# Merkez Bankası’nın son faiz indirimi ekonomiyi nasıl etkiler?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/merkez-bankasinin-son-faiz-indirimi-ekonomiyi-nasil-etkiler-95483h/
- Yayımlanma: 2023-02-25T09:44:55+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Merkez Bankası, geçen hafta beklentiler doğrultusunda 50 baz puan faiz indirimine
gitti. Peki bu indirimin ekonomiye yansıması nasıl olacak? BBC Türkçe’den Prof. 
Dr. Selva Demiralp’ın kararla ilgili görüşü şöyle:

Her ne kadar beklenti dahilinde olsa da anlamakta her zamankinden daha fazla zorlandığım
bu [faiz](https://www.borsatek.com/faiz-karari-aciklandi-merkez-bankasi-sasirtmadi-95413h)
indirimi öncesinde aklıma şu sorular geldi:

[Deprem](https://www.borsatek.com/deprem-konutlarina-iliskin-aciklama-95434h) sonrası
döviz ihtiyacının zirve yaptığı noktada:

 * Merkez Bankası faiz indirip sonra elindeki kıt dövizi satarak kuru tutmaya çalışır
   mı?
 * Faiz inerse arzu edilen politika desteği sağlanır mı, yoksa uzun süredir devam
   eden “daraltıcı genişleme” mi gözlenir?

Bu soruların ikisine de evet cevabını verince, böyle bir maliyeti hele de deprem
sonrası milyarlarca dolarlık bir fatura varken neden ödediğimizi anlamakta zorlanıyorum.

Merkez Bankası uzunca bir süredir faizleri düşük tutarak ekonomiyi desteklemeye 
çalışıyor.

Ancak düşük faiz ortamı enflasyonu ve dolarizasyonu tetikliyor. Bunun sonucu yükselen
kuru tutabilmek için de rezerv satılıyor. “128 milyar dolar nerede?” şeklinde gündeme
gelen sorunun altında bu mekanizma var.

Düşük faizle geçici olarak elde edilen büyüme rakamları altta yatan kırılganlıkları
derinleştirdiği ve harcanan dövizi yerine koyacak bir döviz girişi yaratamadığı 
için merkez bankasının net döviz rezervleri yıllardır azalmaya devam ediyor. Son
rakamlar swap hariç net rezervlerin -40 milyar dolar seviyelerine gerilediğini gösteriyor.

Son veriler geçtiğimiz iki haftada brüt rezerv kaybının 7 milyar dolar olduğunu 
gösteriyor. Peki yeniden yapılanmak için döviz rezervine bu kadar ihtiyacımız olduğu
noktada bu düşük faiz ısrarı neden?

### Felaket dönemlerinde para politikası

Doğal felaketler arzın azalıp fiyatların yükseldiği bir stagflasyonist şok yaratıyor.

Yakın zaman önce yapılmış bir çalışma bir taraftan fiyat istikrarı bir yandan da
üretim kapasitesini vuran bu tür felaketlerden sonra merkez bankalarının verdikleri
tepkilerin de farklılık gösterdiğine işaret ediyor.

Zira fiyat istikrarının önceliklendirip faiz artıran ülkeler de var, felaketin yarattığı
resesyonu önceliklendirip faiz indiren de.

Önce fiyat istikrarı diyen merkez bankaları uzun soluklu bir arz şoku durumunda 
vatandaşları bir de enflasyona ezdirmeyelim, kurdan gelen ilave bir maliyet artışı
yaşamayalım diye düşünerek hareket ediyor.

Faiz indiren merkez bankaları ise olağanüstü şartlarda verilecek bu desteğin uzun
vadeli beklentileri bozmayacağına inanarak hareket ediyor. Şayet bu tür bir felaketten
önce para politikasında önceliklerinizi doğru belirleyip fiyat istikrarı sağlamışsanız
ve kur üzerinden daraltıcı bir etki beklemiyorsanız bu politikayı tercih edip yolunuza
devam edebilirsiniz.

İhtiyaç halinde bu tür bir parasal genişlemeye gidip yan etkilerini yaşamadan ekonomiye
net bir destek verebilmek, normal zamanlarda işini güzel yapmış merkez bankalarının
sahip oldukları bir lüks. 

### Biz bu lükse sahip miyiz?

İyimser bir tahminle GSYH’dan yaklaşık iki puan kadar çalması beklenen büyük depremden
sonra ekonominin desteklenmesi elbette çok önemli.

Ancak burada soru atılan taşın yerine gidip gitmeyeceği sorusu. Biz normal zamanlarda
işimizi doğru yapıp beklentileri çıpalamış bir merkez bankası olsaydık tam da en
çok ihtiyacımız olduğu noktada gönül rahatlığı ile faiz indirebilir ve indirdiğimiz
faize karşılık da ekonomide canlanma yaratabilirdik.

### Ama şimdi durum öyle mi?

Ekonomiyi desteklemek amacı ile faizi düşürdük, güzel. Peki yüzde 58 manşet enflasyona
karşılık yüzde 8,5’e düşen politika faizi ekonomide genişleyici bir etki mi, yoksa
daraltıcı bir etki mi yapar?

### Daraltıcı genişlemeye devam

Politika faizi ile piyasa faizleri arasındaki ilişki uzunca bir süredir kopuk.

Enflasyonu ve riskleri artıran faiz indirimleri piyasa faizlerini azaltmayıp bilakis
artırdığı için Merkez Bankası ve BDDK uzun süredir yeni düzenleme ve kontrollerle
faizleri düşük tutmaya çalışıyor.

Ancak zorlama ile devam ettirilmeye çalışılan düzen piyasa fiyatlamalarını ve öngörülebilirliği
daha da bozduğu için ekonomiyi desteklemekten ziyade daraltıcı etki yapıyor. Bu 
daraltıcı etki daha çok faiz indirimi ile bertaraf edilmeye çalışılsa da biriken
kırılganlıkların ağır bastığı bir sürece giriyoruz.

Nitekim 2023’e dair deprem öncesi yapılan büyüme tahminlerinde bile yaygın olarak
yansıtılan ivme kaybı bu etkiyi yansıtıyor.

### ‘Hataların maliyetini birisi ödemek zorundadır’

Politika hatalarının bedelleri en çok felaket zamanlarında ağırlaşıyor. Para politikası
bacağında atılan hatalı adımlar deprem sonrası dönemde para politikasını maalesef
etkisiz hale getirdi.

Maliye politikasının deprem öncesi dönemde görece daha ihtiyatlı hareket etmiş olması
ve hareket edecek mali alanımız olması ise şu anda gerekli finansmanı elde edebilme
konusunda en büyük şansımız olacak.
