# Merkez Bankası rezervlerinde 32,8 milyar dolarlık ‘Savaş’ erimesi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/merkez-bankasi-rezervlerinde-erime/
- Yayımlanma: 2026-03-26T17:40:20+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Türkiye Cumhuriyet **Merkez Bankası** rezervleri, Orta Doğu’da başlayan savaşın 
üçüncü haftasında 12,1 milyar dolarlık azalışla 177,5 milyar dolar seviyesine geriledi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanan Uluslararası Rezervler ve
Döviz Likiditesi raporu, finansal tablodaki son durumu tüm detaylarıyla ortaya koyuyor.

[Türkiye Cumhuriyet **Merkez Bankası**](https://www.tcmb.gov.tr) verilerine göre,
19 Mart tarihi itibarıyla brüt rezervler bir önceki haftaya kıyasla yüzde 6,4 oranında
azalarak 177,5 milyar dolara indi. Küresel piyasaların yakından takip ettiği Orta
Doğu çatışmaları, makroekonomik dengeler üzerinde doğrudan baskı yaratıyor. Savaşın
başladığı dönemden itibaren geçen üç haftalık süreç, ulusal rezervlerdeki erimenin
hızlandığını gösteriyor.

Merkez Bankası tarafından açıklanan veriler, jeopolitik krizlerin finansal göstergelere
ne kadar hızlı yansıdığını kanıtlıyor. Çatışmaların patlak vermesinden hemen önce,
27 Şubat haftasında uluslararası rezervler 210,3 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu.
Aradan geçen kısa süre zarfında kasadan çıkan toplam miktar devasa boyutlara ulaştı.

Yaşanan 12,1 milyar dolarlık son haftalık azalışla birlikte, savaşın başlamasından
itibaren kaydedilen toplam kayıp 32,8 milyar dolara yükseldi. Milyarlarca dolarlık
erime, piyasa aktörlerinin yakından izlediği en kritik veri olarak öne çıkıyor. 
Finansal otoriteler, rezervlerdeki değişimi ekonominin şoklara karşı dayanıklılık
kapasitesini ölçmek için bir barometre olarak kullanıyor. Uluslararası piyasalarda
artan risk algısı, sermaye hareketlerinde ani değişimlere yol açıyor.

## Merkez Bankası rezervlerindeki toplam düşüşte savaşın etkisi

![merkez bankası](https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2026/03/tcmb-merkez-
bankasi-1024x576.webp)

Riskten kaçış eğiliminin hızlanması, finansal varlıklara yönelik talebi doğrudan
etkiliyor. Ekonomi yönetimi, piyasadaki oynaklığı azaltmak ve finansal istikrarı
korumak amacıyla rezervlerini aktif bir şekilde yönetmek zorunda kalıyor. Açıklanan
32,8 milyar dolarlık toplam kayıp, kriz ortamında likidite yönetiminin ne kadar 
zorlu bir süreç olduğunu net şekilde ortaya koyuyor.

Ekonomistler, döviz likiditesi tablosundaki hareketlilikleri bölgesel risklerin 
bir yansıması şeklinde yorumluyor. Orta Doğu’daki çatışmaların küresel enerji fiyatları
ve tedarik zincirleri üzerindeki muhtemel etkileri, enflasyonist beklentileri de
şekillendiriyor. Makroekonomik belirsizliklerin artması, yatırımcıların güvenli 
liman arayışını hızlandırarak kur ve rezerv dengeleri üzerinde ek bir ağırlık oluşturuyor.

[Merkez Bankası](https://www.borsatek.com/merkez-bankasi-faiz-kararini-acikladi-4/)
Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi raporu, ülkenin finansal savunma hattındaki
güncel durumu özetleyen en temel belge niteliği taşıyor. Rezervlerdeki erimenin 
durdurulması, büyük ölçüde bölgesel çatışmaların yatışmasına ve küresel risk iştahının
yeniden canlanmasına bağlı görünüyor.

Jeopolitik gerilimlerin uzaması halinde, finansal piyasalardaki oynaklığın rezervler
üzerindeki baskıyı sürdürmesi muhtemel kabul ediliyor.

## Döviz ve altın varlıklarındaki değişim detayları

![altın](https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/09/altin-2-1024x492.
jpg)

Yayımlanan raporda, toplam rezervleri oluşturan alt kalemlerdeki ayrışma dikkat 
çekiyor. İlgili hesaplama döneminde **Merkez Bankası** bünyesindeki döviz varlıkları
yüzde 12,2 oranında belirgin bir artış kaydederek 53,6 milyar dolar seviyesine ulaştı.
Döviz pozisyonundaki artış, nakit varlıkların yönetiminde stratejik bir değişikliğe
gidildiğini gösteriyor.

Kurumun likit döviz miktarını artırması, piyasada oluşabilecek ani döviz taleplerine
karşı bir hazırlık niteliği taşıyor. Uluslararası ticarette ve dış borç ödemelerinde
kullanılan döviz varlıklarının güçlenmesi, kriz dönemlerinde kritik bir tampon işlevi
görüyor. Döviz varlıklarındaki yükselişe karşın, altın cinsinden rezerv varlıklarında
sert bir geri çekilme yaşandı.

Verilere göre altın rezervleri yüzde 13,4 oranında azalarak 116,2 milyar dolara 
geriledi. Yüzde 13,4 oranındaki kayıp, toplam rezervlerdeki 12,1 milyar dolarlık
düşüşün ana kaynağını oluşturuyor. Altın, geleneksel olarak kriz anlarında en güvenilir
değer saklama aracı olarak kabul edilmesine rağmen, son tablodaki azalış yatırımcıların
dikkatinden kaçmıyor.

Rezerv tablosunun bir diğer önemli kalemi olan Uluslararası Para Fonu (IMF) rezerv
pozisyonu ve Özel Çekme Hakları (SDR) toplamında ise herhangi bir değişiklik gözlemlenmedi.
Belirtilen kalem, önceki hesaplama döneminde olduğu gibi sabit kalarak 7,7 milyar
dolar seviyesinde tutundu. IMF nezdindeki varlıkların istikrarlı seyri, uluslararası
yükümlülükler ve kotalar çerçevesinde sabit bir likidite imkanı sağlıyor.

![Merkez Bankası rezervlerinde 32,8 milyar dolarlık 'Savaş' erimesi Borsatek](https://
i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2026/03/image-29.png)

Bilanço kalemleri arasındaki zıt hareketler, portföy içindeki varlık dağılımının
ciddi şekilde değiştiğini kanıtlıyor. Döviz miktarındaki yüzdesel artışın, altın
miktarındaki yüzdesel azalışı miktar bazında telafi edememesi, toplam rezervlerdeki
daralmayı kaçınılmaz hale getiriyor. Ekonomi yönetiminin elindeki finansal araçları
bölgesel risklere göre nasıl konumlandırdığı, rakamların alt kırılımlarında net 
bir şekilde görülüyor.

Analistler, portföydeki altın ve döviz dengesinin piyasa şartlarına göre yeniden
şekillenebileceğini öngörüyor. Nakit akışının sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi,
rezerv kompozisyonunun piyasa gerçekleriyle uyumlu olmasına dayanıyor.
