# Nebati: Kurda köpükler gidecek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/nebati-kurda-kopukler-gidecek-77342h/
- Yayımlanma: 2021-12-22T07:25:31+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin [Nebati](https://www.borsatek.com/nebati-haberleri),
TRT1 ve TRT Haber ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

“Türkiye Ekonomi Modeli” hakkında bilgi veren Nebati, “Hem yeni bir model öne sürüyoruz
hem de öne sürülen modelle dün Cumhurbaşkanımız adeta bir manifesto yayınladı. O
andan itibaren de Türkiye’de birçok şey değişti.” dedi.

Nebati, bu değişimin “normalleşme” olduğunu belirterek, “Son birkaç aydır kur ataklarıyla
ilgili yaşanan gelişmeler ve buna ilişkin yapılan yorumlar aslında normal olmayan
bir şeyin tartışmasıydı. Şimdi normale döndük. Artık gerçek kişilerimiz, kurumlarımız,
kamu yönetimimiz, siyasetimiz ve sizlerle her şeyin normal çerçevesi içerisinde 
devam ettiği bir sürece giriyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

[Reel sektör](https://www.borsatek.com/reel-sekt%C3%B6r-haberleri)ün, ekonomik aktivitede
bulunan aktörlerin önünü görebileceği çok önemli bir sürece girildiğini belirten
Nebati, “Özellikle önümüzdeki yıl, bunun da semerelerini çok açık bir şekilde göreceğimiz
bir yıl olacak.” dedi.

“Türkiye 2020’de krizde fırsatları en iyi şekilde kullanan bir ülke oldu”
Uzun süredir
Türkiye modeli, [Çin](https://www.borsatek.com/%C3%87in-haberleri) modeli, Güney
Kore modeli diye tartışmaların yapıldığına değinen Nebati, modelin neden Türk modeli
olduğunu ve diğer ülkelerden nasıl ayrıştığını anlattı.

Nebati, gelişmiş olan ekonomilerin 90’lı yıllarda dünyadaki ticaretten yüzde 65’
ler civarında bir payı aldığını, 2007-2008’de bunun yüzde 50 haline geldiğini, sonrasında
ise gelişmekte olan ülkelerin bu payın büyük bir kısmını almaya başladığını anımsattı.

Türkiye’nin son 19 yılda ortaya koyduğu büyük hamleyle farkını ortaya koyarak öne
çıktığını aktaran Nebati, egemen güçlerin aldıkları payların düştüğüne dikkati çekti.

Nebati, birlikte hareket edemeyen, ticaretin daraldığı ama aynı zamanda doğrudan
yabancı yatırım girişlerinin de küresel sermaye akımlarının da risk ve oynaklık 
algısının artmasıyla da azaldığı bir döneme gidildiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Bir defa bakın Türkiye 2020 yılında çok önemli bir şey yaptı. Krizde fırsatları
en iyi şekilde kullanan bir ülke oldu. Bu çok önemli. Bunu kullanmasının temel sebeplerinden
bir tanesi bulunduğu coğrafya, ikincisi 19 yıldır yapılmış olan altyapı yatırımlarının
tamamlanmış olması, üçüncüsü her türlü pazara yakın olması, aynı zamanda özgün pazar
olma niteliği kazanması, 3,5-4 saatte bir uçağa bindiğinizde 1,5 milyarlık pazara
hızlı şekilde ulaşabilme ve bu pazarın da aynı zamanda çeşitli olması. Böylesine
bir imkanlar silsilesi var.”

Türkiye’nin 2020’de doğrudan yatırımlarının birikimli olarak şu anda 12,7 milyar
dolara ulaştığını belirten Nebati, “Sıcak para biz sevmiyoruz, istemiyoruz. Çünkü
sıcak paranın ne zaman geleceği belli fakat ne zaman gideceği belli değil. Bu giderken
de ne tür tahribatlar yapacağını da birçok defalar gördük, yaşadık.” dedi.

Nebati, Türkiye’nin maliyet avantajı, katma değerli ve yeşil üretime dayalı bir 
beceriye sahip olması, pazara yakın olması, nitelikli insan sermayesine sahip olan
ender ülkelerden birisi olmasıyla dijital altyapıyı geliştirdiklerini ve cari dengeyi
de sürdürülebilir bir alan olan ülkeler sınıfına soktuklarını söyledi.

“Orta gelir tuzağından çıkmak istiyoruz”
Orta gelir tuzağından çıkmak istediklerini
aktaran Nebati, şöyle devam etti:

“Kırılganlıklarımızdan bir tanesi, 2013 yılında 12 bin 500 dolar neredeyse kişi 
başına düşen gelire ulaştık ancak o günkü şartlar içerisinde hepimizin memnun olduğu
bir durum vardı. Türk lirasının değeri tarihi olarak çok yüksek, fakat ihracatın
ithalatı karşılama oranı yüzde 56 idi. Bir problem daha var. Cari açığımız büyümeyle
beraber yükseliyor. Bütün bunlar bizim o günlerden itibaren almaya çalıştığımız 
ve aslında Sayın Cumhurbaşkanımızın sadece son 19 yılda değil tanıdığımız günden
beri ortaya koyduğu bir şey. Bu ekonomik model Türkiye’nin şartlarına uygun hale
gelirse özgün ve özgür olacak. Dolayısıyla bu kırılganlıklardan bir tanesi olan 
orta gelir tuzağından çıkmak, reel efektif değer kurunu kabul edilebilir bir seviyeye
getirmek amacıyla da bu çalışmalar yapıldı.”

Nebati, bu oran yakalandığı takdirde optimal noktaya yaklaşılacağını aktararak, “
2 liraya mal edilen şeyi 1 liraya yurt dışında almak emeğinizi, gücünüzü, katma 
değerinizi dışarıya sevk etmek demektir. Şimdiki anlayışımız o optimal noktayı yakalamakla
dışarıya vereceğimiz gücümüzü aslında dışarıdan alacağımız imkanlarla değerlendirmek
demektir ki bu kırılganlıklar üzerine gelebilelim.” diye konuştu.

“Son 1 yılda bir büyüme yok aslında bir sıçrama var.” diyen Nebati, sadece ihracat
rakamlarında değil makroekonomik göstergelerde de bir sıçrama olduğunu anlattı.

Nebati, Türkiye’nin çok önemli özelliklerinden bir tanesinin, dramatik olarak bir
düşüş yaşandığında çok hızlı şekilde toparlanma özelliğini ortaya koyabilmesi olduğunu
söyledi.

Geliştirilen modele ilişkin bilgi veren Nebati, modelin temelinin cari açığın sıfırlandığı,
hatta pozitif hale dönüştüğü fakat büyümenin de gerçekleştirileceği bir imkanlar
silsilesini gerçekleştirebilmek olduğunu anlattı.

Nebati, bunun için de kırılganlık olan enflasyonun kabul edilebilir yani tek haneli
seviyelere getirilmesi ve ülke içerisindeki dinamiklerin daha öngörülebilir hale
getirilmesini hedeflediklerini vurguladı.

Türkiye’nin geçen yıl yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle yaşanan 
kapanma ve belirsizliğe rağmen yılı 1,8’lik büyümeyle kapattığına işaret eden Nebati,“
2020 yılındaki muhteşem değişime ‘Tesadüfen oldu.’ dediler. Hep tesadüf dediler.
Biz her çeyrekte rekorlar kırarak geldik.” diye konuştu.

Nebati, yıl sonu büyüme tahmininin sorulması üzerine de “Büyümede çift haneye doğru
gidiyoruz, hedeflerimizin inşallah ötesine doğru gidiyoruz. ‘Bu 2020’de kendiliğinden
oldu, 2021’de gerçekleştiremeyeceksiniz.’ dediler. 2021’de de büyüyoruz, umudumuz
var ve geleceği çok iyi planlıyoruz.” ifadesini kullandı.

İhracattaki ve sanayi üretimindeki olumlu gelişmelere de işaret eden Nebati sözlerini
şöyle sürdürdü:

“Türkiye, dünyanın ihtiyacı olan her türlü ürünü çok hızlı şeklide sunma becerisine
sahip. Türkiye artık bu şekilde geldiği noktaya kadar geldi, bundan sonra yapılması
gereken şey, katma değeri yüksek yatırımlar ve ürünler, ileri teknoloji gerektirecek
her türlü imkanın sağlandığı, ihracatın artmasına katkı sağlayacak ürünleri üretme
vaktini yakaladı. Onun için Türkiye Modeli diyoruz. Bankalarımız güçlü, sermaye 
yeterlilik oranı gayet iyi, tahsili gecikmiş alacaklarda sıkıntı yok, kredi mevduat
oranlarında da iyiyiz. Bütçe açığımız düşük, yüzde 3,5 demişiz, 3,5’un da altında.
Cari açığımız da dediğimiz noktaların altında geliyor. Dünya cari açıkla, bütçe 
açıklarıyla uğraşırken Türkiye yüzde 3,5’un altında bütçe açığı ile gidiyor.”

Nebati, Türkiye’nin hane halkı, reel sektör, kamu sektörü ve finansal sektörün borçluluk
oranlarında dünyanın çok altında olduğunu aktararak “Bir masa düşünün, bu masanın
bütün ayaklarının sağlam bastığını. Dünya ülkeleri içinde bütün ülkelerle farklı
şekilde ayakları sağlam basan bir masa. Böylesine bir ülkede siz kurlarla oynarsanız,
kurların üzerinde birtakım spekülatif, manipülatif oyunlar oynarsanız, bu bir yere
kadar gider. Sonra doğru olan şey, reel olan şey piyasaya hakim olur.” dedi.

Kurdaki gelişmelere yönelik soru üzerine de Bakan Nebati, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan’ın açıklamalarının piyasa deyimiyle “satın alındığını” söyledi. Nebati, 
bireylerin gece geç saatten itibaren Dövizlerini bozdurmaya başladığına işaret ederek“
Büyük bir heyecan var, bazı internet siteleri kilitlendi, çöktü. Niye biliyor musunuz?
Geldik, doğruların ve gerçeklerin olduğu ana geldik. Sayın Cumhurbaşkanımız Türkiye’de
en güvenilir insanların başında. Söylediği şey mutlaka karşılık buluyor. Tedbirleri
de ortaya koyduktan sonra koşmaya başladılar.” diye konuştu.

Nebati, alınan kararlara ilişkin yapılan “müdahale” benzetmesine tepki göstererek“
Hayır kesinlikle, hiçbir şekilde müdahale olmadı.” ifadesini kullandı. Yapılan değerlendirmelerin
spekülatif olduğunu aktaran Nebati, “Türk lirasının güçlü olmasından, birkaç aydır
süren dalgalanmasının gitmesinden umutları çöktü, artık Türk lirasına saldırıyı 
mübah görmeye başladıkları ana gelmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

Zaten bir köpük olduğunu ve bu köpüğün önceki akşam gittiğini bildiren Nebati, piyasaya
kesinlikle bir müdahale olmadığını vurguladı.

“Bununla ilgili bildirimde bulunduk”
Kurdaki düşüşün yerleşiklerin satışıyla gerçekleştiğini
bildiren Nebati açıklamalarına şöyle devam etti:

“Çıkmış bir tanesi ne diyor; bir kamu bankası yöneticisi sistemin nasıl yapılacağını
açıklamış ocakta tamamlanacakmış. Biz bugün sistemi girdik. Bugün kamu bankaları
başladı, özel bankalar da sistemi işler hale getirdiler. ‘Parayı 6 aylık yatıranlar
dövizdeki artışın yüzde 50’sini alacak.’ diyorlar. Bunu kimden öğrendin, bunu açıklayacaksın.
Bununla ilgili biz de bildirimde bulunduk, bunla ilgili dava açılacak. Bu beyefendi
hesap verecek. Bu ne demektir, bu Türk lirasına karşı yapılmış haince bir saldırıdır.
Dün bir tane daha çıktı; yüzde 18 KDV gelecekmiş. Döviz alım satım işlemleri kambiyo
işlemidir, yüzde 18 KDV nasıl gelir ya? Halihazırda, binde 2 oranında Banka Sigorta
Muamele Vergisi (BSMV) uygulanıyor. Bizim dövizle, döviz işi yapanlarla alım satım
yapanlarla işimiz yok.”

“Spekülasyon değil, manipülasyon değil, ihanettir”
Sermaye kontrolüne ilişkin tartışmaların
sorulması üzerine de Nebati, “Türkiye’de bugüne kadar sermaye kontrolüne gidildi
mi, gidilmedi. Serbest piyasa ekonomisi Türkiye’de ‘Serbest piyasa ekonomisi uygulanması
gerekir.’ diyen birçok ülkeden daha serbest şekilde uygulanıyor. Bu ülkede can güvenliği,
mal güvenliği, ırz güvenliği, inanç güvenliği sağlanmıştır. Kambiyo kısıtlaması 
veya serbest piyasaya ilişkin söylenmiş her bir laf spekülasyon değil, manipülasyon
değil, ihanettir. Hepsiyle ilgili işlem başlatıldı. Bu tür ihanetlere asla izin 
vermeyeceğiz.” dedi.

Bakan Nebati, Türkiye’nin kara yolları, havalimanları ve sağlık alanındaki altyapısının
güçlülüğüne de dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Türkiye şu anda altyapısını bitirdi. Bu model için tam zamanı. Türkiye alternatif
tedarik merkezi, küresel üretim ve tedarik merkezi olması gereken ülkelerin başında
geliyor, doğrudan yatırım çeken ülkelerin başında geliyor. Dolayısıyla Türkiye bu
tarihi fırsatı değerlendirecek. Makroekonomik istikrarı sağlayarak ve yüksek katma
değerli üretimi, ihracatı, istihdamı artıracağız. Cari açık sorununa kalıcı olarak
çare bulacağız, orta gelir tuzağını aşacağız, küresel değer zincirlerinde üst sıralara
çıkacağız. Modelimiz yüksek büyüme, düşük cari açık. Önceki modellerde 1990’lı yıllarda
düşük büyüme, düşük cari açıktı. Eh güvenli, artık yetersiz. 2002-2020 döneminde
yüksek cari açık, yüksek büyüme var; risk var. Şimdi modelimiz, yüksek büyüme ve
düşük cari açık. Modelimizin temeli bu.”

Türkiye’nin bir demokratik geleneği olduğunu ifade eden Nebati, serbest piyasa tecrübesinin
yadsınamayacağını, çok dinamik ve iştahlı bir ekonominin olduğunu ifade etti.

Nebati, Türkiye’yi durduramadıklarını dile getirerek “Hem çalışkanız hem harcıyoruz
ve dünyaya üretiyoruz. Böylesine dinamik bir ülke. Güçlü bir iş dünyamız var. Bu
model ihracat eksenli bir kalkınma ve dikey büyümeyi getiriyor. Ana politikası, 
ihracat teşvikleri, Ar-Ge’ye destek, yıldız ve sektör firmaları seçme, çevre dostu
yenilikçi yatırımları destek. Destekleyici politikalar var, istihdam politikamız,
temel bilimlere ve mesleki eğitime destek, vergi ve sosyal politikalar, altyapısı
finansal istikrar ve fiyat istikrarı, sürdürülebilir ve dengeli bir maliye politikası.”
diye konuştu.

Asla maliye politikasından taviz vermeyeceklerini belirten Nebati, Türkiye’de para
ve maliye politikalarının birlikte yürüdüğü, tüm kurum, kuruluş ve bakanlıkların
ortak bir söylemle, bütüncül bir bakış açısıyla ana politikalara bağlı olmak kaydıyla
yürünebilecek bir dönem olduğunu söyledi.

Nebati, yeni ekonomi modelinin, yenilenmiş altyapı ve lojistik avantajları, dinamik
reel sektörü, siyasi istikrar ve kapsayıcı kurumlarıyla, serbest kambiyo rejimine
tam bağlılıktan vazgeçmemesiyle, ekonomik politikalarını daha şeffaf ve öngörülebilir
düsturu ile, dengeli ve sürdürülebilir bir maliye politikasıyla piyasadaki oynaklığı
azaltmaya yönelik makro ihtiyati tedbirlerle ve piyasa beklentilerini iyileştirecek
reel sektörün önünü daha iyi görmesini sağlayacak bir model olduğunu vurguladı.

Bakan Nebati, Türkiye’nin 1960’lardaki Çin veya Güney Kore olmadığını belirterek
şöyle konuştu:

“Biz 2021 yılındaki Türkiye’yiz. Tüm altyapı yatırımlarını gerçekleştirmiş, kişi
başına düşen geliri itibarıyla belli bir noktaya ulaşmış ve umudu olan, dünya pazarının
tam göbeğinde olan ve bunu salgında da pekiştiren, farklılığını ortaya koyan, hiç
kimsenin ummadığı bir dönemde bile sağlık sektöründe mucizeler adeta ortaya koyan
bir ülkenin bu yeni modelini gerçekleştireceği süre, birilerinin tahmin ettiği gibi
ne bir Güney Kore ne de bir Çin süresidir. Süre Türkiye’yi 158 dolarlardan 8500 
dolar karşılaştırmasıyla en az kırk kat üst bir ivme ile gerçekleştirecek bir süreç
demektir. Ne demek bu, bir paket güvenilen, umut duyulan insan tarafından Sayın 
Cumhurbaşkanımız tarafından açıklandı. Şu an döviz kurlarındaki düzelmeye bakın.”

“Parasını çekmeye gidenler kapıdan geri döndü”
Nebati, kurda çözülmenin başladığına
işaret ederek “Bireyseller yarışıyor, bu daha da devam edecek. Bugün bankaları da
takip ettim, bireysellerdeki likidite talebi geçen cumaya göre 4’te 1’e düştü. Bir
hafta öncesine göre normalleşme sınırlarına bugün itibarıyla geldi. Parasını çekmeye
gidenler kapıdan geri döndü. Neden? Güven geldi.” ifadelerini kullandı.

Bireylerin akılcı olduğunu her insanın kendi geleceğini düşündüğünü bunun ayıp olmadığını
belirten Nebati, şöyle devam etti:

“Ama Türkiye’deki birileri bu ülkedeki kaosla iktidar değişimini hedeflediği için
bazen bir yalpalama ve onun neticesinde de bireylerin etkilenmesi söz konusu olabiliyor.
Türkiye’deki makroekonomik göstergelerin hiçbir şekilde doları dün gündüz olan noktalara
getirecek bir karşılığı yoktu. Sonuçta bireyler şunu gördü, güvenli bir açıklama,
akılcıl bir tedbirler serisi. Biz bu tedbirlerle Türkiye’de yaşayan tüm bireylerin
gerçek kişilerin ihtiyacını karşılayacak, aynı zamanda kurumsal tüzel kişilerin 
de her türlü ihtiyacını giderecek önemli bir tedbirler silsilesi açıkladık, anında
uygulamaya girdik.”

Bakan Nebati, kurdaki düşüşün devam edip etmeyeceğinin sorulması üzerine de “Kurda
köpüklerin gittiği, gerçek fiyatlamanın oluştuğu bir noktaya doğru gidiyoruz. Kur
iyi bir yerlerde dengeye gelecektir.” ifadelerini kullandı.

“Sevgili TÜSİAD sakın ha muhalefet partisinin gazına gelmeyin”
Gerçeklerden, piyasadan
uzak olmadıklarını, her şeyden haberinin olduğunu, bir karar almadan ilgilileri 
dinlediğini dile getiren Nebati, son birkaç aydır, muhalefetin, sosyal medyanın 
destekleri ve bazı STK’lerin ortaya koyduğu davranış ile öngörülebilirliği ve istikrarı
zedeleyecek açıklamalarla bu noktaya gelindiğini dile getirdi.

Nebati, Bakan Yardımcılığının son dönemlerinde her alanda sivil toplum kuruluşları
ile toplantılar yaptığını ifade ederek bakan olur olmaz ilk toplantılarını iş dünyası
ile yaptıklarını hatırlattı. Nebati, şunları kaydetti:

“İş dünyasında da Ahmet, Mehmet gelsin o gelmesin bu gelmesin demedik. Hangi ideolojiden
olursa olsun beni ilgilendirmez, ülkeye bir katkı sağlıyorsa tamam. Bankacılar da
dahil olmak üzere o gün toplantıda 67 kişi ile 6,5 saat süren bir toplantı yaptık.
Modelimizi anlattık, her söz almak isteyen kişiye söz verdik, 42 kişi söz istedi,
sınırlama yok. Her şey açık bende kural budur. Eleştiri nezaket kuralları bir saygınlık
içerisinde yapıldığı sürece her şey söylenebilir. Ama ideolojik tutumla, bunlar 
gitsin de ne olursa olsun anlayışı ile yapıldığında biz anlaşamayız. Her şey söylendi,
tüm talepler dile getirildi. Şeffafız, açık sözlüyüz, her türlü söylemi dinlemeye
hazırız ve dinledik.”

İstişareye devam edeceklerini, iletişimi koparmayacaklarını dile getiren Nebati,“
Ana muhalefet partisi son 20 yıldır oy oranını yüzde 25’ten yüzde 25,3’e çıkardığı
için binde 3’lük bu artıştan dolayı kendisini iktidarda zannetmeye başladı ve seçim
olmayacağını bile bile her gün erken seçim teranesi ile iş dünyasının önünü kapattı.
Zannetti ki bugün akşam iktidar gidiyor. ” diye konuştu.

Nebati, TÜSİAD’ın da söz konusu toplantıda olduğunu hatırlatarak şöyle konuştu:

“TÜSİAD, sen geldin toplantımdaydın, gayet iyi iletişimimizi kurmuştuk, ne oluyor
da hemen şiddetli bir açıklama yapıyorsun? İçeriden de bu açıklamadan rahatsız olduğunu
ifade edenler çok. Sevgili TÜSİAD sakın ha muhalefet partisinin gazına gelmeyin.
Çünkü onlar zannettiler ki bu iş böyle bitiyor. Bak ben size söyleyeyim, siz bize
tavır takınırsanız bu millet size tavır takınır. Siz bizim gideceğimizi zannediyorsanız,
2002 yılından bu yana yapılan seçimlerin neticesine bakın ‘Biz geliyoruz’ diyenler
hepsinde sizi yalnız bıraktı. Biz yine birlikte çalışacağız. Bizim sizinle bir alıp
veremediğimiz yok. Gelin hep beraber bu ülkeye hizmet edelim. Biz bir gemideyiz,
siz geminin en üst katında oturuyorsunuz, havuzlu kamaralarınız var, kamaralarınız
çok şık. Döviz kurundaki bir değişimden en fazla etkilenen sizlersiniz, öyle bir
bağırıyorsunuz ki, dövizle işi olmayan aşağıdaki insanlar koşa koşa döviz alıyorlar
sonra da elinde patlatıyorsun. Yazık değil mi kaybımıza? En fazla kaybeden TÜSİAD
başta olmak üzere en büyük oyuncularımız. Türkiye’de döviz borcu olanların yüzde
75’i 1000 firmaya ait, bireyler kurumlar borçlu değil, bu borcu asıl yüklenen sizsiniz.
Peki siz bu dövizin köpüklü bir şekilde makroekonomik göstergelerle asla bağlantısı
olmayan böyle bir sonuca nasıl katlanıyor sonra da size bir telefonla ya da bir 
gelişle iktidara çeki düzen vermeye çalışıyorsunuz?”

Bakan Nebati, asgari ücretliye yüzde 50’nin üzerinde artış yaptıklarını ifade ederek“
Asgari ücretliyi biz ezdirir miyiz, olacak şey mi? Bir işçinin yüzünün asılarak 
gitmesine biz katlanamayız, Sayın Cumhurbaşkanımız hiç katlanamaz. Evine mutlu dönmesi
lazım, onun için yaptık.” ifadelerini kullandı.

Sadece asgari ücretlilerden değil, tüm ücretlilerden damga vergisini kaldırdıklarını,
buna memurları da eklediklerini belirten Nebati, “Bu seni ezdirmeyeceğim demek. 
Çünkü enflasyondan en fazla etkilenecekler bizim gözdemiz. Türkiye’de enflasyonun
üstesinden geliriz.” diye konuştu.
