# Müsilaj sadece yüzeyde azaldı, durum daha vahim

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/musilaj-sadece-yuzeyde-azaldi-durum-daha-vahim-66652h/
- Yayımlanma: 2021-07-06T19:31:21+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Ancak denizin altındaki yoğunluğunun gün geçtikçe arttığı ve ekosistemi tehdit etmeye
devam ettiği ifade ediliyor.

BBC Türkçe’nin haberine göre Bandırma On yedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi
Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, müsilaj yoğunluğunun denizin yüzeyinden 7 metre derinliğe
kadar olan kısımda hafiflediğini, ancak 7 metre ile otuz metre arasında, yani denizin
derinlerinde geçtiğimiz haftalardan daha yoğun bir olduğunu söylüyor:

“Yüzeyde bir azalma söz konusu, ancak dalış sırasında derinlere doğru gittiğimizde
durum geçen haftalara göre daha vahim. Artık dalış esnasında 7 metreden aşağılara
indikçe suyu elimizle açarak inmek zorunda kalıyoruz. Geçen hafta Marmara Adası 
açıklarında yaptığımız dalışta 30 metrenin aşağısında su altının yoğun müsilaj tabakasından
dolayı tamamen zifiri karanlık olduğunu gördük. 40 metre derinlikte el fenerlerimizle
dolaştık.

## **Sıcaklığın etkisi ile tabaka yüzeye çıkamadan parçalanıyor**

Prof. Dr. Sarı, yüzeyindeki müsilaj tabakasının hafiflemesine rağmen, sorunun derinlerde
yoğun bir şekilde yaşanıyor olmasını birden fazla etkene bağlıyor ve birinci sebebin
denizin yüzeyindeki su sıcaklığının artması olduğunu ifade ediyor: 

“Su sıcaklığının artması mikrobiyal faaliyetleri de hızlandırdı, müsilajın parçalanma
süresi kısaldı. Artık yüzeye yaklaşan müsilaj kümeleri tabaka haline dönüşmeden 
parçalanıyor. Bu sebeple de yüzeyde daha az görüyoruz.

“İkinci sebep, yüzeydeki temizlik ve müsilaj toplama çalışmalarının başarıya ulaşmış
olması. Kıyılarda birikmiş olanlar toplanıyor, bunun da mutlaka katkısı var.

Sarı, buna sebep olan bir etkeni de İstanbul Boğazı ile Karadeniz akıntılarından,
Çanakkale Boğazı ile ise Ege ve Akdeniz akıntılarından etkilenen Marmara Denizi’nin
yüzeyindeki su karışımlarının mevsime ve sıcaklığa bağlı değişimler sebebiyle artmış
olması olarak açıklıyor:

“Şu anda Marmara Denizi’ne Karadeniz’den gelen su miktarı arttı. Yüzeydeki sirkülasyon
kuvvetlendiği için ilk 7 metredeki müsilaj yoğunluğu azaldı” diyerek ifade ediyor.

Müsilaj, Marmara Denizi gibi kapalı denizlerde zaman zaman ortaya çıkan bir salgı.

Son haftalarda Ege Denizi ve Karadeniz’de de görülen müsilaj oluşumunun geçmişi 
aylara, hatta yıllara dayanıyor. Marmara Denizi’nde görülmesinin temel sebepleri
arasında denize yeterince arıtılmadan bırakılan atık sular, derin deniz deşarjları,
denizi etkileyen akıntılar ve su sıcaklığının artmasına da sebep olan iklim değişikliği
yer alıyor.

## **Temizlik çalışmaları sürüyor**

Marmara Denizi’ne kıyısı olan bölgelerde deniz yüzeyinde yoğun bir şekilde görülmeye
başlamasının ardından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 8 Haziran 2021 tarihinde “Marmara
Denizi Eylem Planı’nı” kamuoyu ile paylaştı ve müsilaj temizlik çalışmalarını başlattı.

Kurum, 5 Temmuz’da yaptığı açıklamada eyleme geçtikleri günden itibaren karadan 
ve denizden yapılan çalışmalarda 10 bin 664 metreküp müsilajın temizlendiğini açıkladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ise 29 Haziran itibariyle, 2 bin 765 metreküp müsilajın
bertaraf edildiğini belirtti.

Denizin yüzeyinde oluşturduğu koyu renkli tabakanın altında kalan deniz canlılarının
gün ışığı ve oksijen almasını engelleyen ve kötü bir görüntü oluşturan, su altında
ise özellikle hareketsiz canlılarının yaşamını ciddi bir şekilde tehdit eden müsilaj
sadece ekosistemi değil, balıkçılık sektörünü de olumsuz etkiliyor. Bu sorunun devam
etmesi ve ilerlemesi gemicilik sektörü, endüstri ve turizm açısından da risk oluşturuyor.

## **‘Sorun devam ederse, canlılar nefes alamaz hale gelecek’**

Bandırma Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Sarı müsilajın ekosisteme, hareketsiz
türlere olan etkisinin gittikçe arttığını dile getiriyor: 

“Kırmızı mercanların üzerinde yoğun müsilaj kümeleriyle kaplanmış ne yazık ki, hasar
var. Müsilaj sorunu devam ederse bu hasar daha çok artacak, nefes alamaz hale gelecekler”
diyor.

Prof. Dr. Mustafa Sarı aynı zamanda Marmara Belediyeler Birliği bünyesinde oluşturulan
ve müsilaj çalışmalarına odaklanan Bilim ve Teknik kurulunda yer alıyor. 

Sarı, temizlik çalışmalarının sonuç verdiğini, ancak daha kalıcı çözümlere odaklanılması
gerektiğini belirtiyor.

“Eylem planına yönelik faaliyetler sürüyor ama başarılı olabilmemiz için yapılması
gereken en önemli adım atıkların önünü kesmek. Marmara Denizi’ne giden evsel atıkları,
endüstriyel atıkları, tarımsal atıkları ve gemi atıklarının denize gitmesini engellememiz
lazım” diye konuştu.

“İlk olarak sanayi kuruluşlarının atıklarının engellememiz lazım. Çünkü ruhsatlarını
alırken uymaları gereken şart, atıklarını arıtmadan denize bırakmamaktı. Bunu etkin
uygulamalarını sağlayacak denetimleri hızlandırmalıyız. Böylece denizin yükünü bir
parça azaltabiliriz

## **‘Denizin zamanı yok, denize destek olmamız lazım’**

Müsilaj sorununu ortadan kaldırmada ileri biyolojik arıtma tesislerinin önemine 
de dikkat çeken Prof. Dr. Sarı, bu gibi tesislerin inşasının zaman alacağının altını
çiziyor ve bireysel olarak da faaliyete geçilebileceğini söylüyor:

“Denizin zamanı yok. Deniz şu an perişan durumda. Bireysel olarak ne yapabiliriz?
Her gün 1 litre daha az atık çıkarabiliriz. Evde kullandığımız kimyasalların miktarını
tamamen ortadan kaldıramasak da azaltabiliriz. Kullandığımız atık yağları lavaboya
dökmek yerine şişelerde biriktirerek ilgili yerlere teslim edebiliriz. Bunlar şimdiye
arıtma tesislerinde alınması gereken önlemler olsa da şu anda yapmamız gereken şey
atık yükünü azaltmak. Bireysel olarak bunları yaparak denizin imdadına koşmamız 
lazım, denize destek olmamız lazım.
