# NASA’dan şaşkınlık uyandıran gök cismi keşfi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/nasadan-saskinlik-uyandiran-gok-cismi-kesfi-73491h/
- Yayımlanma: 2021-10-26T15:48:16+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Bugüne kadar Güneş Sistemi dışında 5000’e yakın gezegen bulundu. Ancak bunların 
tümü Samanyolu galaksisi içerisinde yer alıyor.

BBC Türkçe’nin haberine göre galaksi dışında keşfedilen ve Satürn gezegeninin boyutlarına
yakın olduğu belirtilen olası yeni gezegen, Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin(
NASA) Chandra X-Ray Teleskobu ile tespit edildi.

Gezegen, Samanyolu galaksisinden 28 milyon ışık yılı uzaklıktaki Messier 51 galaksisinde
yer alıyor.

Galaksi dışı yeni gezegen olasılığı, bu gök cisminin kendisine eşlik eden bir yıldız
önünden geçerken onun ışığının bir kısmını engellemesi ile oluşan kararmanın teleskoplarla
gözlenmesi sonucu tespit edildi. 

Güneş Sistemi dışında binlerce gezegenin belirlenmesinde de bu teknik kullanıldı.

Nature Astronomy dergisinde yayımlanan araştırma, ABD’deki Harvard-Smithsonian Astrofizik
Merkezi’nden Dr. Rosanne Di Stefano ve ekibi tarafından yürütüldü.

Diğer galaksilerdeki gezegen sistemlerini keşfetmede bu yöntemin kullanıldığını 
belirten Stefano, “Bu ikili X ışını, herhangi bir mesafede ışık bükümünü ölçebileceğimiz
yegane yöntem ve gezegen keşfine uygun” ifadesini kullandı.

Ancak Stefano, Samanyolu galaksisindeki gezegenleri keşfetmeye uygun olan bu yöntemin,
büyük mesafeler söz konusu olduğu için galaksi dışını gözlemede sorun yaratabileceğini
belirtiyor.

Zira mesafe nedeniyle teleskoba ulaşan ışık miktarı azaldığı gibi, gözlenen alanda
pek çok gök cisminin toplanmış halde karmaşa oluşturması tek tek yıldızların tespitini
zorlaştırıyor. 

## **Daha fazla veriye ihtiyaç var**

Araştırmacılar, X ışını yoluyla belirlenen cismin galaksi dışında yeni bir gezegen
olarak yorumlanması için daha fazla veriye ihtiyaç olduğunu kabul ediyor.

Ancak bu cismin geniş bir yörüngeye sahip olması, önünden geçerken kararmasına yol
açtığı yıldızın etrafından yeniden dolaşıp aynı noktaya gelmesinin 70 yıl sürmesi
anlamına geliyor. Bu ise kısa vadede yeniden gözlem olanağını ortadan kaldırıyor.

Yıldız ışığının kararmasına gaz veya toz bulutunun yol açma ihtimalinin de göz önünde
bulundurulması gerekiyor. Ancak gök bilimciler verilerin gaz bulutu ile uyumlu olmadığını
belirtiyor. 

Araştırma sonuçlarını kaleme alanlardan biri olan Princeton Üniversitesi’nden Julia
Brendtsson, “Heyecan verici ve ciddi bir iddiada bulunduğumuzu biliyoruz. Diğer 
gök bilimcilerin de bu konuyu dikkatle incelemesini bekliyoruz” diyor.

Dr. Stefano da, yeni optik ve kızılötesi teleskopların, gök cismi fazlalığının yol
açtığı karmaşa ve kararma sorunlarını telafi edemeyeceğini, bu yüzden de diğer galaksilerdeki
gezegenlerin tespitinde X ışını dalga boylarının ana yöntem olmaya devam edeceğini
söylüyor.

Stefano ayrıca mikrolens yönteminin de galaksi ötesi gezegen keşfine katkıda bulunabileceğini
de ekliyor.
