# Merkez Bankası’ndan örtülü faiz artışı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/merkez-bankasindan-ortulu-faiz-artisi-86638h/
- Yayımlanma: 2022-06-24T13:13:14+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Cumhurbaşkanı [Erdoğan](https://www.borsatek.com/turkiye-ile-suudi-arabistandan-ortak-bildiri-86546h)
iki hafta önce yaptığı açıklamada “Bu iktidar faizi artırmayacaktır, tam aksine 
biz faizi düşürmeye devam edeceğiz” demişti ancak son dönemde bu açıklamayla çelişen
gelişmeler yaşanıyor.

Son beş toplantıda olduğu gibi dün de politika faizini yüzde 14’te sabit tutan Merkez
Bankası (TCMB), son dönemde kredi faizlerini dolaylı olarak artıran kararlara imza
atıyor.

[TCMB](https://www.tcmb.gov.tr/) verilerine göre, ortalama ticari kredi faizleri
son iki ayda 700 baz puana yakın artışla yüzde 20,35’ten yüzde 27,09’a yükseldi.
10-17 Haziran haftasında ticari kredi faizlerinde artış 250 baz puana yaklaştı.

Ortalama ihtiyaç kredisi faizleri de son iki ayda 450 baz puanı aşan artışla yüzde
27,21’den yüzde 31,82’ye yükseldi.

Sözcü’nün haberine göre deneyimli bankacı Kerim Rota, son dönemde TCMB’nin örtülü
faiz artışı anlamına gelen adımlar attığına işaret etti.

6 Haziran tarihli TCMB kararıyla tüketici enflasyonuna (TÜFE) endeksli tahvillerde
iskonto oranının yüzde 30’a yükseltildiğini hatırlatan Rota, “Bankalar ellerindeki
1,1 trilyon lira değerindeki TÜFE’ye endeksli tahviller için bir ay önce TCMB’den
neredeyse aynı tutarda yüzde 14 faiz ile borçlanma yapma imkanına sahiptiler. Oysa
6 Haziran tarihli kararla bu tahvillerin 330 milyar TL’ye yakın kısmı için bu imkan
ortadan kalktı” dedi.

Bu düzenlemenin bankalar için likidite açığı yarattığını ve bankaların da bu açığı
kapatmak için kredi faizlerini artırarak kredi miktarlarını azaltma yoluna gittiklerini
belirten Rota, kredi faizlerindeki artışta bu adımın da etkili olduğunu, olmaya 
devam edeceğini söyledi.

Kredi faizlerindeki artışta ikinci faktör olarak TCMB’nin 14 Haziran tarihli kararına
dikkat çeken Rota, bankaların yabancı para yükümlülükleri için tutacağı Türk Lirası
tahvillere 5 yıl ve daha uzun vade şartı getirdiğini hatırlattı ve bu adımın da 
bankalar için yaklaşık 300 milyar TL’lik tahvilin repo işleminde kullanılamaması
anlamına geldiğini ve bunun da özellikle özel bankalarda likidite sorunu yaratarak
kredi faizlerinin artışında etkili olduğunu söyledi.

Rota, Türk lirası cinsinden ticari nitelikteki nakdi kredilere önce yüzde 10, daha
sonra yüzde 20 oranında zorunlu karşılık uygulanmaya başlanması dahil diğer adımların
da kredi faizlerinin yükselişinde etkili olduğunu, kredi faizlerinde önümüzdeki 
2-3 hafta içinde 5-6 puanlık artış daha olabileceği uyarısında bulundu.

Rota, özel bankaların TÜFE’ye endeksli tahvildeki iskonto ve uzun vadeli tahvil 
tutma zorunluluğu kararlarından daha fazla etkilendiğini, kamu bankalarına kıyasla
özel bankaların kredi faizlerinde daha fazla artışa gittiğini dile getirdi.

Rota, son haftalardaki artışlara rağmen kredi faizlerinin hâlâ enflasyonun çok altında
olduğunu, ayrıca dolaylı faiz artışlarının politika faizini artırarak yapılacak 
sıkılaştırmanın yerini alamayacağını, enflasyonu düşürmekte etkisinin zayıf kalacağını
vurguladı.

TCMB’nin eski baş ekonomisti Hakan Kara da, ticari kredi faizlerindeki artışın iki
önemli nedeni olduğunu söyledi.

“Birincisi TCMB’nin belirli sektörler için zorunlu karşılık maliyetini ciddi anlamda
yükseltmiş olması” diyen Prof. Dr. Kara, “İkincisi de BDDK’nin yine aynı sektörler
için kredi risk ağırlıklarını artırması. Yani bankaların verdiği ticari kredilerin
maliyeti önemli ölçüde yükseldi. Bankalar da bu maliyetleri şirketlere yansıttılar”
ifadelerini kullandı.

TCMB ve ekonomi kurumlarının son dönemde lirayı desteklemek ve kredi büyümesini 
frenlemek için marjinal önlemler kullanırken para politikasında ultra gevşek duruşun
devam ettirildiğine dikkat çeken Tera Yatırım Başekonomisti Enver Erkan, TCMB’nin
dünkü Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrasında yayımladığı karar metnine
işaret ederek “PPK metninde devam edeceği belirtilen makro ihtiyati bazda liraizasyon
tedbirleri yönlendirmesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faizlerin yükseltilmemesi gerektiğine
dair değerlendirmeleri çerçevesinde bu gibi düzenlemelerin devam edeceği görülmektedir”
dedi.

Bu kapsamda TCMB’nin elindeki tüm araç seti içindeki temel unsurların devreye sokulmadığını
ve diğer ince ayarlama tedbirlerin kullanılmakta olduğunu belirten Erkan, “Ekonomi
kurumlarının faiz dışında tedbir ve yol arayışları olmakla birlikte, bu tedbirlerin
etkilerinin ana perspektifi değiştirmek yerine daha çok kozmetik boyutta kaldığını
değerlendiriyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan, 3 aya kadar ortalama TL mevduat faizleri de son iki ayda yaklaşık 150
baz puanlık artışla yüzde 17,09’dan yüzde 18,55’e yükseldi.

1 aya kadar vadeli mevduatta ortalama faiz de bu dönemde sınırlı artışla yüzde 15,03’
ten yüzde 15,66’ya yükseldi.
