# Milli Eğitim’in bütçesinden 25 milyar TL uçmuş!

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/milli-egitimin-butcesinden-25-milyar-tl-ucmus-47907h/
- Yayımlanma: 2019-10-11T13:53:38+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Sayıştay raporu korkunç tabloyu ortaya çıkardı: Milli Eğitim Bakanlığı’nın 32 milyar
48 milyon TL borcu varmış

Öğretmenlerin, yıl sonuna kadar çıkmasını beklediği, 3600 ek gösterge ile öğretmen
maaşlarına bin TL’lik Doğu-Güneydoğu farkı gibi reformlar da içeren, Öğretmenlik
Meslek Kanunu, bütçe yetersizliğinden meclis gündemine alınmayacak. Milli Eğitim
Bakanı Ziya Selçuk’ta, bütçe yetersizliğini doğruladı. Oysa, MEB hazırlıklarını 
çok önceden yapıp, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na göndermişti.‘Para yok’ tablosu 
gözleri; Eylül 2019’da yayımlanan MEB Sayıştay Denetim Raporu’na çevirdi. 176 sayfalık
raporda; Merkezi bütçeden planlanandan 25 milyar TL eksik ödeme yapıldığı gibi, 
bakanlığın da bütçeyi yönetirken, çok sayıda yasadışı durum tespit edildi.

**25 milyar TL uçmuş**

Merkezi bütçenin; 92 milyar 528 milyon TL’lik ödenekle yüzde 12’si ayrılmış görünen
MEB’in eline bu para hiç geçmemiş. Hazine, 70 milyar 441 milyon TL öderken, bu paranın
da 2 milyar 994 milyon TL’sini sonradan geri istemiş. Eğitimin payı hızla 67 milyar
399 milyon TL’ye geriliyor.  SSK primleri, maaşlar ise 66.5 milyar TL’yle bütçede
en büyük yeri tutuyor. Merkezi bütçeden kalan sadece 899 milyon TL. Bu para ancak
taşımalı eğitimde verilen 805 milyon TL’lik öğle yemeğine yetiyor. Eğitimi geliştirmek
için hiç para kalmıyor. MEB ise yıl sonunda 99 milyar 448 milyon TL harcıyor.

**SGK borcu 601 milyon TL**

2019-2020 yılı eğitim yılı zaten 32 milyar 48 milyon 485 bin 856 TL ödenek fazlası
harcama yani borçla başlıyor. SGK primleri 10.4 milyar TL tutuyor. 601 milyon TL’de
prim borcu var.  Bunun dışında; 89.3 milyon TL mal hizmet alımı borcu, 190 bin TL
sermaye gideri transferi borcu var.

**YASADIŞI BANKA HESAPLARI VAR**

Sayıştay’a göre, “İç kontrol sisteminiz yetersiz. Kendi gönderdiğiniz ödemeler bile
illerde yasalara aykırı olarak bankalarda kişiler üzerindeki hesaplara yatırılmış.
Karne Hesabı, Kimlik Kartı Hesabı, gibi çok sayıda hesap kontrol dışı. 947 işletmenin
1.4 milyar TL, 548 öğretmenevinin 507 milyon TL’si özel hesaplarda.”

**40 YILDIR OKUL YAPILACAK**

Rapordan: ‘Mülkiyet hakkı keyfi sınırlandırılıyor’ diye davalar açıp, kazanıyorlar.
1400 dava yeniden açılabilir. Zarar, 1.5 milyar TL. Davalar, devlete ciddi yük getiriyor.
Bu davalar için son 4 yılda 969 milyon 740 bin TL ödenmiş. Mahkeme masraflarıyla
rakam 1 Milyar TL’yi aşıyor”

**Okulsuz arsaya 1 milyar TL**

“Okul yapımı için bedelsiz kamulaştırma yapılabilecekken, yüklü miktarda kamusallaştırma
bedeli ödeniyor. Okul için ayrılan 7 bin 435 arsa ve 64.4 milyon m2 alan var. Tahmini
kamulaştırılma bedeli 11.5 milyar TL. Serbest bırakın. 40 yıldır okul yeri diye 
bekletilen yerler var.”

**Pansiyonlar boş niye çocukları taşıyorsunuz?**

“2023 planlarında yatılılığı, ülke geneline yaymayı hedefliyorsunuz. Okul pansiyonları
boş, yine de öncelik taşımalı eğitime veriliyor. Servis-kitap-yemek için Sosyal 
Yardımlaşma Fonu 1.5 milyar TL aktarmış. MEB, 2.5 milyar TL harcamış”…

**Derse girene para ödemiyorsun girmeyene niye ödüyorsun?**

Sayıştay raporunda, “Eğitim ve öğretimle doğrudan ilgisi bulunmayan, fiilen ders
görevi bulunmayanlara ders ücreti ödeniyor. Bakanlıktakiler, idari görevliler, iş
sağlığı uzmanı gibi kişiler derse girmiyor ama haftada 18 saat ek ders ücreti alıyor.
Fiilen yapılan dersler için dahi ücret ödenmezken, idari görevde olup hiç derse 
girmeyenlere ders ücreti ödenmesinin makul bir açıklaması olamaz” deniliyor…

**Özele 21 milyar ödenmesi zarar**

Raporda ayrıca, “Engellilerin, destek eğitiminde bir kontrol sistemi kurulamamış.
Kaynaklar, etkili ve verimli kullanılmıyor. 2 milyar 595 milyon TL kaynak gelmiş,
2 milyar 765 milyar lira harcanmış. 3 yılda rehabilitasyon merkezlerine 21 milyar
TL ödenmiş. Yeterli denetim yok, kamusal zarar var. RAM’lar eğitim versin” diyor.
Bakanlık, ‘Parmak izi sistemini Danıştay iptal etti. Yüz Tanıma Sistemi üzerinde
çalışıyoruz’ diye kendisini savunuyor. (Sultan Uçar/Sözcü)
