# Merkez Bankasn “ilave önlem”ler alabilir

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/merkez-bankasn-ilave-onlemler-alabilir-36775h/
- Yayımlanma: 2018-05-30T14:55:12+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Merkez Bankası, enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen
diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave
parasal sıkılaştırma yapılabileceğini bildirdi. Merkez Bankası, olağanüstü Para 
Politikası Toplantısının özet raporunu yayınladı.

Raporda şu bilgiler verildi:

“Gelişmeler

1. Para Politikası Kurulu (Kurul), toplantıda yakın dönem gelişmelerini değerlendirerek
25 Nisan 2018 tarihli toplantıda ele alınan ve Enflasyon Raporu’nda yer alan risk
senaryolarını gözden geçirmiştir.

2. Yakın dönemde, gelişmiş ülkelerde finansal koşullar sıkılaşmıştır. Güçlü talep
koşulları ve emtia fiyatlarındaki yükselişe bağlı olarak enflasyonun hızlanması 
ihtimali bu ülkelerin para politikalarında öngörülenden hızlı bir sıkılaşma sürecini
tetikleyebilecek bir risk oluşturmaktadır. Amerikan Merkez Bankası’nın (Fed), 2018
yılının geri kalanında üç faiz artışı daha yapma olasılığı yükselmiş ve ABD tahvil
getirileri artmıştır. Değerlenme eğilimine giren ABD dolarının da etkisiyle, yakın
dönemde küresel finansal piyasalarda dalgalanmalar meydana gelmiş, gelişmekte olan
ülkelere yönelik risk algısı bozulmuş, döviz kurlarında değer kaybı ve oynaklık 
artışının yanı sıra portföy akımlarında zayıflama gözlenmiştir.

3. Küresel finansal piyasalardaki dalgalanmanın yurt içi finansal koşullar üzerinde
sıkılaştırıcı etkileri olmuştur. Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra enflasyon ve 
cari açık gibi makro göstergelerdeki görünüm, Türkiye’nin küresel dalgalanmalara
olan hassasiyetini artırmıştır. Risk primindeki yükseliş ve portföy 
akımlarındaki
azalışa bağlı olarak Türk lirası diğer gelişmekte olan ülkelerin para birimlerine
kıyasla daha fazla değer kaybetmiş ve daha dalgalı bir seyir izlemiştir. Türk lirasındaki
değer kaybetme eğilimi Mayıs ayının üçüncü haftasından itibaren ivmelenerek iktisadi
temellerle uyumlu olmayan sağlıksız fiyat oluşumlarına işaret etmiştir.

4. Bu doğrultuda Merkez Bankası, piyasalarda gözlemlenen sağlıksız fiyat oluşumları
ve aşırı oynaklıkların enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini gözeterek, 25 Nisan
tarihli toplantıdan bugüne döviz piyasalarına yönelik bazı düzenlemeler yapmıştır.
Bu düzenlemelerin amacı, aşırı oynaklık dönemlerinde piyasanın ihtiyacı olan likiditeyi
zamanında, kontrollü ve etkili bir şekilde sağlamaktır.

Piyasalara Yönelik Önlemler

5. 7 Mayıs 2018 tarihli duyuru ile rezerv opsiyonu mekanizması kapsamında döviz 
imkân oranı üst sınırı yüzde 55’ten yüzde 45’e düşürülerek dilim aralıkları yeniden
belirlenmiştir. Söz konusu 
değişiklik ile bankalara döviz likiditesi sağlanırken
Türk lirası likidite koşulları sıkılaştırılmıştır.

6. 9 Mayıs 2018 tarihli duyuru ile günlük olarak düzenlenen Türk Lirası Depoları
Karşılığı Döviz Depoları ihale tutarı 1,25 milyar ABD dolarından 1,5 milyar ABD 
dolarına yükseltilmiştir. Bu değişiklik ile en fazla 6,25 milyar ABD doları olan
söz konusu ihalelerin toplam bakiyesinin 7,5 milyar ABD dolarına ulaşabilmesi sağlanmıştır.
Aynı tarihli duyuru ile 2018 yılının ikinci çeyreğinde gerçekleştirilecek Türk lirası
uzlaşmalı vadeli döviz satım ihalelerine ilişkin takvim güncellenmiştir. Açıklanan
takvime göre, söz konusu ihaleler yoluyla oluşacak vadeli döviz satım pozisyon tutarı
7,1 milyar ABD dolarına yükseltilmiştir.

Makroekonomik Görünüm ve Politika Faizi

7. Bir önceki toplantıda, Kurul, Türkiye ekonomisinin, maliyet yönlü enflasyon baskıları
ile karşı karşıya olduğu bir duruma portföy çıkışlarının da eşlik etmesini risk 
senaryosu olarak değerlendirmiş 
böyle bir durumda döviz kurlarındaki artışın tüketici
fiyatları ve genel olarak finansal istikrar üzerindeki olası yansımalarının para
politikası tepkisinde belirleyici olacağını değerlendirmiştir.

8. Nisan ayında tüketici fiyatları yüzde 1,87 oranında artmış, yıllık enflasyon 
0,62 puan yükselerek yüzde 10,85 olmuştur. Enflasyondaki yükselişte petrol fiyatları
ve döviz kuru gelişmelerine bağlı olarak yükselen enerji ile temel mal grubu fiyatları
etkili olmuştur. Temel mal grubundaki gelişmelere bağlı olarak çekirdek göstergelerin
yıllık enflasyonları ve ana eğilimleri yükselmiştir. Gıda yıllık enflasyonu işlenmemiş
gıda fiyatları öncülüğünde gerilerken, B ve C endekslerinde yıllık enflasyon sırasıyla
0,59 ve 0,80 puan artarak yüzde 12,54 ve yüzde 12,24 olarak gerçekleşmiştir. Bu 
dönemde üretici fiyatları kaynaklı maliyet yönlü baskılar bir önceki aya kıyasla
güçlenmiş, talep koşulları maliyet şoklarının 
enflasyon üzerinde hissedilir olmasında
rol oynamıştır.

9. Enflasyonun yüksek seviyeleri ve enflasyon beklentilerindeki artış, fiyatlama
davranışlarına ilişkin riskleri canlı tutmaktadır. Yayılım endeksleri, ekonomik 
birimlerin fiyat artırma eğiliminin oldukça güçlendiğine işaret etmektedir. Enflasyonun
ana eğilimine dair göstergelerin katılık sergilemesi ve çekirdek enflasyon seviyelerinin
yüksek seyretmesinin fiyatlama davranışı üzerinde risk oluşturmaya 
devam ettiği,
bunlara ilave olarak yakın dönemde başta petrol olmak üzere ithalat fiyatlarının
yükselmesinin de söz konusu riskleri artırdığı değerlendirilmektedir.

10. 2018 yılının ilk çeyreğinde güçlü seyreden iktisadi faaliyetin, ikinci çeyrekte
ana eğilimine yakınsamaya başladığı görülmektedir. Toplam talep koşullarının enflasyon
üzerindeki 
etkisinin kademeli olarak zayıflamaya devam edeceği öngörüsü korunmakla
birlikte, son dönemde Türk lirasındaki değer kaybıyla oldukça belirginleşen maliyet
yönlü baskılar ve bunun olası ikincil etkileri enflasyon görünümünü olumsuz etkilemektedir.

11. Özetle, yakın dönemde piyasalarda gözlenen sağlıksız fiyat oluşumları ve enflasyon
beklentilerinde süregelen yükseliş genel fiyatlama davranışlarına dair riskleri 
artırmıştır. Bu 
değerlendirmeler doğrultusunda Kurul, fiyat istikrarını desteklemek
amacıyla güçlü bir parasal sıkılaştırma yapılmasına karar vermiştir. Bu çerçevede,
Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde borç verme faiz oranı yüzde 13,5’
ten yüzde 16,5’e yükseltilmiştir.

12. Kurul, ayrıca toplantıda para politikasının öngörülebilirliğini artırmak ve 
aktarım mekanizmasını güçlendirmek amacıyla operasyonel çerçevenin kısa süre içinde
sadeleştirilmesi hususunda mutabık kalmıştır.

13. TCMB fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya
devam edecektir. Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme ve hedeflerle uyum 
sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir. Enflasyon
beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki 
gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma
yapılabilecektir.”
