# Mihraç Ural’ın düello davetine Peker’den cevap

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/mihrac-uralin-duello-davetine-pekerden-cevap-9296h/
- Yayımlanma: 2016-01-15T13:00:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Türkiye’de bin 128 akademisyenin imzaladığı bildiri tartışılmaya devam ederken, 
Suriye’de rejim için savaşan Mihraç Ural, akademisyenleri hedef gösteren Sedat Peker’i
Türkmen Dağı’nda karşılaşmaya çağırmıştı. Ural’ın “yol ücretin ve çaylar benden”
diyerek yaptığı davete yeraltı dünyasının ünlü ismi Sedat Peker’den yanıt geldi.
Ural’ı evrensel devrimci mücadeleyi bilmemekle suçlayan Peker, düello davetini “
şu an orada benim adıma bulunan kardeşlerim var. Siz onlarla mücadeleye devam edin.
Benim tüm bölgeyle ilgili ileriye dönük daha önemli planlarım var. Bunların altyapısını
hazırlayabilmek için biraz daha çalışma yapmam gerekiyor” diyerek reddetti.

**BENİM BİLDİĞİM SOLCULUK VE DEVRİMCİLİK EVRENSELDİR**

Ural’ın kendisine yaptığı düello daveti için “kendisinin yazdığına dair biraz şüphelerim
var.Daha çok sosyal medya hesaplarını yöneten çocuğu veya yeğeni tarafından yazılmış
gibi geldi bana” diyen Peker, “eğer kendisi yazmışsa bundan sonraki yazdıklarımın
hepsi şahsına aittir” diyerek Ural’a yanıt verdi.

“Mihraç Ural; sen Suriyenin, İranın, Rusyanın istihbaratlarının korumasında,masum
insanları şehit ederek devrimcilik yapılabileceğini mi zannediyorsun? Eğer böyle
düşünüyorsan hiç kusura bakma ama sen kendini kandırıyorsun. Benim bildiğim solculuk
ve devrimcilik evrensel bir mücadeledir. Sizin yaptığınız gibi mezhepsel bir mücadele
asla değildir” diyen Peker, “davetinde bana savaşmanın ahlakından bahsetmişsin. 
Kusura bakma ama bu dünyadaki her şey bir gün kabul görse bile sizlerin vereceği
ahlak dersi asla kabul görmeyecektir” ifadelerini kullandı.

**DEVRİMCİLERİN HAYATINI OKUDUM**

“Geçmişte Vietnamlı bir devrimcinin işkencelere çok uzun süreler dayanmış olduğunu
öğrenince onun hatıralarını yazan kitabı getirterek dikkatlice okumuştum. Ayrıcada
Che Guevara’nın, Fidel Castro’nun, Frank Pais ve kardeşi Josue Pais’in de içinde
yer aldığı dünyadaki epeyce devrimcinin hayatını da okudum. Afrika’da ki sol hareketlerle
ilgili çok fazla olmasa da birkaç kitap karıştırabilme imkanım oldu. Türkiye’deki
devrimcilerin de (Deniz Gezmiş) başta olmak üzere birçoğunun hayatını okudum. Lütfen
kusura bakmayın ama sizlerin tüm bu saydığım devrimcilere dair hiçbir benzerliğini
bulamadım” diyerek Ural’ı eleştiren Peker, “istihbarat teşkilatlarına kas gücü olarak
hizmet ederek solculuk yapamazsınız (Evrensel solculuk, devrimcilik mücadelesini
mezhepsel bir mücadele haline çeviremezsiniz.). Bence geçmiş tarihlerde yaşanmış
hatalı mezhep savaşlarındaki zulümleri yeni nesillere aktararak onları ölüme gidecek
birer robota çeviren derebeyleri’nden başka hiçbir şey değilsiniz” ifadeleriyle 
Ural’ı devrimci olmamakla eleştirdi.

**POLİSLE ÇATIŞIP ONURLUCA ÖLEN DEVRİMCİLERİN MEZARINDA DUA ETTİM**

Peker, yıllar önce yaşadığı bir anıyı şöyle aktardı: “Gençliğimin ilk yıllarında
Kadıköy’deki 18 Mart mahallesinin oralarda polisin bir hücre evine baskın yaptığını,
baskın esnasında hücre evindeki militanların polislere ‘Evde ufak çocuk var’ diyerek
önce çocuğu verdiklerini sonrasında ise çatışma boyunca marşlar söyleyerek öldüklerini,
operasyona katılan bir polisten öğrenmiştim. Bu polisin onlar hakkında küfürlü konuşması
sonucunda onunla tartışmış düşman olsa bile onurluca ölmüşler. Onlar bence daha 
iyi bir şekilde anılmayı hak ediyor demiştim (Taktir edersiniz ki o polis memuru
ile bir daha aram hiç düzelmedi.) Daha sonraki yıllarda o insanların Karacaahmet
mezarlığında gömülü olduğunu öğrendim. Mezarlarını ziyaret ederek onlara dua ettiğimde
yanımdaki arkadaşlarım bozuldular. Ben dua etmek için ısrar edince bu sefer birileri
görür, rezil oluruz,diye dua etmemem için rica ettiler. Ancak ben büyük bir keyifle
mezarlarında dua ettim [Hatta mezar taşlarında (Öldüler ama yenilmediler.) tarzında
bir yazı yazıyordu.] Daha sonraki yıllarda Gaziantep’te kendini dini motifli bir
örgüt olarak tanımlayan kişilerin bulunduğu hücre evi, polisler tarafından çevrilince
onların polislere “Evde bebek var bebeği dışarı yollayalım.” diyerek bir polis çağırdıklarını,
daha sonrasında ise gelen polisi ŞEHİT ettiklerini basından öğrenmiştim. Meğerse
polise evin içinden gösterdikleri bebek oyuncak bir bebekmiş. Kendilerince ölmeden
önce hileye baş vurarak birkaç polis ŞEHİT etmek istemişler.”

**BENİM OKUDUĞUM DEVRİMCİLERE BENZEMİYOR**

Peker, Ural’a yanıtında kendisini eski devrimcilere benzetemediğini söyleyerek şöyle
eleştirdi: “Kusura bakmayın ancak sizin mücadele tarzınız, benim okuduğum ve duyduğum
60’lı, 70’li, 80’li yıllardaki devrimcilere hiç benzemiyor. Maalesef biraz önce 
anlatmış olduğum hile hurda yollarına başvuran sahte dinci örgüte daha çok benziyor.
Yayınladığınız fiyakalı fotoğraflarda askeri kamuflajlı kıyafetlerinizi gördüm. 
Herhalde sizler o kıyafetleri giyince kendinizi büyük bir komutan zannettiniz. Bizim
burada ki mercan yokuşunda o kıyafetlerin en kalitelisi 250 TL’ye satılıyor (Sünnet
olurken ağlamayan çocuklara da komutancılık oynasın diye hediye olarak veriliyor.).”

**BAYIRBUCAK’A GİTMEYECEĞİM ÇÜNKÜ…**

Peker, konuşmasının devamında Ural’ın düelloya davet ettiği Türkmen Dağı’na neden
gitmeyeceğini şöyle açıkladı: “Beni Bayırbucak’a davet edip yol paramı da karşılayacağınızı
söyleyip incelik göstermişsiniz.Bunun için size teşekkür ederim. Ancak şu an orada
benim adıma bulunan kardeşlerim var. Siz onlarla mücadeleye devam edin. Benim tüm
bölgeyle ilgili ileriye dönük daha önemli planlarım var. Bunların altyapısını hazırlayabilmek
için biraz daha çalışma yapmam gerekiyor. Ayrıca da siz oradaki devlet istihbaratları
adına faaliyet gösteriyorsunuz. Bu şartlarda benim muhatabım siz değil bulunduğunuz
ülkenin istihbarat başkanları ve yöneticileri olacaktır (Çünkü siz onların sadece
kas gücüsünüz.).”

**AKADEMİSYENLER İÇİN NE DEDİ**

Peker, yanıtının sonunda akademisyenleri tehdit ettiğini ise reddetti. Kastettiğinin
silahlı militanlar olduğunu söyledi: “Aydın görünümlü terör destekçileri için yazdığım
yazıyı baştan sona kadar okumanızı da sizlere önemle tavsiye ederim.Ben silahı olmayanları
tehdit etmedim. Bir gün önce 5 aylık bir bebeğin kanıyla banyo yapanların ve onları
destekleyenleri eğer ki bir gün devletimizi yıkmayı başarırlarsa başlarına gelecekleri
kendilerine açık bir şekilde söyledim!!!”.

**NE OLMUŞTU**

Yeraltı dünyasının ünlü ismi Sedat Peker’in,“Barış için Akademisyenler İnisiyatifi”
üyesi bin 128 akademisyenin bildirisinin ardından söylediği, “Oluk oluk kanlarınızı
akıtacağız ve kanlarınızla duş alacağız” sözlerine Suriye’de rejim için savaşan 
Mihraç Ural’ yanıt vermişti. Ural sosyal medya hesabından şunları söylemişti: “Sedat
Peker’e çağrımdır. Türkmen dağı, Selma, Cisir el Şuğur seni bekliyor. Yiğitlik burada;
sözden başka silahı olmayan akademisyenlere kabadayılık taslama. Sedat Peker, kan
akıtma sevdanı, er meydanında gel de dök. Adam gibi şehit olmaya çalış. Yol ücretin
ve çaylar benden, Bekliyorum seni cesur adam.

 

[**»» PEKER’DEN GÜRSEL TEKİN İÇİN ŞOK İDDİA**](https://www.borsatek.com/haber-9294/16/pekerden-gursel-tekin-icin-sok-iddia/)
