# Moody’s de düşürdü, şimdi ne olacak

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/moodys-de-dusurdu-simdi-ne-olacak-534yy/
- Yayımlanma: 2016-09-29T12:46:00+03:00
- Yazar: Dr. Ceyhun KIR

“Ülke Derecelendirmesi” isimli bir önceki yazımızı; “_Derecelendirme kuruluşları
darbe girişimi sonrasında yayınladıkları raporlarda, girişimin ekonomi üzerindeki
ilk etkilerinin sınırlı kaldığı, ancak orta ve uzun vadedeki etkilerini yakından
takip edeceklerini ifade ettiler. Altını önemle çizdikleri nokta ise “toplumsal 
uzlaşma”. Makul bir çoğunluğun desteğini alan sivil siyasi iradenin, bu uzlaşmayı
sağlayarak,  en kısa sürede ülke genelinde siyasi ve ekonomik bir istikrar ortamını
oluşturması gerekiyor. Eğer böyle bir istikrar ortamı yaratılmaz ise not düşüşleri
bir tarafa, ekonomide zor zamanları yaşamamız kaçınılmaz gibi duruyor._” diye bitirmiştik.
Darbe girişiminin hemen sonrasında S&P isimli derecelendirme kuruluşu Türkiye’nin
zaten yatırım yapılabilir seviyenin altında olan notunu bir kademe daha düşürmüş
ve görünümü de negatif olarak belirlemişti. Ne gam! Nasıl olsa diğer üç büyük derecelendirme
kuruluşları Fitch, Moody’s ve JCR’ın notları yatırım yapılabilir seviyenin üzerinde
idi. Ama geçen gün Moody’s notu bir kademe indirince işler değişti.   

Başta borsa yatırımcısı olmak üzere bireysel yatırımcılar için işler artık daha 
zor. Yüksek getiri olasılığı olan hisse senedi gibi yatırımlardan, göreceli olarak
daha az getirili ama daha güvenli yatırımlara ağırlık vermek daha mantıklı gibi 
geliyor. Neden böyle düşündüğümüzü, Moody’s’in 23 Eylül 2016’da kamuya açıkladığı
not düşüşünün gerekçesini analiz ederek açıklamaya çalışalım.

Ama öncelikle belirtelim; not düşüşünü “komplo teorisi” ile açıklamak bizi işimiz
değil. Komplo teorilerinde haklılık payı da olabilir bunu bilemeyiz biz. “Düşmanlarımız
silahlı darbe ile yapamadıklarını, ekonomik darbe ile yapmaya çalışıyorlar” söylemi
bazılarının kulağına hoş gelebilir, ama gel gör ki dertlere derman olmuyor. Çünkü
ilgili derecelendirme kuruluşunun göz ardı edilemeyecek somut dayanakları da var.
Ayrıca, “dikkate almıyoruz, tanımıyoruz” söylemi de havada kalıyor. GSMH’nın yüzde
4-5’i cari açığınız varsa ve bu açıkla beraber finanse etmeniz gereken borç miktarı
GSMH’nın ¼’ne ulaşmışsa, içerdeki tasarruflarınız yeterli bir büyümeyi finanse edecek
seviyede değilse, eninde sonunda bu notları dikkate alan büyük finansörlerin kapısını
çalmak zorunda kalırsınız.

Bereket versin ki konuya ciddi yaklaşan yöneticiler de bulunuyor. Örneğin, Başbakan
Yardımcısı Sn. Mehmet Şimşek, “bu düşüşe vereceğimiz en iyi cevap yapısal reformları
yapmak ve mali disiplini korumak” gibi gayet doğru bir açıklama yaptı. Buna hukukun
üstünlüğünü tesis etme ve demokratik uygulamaları hayat geçirmeyi de eklemek gerekir.
Not düşüşlerine verilecek böyle cevaplar Türkiye’yi orta ve uzun vadede daha iyi
yerlere getirebilir, ancak bu ortamda bu cevaplar verilebilecek mi şüpheli.

Şimdi gelelim Moody’s gerekçelerine. Kuruluş basitçe diyor ki ülke dışında finansman
sağlamanız artık daha riskli. Çünkü borç yükünüz fazla, cari açığınız yüksek. Turizm
gelirlerinizin düşüklüğü, borçlanma maliyetlerinizin artması vb. nedenlerle bunlar
daha da artacak. Sonuç olarak da ekonomik büyümeniz önümüzdeki yıllarda iyi bir 
performans göstermeyecek. Ayrıca darbe girişimi sonrası ekonomiye yön veren kurumsal
yapılarınızda da ciddi zayıflamalar söz konusu. Bu saptamalarda fazla yanlış bir
şey yok. Derecelendirme notları bir tarafa, ülkenin ekonomik sorunlarını çözmek 
isteyen birisi öncelikle bu sorunlarla mücadele etmek zorunda zaten.

Şunun da altını çizmek gerekir. Yatırım yapılabilir seviyenin altına düşmek, ülke
içindeki tahvillere ve emeklilik fonlarına yatırım yapan yabancı sermayenin de çıkmasına
neden olabilecektir. Çünkü bu yatırımları yapan büyük fonların, yöneticilerini bağlayan
kuralları bulunuyor. Yatırım yapılabilir notu olmayan ülkelere yatırım yapılamayacak
olması veya daha sınırlı yatırım yapılabilecek olması bireysel emeklilik fonlarının
fiyatlarında aşağı yönlü baskı yapabilir.

Şimdi geldiğimiz bu noktada S&P ve Moody’s notları yatırım yapılabilir seviyenin
altında. Diğer iki kuruluş Fitch ve JCR notu yatırım seviyenin üzerinde tutuyor.
Ancak Fitch’in yılsonuna kadar notla ilgili bir açıklama yapması beklenebilir. Çünkü
Ağustos ayında yapılan açıklamada Türkiye’nin notu teyit edilmiş ancak görünümü 
durağandan negatife çevrilmişti. Bunun anlamı ekonomik ve finansal durumda herhangi
bir düzelme olmadığı takdirde Fitch de yılsonuna kadar notunuzu düşürebilir. Üçüncü
bir kuruluştan da not düşü geldiği takdirde, bireysel küçük yatırımcı açısından 
işeler daha da zorlaşacaktır.

Oldukça karamsar bir tablo çizdiğimizin farkındayız, umarız yanılırız. Bu ortamda
yatırımcı ne yapmalı? Tavsiyemizi tekrar edelim; riski yüksek açık denizlerde seyretmektense,
güveni limanların daha düşük getirilerinde bu dönemi atlatmak en mantıklısı gözüküyor
bize.

Son olarak bu ortamın iyi yönde değişmesi için neler yapılması gerektiğini de buraya
not düşelim. Türkiye’nin ihtiyacı olan “İstihdam Yaratan Doğrudan Yatırımlar”. Fabrikaların
kurulması, teknolojik yeniliklerin yapılması ve katma değeri olan ürünlerin markalı
olarak Dünya piyasalarına ihraç edilmesi gerekiyor. Bunu içerideki tasarruflarla
yapamayacağımız göre yabancı sermayeye ihtiyaç var. Yabancı sermayenin bir ülkeye
bu tür yatırımları yapabilmesi için de yatırım ortamının acilen düzelmesi gerekiyor.
Ülkeyi yönetenlerin bir an önce bu ortamı yaratacak yapısal reformları hayata geçirip,
hukuku üstünlüğünü tesis etmesi ve ülke genelinde barış ortamının oluşması için 
gerekli adımları atması gerekiyor. Yapabilirler mi? Bakacağız…..  

 
