# MİT Müsteşarı iki kez Pensilvanya’ya gitti

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/mit-mustesari-iki-kez-pensilvanyaya-gitti-21425h/
- Yayımlanma: 2017-03-29T20:47:49+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca FETÖ/PDY’ye yönelik yapılan soruşturma kapsamında
açılan FETÖ Çatı Davası’nın görülmesine, tanıkların dinlenmesiyle devam edildi. 
Tanık olarak dinlenen gazeteci Fehmi Koru, bir soru üzerine, “MİT Müsteşarının da
Pensilvanya’ya iki kez gittiğini biliyorum” dedi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Fetullah Gülen’in de aralarında bulunduğu 73 sanığın
yargılandığı davanın bugünkü duruşmasına tutuklu sanıklardan Dilaver Azim ve Kazım
Avcı, bulundukları cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katılırken, diğer 5 sanık salonda
hazır bulundu.

**‘KULAĞIMA BÖYLE ŞEYLER GELİYORDU’**

Tanık olarak ifade veren  gazeteci Fehmi Koru, Fetullah Gülen’i uzun yıllar önce
İzmir’den tanıdığını ve Zaman gazetesinde çalışırken görüştüğünü söyledi. Mahkeme
Başkanı Selfet Giray’ın, “Zaman Gazetesi’nde atılacak olan manşetleri Gülen mi belirlerdi”
şeklindeki soruyu, Koru şu cevabı verdi:
“Benim bulunduğum dönem içerisinde öyle
bir şey olmadı. Ama bunun olabildiği noktasında bir takım bilgiler geliyordu. Zaman
Gazetesi İstanbul’a taşınmıştı, ben Ankara temsilcisiydim. Ankara’da bir şey göndermek
diye bir zorunluluk söz konusu değildi. Kulağıma böyle şeyler geliyordu ama ben 
şahit olmadım.”

**‘GÜLEN’E GİTMEDEN ERDOĞAN’LA GÖRÜŞTÜM’**

İfadesinde, 17 Aralık operasyonunun ardından dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 
tarafından Ankara’ya çağrıldığını söyleyen Koru, şunları anlattı: “18 Aralık akşamı
görüştük. 17 Aralık sürecine çok şaşırmıştı. Bana ‘bunların bir parmağı var mı?’
şeklinde sorular sordu. Ben de bilemediğimi söyledim. ‘Bunlar ne yapıyor, nereye
gitmeye çalışıyorlar? Devletin memuru olanlar farklı çalışmaya başladılar’ dedi.
Ben, Gülen ile görüşme işine soyununca Sayın Cumhurbaşkanı’na ‘Alaeddin Kaya ile
gitmek istiyorum’ dedim. Ertesi gün dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kısıklı’daki
evinde görüştüm. Ona da durumu arz ettim. Böylece ikimiz beraber yola çıktık ve 
Gülen ile görüştük. Gülen, polisler, savcılar ve diğerlerinin hiçbir şekilde onlarla
alakası olmadığını söyledi. Hatta daha da ileri gitti ‘böyle bir şey varsa, amirlerini
dinlemiyorlar, başkalarını dinliyorlarsa kulaklarından tutup atsınlar’ dedi.”

**‘DERSHANELERDEN VAZGEÇERLERSE SORUN ÇÖZÜLÜR’ DEDİ’**

Kendisinin Güleni din adamı olarak gördüğünü belirten Koru, şöyle devam etti: “Din
adamı olarak konuşuyordu, bir takım şeyler söylüyordu ve ben onu doğru olarak algılıyordum.
Sonradan doğru olmadığı ortaya çıktı. Biz uçaktayken beddua olayları olmuş. Benim
haberim yoktu. Haberim olsaydı ona da yüzüne karşı sorardım. Gülen, bazı konulardaki
rahatsızlıklarını anlattı. Dershaneler konusundan rahatsız olduklarını, kendileri
için hayati önem taşıdığını söyledi. Bunlardan vazgeçilirse sorunların çözülebileceğini
söyledi. Bunun üzerine dedi ki ‘eğer bunları bizden birileri yapıyorsa tutup kulaklarından
atsınlar. Bu insanlar bizden değildir. Biz böyle şeyler yapmayız’ dedi. Ben de ‘
bu dediklerinizi not alayım, gerekli yerlere ileteyim’ dedim. O da ‘gerek yok, ben
bunu mektup haline sokayım, siz mektubu götürün’ dedi ve öyle oldu.”

**‘GÜL MEKTUBU OKUDU, SEVİNDİ’**

24 Aralık’ta Ankara’ya döndüğünü anlatan Fehmi Koru, şunları aktardı: “Hemen Çankaya
Köşküne çıktım ve mektubu Cumhurbaşkanımıza arz ettim. O mektubu okudu, ben de ilk
defa orada okudum. Sevindi. Ertesi gün içinde Başbakan ile görüşmem vardı. O gün
öğle saatlerinde Başbakanlık resmi konutunda bir araya geLdiğimizde 25 Aralık olayı
olmuştu. İzlenimlerimi anlattığımda Başbakanımız ‘sen bunları söylüyorsun, bugün
bunlar oldu’ dedi. Ben de ‘acaba bu işin içinde başka kişiler mi var?’ diye kuşku
duydum. Aynı kuşkuyu Başbakan taşımıyordu.”

**‘DUA ALMAK İÇİN DEĞİL GÜÇ OLDUĞUNU BİLDİKLERİ İÇİN GİDİYORLARDI**

Müşteki avukatlarından, Hüseyin Buzoğlu’nun bir sorusu üzerine Koru, “MİT Müsteşarının
da Pensilvanya’ya iki kez gittiğini biliyorum. Yanında dosya götürüp götürmediğini
bilmiyorum. Dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, bir çok siyasetçinin de
oraya gittiğini biliyorum. Gidenler sadece duasını almak için oraya gitmiyordu diye
düşünüyorum. Gülen’in bir güç olduğu kabul edildiği için oraya gidiliyordu” diye
konuştu.
