Nebati'den bir garip Borsa İstanbul yüceltmesi

Nebati'den bir garip Borsa İstanbul yüceltmesi

Nebati: Borsa İstanbul işlem hacminin GSYH’ye oranında dünyanın ön sıralarında yer almaktadır

A+A-

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin, "elde tutma süresi" dünyanın en düşük borsalarından birisi olan Borsa İstanbul'un bu özelliğini olumlu bir özellikmiş gibi savundu. Uzmanlara göre, elde tutma süresinin kısa olması işlem hacminin yükselmesine yarıyor ancak bu da sermaye piyasalarının "uzun süreli yatırım platformu" olma özelliğinin ortadan kalkmasına neden oluyor. İşlem hacminin toplam piyasa hacmine veya başka bir değere göre yüksek olması, o piyasanın çok volatil, manipülasyona açık piyasa olduğu anlamına geliyor.

6’ncı Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’ne katılan Bakan Nebati burada yaptığı konuşmada Borsa İstanbul’a her türlü katkıyı vereceklerinin altını çizerek

“Piyasa derinliğinin göstergesi olan işlem hacmi açısından Borsa İstanbul’un küresel ölçekte dikkat çeken ve benzerlerinden pozitif olarak ayrıştığını biliyoruz. Borsa İstanbul işlem hacminin GSYH’ye oranında dünyanın ön sıralarında yer almaktadır. Bu veri bize borsamızın oldukça likit olduğunu gösteriyor. Borsada işlem gören şirketlerin piyasa değeri GSYH’ye oranı uzun yıllardır yüzde 20-30 arasında dalgalanıyor. Bu oran gelişmekte olan ülkelerde yaklaşık yüzde 60 civarında. Hem ilk halka arzlar hem de bedelli sermaye artırımları ve ikincil halka arzlar yoluyla bu oranın artırılması için borsada işlem gören şirketlerin nitelik ve niceliklerinin artırılması önem kazanıyor. Borsa İstanbul bizim değerimizi, her türlü katkıyı vereceğiz” dedi.

Vatandaşların sermaye piyasalarına ilişkin farkındalıklarının arttığını gözlemlediklerini belirten Bakan Nebati, “Uzun yıllar boyunca pay piyasasındaki yatırımcı sayısı 1 milyon civarındayken, bu rakam son dönemde 3,2 milyona ulaşmıştır ve daha da artacaktır” dedi.

Bakan Nebati, sermaye piyasalarının büyümesini halka arzlarla sürdürdüğünü ifade ederek, 2022 Kasım ayı itibariyle 33 şirket toplam 14,2 milyar liralık halka arzı gerçekleştirdiğini, borsada işlem gören şirket sayısının 482’ye ulaştığı bilgisini verdi.


Türkiye Ekonomi Modeli adımlarıyla katma değeri yüksek ve ihracata konu ürünlerin yurtiçinde üretiminin teşvik edilmesi, savunma sanayisinin güçlendirilmesi, enerjide üretim kapasitesini artıracak projeler ve yeşil kalkınma hamlesi gibi adımların Türkiye’ nin potansiyelini her geçen gün açığa çıkarmasını sağladığını belirten Bakan Nebati, “Sürdürülebilir bir büyüme için finansman ihtiyacının para piyasaları ile sermaye piyasaları arasında dengeli şekilde dağılması önem arz ediyor. Gelişmiş ülkelerde sermaye piyasalarının payı genellikle yüzde 50’nin üzerindeyken ülkemizde bankacılık ağırlıklı bir yapı ön plana çıkıyor. Finansman yükünü büyük ölçüde bankaların taşıdığı ülkemizde fonlama kaynaklarını çeşitlendirerek sermaye piyasalarının finans sektörümüzdeki payının artırılması sistemik riskin minimize edilmesi bakımında önceliklerimiz arasında yer alıyor” dedi.

Dünya ekonomisinin salgından olumsuz etkilendiğinin altını çizen Bakan Nebati, bu dönemde Türkiye ekonomisinin yüzde 11,4 ile son 50 yılın en hızlı büyümesini gerçekleştirdiğini hatırlattı. 2022 yılının ilk 9 ayında yüzde 6,2’lik bir büyüme kaydettiğini başardığını anlatan Bakan Nebati, “Böylece Covid-19 salgınını sonrası güçlü büyüme gösteren ülkelerden biri olmaya devam ediyoruz” dedi.

“Dünya faiz artışlarıyla resesyona sürüklendi”

Bakan Nebati, gıda ve enerji fiyatlarının beklentilerinin ötesinde yükselmesiyle tüm dünyada maliyet kaynaklı enflasyon oluştuğuna dikkat çekerek, “Bu zorlu süreçte tüm dünyada enflasyon oranları rekor seviyeye ulaşırken bir çok ülke politika faizlerini artırma yoluna gitti. Ardı ardına gerçekleştirilen faiz artışları bugün dünyayı hızlı bir resesyona sürüklüyor. Biz yatırım ve üretimden taviz vermeden istihdam ve ihracatta emin adımlarla ilerlemeye devam ediyoruz. Uygulanan selektif kredi politikası ve makroihtiyati tedbirlerle kredileri potansiyel oluşturacak alanlara yönlendirmeye devam ediyoruz. Attığımız adımların etkilerini Ekim ayında 253 milyar doları aşan ihracat ve Eylül itibariyle yüzde 10,1 seviyesine gerileyen işsizlik rakamlarında açıkça görüyoruz” şeklinde konuştu.

Şirketlerin sermaye piyasalarını tek bir finansal model odaklı görmemeleri gerektiğinin altını Çizen Bakan Nebati, “Şirketlerimizin erken aşama kuruluş dönemlerinden büyüme ve olgunluk dönemlerine kadar sermaye piyasalarından en iyi şekilde faydalanmalarını arzu ediyoruz. Bunu sağlayacak ürün yelpazesini oluşturuyoruz. Önümüzdeki dönemde sermaye piyasasında oluşturulan ekosistemi geliştirerek ürün çeşitliliğini artırmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“Türkiye’deki yeşil dönüşümün kamu ve özel sektörün her aşamada ortak akılla yürütülmesi gereken bir süreç olarak görüyoruz” diyen Bakan Nebati, “Geçtiğimiz Şubat ayında Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Yeşil Borçlanma Araçları ve Yeşil Kira Sertifikası rehberi yayınlandı. Böylece ülkemizdeki yeşil ihraçların nitelik ve niceliklerini artırılmasının önü açıldı. Bu kapsamdaki ihraçlar 4 milyar liraya ulaştı” şeklinde konuştu.

“Bütüncül bir finansal eğitim portalını hayata geçireceğiz”

Bireysel yatırımcıların sağlıklı yatırım kararları alabilmeleri konusunda finansal okuryazarlığının öneminin farkında olduklarını kaydeden Bakan Nebati, “Bu bakımdan finansal okuryazarlığın erken yaşta kazandırılması, yeni yatırımcılar daha yoğun bilgilendirme yapılması, çevrimiçi ücretsiz eğitimlerin sağlanması ve profesyonel desteklerin daha uygun maliyetle sağlanması önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda tüm paydaşlarımızın katılımıyla önümüzdeki dönemde bütüncül bir finansal eğitim portalını hayata geçireceğiz. Böylece her yaştan yatırımcılarımız güvenilir bilgiye kolayca erişerek finansal okuryazarlık etkinlik ve yetkinliklerini artırma imkânına kavuşmuş olacaklardır” şeklinde konuştu.

Sermaye piyasalarının geliştirilmesinde bir diğer kritik hususun tasarruf seviyesinin daha yüksek seviyelere çıkarılması olarak işaret eden Bakan Nebati, “OVP’de yurt içi tasarruf oranının hem kamu hem de özel kesim tarafından artırılarak 2025 yılında yüzde 32,6’ya yükseltilmesini hedefliyoruz. Bu hedeflere ulaşabilmek için BES’e özel önem veriyoruz. Bu kapsamda 2013 yılında bu yana devam eden yüzde 25 devlet katkısını bu yılın başında yüzde 30’a çektik. Ayrıca yakın dönemde bu sistemin yararlanıcıları arasında 18 yaş altı gençlerin de önünü açtık” dedi.

Menkul kıymet yatırım fonlarının büyüklüğünün 565 milyar liraya ulaştığını açıklayan Bakan Nebati, “Menkul kıymet yatırım fonları ve emeklilik yatırım fonlarındaki tasarrufların toplamda neredeyse 1 trilyon lira sınırına ulaşması ülkemizde yerli kurumsal yatırımcı tabanının oluşmaya başladığını gösteriyor” diyen konuştu.

6’ncı Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi kapsamında ‘Sürdürülebilir Finansın Geleceği’, ‘Dijital Finansın Geleceği’, ‘Ekonomi ve Sermaye Piyasalarının Geleceği’ olmak üzere üç temel başlık altında eş zamanlı 15 panel ve 15 eğitim yapılacak.