüde korunmaktadır.

“Bunun yanında, bireysel kredilerin ılımlı seyre dönmesi için makroihtiyati politika
çerçevesi güçlendirilmiştir. Bu doğrultuda BDDK’nın söz konusu kararlarının etkisi
takip edilecektir. Kurul, bireysel kredilerin daha ılımlı bir büyüme sergilemesinin,
enflasyon görünümü ve dış denge üzerindeki riskleri sınırlamak için önemli olduğuna
dair yaptığı vurguyu korumuştur. Bu çerçevede, kredilerin seyri ve kompozisyonu 
makroekonomik istikrar açısından yakından takip edilmektedir. Kurul, para politikasının
etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının
yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri değerlendirmiştir. Bu çerçevede
para politikası duruşunda güncellemeye ihtiyaç bulunduğu değerlendirmesi yapılmış
ve politika faizinde 100 baz puan indirim yapılmasına karar verilmiştir.”

Merkez Bankası’nın 23 Eylül PPK Özet Metni’nin tamamı şöyle:  

**” _Enflasyon Gelişmeleri_**

1. Ağustos ayında tüketici fiyatları yüzde 1,12 oranında artmış, yıllık enflasyon
0,30 puan yükselişle yüzde 19,25 olarak gerçekleşmiştir. Bu gelişmede, gıda fiyatlarındaki
artış belirleyici olurken, çekirdek enflasyon göstergelerinin yıllık enflasyonunda
yavaşlama kaydedilmiştir. Ağustos ayında Türk lirası görece istikrarlı bir seyir
izlemiş ve kura duyarlılığı yüksek olan kalemlerde daha olumlu bir görünüm kaydedilmiştir.
Aynı dönemde, uluslararası petrol fiyatları gerilerken, tarım ürünleri ve endüstriyel
metal fiyatlarında artış gerçekleşmiştir. Bu görünüm altında, B ve C endekslerinin
yıllık enflasyonları gerilerken, göstergelerin yakın dönem eğilimlerindeki yüksek
seviyeler korunmuştur.

2. Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları Ağustos ayında yüzde 3,18 oranında
artmış, grup yıllık enflasyonu 4,08 puan yükselişle yüzde 29,00 olmuştur. Gıda enflasyonundaki
yükselişte taze meyve ve sebze fiyatlarının etkisi belirgin olurken; dünyada ve 
ülkemizde etkili olan tarımsal kuraklık tüketici gıda fiyatlarını olumsuz yönde 
etkilemektedir. Yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada 6,72 puan artışla yüzde 32,45’
e, işlenmiş gıdada ise 1,69 puan artışla yüzde 25,82’ye yükselmiştir. İklim koşullarının
da etkisiyle taze meyve ve sebze fiyatları, mevsimsellikten arındırılmış olarak,
Ağustos ayında da belirgin bir şekilde yükselmiş ve işlenmemiş gıda fiyatlarını 
yukarıya çeken temel unsur olmuştur. Diğer işlenmemiş gıda kalemleri arasında yumurta
fiyat artışı ile öne çıkarken, bakliyat ürünlerindeki olumsuz görünümün devam ettiği
izlenmektedir. İşlenmiş gıdada ise ekmek ve tahıllar alt grubu ile çiğ süt fiyat
artışının yansımalarının izlendiği peynir ve diğer süt ürünlerinde fiyat artışları
görülmüştür.

3. Enerji fiyatları Ağustos ayında yüzde 0,63 oranında artarken, grup yıllık enflasyonu
0,79 puan düşüşle yüzde 20,72 olmuştur. Eşel mobil sistemi grup yıllık enflasyonunu
sınırlamaya devam ederken, Ağustos ayında ÖTV miktarı sıfırlanmış olan LPG kaynaklı
olarak akaryakıt fiyatları bir miktar yükselmiştir. LPG fiyatlarını takiben tüp 
gaz fiyatları artış sergilemiştir. İklim koşullarına bağlı olarak elektrik piyasa
takas fiyatlarında gözlenen yukarı yönlü seyre ek olarak, uluslararası doğal gaz
ve kömür fiyatlarında da artışlar gerçekleşmektedir.

4. Temel mal grubu yıllık enflasyonu Ağustos ayında 0,94 puan düşüşle yüzde 20,28’
e gerilemiştir. Yıllık enflasyon, dayanıklı mal ile giyim ve ayakkabı grubunda düşerken,
diğer temel mallarda yükselmiştir. Dayanıklı mal fiyatları yüzde 1,02 oranında azalmış,
yıllık enflasyon 2,97 puan düşüşle yüzde 24,21’e gerilemiştir. Ağustos ayında mobilya
ve beyaz eşya kalemlerinde fiyatlar bir miktar yükselirken, ÖTV matrahlarında yapılan
düzenlemeyi takiben otomobil fiyatları düşmüştür. Giyim ve ayakkabı grubunda sezon
sonu indirimlerinin son yıllara kıyasla daha belirgin olmasıyla yıllık enflasyon
yavaşlamıştır. Bu gelişmeler birlikte ele alındığında, Ağustos ayında Türk lirasında
hâkim olan görece istikrarlı seyrin uluslararası emtia gelişmeleri kaynaklı baskıları
sınırladığı ve ÖTV matrahı düzenlemesinin desteğiyle temel mallarda yıllık enflasyonunun
gerilediği gözlenmektedir.

5. Hizmet fiyatları Ağustos ayında yüzde 1,25 oranında yükselmiş, grup yıllık enflasyonu
0,13 puan artışla yüzde 13,88 olmuştur. Yıllık enflasyon, lokanta-otel, haberleşme
hizmetleri ve kirada yükselirken, ulaştırma hizmetlerinde yatay seyretmiş, diğer
hizmetlerde ise gerilemiştir. Lokanta-otel alt grubu fiyatlarında açılmayla birlikte
başlayan yüksek artışlar bir miktar hız kaybetmekle birlikte Ağustos ayında da devam
etmiştir. Ağustos ayında kira aylık artışı bir miktar hızlanmıştır. Diğer hizmetler
yıllık enflasyonundaki gerilemede, bu dönemde Türk lirasında kaydedilen görece istikrarlı
seyri takiben, döviz kuruna duyarlılığı yüksek olan hizmet kalemleri belirleyici
olmuştur.

6. Piyasa Katılımcıları Anketi Eylül ayı sonuçları, enflasyon beklentilerinin yukarı
yönlü güncellendiğine işaret etmiştir. Cari yıl sonu enflasyon beklentisi 0,44 puan
artışla yüzde 16,74’e, gelecek on iki aya ilişkin enflasyon beklentisi 0,46 puan
artışla yüzde 12,94’e yükselmiştir. Mevcut durumda, gelecek yirmi dört aya ilişkin
enflasyon beklentisi yüzde 10,71 seviyesindedir.

_**Enflasyonu Etkileyen Unsurlar ve Riskler**_

7. Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünya genelinde aşılamanın hızlanması küresel
ekonomide toparlanma sürecini desteklemektedir. Öncü göstergeler küresel ekonomideki
güçlü toparlanmanın, bir miktar hız kaybetmekle birlikte, devam ettiğine işaret 
etmektedir. Aşılama programlarında ilerleme kaydeden ekonomiler kısıtlamaları hafifleterek
iktisadi faaliyette daha güçlü bir performans sergilemektedir. Bununla birlikte,
aşılama oranlarındaki artışa rağmen salgında yeni varyantlar küresel iktisadi faaliyet
üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır.

8. Küresel talepteki hızlı toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, bazı sektörlerdeki
arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artış uluslararası ölçekte üretici
ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. Başlıca tarımsal emtia ihracatçısı
ülkelerde yaşanan iklim koşullarının küresel gıda fiyatları üzerine olumsuz yansımaları
görülmektedir. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası
finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmekle birlikte, gelişmiş ülke
merkez bankaları enflasyondaki yükselişin talep kompozisyonundaki normalleşme, arz
kısıtlarının hafiflemesi ve baz etkilerinin devreden çıkmasıyla birlikte büyük ölçüde
geçici nitelikte olacağını değerlendirmektedir. Bu çerçevede, gelişmiş ülke merkez
bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına
devam etmektedir.

9. İçinde bulunduğumuz PPK döneminde gelişmekte olan ülke borçlanma ve hisse senedi
piyasalarına sınırlı portföy girişleri gözlenmiştir. Gelişmiş ülkelerde uzun vadeli
tahvil faizlerindeki oynaklık ve küresel finansal koşulların seyri gelişmekte olan
ülkelere yönelen portföy akımlarına ilişkin riskleri canlı tutmaktadır. Söz konusu
risklerin Türkiye’ye yönelik portföy akımları kanalıyla yaratabileceği etkilerin,
yurt dışında yerleşiklerin portföy pozisyonlanmalarındaki mevcut seviyeler dikkate
alındığında daha sınırlı kalabileceği değerlendirilmektedir.

10. Üretici enflasyonu, uluslararası emtia fiyatları, tedarik zincirlerinde devam
eden sorunlar ve enerji fiyatlarına bağlı olarak Ağustos ayında da yükseliş eğilimini
sürdürmüştür. Nitekim ana sanayi gruplarına göre incelendiğinde, Ağustos ayında 
enerji ve ara malları grupları öne çıkmaktadır. Bazı bölgelerde belirginleşen tarımsal
kuraklık elektrik üretim kompozisyonunda değişikliğe neden olarak sanayiye yönelik
elektrik maliyetlerini yukarı yönlü etkilemektedir. Ara malları fiyatlarındaki artışta
metallerle bağlantılı ürünler, ağaç ve mantar ürünleri gibi mobilya sektörüne girdi
teşkil eden kalemler ile inşaat sektörüyle bağlantılı metalik olmayan mineral ürünlerin
etkisi hissedilmiştir.

11. İkinci çeyrekte iktisadi faaliyet salgın kısıtlamaları ve finansal koşullardaki
sıkılaşmayla birlikte bir miktar ivme kaybetse de uzun dönem eğiliminin üzerinde
kalmaya devam etmiştir. GSYİH, 2021 yılı ikinci çeyreğinde yıllık yüzde 21,7, çeyreklik
olarak ise yüzde 0,9 oranında artış kaydetmiştir. Üretim yönünden değerlendirildiğinde,
sanayi ve hizmetler sektörü yıllık ve dönemlik büyümenin temel sürükleyicisi olurken,
inşaat ve tarım sektörü dönemlik büyümeyi sınırlamıştır. Harcama yönünden bakıldığında
ise, özel tüketim ve net ihracat çeyreklik büyümeye en yüksek katkıyı verirken, 
kamu harcamaları ve yatırımlar ılımlı seyretmiştir.

12. Öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin üçüncü çeyrekte dış talebin
de etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret etmektedir. Temmuz ayında sanayi üretim endeksi
aylık bazda yüzde 4,2, yıllık bazda ise yüzde 2,3 oranında azalmıştır. Bu dönemde
sektörler geneline yayılan üretim azalışında 15 Temmuz (Perşembe) resmi tatilinin
9 güne uzatılan Kurban bayramı tatili (17-25 Temmuz) ile fiiliyatta birleştirilmesi
nedeniyle oluşan iş günü kayıplarının (köprü günü etkisi) rol oynadığı değerlendirilmektedir.
Bu etki dışlandığında, sanayi üretimi ana eğilimi gücünü korumuştur. Ağustos ayına
ilişkin anket göstergeleri ve ihracat verileri, sanayi üretimindeki düşüşün Ağustos
ayında telafi edileceğine işaret etmektedir. Diğer taraftan, Temmuz ayında hizmet
ve inşaat ciro endeksleri ile perakende satışlar aylık ve çeyreklik bazda artmıştır.

13. Yüksek frekanslı veriler, üçüncü çeyrekte hareketliliğin artmasıyla salgından
en çok etkilenen hizmet kalemlerinde hızlı bir toparlanma görüldüğüne işaret etmektedir.
Nitekim kartla yapılan harcamalara ilişkin haftalık verilere göre, kısıtlamalardan
daha çok etkilenen hizmet sektörleri ile perakende ticarete konu olan kalemlerde
artış oranları daha yüksek gerçekleşmiştir. Aşılamanın toplumun geneline yayılarak
hızlanması salgından olumsuz etkilenen hizmetler, turizm ve bağlantılı sektörlerin
canlanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli bir bileşimle sürdürülmesine olanak
tanımaktadır.

14. Temmuz ayında istihdam hizmetler sektörü kaynaklı artmaya devam ederken, işgücüne
katılım oranındaki yükselişe bağlı olarak toplam ve tarım dışı işsizlik oranları
bir önceki aya göre 1,4 ve 1,6 puan artış kaydederek sırasıyla yüzde 12,0 ve 13,9
olarak gerçekleşmiştir. Anket göstergeleri ve yüksek frekanslı veriler, açılma ve
iktisadi faaliyetin seyrine bağlı olarak istihdam görünümündeki iyileşmenin ve işgücü
piyasasındaki olumlu seyrin sürdüğüne işaret etmektedir.

15. Olumlu dış talep koşulları ve uygulanmakta olan sıkı para politikası cari işlemler
dengesini pozitif etkilemektedir. Ağustos ayı geçici dış ticaret verilerine göre
mevsimsellikten arındırılmış altın hariç ihracat ve ithalat bir önceki aya göre 
ihracatta daha güçlü olmak üzere yüksek oranlı artışlar kaydetmiştir. Turizm gelirlerinde
de toparlanma eğiliminin belirginleştiği izlenmektedir. İhracattaki güçlü artış 
eğilimi ve aşılamadaki kuvvetli ivmenin turizm faaliyetlerini canlandırmasıyla yılın
geri kalanında cari işlemler hesabının fazla vermesi beklenmektedir. Cari işlemler
dengesinde görülen iyileşme eğilimi fiyat istikrarı hedefi için önem arz etmektedir.
Kurul ayrıca, iktisadi faaliyetteki toparlanmanın sürekliliği ve finansal istikrar
açısından cari işlemler dengesindeki seyrin önemine yaptığı vurguyu yinelemiştir.

_**Para Politikası**_

16. Para politikası duruşu, enflasyon görünümüne yönelik risklerin kaynağına, kalıcılığına
ve para politikası ile ne ölçüde kontrol altına alınabileceğine dair değerlendirmeler
dikkate alınarak, temkinli bir yaklaşımla enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi 
ve fiyat istikrarı hedefine ulaşılması odağında belirlenecektir. Bu doğrultuda politika
duruşu, enflasyon gelişmeleri, enflasyon beklentileri ve bunlar üzerinde kısa vadede
etkili olacağı öngörülen geçici unsurlar da dikkate alınarak dezenflasyon sürecini
en kısa sürede tesis edecek ve orta vadeli hedeflere ulaşıncaya kadar bunun sürekliliğini
sağlayacak bir sıkılık düzeyinde belirlenmeye devam edilecektir.

17. Enflasyonda son dönemde gözlenen yükselişte; gıda ve ithalat fiyatlarındaki 
artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar, yönetilen/
yönlendirilen fiyatlardaki artışlar ve açılmaya bağlı talep gelişmeleri etkili olmaktadır.
Bu etkilerin arızi unsurlardan kaynaklı olduğu değerlendirilmektedir. Diğer taraftan,
güçlü parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri
devam etmektedir. Parasal duruşun sıkılığı ticari kredilerde öngörülenin ötesinde
daraltıcı etki yapmaya başlamıştır. Ticari kredilerin nominal büyümesi geçmiş yıllar
ortalamasının oldukça altında seyrederken, bireysel kredilerdeki güçlü seyir ise
büyük ölçüde korunmaktadır. Bunun yanında, bireysel kredilerin ılımlı seyre dönmesi
için makroihtiyati politika çerçevesi güçlendirilmiştir. Bu doğrultuda BDDK’nın 
söz konusu kararlarının etkisi takip edilecektir. Kurul, bireysel kredilerin daha
ılımlı bir büyüme sergilemesinin, enflasyon görünümü ve dış denge üzerindeki riskleri
sınırlamak için önemli olduğuna dair yaptığı vurguyu korumuştur. Bu çerçevede, kredilerin
seyri ve kompozisyonu makroekonomik istikrar açısından yakından takip edilmektedir.
Kurul, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri
ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri değerlendirmiştir.
Bu çerçevede para politikası duruşunda güncellemeye ihtiyaç bulunduğu değerlendirmesi
yapılmış ve politika faizinde 100 baz puan indirim yapılmasına karar verilmiştir.

18. Enflasyonun kısa dönemde, başta emtia fiyatları ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlar
olmak üzere arz ve talep yönlü çeşitli unsurların etkisiyle oynak bir seyir izlemesi
beklenmektedir. Bununla birlikte, geçici etkilerin ortadan kalkmasıyla enflasyonun
yeniden düşüş eğilimine dönmesini sağlayacak sıkılıktaki parasal duruş; enflasyon
beklentileri, fiyatlama davranışları ve finansal piyasa gelişmeleri bağlamında dışsal
ve geçici oynaklıklara karşı önemli bir tampon işlevi görecektir.

19. TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret
eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar 
elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir.

20. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş,
ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman
maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal
istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının
sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.

21. Kredi piyasası ve iktisadi faaliyete ilişkin göstergelerin yanı sıra döviz kuru
oynaklığı ve ithalat fiyatlarındaki gelişmeler doğrultusunda enflasyon üzerindeki
talep ve maliyet yönlü etkiler önemini korumaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki para politikası
ile küresel risk iştahına ilişkin görünüm, gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy
akımları üzerindeki riskleri canlı tutmaktadır. Kurul, para politikasında fiyat 
istikrarı hedefi doğrultusunda finansal istikrara yönelik riskleri de gözeten bir
yaklaşım sergilemeyi sürdürecektir.

22. Kurul, fiyat istikrarının sağlanması için, güçlü bir politika koordinasyonuyla
tüm paydaşları içeren bütüncül bir makro politika bileşimine ihtiyaç bulunduğu değerlendirmesini
yinelemiştir.

23. Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya
devam edecektir.”
